Uyuşturucu Suçlarında Hapis Cezası ve İnfaz Süreleri

by Avukat Erdal Ersoy
Uyuşturucu Suçlarında Hapis Cezası ve İnfaz Süreleri

18 Ağustos 2026’da değişen 5275 sayılı Kanun m.107/5, 15 yaş doluncaya kadar infaz kurumunda geçirilen bir günün iki gün sayılmasını; kasten öldürme (TCK m.81,82,83), cinsel dokunulmazlığa karşı m.102 ve 103, uyuşturucu imal ve ticareti (m.188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma (m.220) dışında düzenlemiştir. Hesap koşullu salıverilmeye ilişkindir; tutukluluk mahsubuyla karıştırılmamalıdır. Önceki suçlarda TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirilmeden eski avantajın kalktığı sonucuna varılamaz.

7593 sayılı Kanun, Madde 7Kaynağı aç
ÇOCUK KORUMA KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No. 7593 Kabul Tarihi: 8/8/2026
MADDE 1- 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna 13 üncü maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “MADDE 13/A- Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”
MADDE 2- 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “oniki yıldan onbeş yıla;” ibaresi “onüç yıldan onsekiz yıla;”, “dokuz yıldan onbir yıla” ibaresi “on yıldan oniki yıla”, “yedi yıldan” ibaresi “dokuz yıldan” şeklinde ve üçüncü fıkrasında yer alan “onsekiz yıldan yirmidört yıla;” ibaresi “ondokuz yıldan yirmiyedi yıla;”, “oniki yıldan onbeş yıla” ibaresi “onbeş yıldan onsekiz yıla”, “oniki yıldan fazla” ibaresi “onbeş yıldan fazla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Somut olayda; a) Kasta dayalı kusurun ağırlığı, b) Güdülen amaç ve saik, c) Suçun işleniş şekli, d) Daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilmiş olma, hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçlarını işleyen onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında üçüncü fıkra hükümleri uygulanmayabilir. Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış ceza sorumluluğu bulunan kişiler hakkında ise ikinci fıkra hükümleri yerine üçüncü fıkra hükümleri uygulanabilir.”
MADDE 3- 5237 sayılı Kanunun 233 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “bir yıla” ibaresi “üç aydan iki yıla”, ikinci fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “altı aydan iki yıla”, üçüncü fıkrasında yer alan “üç aydan bir yıla” ibaresi “bir yıldan üç yıla” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Birinci ve üçüncü fıkralarda tanımlanan fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme (madde 81, 82) ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama (madde 87, fıkra 2 ve 4) suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile bu madde uyarınca verilecek ceza yarısından iki katına kadar artırılır.”
MADDE 4- 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 174 üncü maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir. “e) Onbeş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen,”
MADDE 5- 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Çocuk tutukluların” ibaresi “Çocuk hükümlülerin veya tutukluların” şeklinde değiştirilmiş ve ikinci fıkrasında yer alan “çocuklar,” ibaresinden sonra gelmek üzere “suç türleri,” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 6- 5275 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına 89 uncu madde uyarınca psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliğinin çocuk hakları komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç üç ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilir. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri altı ayı geçemez.” “(4) Aşağıdaki hâllerde çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilir: a) Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. b) Taksirli suçlardan toplam beş yıl veya daha az süreli hapis cezasına mahkûm olanlar. (5) Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden; a) Firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler, b) Kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp, bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmemiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilirler. (6) Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilir.”
MADDE 7- 5275 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin beşinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(5) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (madde 81, 82 ve 83), cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (madde 102 ve 103), uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu (madde 188) ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu (madde 220) hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak dikkate alınır.”
MADDE 8- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununa 43/B maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Amaç dışı bıçak taşıma MADDE 43/C- (1) Her ne ad altında olursa olsun, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin; a) 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanuna göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan işyerleri dışında satışı ve sergilenmesi, b) Onsekiz yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması, yasaktır. (2) Birinci fıkrada sayılan yasaklara uymayan kişiye beşbin Türk Lirası, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise onbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde beşbin Türk Lirası idarî para cezası verilir. (3) Birinci fıkrada sayılan kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir. (4) Birinci fıkrada sayılan kabahat dolayısıyla idarî para cezasına ve elkoymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülkî amir tarafından karar verilir. (5) Birinci fıkradaki kabahati işlediği sırada onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek, 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülkî amir tarafından çocuk hâkiminden tedbir talebinde bulunulur. (6) Bu madde hükümleri internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanır. (7) Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi değildir.”
