Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da bu maddeyi kullanmak, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası gerektirir. Bu suçun soruşturmasında Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Şüpheli erteleme süresinde ilgili yükümlülüklere aykırı davranmaz ve yasakları ihlal etmezse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
Suçun kapsamı ve cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin birinci fıkrası, kullanma amacıyla satın almayı, kabul etmeyi ve bulundurmayı aynı hükümde toplar. Fıkra, bu seçeneklerin yanında uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmayı da cezalandırır. Dolayısıyla sorumluluk, maddenin yalnızca bir şekilde ele geçirilmesine indirgenemez; kullanma fiili de açıkça suçun kapsamında yer alır.
Öngörülen cezanın alt sınırı iki yıl, üst sınırı beş yıldır. Bu fıkra, hapis cezasının yanında adli para cezasını seçenek yaptırım olarak göstermez. Kısa süreli hapis cezasının adli para cezası dâhil seçenek yaptırımlara çevrilebilmesi, cezanın kısa süreli sayılmasına ve hükmün kendi şartlarına bağlıdır. Bu genel imkân, 191. maddedeki ceza aralığını kendiliğinden adli para cezasına dönüştüren bir kural değildir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli
yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak
koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak
öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına
çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm
olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm
edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî
para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata
rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar
derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8]
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8
Hapis cezasının ertelenmesi
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Bu suç bakımından Cumhuriyet savcısı, kamu davasının açılmasını beş yıl süreyle erteler. Erteleme, 171. maddedeki genel şartların varlığına bağlanmamıştır. Genel hüküm ise farklıdır: uzlaştırma ve önödeme kapsamı dışında, üst sınırı üç yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda ve yeterli şüpheye rağmen erteleme kararı verilebilir. 191. maddedeki ilk erteleme, bu genel takdir yolundan ayrı ve özel olarak düzenlenmiştir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 171Kaynağı aç
(1) Cezayı kaldıran şahsî sebep olarak etkin pişmanlık hükümlerinin
uygulanmasını gerektiren koşulların ya da şahsî cezasızlık sebebinin varlığı
halinde, Cumhuriyet savcısı kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir.
(2) (Değişik:17/10/2019-7188/19 md.) Uzlaştırma ve önödeme
kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, Cumhuriyet savcısı, üst sınırı üç yıl
veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı, yeterli
şüphenin varlığına rağmen, kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile
ertelenmesine karar verebilir. Suçtan zarar gören veya şüpheli, bu karara 173
üncü madde hükümlerine göre itiraz edebilir.
(3) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilebilmesi için;[65]
a) Şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezası ile mahkûm
olmamış bulunması,
b) Yapılan soruşturmanın, kamu davası açılmasının ertelenmesi halinde
şüphelinin suç işlemekten çekineceği kanaatini vermesi,
c) Kamu davası açılmasının ertelenmesinin, şüpheli ve toplum açısından
kamu davası açılmasından daha yararlı olması,
d) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı ve Cumhuriyet savcısı
tarafından tespit edilen zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya
tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
(4) Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmediği takdirde,
kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir
suç işlenmesi halinde kamu davası açılır. Erteleme süresince zamanaşımı
işlemez.
(5) Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararlar, bunlara
mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya
kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme
tarafından istenmesi halinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.
(6) (Ek:17/10/2019-7188/19 md.) Bu madde hükümleri;
a) Suç işlemek için örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları
ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar,
b) Kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı
görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askerî
suçlar,
c) Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar,
hakkında uygulanmaz.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kovuşturmaya
Yer Olmadığına Dair Karar, İtiraz ve İddianamenin İadesi
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Erteleme devam ederken şüpheli hakkında en az bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi veya Cumhuriyet savcısının resen vereceği karar, bu süreyi altışar aylık dilimlerle uzatabilir. Uzatmanın toplamı iki yılı geçemez.
191. maddede karşıt bir düzenleme yoksa, kamu davasının ertelenmesine dair 171. madde veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 231. madde hükümleri uygulanır. Genel erteleme yolunda, şüphelinin daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasıyla mahkûm olmaması koşulu aranır. Maddede gösterilen diğer koşulların da bununla birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Genel hükümdeki erteleme kararına suçtan zarar gören veya şüpheli, 173. madde hükümlerine göre itiraz edebilir. Erteleme süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmemişse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir. Bu süre içinde kasıtlı bir suç işlenirse kamu davası açılır. Erteleme devam ettiği sürece zamanaşımı işlemez.
Genel hükme göre verilen erteleme kararları, bunlara ayrılmış bir sisteme işlenir. Kayıt, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı biçimde Cumhuriyet savcısı, hâkim ya da mahkeme tarafından istenirse ve maddede gösterilen amaçla kullanılabilir.
171. madde; örgüt kurma, yönetme veya örgüte üye olma suçları ile örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda uygulanmaz. Buna karşılık 191. maddedeki özel ertelemede, 171. maddedeki şartların aranmayacağı ayrıca belirtilmiştir. Etkin pişmanlık hükümlerinin veya şahsî cezasızlık sebebinin koşulları bulunursa savcı, kovuşturmaya yer olmadığı kararı verebilir. Bu yetki, her olayda aynı kararın verilmesini zorunlu kılmaz.
Yükümlülüğe aykırılık ve davanın açılması
Erteleme sürerken kamu davasının açılmasını gerektiren üç ayrı durum vardır. Bunlardan ilki, kişiye yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranılmamasında ısrar edilmesidir. Israr ölçüsü yalnız bu duruma özgüdür. Madde, tek bir uygunsuz davranışı bu bent yönünden kendiliğinden ihlal sayan ayrı bir hüküm içermez.