MADDE 9- 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununa 5 inci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. “Yönlendirme tedbirleri MADDE 5/A- (1) 5 inci maddede düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yanında bu maddede düzenlenen yönlendirme tedbirleri, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır. (2) Yönlendirme tedbirleri olarak; a) Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: Spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında; Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına, b) Dijital risklerden korunma tedbiri: Kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı dijital mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine, c) Kitap ve kütüphane tedbiri: Kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almaya veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserleri okumaya, d) Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya, e) Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri: Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya, hükmedilir. (3) Bu tedbirlerin yerine getirilmesinde 45 inci maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uygulanır. (4) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 10- 5395 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(4) Akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman hekim tarafından tespit edilmesi hâlinde, acil korunma kararı alınması amacıyla yirmi dört saat içinde rapor düzenlenir. Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç yirmi dört saat içinde çocuk hâkimine başvurur. Başvurudan itibaren en geç kırk sekiz saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı üç uzman hekimden oluşan resmî sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulur. (5) Hâkim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç kırk sekiz saat içinde karar verir. Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hâkim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbî müdahale ve tedavi uygulanır. Bu süreçte ihtiyaç duyulması hâlinde kolluktan yardım istenebilir. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirir. (6) Hâkim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi hâlinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilir. Hâkim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verir.”
MADDE 11- 5395 sayılı Kanunun 15 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir. “(4) Çocuk hakkında kamu davası açılması hâlinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilir.”
MADDE 12- 5395 sayılı Kanunun 23 üncü maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(2) Adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde 5/A maddesinde düzenlenen yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanır. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler 5/A maddesinde belirtilen kurumlar tarafından yerine getirilir. (3) Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması hâlinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilir.”
MADDE 13- 5395 sayılı Kanunun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(3) Onbeş yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından onbeş yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilir.”
MADDE 14- 5395 sayılı Kanunun 45 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki fıkralar eklenmiştir. “(3) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi hâlinde kolluktan yardım istenebilir.” “(4) Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından; il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takibi vali ve kaymakam tarafından sağlanır. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülür. Hâkim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilir. (5) Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hâkimi kararıyla üç günden on güne kadar tazyik hapsi ile cezalandırılır. Bu kararlara karşı 14 üncü madde uyarınca itiraz yoluna gidilebilir. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yerine getirilir. Bu kararlar çocuk hâkimi tarafından ilgili kuruma bildirilir.”
MADDE 15- (1) 24/5/1983 tarihli ve 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin (17) numaralı alt bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (2) 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki” şeklinde değiştirilmiştir. (3) 3/7/2005 tarihli ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun; a) 1 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, b) 2 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, c) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (2) numaralı alt bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ç) 11 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, d) 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, e) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “hakkında adli süreç yürütülen”, f) 20 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, g) 24 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ğ) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, h) 30 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, (c) bendinde yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, ı) 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, i) 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “Suça sürüklenen” ibaresi “Adli süreçteki”, j) 37 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “suça sürüklenen” ibaresi “adli süreçteki”, k) 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer alan “Suça sürüklenmesi” ibaresi “Hakkında adli süreç yürütülmesi”, şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 16- Bu Kanunun; a) 8 inci maddesi ile 5326 sayılı Kanuna eklenen 43/C maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü 1/12/2026 tarihinde, b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.
MADDE 17- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.

Resmî kaynak

Uyuşturucu suçlarından dolayı ceza infaz kurumunda geçirilecek süre; isnat edilen fiilin imal ve ticaret, kullanmayı kolaylaştırma veya kullanmak maksadıyla bulundurma kapsamında kalmasına, failin yaş durumuna, tekerrür veya örgütlü yapı koşullarına ve infaz rejimindeki kanuni oranlara göre tayin olunur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun uyarınca her fiil tipi farklı yaptırımlara ve koşullu salıverilme kurallarına tabi kılınmıştır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Koşullu salıverilmeden yararlanabilmek için
mahkûmun kurumdaki infaz süresini iyi hâlli olarak geçirmesi gerekir.
(2) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm
edilmiş olanlar yirmidört yılını, diğer süreli hapis cezalarına mahkûm edilmiş
olanlar cezalarının yarısını infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu
salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.)
Ancak, Türk Ceza Kanununun;[51]
a) Kasten öldürme suçlarından (madde 81, 82 ve 83) süreli hapis cezasına
mahkûm olanlar,
b) Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan (madde 87, fıkra iki,
bent d) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
c) İşkence suçundan (madde 94 ve 95) ve eziyet suçundan (madde 96) süreli
hapis cezasına mahkûm olanlar,
d) Cinsel saldırı (madde 102, ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel
ilişki (madde 104, ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz (madde 105)
suçlarından süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
e) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan (madde 102, 103, 104 ve
105) hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
f) Özel hayata ve hayatın gizli alanına karşı suçlardan (madde 132, 133,
134, 135, 136, 137 ve 138) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
g) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan (madde 188)
hapis cezasına mahkûm olan çocuklar,
h) Devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk suçlarından (madde 326 ilâ
339) süreli hapis cezasına mahkûm olanlar,
cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri takdirde, koşullu
salıverilmeden yararlanabilirler. Ayrıca, suç işlemek için örgüt kurmak veya
yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar ile Terörle
Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olan çocuklar ile 1/1/1983
tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat
Teşkilatı Kanunu kapsamına giren suçlardan mahkûm olanlar hakkında koşullu
salıverilme oranı üçte iki olarak uygulanır.
(3) Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet
hâlinde otuzaltı,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuz,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına
mahkûmiyet hâlinde en fazla otuzaltı,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli
hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla otuz,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla
yirmisekiz,
Yıldır.
(4) Suç işlemek için örgüt kurmak veya
yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet
hâlinde; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuzaltı
yılını, müebbet hapis cezasına mahkûm edilmiş olanlar otuz yılını, süreli hapis
cezasına mahkûm edilmiş olanlar cezalarının üçte ikisini infaz kurumunda çektikleri
takdirde, koşullu salıverilmeden yararlanabilirler. (Ek
cümle:14/4/2020-7242/48 md.) Koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla
olan suçlar bakımından ise tabi oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
Ancak, bu süreler;[52]
a) Birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis cezasına mahkûmiyet
hâlinde kırk,
b) Birden fazla müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde otuzdört,
c) Bir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına
mahkûmiyet hâlinde en fazla kırk,
d) Bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde
en fazla otuzdört,
e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla
otuziki,
Yıldır. (Ek cümle:22/7/2010 – 6008/9 md.) Bu fıkra hükümleri
çocuklar hakkında uygulanmaz.
(5) Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında, hükümlünün onbeş
yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği bir gün, iki gün olarak
dikkate alınır.[53]
(6) Koşullu salıverilen hükümlünün tâbi tutulacağı denetim süresi,
yukarıdaki fıkralara göre infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre kadardır.
Ancak süreli hapislerde hakederek tahliye tarihini geçemez.[54]
(7) Hükümlü, denetim süresinde, infaz kurumunda öğrendiği meslek veya
sanatı icra etmek üzere, bir kamu kurumunda veya özel olarak aynı meslek veya
sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında, ücret karşılığında
çalıştırılabilir.
(8) Onsekiz yaşından küçük olan hükümlüler, denetim süresinde
eğitimlerine, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir kurumda devam ederler.
(9) İnfaz hâkimi, denetim süresinde hükümlüye rehberlik edecek bir uzman
kişiyi görevlendirebilir. Bu kişi, kötü alışkanlıklar edinebileceği çevrelerden
uzak kalması ve sorumluluk bilinciyle iyi bir hayat sürmesini temin hususunda
hükümlüye öğütte bulunur; eğitim gördüğü kurum yetkilileri veya yanında
çalıştığı kişilerle görüşerek, istişarelerde bulunur; hükümlünün davranışları,
sosyal uyumu ve sorumluluk bilincindeki gelişme hakkında üçer aylık sürelerle
rapor düzenleyerek infaz hâkimine verir. (Ek cümleler:14/4/2020-7242/48 md.)
İnfaz hâkimi ayrıca, iki yılı geçmemek üzere denetim süresi içinde hükümlünün
denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenecek yükümlülüklere tabi tutulmasına
karar verebilir. Bu karar gereğince denetimli serbestlik müdürlüğü, risk ve
ihtiyaçlarını dikkate alarak hükümlüyü;[55]
a) Belirli bir bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma,
b) Belirlenen yer veya bölgelere gitmeme,
c) Belirlenen programlara katılma,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutar. Denetimli
serbestlik müdürlüğü hükümlünün risk ve ihtiyaçlarını dikkate alarak
yükümlülükleri değiştirebilir.
(10) İnfaz hâkimi, koşullu salıverilen hükümlünün kişiliğini ve topluma
uyumdaki başarısını göz önünde bulundurarak; denetim süresinin, denetimli
serbestlik tedbiri uygulanmadan veya herhangi bir yükümlülük belirlemeden
geçirilmesine karar verebileceği gibi, denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmasını veya belirlenen yükümlülükleri denetim süresi içinde
kaldırabilir.[56]
(11) (Değişik:14/4/2020-7242/48 md.) Hükümlünün koşullu