İkinci durum, kişinin yeniden kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi ya da bulundurmasıdır. Üçüncü durum ise uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmasıdır. Bu iki durumda ayrıca ısrar şartı yazılmamıştır.
Şüpheli, erteleme süresi bitene kadar dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmamış ve yasakları da ihlal etmemişse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Erteleme sırasında yeniden işlenen fiil
Erteleme süresi içinde kullanmak için maddenin yeniden satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması ya da maddenin kullanılması, dördüncü fıkra bakımından ihlal nedenidir. Bu fiil, bunun dışında ayrı bir soruşturmanın veya kovuşturmanın konusu yapılmaz.
Dördüncü fıkra uyarınca kamu davası açıldıktan sonra, birinci fıkradaki suçun yeniden işlendiği iddiasına dayanan soruşturmada ikinci fıkradaki erteleme kararı verilemez. Yeniden erteleme yasağı, her aykırılığın kendiliğinden doğurduğu bir sonuç değildir; kamu davasının bu fıkra uyarınca açılmış olmasına bağlıdır.
Kovuşturmanın 191. madde kapsamına girmesi
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ya da kullanmayı kolaylaştırma suçundan açılan kovuşturmada, eylemin yalnız 191. madde kapsamına girdiği anlaşılırsa sanık hakkında bu madde çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir. Karar, kovuşturma konusunun münhasıran kullanmaya bağlı fiillere dönüşmesi şartına bağlıdır.
Belirli yerlerde cezanın artırılması
Birinci fıkradaki fiillerin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesislerde ya da bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık ve tedavi başvurusu
Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçuna katılan kişi, resmî makamlar durumu öğrenmeden önce diğer suç ortaklarını ve maddenin saklandığı veya imal edildiği yerleri bildirebilir. Verilen bilginin ortakların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz. Bildirimin zamanında yapılması ile yakalama veya ele geçirme sonucunun gerçekleşmesi birlikte aranır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 192Kaynağı aç
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı
veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan
dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu
görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler
uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87]
Zehirli madde imal ve ticareti
Kullanmak için maddeyi satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi de resmî makamlar durumu öğrenmeden önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini bildirebilir. Bu bilginin suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırması hâlinde cezaya hükmolunmaz.
Suç öğrenildikten sonra failin veya diğer ortakların yakalanmasına ve suçun ortaya çıkarılmasına gönüllü hizmet ve yardım eden kişiye cezada indirim uygulanır. İndirim, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadar belirlenebilir. Kanun sabit bir indirim oranı göstermez.
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, kullanmak için satın alma, kabul etme veya bulundurma nedeniyle hakkında soruşturma açılmadan önce resmî makama ya da sağlık kuruluşuna başvurabilir. Tedavi ettirilmesini bu aşamada isterse hakkında cezaya hükmolunmaz. Başvurunun soruşturmanın başlamasından önce yapılması gerekir.
Dava zamanaşımı
Kanunda başka bir süre öngörülmemişse, beş yıldan fazla olmayan hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle düşer. Süre hesaplanırken suçun kanunda yazılı cezasının üst sınırı esas alınır. Seçimlik cezalarda hapis cezası dikkate alınır. Dosyadaki mevcut deliller itibarıyla daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller de göz önünde bulundurulur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
191. maddenin temel cezasının üst sınırı beş yıldır. Belirli yerlerde işlenme hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Zamanaşımı süresi belirlenirken dosyadaki delillere göre daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâller gözetilir.
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış olanlar hakkında dava zamanaşımı sürelerinin yarısı geçince kamu davası düşer. On beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış olanlarda ise sürelerin üçte ikisinin geçmesi aranır.
Zamanaşımı, tamamlanmış suçta suçun işlendiği günden işlemeye başlar. Teşebbüste son hareketin yapıldığı gün, kesintisiz suçta kesintinin gerçekleştiği gün ve zincirleme suçta son suçun işlendiği gün başlangıçtır. Çocuklara karşı üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu bulunan kimselerce işlenen suçlarda süre, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
Aynı fiil nedeniyle yeniden yargılamayı gerektiren bir durumda, mahkeme bu yöndeki talebi kabul ettiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı süresi yeniden işlemeye başlar.
Sık sorulan sorular
Uyuşturucu madde kullanmanın cezası nedir?
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da bu maddeyi kullanmak, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Kamu davasının açılması ertelenir mi?
Bu suçun soruşturmasında 171. maddedeki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Denetimli serbestlik ne kadar sürer?
Erteleme süresi içinde en az bir yıl denetimli serbestlik uygulanır. Süre, teklif üzerine veya savcının resen kararıyla altışar aylık dönemler hâlinde en fazla iki yıl daha uzatılabilir.
Erteleme sırasında yeniden kullanmak ayrı dava açar mı?
Hayır. Erteleme süresi içindeki yeniden satın alma, kabul, bulundurma veya kullanma ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ya da kovuşturma konusu yapılmaz.
Dava açıldıktan sonra erteleme yeniden verilir mi?
Dördüncü fıkra uyarınca kamu davası açıldıktan sonra, birinci fıkradaki suçun yeniden işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmada ikinci fıkradaki erteleme kararı verilemez.
Tedavi istemek cezayı kaldırır mı?
Kullanan kişi, kullanmak için satın alma, kabul veya bulundurma soruşturması başlamadan önce resmî makama veya sağlık kuruluşuna başvurup tedavi ettirilmesini isterse cezaya hükmolunmaz.
Okul yakınında işlenen fiilde ceza artar mı?
Sayılan toplu bina ve tesislerde veya belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın umumi ya da umuma açık yerde işlenen birinci fıkra fiillerinde ceza yarı oranında artırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