salıverilmesi hakkında ceza infaz kurumu idaresi tarafından hazırlanan
gerekçeli rapor, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine verilir.
İnfaz hâkimi, bu raporu uygun bulursa hükümlünün koşullu salıverilmesine dosya
üzerinden karar verir; raporu uygun bulmadığı takdirde gerekçesini kararında
gösterir. Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
(12) Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresinde hapis cezasını
gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere,
infaz hâkiminin uyarısına rağmen, uymamakta ısrar etmesi hâlinde koşullu
salıverilme kararı geri alınır.[57]
(13) Koşullu salıverilme kararının geri alınması hâlinde hükümlünün;[58]
a) Sonraki suçu işlediği tarihten
itibaren başlamak ve hak ederek tahliye tarihini geçmemek koşuluyla sonraki
işlediği her bir suç için verilen hapis cezasının iki katı sürenin,
b) (Değişik: 25/5/2005-5351/8 md.) Yükümlülüklerine aykırı
davranması hâlinde, bu yükümlülüklere uymama tarihi ile hak ederek salıverilme
tarihi arasındaki süreyi geçmemek koşuluyla ihlalin niteliğine göre takdir
edilecek bir sürenin,
Ceza infaz kurumunda aynen çektirilmesine
karar verilir. Koşullu salıverilme kararının geri alınmasından sonra aynı
hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu salıverilme kararı verilmez.
(14) Denetim süresi yükümlülüklere uygun ve iyi hâlli olarak geçirildiği
takdirde, ceza infaz edilmiş sayılır.
(15) (Değişik: 20/7/2017-7035/25 md.) Hükümlü, geri kalan süre
içinde işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilirse ya da
bağlı tutulduğu yükümlülükleri yerine getirmezse hükmü veren ilk derece
mahkemesinin bulunduğu yer infaz hâkimliği, cezaların toplandığı hâller ile
hükmün bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmiş olması hâlinde
ise 101 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenen infaz hâkimliği
tarafından koşullu salıverilme kararının geri alınmasına dosya üzerinden karar
verilir. Bu kararlara karşı itiraz yolu açıktır.[59]
(16) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun
İkinci Kitap, Dördüncü Kısım, "Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar"
başlıklı Dördüncü Bölüm, "Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine
Karşı Suçlar" başlıklı Beşinci Bölüm, "Milli Savunmaya Karşı
Suçlar" başlıklı Altıncı Bölüm altında yer alan suçlardan birinin bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi dolayısıyla ağırlaştırılmış müebbet
hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz.
Mükerrirlere ve bazı suç faillerine
özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri[60]
5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 108Kaynağı aç
Madde 108- (1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm
olunan;[61]
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) (Ek:14/4/2020-7242/49 md.) Birden fazla süreli hapis cezasına
mahkûmiyet hâlinde en fazla otuziki yılının,
d) Süreli hapis cezasının üçte ikisinin,
İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu
salıverilmeden yararlanılabilir. (Ek cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak,
koşullu salıverilme oranı üçte ikiden fazla olan suçlar bakımından tabi
oldukları koşullu salıverilme oranı uygulanır.
(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar,
tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14
md.) İkinci defa tekerrür halinde bu fıkra hükmü
uygulanmaz.
(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda
birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır. (Ek cümle:4/6/2025-7550/14
md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından koşullu
salıverilme oranı dörtte üç olarak uygulanır. (Ek
cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Hükümlü hakkında ikinci defa tekerrür
hükümlerinin uygulanacağı hükümde belirtilir.[62]
(4) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından
sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.[63]
(5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu
salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.
(6) İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar
verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.
(7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan
sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine
yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz
hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on
beş günden az ve üç aydan fazla olamaz.
(8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan
dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.
(9) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Birinci fıkradaki koşullu
salıverme süreleri, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 102
nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan cinsel saldırı suçundan, 103 üncü
maddesinde tanımlanan çocukların cinsel istismarı suçundan, 104 üncü maddesinin
ikinci ve üçüncü fıkrasında tanımlanan reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan,
188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçundan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında da uygulanır. (Ek
cümle:14/4/2020-7242/49 md.) Ancak, süreli hapis cezaları bakımından
koşullu salıverilme oranı, dörtte üç olarak uygulanır. 188 inci madde hariç
olmak üzere bu suçlardan dolayı hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında, cezanın
infazı sırasında ve koşullu salıverildikleri takdirde denetim süresi içinde,
aşağıdaki tedavi veya yükümlülüklerden bir veya birkaçına infaz hâkimi
tarafından karar verilir:
a) Tıbbi tedaviye tabi tutulmak
b) Tedavi amaçlı programlara katılmak
c) Suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet
etmekten yasaklanmak
d) Mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak
e) Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren bir ortamda çalışmaktan
yasaklanmak
f) Çocuklar hakkında bakım ve gözetim
yükümlülüğünü gerektiren faaliyet icra etmekten yasaklanmak
(10) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Dokuzuncu fıkra hükümleri çocuklar
hakkında uygulanmaz.
(11) (Ek:18/6/2014-6545/82 md.) Bu maddenin dokuzuncu fıkrasının
uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığının görüşü alınmak
suretiyle Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan yönetmelikle düzenlenir.
İKİNCİ
KISIM
Tedbirler
ve Tutukluluk
BİRİNCİ
BÖLÜM
Kısa
Süreli Hapis Cezasına Seçenek Yaptırımlar ile Kısa Süreli Hapis
Cezalarının
Özel İnfaz Şekilleri
Seçenekli yaptırımların uygulanması[64]

Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçunun Cezası

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden fail yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve iki bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Madde ihracı eyleminin karşı ülke hukuku bakımından ithal sayılması sebebiyle yabancı memlekette infaz edilen ceza bölümü, Türkiye'de aynı fiil nedeniyle hükmolunacak cezadan mahsup edilir.

Kanunun 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız ya da ruhsata aykırı biçimde yurt içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Maddenin verildiği veya satıldığı kişinin çocuk olması durumunda ise verilecek hapis cezasının on beş yıldan az olamayacağı emredici biçimde belirlenmiştir.

Uyuşturucu ya da uyarıcı tesir göstermemekle birlikte, bu maddelerin imalinde yararlanılan ve imali veya ithalatı resmi izne bağlanan maddeleri ithal eden, üreten, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan ya da ihraç eden kimse sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezasına çarptırılır. Tıbbi reçeteye ya da resmi makam ruhsatına bağlı olup benzer etki doğuran maddeler bakımından da genel imal ve ticaret hükümleri uygulanır; ancak takdir olunan ceza yarısına kadar indirilebilir.

Cezayı Artıran Nitelikli Unsurlar ve Güvenlik Tedbirleri

5237 sayılı Kanunun 188 inci maddesinde gösterilen suçların üç veya daha fazla kişi tarafından toplu olarak işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır. Eylemin suç işlemek kastıyla teşekkül ettirilmiş bir suç örgütünün faaliyeti bünyesinde işlenmesi hâlinde ise tayin edilen ceza bir kat yükseltilerek tatbik edilir.

İmal ve ticaret kapsamındaki suçların hekim, diş hekimi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hasta bakıcı, diğer sağlık personeli yahut kimya veya ecza ticareti alanında mesleki faaliyet yürüten kişilerce icra edilmesi cezayı yarı oranında artıran kanuni nedendir. Ayrıca 5237 sayılı Kanunun 189 uncu maddesi doğrultusunda, söz konusu suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde vücut bulması durumunda tüzel kişilere mahsus güvenlik tedbirleri tatbik edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 189Kaynağı aç
Madde 189- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarının bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, tüzel
kişi hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma[83]

Uyuşturucu Kullanımını Kolaylaştırma ve Özendirme Suçları

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 190 ıncı maddesi uyarınca; uyuşturucu veya uyarıcı madde tüketimini kolaylaştırmak maksadıyla özel mekân, teknik donanım veya materyal sağlayan, madde kullanan kimselerin yakalanmalarını zorlaştırıcı tedbirler alan yahut kullanım usulleri hususunda diğer bireylere bilgi veren şahıs, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Maddenin kullanımını alenen özendiren ya da bu amaca yönelik yayın icra edenler için de aynı ceza aralığı öngörülmüştür. Bu fiillerin tıp, eczacılık veya kimya alanı mensuplarınca gerçekleştirilmesi cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 190Kaynağı aç
Madde 190- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.[84]
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu
nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden
onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.84 [85]
(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager,
veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.85
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek
veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak[86]

Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma Suçu ve Soruşturma Usulü

Kişisel tüketim maksadıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden, bulunduran veya uyuşturucu madde kullanan kişi hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası tayin edilir. Bu suçun okul, öğrenci yurdu, hastane, kışla veya ibadethane gibi sosyal, tıbbi ve kamusal amaçlarla toplu bulunan alanların engel veya sınır işaretleriyle belirlenen hudutlarına iki yüz metreden daha yakın umumi mekânlarda işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır.

Kullanma fiilinden ötürü başlatılan adli soruşturma safhasında, genel muhakeme şartları aranmaksızın şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve erteleme kolluk kuvvetlerine bildirilir. Erteleme devresinde asgari bir yıl denetimli serbestlik uygulanır; bu süre Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık dilimler hâlinde en çok iki yıl daha uzatılabilir. Kişi gerekli görülürse denetim süresi içinde tedaviye tabi tutulur ve maddenin kullanılıp kullanılmadığını saptamak maksadıyla yılda en az iki kez yetkili sağlık kuruluşuna sevki sağlanır.

Şüphelinin beş yıllık erteleme müddetince denetim yükümlülüklerine veya tedavi şartlarına uymamakta ısrar etmesi yahut yeniden kullanmak maksadıyla uyuşturucu madde satın alması, kabul etmesi, bulundurması ya da kullanması hâlinde kamu davası açılır. Erteleme süresi zarfında tekrar gerçekleşen kullanma eylemleri ayrı bir adli soruşturmaya konu edilmeksizin ihlal nedeni sayılır. Yükümlülüklere uygun hareket eden ve yasakları çiğnemeyen şüpheli hakkında ise kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek süreç tamamlanır.

Uyuşturucu imal ve ticareti ya da kullanımını kolaylaştırma suçlamalarıyla açılan ceza davasında, yapılan kovuşturma sonucunda fiilin yalnızca kullanma suçu sınırlarında kaldığının tespit edilmesi hâlinde sanık hakkında bu usul çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı tesis edilir.

Etkin Pişmanlık Hükümleri ve Yasal Cezasızlık

5237 sayılı Kanunun 192 nci maddesi kapsamında; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticaretine katılmış olan fail, yetkili adli merciler durumu öğrenmeden önce suç ortaklarını ve saklanan veya imal edilen yerleri ihbar ederek faillerin yakalanmasını ya da maddelerin ele geçirilmesini sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Kullanmak amacıyla madde temin eden kimse de aynı doğrultuda henüz resmi makamlarca öğrenilmeden önce maddeyi temin ettiği şahsı, yeri ve zamanı bildirip yakalanmayı temin ettiğinde ceza yaptırımından muaf tutulur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 192Kaynağı aç
Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı
veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan
dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu
görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler
uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87]
Zehirli madde imal ve ticareti

Uyuşturucu madde kullanan kişi, hakkında adli soruşturma açılmadan evvel resmi mercilere ya da kamu ve özel sağlık kurumlarına bizzat başvurup tıbbi tedavi talep ettiğinde cezalandırılmaz; bu durumda muayeneyi yapan sağlık personelinin veya kamu görevlilerinin ihbar yükümlülüğü oluşmaz. Fiilin resmi organlarca öğrenilmesinden sonra suçun aydınlatılmasına veya iştirakçilerin yakalanmasına gönüllü katkı sunulması hâlinde ise yardımın niteliğine göre mahkûm edilecek cezadan dörtte birden yarısına kadarı indirilir.

Koşullu Salıverilme Oranları ve Cezaevi Süresi

Hapis cezalarının ceza infaz kurumunda yerine getirilmesi safhasında koşullu salıverilmeden istifade edilebilmesi için hükümlünün kurumdaki süresini iyi hâlli olarak geçirmesi şarttır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107 nci maddesi uyarınca süreli hapis cezalarında genel koşullu salıverilme oranı yarı oranında infazdır. Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek ya da örgütsel faaliyet ekseninde işlenen suçlardan mahkûmiyet hâlinde ise süreli hapis cezalarının üçte ikisi infaz kurumunda iyi hâlli çekilmelidir.

5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince, Türk Ceza Kanununun 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan süreli hapis cezasına mahkûm edilen yetişkinler bakımından koşullu salıverilme oranı dörtte üç olarak tatbik edilir. Buna karşılık Kanunun 107 nci maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi ve 108 inci maddesinin onuncu fıkrası uyarınca imal ve ticaret suçundan hapis cezasına mahkûm olan çocuklar dörtte üç oranına tabi tutulmaz; cezalarının üçte ikisini kurumda çektiklerinde koşullu salıverilmeden yararlanabilirler.

18 Ağustos 2026 sonrası yeni düzenlemenin genel kuralı bakımından; suç tarihi ve TCK m.7 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi saklı olmak üzere: Koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün on beş yaşını tamamlayıncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği her bir gün iki gün olarak değerlendirilir. Salıverildikten sonraki denetim müddetinde hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlenmesi veya infaz hâkiminin ihtarına karşın denetim yükümlülüklerine uyulmaması salıverilme kararının geri alınmasıyla neticelenir.

Tekerrür hükümleri uygulanan süreli hapis cezalarında koşullu salıverilme kural olarak üçte iki infaz oranı üzerinden yürütülür; ancak tabi olduğu yasal infaz oranı üçte ikiden fazla bulunan uyuşturucu ticareti gibi fiillerde dörtte üçlük oran korunur. İkinci defa tekerrür hükümlerinin tatbiki hâlinde de süreli hapis cezaları dörtte üçlük infaz oranı çerçevesinde çektirilir. Türk Ceza Kanununun 188 inci maddesinden mahkûm olanlar, 5275 sayılı Kanunun 108 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasındaki diğer suçlar için infaz hâkimince zorunlu kılınabilen tıbbi tedavi ve mağdur odaklı özel infaz yükümlülüklerinin kapsamı dışında bırakılmıştır.

Denetimli Serbestlik ve Açık Cezaevine Ayrılma Şartları

5275 sayılı Kanunun 105/A maddesi doğrultusunda, açık kurumda yahut çocuk eğitimevinde bulunan iyi hâlli hükümlüler, koşullu salıverilme günlerine bir yıl veya daha az süre kaldığında infaz hâkimliği kararıyla cezalarının kalan kısmını denetimli serbestlikle çekebilir. Bu uygulamadan istifade edebilmek için beş günden az olmamak şartıyla, koşullu salıverilme anına dek kurumda geçirilmesi gereken sürenin asgari onda birinin ceza infaz kurumunda tamamlanmış olması zorunludur. Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan suçlardan hükümlü olanlar ise denetimli serbestlik döneminde ayrıca rehabilitasyon ve tedavi programlarına katılmakla yükümlü tutulur.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. 105/AKaynağı aç
Madde 105/A – (Ek: 5/4/2012-6291/1 md.)
(1) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.)
Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını
sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz
kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl
veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının
koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan
değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan
Cumhuriyet başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar
verilebilir. (Ek cümle:4/6/2025-7550/13 md.) Hükümlünün bu infaz usulünden yararlanabilmesi
için beş günden az olmamak üzere koşullu salıverilme tarihine kadar ceza infaz
kurumunda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini ceza infaz kurumunda
geçirmiş olması gerekir.
(2) (Değişik:14/4/2020-7242/46 md.) Açık ceza infaz kurumuna
ayrılma şartları oluşmasına karşın, iradesi dışındaki bir nedenle açık ceza
infaz kurumuna ayrılamayan veya bu nedenle kapalı ceza infaz kurumuna geri
gönderilen iyi hâlli hükümlüler, diğer şartları da taşımaları hâlinde, birinci
fıkrada düzenlenen infaz usulünden yararlanabilirler.
(3) Yukarıdaki fıkralarda düzenlenen infaz usulünden;[45]
a) Sıfır-altı yaş grubunda çocuğu bulunan ve koşullu salıverilmesine iki
yıl veya daha az süre kalan kadın hükümlüler,
b) Maruz kaldıkları ağır bir hastalık,
engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve
koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler,
diğer şartları da taşımaları hâlinde yararlanabilirler. Ağır hastalık,
engellilik veya kocama hâli, Adlî Tıp Kurumundan alınan veya Adalet
Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca
düzenlenip Adlî Tıp Kurumunca onaylanan bir raporla belgelendirilmelidir.
(4) (Değişik: 18/6/2014-6545/80 md.) Adli para cezasının
ödenmemesi nedeniyle, cezası hapse çevrilen hükümlüler yukarıdaki fıkralardaki
infaz usulünden yararlanamazlar.
(5) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezasının infazına
karar verilen hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar;
a) Kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırılması,
b) Bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurulması,
c) Belirlenen yer veya bölgelere gitmemesi,
d) Belirlenen programlara katılması,
yükümlülüklerinden bir veya birden fazlasına tabi tutulmasına, denetimli
serbestlik müdürlüğünce karar verilir. Hükümlünün risk ve ihtiyaçları dikkate
alınarak yükümlülükleri değiştirilebilir. (Ek cümle: 28/3/2023-7445/25 md.) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinde yer alan kullanmak
için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya
da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak suçundan hükümlü olanlar ayrıca
tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğüne tabi tutulur.
(6) Hükümlünün;[46]
a) Ceza infaz kurumundan ayrıldıktan sonra, talebinde belirttiği
denetimli serbestlik müdürlüğüne beş gün içinde müracaat etmemesi,
b) Hakkında belirlenen yükümlülüklere, denetimli serbestlik müdürlüğünün
hazırladığı denetim ve iyileştirme programına, denetimli serbestlik görevlilerinin
bu kapsamdaki uyarı ve önerileriyle hakkında hazırlanan denetim planına
uymamakta ısrar etmesi,
c) Ceza infaz kurumuna geri dönmek istemesi,
hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine, koşullu
salıverilme tarihine kadar olan cezasının infazı için açık ceza infaz kurumuna
gönderilmesine, denetimli serbestlik müdürlüğünün bulunduğu yer infaz hâkimi
tarafından karar verilir.
(7) (Yeniden Düzenleme:14/4/2020-7242/46
md.) Hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmaya başlandıktan
sonra işlediği iddia olunan ve cezasının alt sınırı bir yıl veya daha fazla
hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suçtan dolayı kamu davası açılmış olması
hâlinde, denetimli serbestlik müdürlüğünün talebi üzerine infaz hâkimi
tarafından, hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar
verilebilir. Kovuşturma sonucunda beraat, ceza verilmesine yer olmadığı,
davanın reddi veya düşme kararı verilmesi hâlinde, hükümlünün cezasının
infazına denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak devam olunmasına infaz hâkimi
tarafından karar verilir.
(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin
bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…)[47]
ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın
Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk
Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır.
(9) Yükümlülüklerin gereklerine ve
denetim planına uygun davranan hükümlünün koşullu salıverilmesi hakkında
denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan gerekçeli rapor, 107 nci
ve 108 inci maddeler uyarınca işlem yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.
(10) Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezaların infazına ilişkin
esas ve usuller yönetmelikle düzenlenir.
Adlî para cezasının infazı

Denetimli serbestlik sürecinde hükümlü hakkında alt sınırı bir yıl veya daha çok hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç isnadıyla kamu davası açılması vaziyetinde, infaz hâkimliği tarafından hükümlünün yeniden açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar verilebilir.

5275 sayılı Kanunun Geçici 10 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince, suç işlemek amacıyla kurulan örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen fiiller hariç olmak kaydıyla, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar sebebiyle kapalı infaz kurumlarında yer alan hükümlülerden toplam hapis süresi on yıldan az olanlar bir ayını, on yıl ve üzerinde olanlar üç ayını kapalıda tamamlayıp açığa ayrılmalarına üç yıl veya daha az vakit kaldığında açık kuruma nakledilebilirler. Bahse konu şartları sağlayan ve açık ceza infaz kurumunda en az üç ay süreyle kalan hükümlüler, cezalarının denetimli serbestlik tedbiri altında infazı imkânından üç yıl erken yararlandırılır.

5275 sayılı CEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN m. Geçici Madde 10Kaynağı aç
Geçici Madde 10- (Ek:
14/7/2023-7456/15 md.)
(1) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu
maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde
bulunan hükümlüler, izin bitimini takip eden onbeş gün içinde infaz
işlemlerinin devam ettiği kurumlara dönmek zorundadır.
(2) 31/7/2023 tarihi itibarıyla geçici 9 uncu
maddenin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle izinde
bulunan ve ilgili mevzuat uyarınca cezalarının denetimli serbestlik tedbiri
uygulanmak suretiyle infazına beş yıl ve daha az süre kalan hükümlülerin talebi
aranmaksızın, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının
denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına infaz hakimi
tarafından karar verilebilir.
(3) Yukarıdaki fıkralar uyarınca, izinden
dönecek hükümlüler ile hakkında denetimli serbestlik kararı verilecek
hükümlülere ilişkin hususlar, Adalet Bakanlığının resmî internet sitesinde
duyurulur.
(4) 105/A maddesi kapsamında denetimli
serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezası infaz edilip geçici 9 uncu maddenin
beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı nedeniyle 31/7/2023 tarihi
itibarıyla izinde bulunan hükümlüler, koşullu salıverilme tarihine kadar olan
süreleri 105/A maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere tabi
olmadan geçirirler.
(5) Geçici 9 uncu maddenin altıncı fıkrası
uyarınca açık ceza infaz kurumuna gönderilen hükümlüler, 31/7/2023 tarihi
itibarıyla açık ceza infaz kurumuna ayrılmış sayılır.
(6) Türk Ceza Kanununun kasten öldürme suçları (82 nci maddenin birinci
fıkrasının (d), (e) ve (f) bentleri), deprem nedeniyle bina veya diğer
yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme
suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar (102 nci ve 103 üncü
maddeler ile 104 üncü maddenin ikinci ve üçüncü fıkraları), İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve
örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar hariç olmak üzere, 31/7/2023 tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar nedeniyle kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerden,
toplam hapis cezası on yıldan az ise bir ayını, on yıl ve daha fazla ise üç
ayını bu kurumlarda geçirip ilgili mevzuat uyarınca açık ceza infaz kurumlarına
ayrılmasına üç yıl veya daha az süre kalanlar, bu şartların oluştuğu tarih
itibarıyla açık ceza infaz kurumlarına ayrılabilir. Bu hükümlüler ile 31/7/2023
tarihi ve öncesinde işlenmiş suçlar
nedeniyle açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlüler, talepleri hâlinde en az üç ay açık ceza infaz kurumunda
kalmış olmak şartıyla ilgili mevzuat uyarınca cezaların denetimli serbestlik
tedbiri altında infazı uygulamasından üç yıl erken yararlandırılır.[77]
(7) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.)
(8) (Mülga:24/12/2025-7571/27 md.)
Uyuşturucu kullanma suçundan mahkûm olan biri cezaevine girer mi?

Uyuşturucu kullanma veya bulundurma fiilinde soruşturma evresinde beş yıl kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilerek şüpheli denetime tabi tutulur; yükümlülüklerin yerine getirilmesi hâlinde dava açılmaz ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilerek cezaevine girilmesi önlenir.

Uyuşturucu ticareti suçunda koşullu salıverilme oranı nedir?

TCK 188 kapsamındaki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan süreli hapis cezası alan yetişkinler 5275 sayılı Kanun uyarınca cezalarının dörtte üçünü, çocuklar ise üçte ikisini infaz kurumunda çektiklerinde koşullu salıverilmeden faydalanabilirler.

Etkin pişmanlık uyuşturucu cezasını tamamen kaldırır mı?

Resmi makamlar suçu öğrenmeden önce ortaklarını ve suç mahallerini bildirip yakalanmayı veya maddelerin ele geçirilmesini sağlayan fail hakkında cezaya hükmolunmaz; resmi makamlar öğrendikten sonra yapılan gönüllü yardımlarda ise cezada dörtte birden yarıya kadar indirim yapılır.

31 Temmuz 2023 öncesi uyuşturucu suçlarında denetimli serbestlik avantajı nedir?

Örgüt faaliyeti dışındaki suçlarda, toplam hapis cezası on yıldan az olanlar bir ay, on yıl ve üzeri olanlar üç ay kapalı kurumda kalıp açığa geçmeye üç yıl kaldığında açık cezaevine ayrılabilir; en az üç ay açıkta kalındığında denetimli serbestlikten üç yıl erken yararlanılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu