Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin birinci fıkrasına göre, kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden ya da bulunduran kişi ile bu maddeyi kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
Cezayı doğuran fiiller
Birinci fıkra aynı ceza içinde dört fiili yan yana düzenler: kullanmak için satın alma, kabul etme ve bulundurma ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma. Kullanma amacı, ilk üç fiilin metninde açıkça yer alır. Kullanma fiili ise ayrıca bu amaç ifadesine bağlanmadan aynı fıkra kapsamındadır.
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi
Bu suç nedeniyle başlayan soruşturmada, 4 Aralık 2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenir. Cumhuriyet savcısı, şüpheliye erteleme boyunca yüklenen yükümlülüklere aykırı davranması veya yasakları ihlal etmesi hâlinde doğabilecek sonuçları bildirir.
Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
Denetimli serbestlik ve kullanımın izlenmesi
28 Mart 2023 değişikliğiyle düzenlenen üçüncü fıkra, erteleme süresi boyunca şüpheliye asgari bir yıl denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasını öngörür. Denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi veya Cumhuriyet savcısının resen vereceği kararla süre, altı aylık dilimler hâlinde ve en çok iki yıl daha uzatılabilir.
Denetimli serbestlik uygulanan kişi, gerek görülürse bu süre içinde tedaviye alınabilir. Tedavi her şüpheli bakımından kendiliğinden uygulanacak bir işlem olarak yazılmamıştır. Cumhuriyet savcısı ayrıca, erteleme boyunca madde kullanılıp kullanılmadığını belirlemek üzere yılda en az iki kez şüphelinin ilgili kuruma gönderilmesine karar verir.
Ertelemenin ihlali
Erteleme sürerken kişinin kendisine verilen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, hakkında kamu davası açılmasının nedenidir. Israr şartı yalnızca bu bentte ayrıca belirtilmiştir.
Aynı süre içinde kişinin yeniden kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da bu maddeyi kullanması hâlinde de kamu davası açılır. Bu iki bentte ayrıca ısrar şartı gösterilmemiştir.
Erteleme süresi içindeki kullanmak için tekrar satın alma, kabul etme veya bulundurma ile madde kullanma, dördüncü fıkra bakımından ihlal nedenidir. Bu tekrar fiiller ayrı soruşturma ve kovuşturmaya konu edilmez. Düzenleme, erteleme süresi dışında kalan fiillere kendiliğinden yayılmaz.
Yeniden erteleme yasağı ve soruşturmanın sona ermesi
Dördüncü fıkra nedeniyle kamu davası açıldıktan sonra, birinci fıkradaki suçun yeniden işlendiği iddiasıyla başlatılan soruşturmalarda ikinci fıkradaki erteleme kararı verilemez. Yasak, dava açılmasından sonraki bu yeni soruşturmalara ilişkindir.
Şüpheli erteleme süresi boyunca dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmaz ve yasakları ihlal etmezse hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Kovuşturma sırasında suçun niteliğinin değişmesi
188. maddedeki uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan ya da 190. maddedeki kullanılmasını kolaylaştırma suçundan açılan kovuşturmada, fiilin yalnızca 191. madde kapsamına girdiği anlaşılırsa sanık hakkında bu madde çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilir.
191. maddede tersine bir düzenleme yoksa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun kamu davasının ertelenmesine dair 171. maddesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 231. maddesi uygulanır.
Toplu yerlere yakınlık nedeniyle artırım
Birinci fıkradaki fiiller, okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel ya da işaretle belirlenen sınırına iki yüz metreden yakın umumi veya umuma açık yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
İmal, ticaret ve ülke içindeki ayrı suçlar
191. maddedeki kullanma ve kullanmak için yapılan fiiller, 188. maddedeki suçlarla aynı hüküm altında değildir. Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız ya da ruhsata aykırı biçimde imal eden, ithal eden veya ihraç eden kişi yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Bu maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkasına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezası öngörülür. Üçüncü fıkra kişisel kullanım amacını ayrıca tanımlamaz.
Madde verilen veya satılan kişi çocuksa, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş yıldan az olamaz. Bu alt sınır veren veya satan kişiye yöneliktir; 191. maddedeki kişiye kendiliğinden uygulanacağı yazılmamıştır.
188. maddenin önceki fıkralarındaki suçlar üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenirse ceza yarı oranında artırılır. Suçun, suç işlemek üzere kurulmuş bir örgütün faaliyeti kapsamında işlenmesi hâlinde ceza bir kat artırılır. Artırımlar 188. maddedeki suçlara ilişkindir.
Üretimi resmî makamın iznine veya satışı yetkili tabibin reçetesine bağlı olup uyuşturucu veya uyarıcı etki doğuran her madde bakımından da 188. maddenin önceki fıkraları uygulanır. Verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir; indirim zorunlu bir sonuç olarak düzenlenmemiştir.
Kendisi uyuşturucu veya uyarıcı etki doğurmayan, ancak bu maddelerin üretiminde kullanılan ve ithali ya da imali resmî izne bağlı olan madde bakımından ayrı bir ceza öngörülür. Bu maddeyi ülkeye ithal eden, imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden kişi sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Kullanma veya kullanmak için bulundurma bu fıkrada ayrıca tanımlanmaz.
188. maddede tanımlanan suçları tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren veya kimyacılıkla ya da ecza ticaretiyle uğraşan kişinin işlemesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Artırım bu maddede tanımlanan suçlarla sınırlıdır.
Kullanmayı kolaylaştırma ve özendirme
190. maddenin birinci fıkrası, madde kullanılmasını kolaylaştırmak için özel yer, donanım veya malzeme sağlayan, kullananların yakalanmasını zorlaştıracak önlem alan ya da kullanma yöntemleri hakkında başkasına bilgi veren kişiyi cezalandırır. Ceza beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adli para cezasıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 190Kaynağı aç
kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.[84]
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu
nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden
onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.84 [85]
(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager,
veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.85
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek
veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak[86]
Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu nitelikte yayın yapan kişi de beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
190. maddede tanımlanan suçları, tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık hizmeti veren veya kimyacılıkla ya da ecza ticaretiyle uğraşan kişi işlerse ceza yarı oranında artırılır. Artırım yalnızca bu maddedeki suçlar içindir.
Bulundurmanın ticaret veya kullanma amacıyla değerlendirilmesi
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/10 esas ve 2018/57 karar sayılı kararında çözülen sorun, somut olayda sanığa yüklenen fiilin ticaret suçu mu yoksa kullanmak üzere bulundurma suçu mu sayılacağıdır. Değerlendirme incelenen olaya ilişkindir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/10, K. 2018/57Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Günü : 26.09.2013
Sayısı : 86-300
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık …'in TCK'nun 188/3, 62, 52/2-4, 53 ve 54. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 3.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve müsadereye ilişkin Gaziantep 4. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.09.2013 gün ve 86-300 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 10.07.2017 gün ve 14986-3397 sayı ile onanmasına karar verilmiş,
Daire üyeleri M. İsmet Yörük ve R. Başkaya; "Olay günü evinde esrar bulundurduğu bilgisi alınması üzerine, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden sanığın evinde yapılan aramada toplam net 477 gr esrar bulunmuştur.
Sanık savunmasında; uzun zamandır uyuşturucu kullandığını, evinde bulunan esrarı da içmek amacıyla bulundurduğunu söylemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; sanığın savunmasının aksine, uyuşturucu maddeyi başkası için temin ettiğine veya ticaret için bulundurduğuna ilişkin, kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak suçunu oluşturduğu…" düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.10.2017 gün ve 341172 sayı ile;
"…Evinde esrar bulundurduğu bilgisi alınması üzerine, Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emrine istinaden sanığın evinde yapılan aramada toplam ağırlığı 1363,66 gram olan kenevir ele geçirildiği, 18.03.2013 tarihli ekspertiz raporunda bu miktardan net 477,281 gram esrar elde edilebileceği belirtilmiştir.
Sanık savunmasında; uzun süredir uyuşturucu kullandığını, evinde bulunan esrarı da kullanmak amacıyla bulundurduğunu beyan etmiştir.
Dosyadaki mevcut delillere göre; sanığın savunmasının aksine, uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu…" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK'nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 20.11.2017 gün, 7611-5808 sayı ve oyçokluğuyla, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığa gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire çoğunluğu ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu mu yoksa kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu mu oluşturduğunun belirlenmesine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamından;
Gaziantep Narkotik Büro Amirliği görevlilerince yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde, Süleyman Şah Mahallesi, …. sayılı adreste ikamet eden sanığın, evinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu bilgisinin elde edilmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen yazılı arama emrine istinaden 28.02.2013 tarihinde saat 18.00 sıralarında görevlilerce söz konusu adrese gelindiği, kapıyı açan sanığa konu hakkında bilgi verildikten sonra evde yapılan aramada; girişe göre sağ tarafta bulunan odadaki iki ayrı siyah poşet ve aynı odada içindeki minderin altında folyo, gazete kağıdı ve beyaz renkli kağıda sarılı dört pakette olmak üzere toplam altı parça hâlinde farklı miktarlarda suç konusu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, konu hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verildiği,
Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca gecikmesinde sakınca bulunan hâl nedeniyle 28.02.2013 tarihinde, sanığın üzerinde ve evinde arama yapılması için yazılı emir verildiği,
Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarınca düzenlenen rapora göre; ele geçirilen altı parça hâlindeki maddenin toplam net 477,281 gram esrar olduğu,
Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğü Vücut İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliği tarafından düzenlenen raporda; içerisinde uyuşturucu madde ele geçirilen gazete kağıtlarının üzerinden elde edilen üç adet vücut izinin mukayeseye elverişsiz olduğunun belirtildiği,
Anlaşılmaktadır.
Sanık …; yaklaşık on yıldır esrar kullandığını, görevlilerce ele geçirilen uyuşturucu maddeleri, içki içmek için gittiği yerde kayaların arasında sıkıştırılmış bir poşetin içinde bulduğunu, esrarı evine getirip ayrı bir poşete koyduğunu, çocuklarının görmemesi ve dışarıda içebilmek için uyuşturucu maddeyi dört ayrı parçaya ayırdığını, günlük ortalama 15-20 gram esrar kullandığını, kimseye uyuşturucu madde satmadığını savunmuştur.
5237 sayılı TCK'nun “Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti” başlıklı 188. maddesinin suç ve hüküm tarihininde yürürlükte bulunan 3. fıkrası; “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, beş yıldan onbeş yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” biçiminde olup, madde gerekçesinde de vurgulandığı gibi üçüncü fıkrada, uyuşturucu ve uyarıcı madde ticaretine ilişkin çeşitli fiiller, ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. Buna göre; uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satışı, satışa arzı, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakli, depolanması ya da kazanç amacıyla satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması, bir ve ikinci fıkralara göre ayrı bir suç oluşturmaktadır. Fıkradaki suçun oluşabilmesi için maddede belirtilen seçimlik hareketlerden herhangi birisinin yapılmış olması gerekir.
Aynı Kanunun “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak” başlıklı 191. maddesinin suç ve hüküm tarihininde yürürlükte bulunan 1. fıkrası ise; “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiilleri suç olarak tanımlanmıştır.
Uyuşturucu madde bulundurma eyleminin, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunu mu, yoksa uyuşturucu madde ticareti suçunu mu oluşturduğunun tespitinde belirgin rol oynayan husus, bulundurmanın amacıdır. Ceza Genel Kurulunun 15.06.2004 gün ve 107-136 ile 06.03.2012 gün ve 387-75 sayılı kararları başta olmak üzere bir çok kararında da belirtildiği üzere, uyuşturucu madde bulundurmanın, hangi maksada matuf olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması gereken ve öğreti ile uygulamada da kabul görmüş olan bazı kriterler bulunmaktadır.
Bunlardan ilki; failin bulundurduğu uyuşturucu maddeyi başkasına satma, devir veya tedarik etmek hususunda herhangi bir davranış içine girip girmediğidir.
İkinci kriter, uyuşturucu maddenin bulundurulduğu yer ve bulunduruluş biçimidir. Kişisel kullanım için uyuşturucu madde bulunduran kimse, bunu her zaman kolaylıkla erişebileceği bir yerde, örneğin genellikle evinde veya iş yerinde bulundurmaktadır. Buna karşın uyuşturucunun ev veya iş yerine uzakta, çıkarılıp alınması güç ve zaman gerektiren depo, mağara, samanlık gibi bir yere gizlemesi kullanma dışında bir amaçla bulundurulduğunu gösterebilir. Yine, uyuşturucunun çok sayıda özenli olarak hazırlanmış küçük paketçikler halinde olması, her paketçiğin içine hassas biçimde yapılan tartım sonucu aynı miktarda uyuşturucu madde konulmuş olması, uyuşturucu maddenin ele geçirildiği yerde veya yakınında, hassas terazi ve paketlemede kullanılan ambalaj malzemelerinin bulunması, kullanım dışında bir amaçla bulundurulduğu hususunda önemli belirtilerdir.
Üçüncü kriter de, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşit ve miktardır. Uyuşturucu madde kullanan kimse genelde bir ya da benzer etki gösteren iki değişik uyuşturucu maddeyi bulundurur. Bu nedenle değişik nitelikte ve farklı etkileri olan eroin, kokain, esrar ve amfetamin içeren tabletleri birlikte bulunduran sanığın bunları satmak amacıyla bulundurduğu kabul edilebilir. Kişisel kullanım için kabul edilebilecek miktar, kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı ile uyuşturucu veya uyarıcı maddenin niteliğine, cinsine ve kalitesine göre değişiklik göstermekle birlikte, Adli Tıp Kurumunun mütalaalarında esrar kullananların her defasında 1-1,5 gram olmak üzere günde üç kez esrar tüketebildikleri bildirilmektedir. Esrar kullanma alışkanlığı olanların bunları göz önüne alarak, birkaç aylık ihtiyaçlarını karşılayacak miktarda esrar maddesini ihtiyaten yanlarında veya ulaşabilecekleri bir yerde bulundurabildikleri de adli dosyalara yansıyan ve bilinen bir husustur. Buna göre, esrar kullanan faillerin olağan sayılan bu süre içinde kişisel olarak kullanıp tüketebilecekleri miktarın üzerinde esrar maddesi bulundurmaları halinde, bulundurmanın kişisel kullanım amacına yönelik olmadığı kabul edilmelidir.
Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Gaziantep Narkotik Büro Amirliği görevlilerince yapılan istihbarat çalışmaları neticesinde, sanığın evinde yüklü miktarda uyuşturucu madde bulundurduğu bilgisinin elde edilmesi üzerine, Cumhuriyet Başsavcılığından alınan yazılı arama emri ile sanığın ikametinde yapılan aramada; girişe göre sağ tarafta bulunan odadaki iki ayrı siyah poşet ve aynı oda içindeki minderin altında dört pakette olmak üzere toplam altı parça hâlinde farklı miktarlardaki uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; uyuşturucu maddelerin aynı oda içerisinde iki ayrı yerde ele geçirilmesi, suç konusu esrarın toplam altı parça hâlinde olması ve poşetlerde ele geçirilen esrar dışındaki diğer esrarların küçük paketçikler şeklinde iki adet folyoya, gazete kağıdına ve beyaz renkli kağıda sarılı olarak özenle hazırlanıp satışa hazır vaziyette bulundurulması karşısında; sanığın suç konusu esrarı kullanmak amacıyla bulundurduğuna ilişkin savunmasının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu ve eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir.
Bu itibarla, Özel Daire onama kararı isabetli olup haklı nedene dayanmayan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan yedi Ceza Genel Kurulu Üyesi; "itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği" düşüncesiyle karşıoy kullanmışlardır.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazın REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2018 tarihinde yapılan müzakerede oyçokluğuyla karar verildi.
Kurul, suçun işlendiği ve hükmün kurulduğu tarihte yürürlükte bulunan 188. maddenin üçüncü fıkrasını; maddelerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satılması, satışa arz edilmesi, başkalarına verilmesi, sevk edilmesi, nakledilmesi, depolanması, satın alınması, kabul edilmesi veya bulundurulması şeklinde aktarmıştır.
Aynı kararda, suç ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 191. maddenin birinci fıkrası, kullanmak için madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişinin bir yıldan iki yıla kadar hapisle cezalandırılacağı biçiminde aktarılmıştır. Buna karşılık maddenin metnindeki birinci fıkra, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörür. İki metin farklı zamanlara ilişkin hükümler olarak ayrı tutulmalıdır.
Kurul, bulundurmanın amacını belirlerken önce failin maddeyi başkasına satma, devretme veya tedarik etme yönünde bir davranışa girip girmediğine bakar. İkinci ölçü, maddenin bulundurulduğu yer ve bulundurulma biçimidir.
Üçüncü ölçü, bulundurulan uyuşturucu maddenin çeşidi ve miktarıdır. Bu ölçü, incelenen olayın değerlendirilmesine ilişkindir.
İncelenen olayda sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Bu sonuç o olayın nitelendirmesine özgüdür.
Sık sorulan sorular
Kullanmak için uyuşturucu bulundurmanın cezası nedir?
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da bu maddeyi kullanan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu suçun soruşturmasında dava açılması ertelenir mi?
Evet. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılması beş yıl süreyle ertelenir ve savcı, yükümlülük veya yasak ihlalinin sonuçlarını şüpheliye bildirir.
Erteleme sırasında tedavi her kişi için zorunlu mudur?
Hayır. Denetimli serbestlik uygulanan kişi ancak gerek görülmesi hâlinde tedaviye alınabilir. Kullanımın belirlenmesi için yılda en az iki kez ilgili kuruma sevk kararı verilir.
Erteleme süresinde yeniden kullanmak ayrı dava olur mu?
Olmaz. Kullanmak için yeniden satın alma, kabul etme veya bulundurma ile madde kullanma ihlal nedeni sayılır ve ayrı soruşturma ya da kovuşturma konusu yapılmaz.
Okula veya hastaneye yakın yerde ceza artar mı?
Birinci fıkradaki fiiller, sayılan toplu bina ve tesisler ile belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın umumi veya umuma açık yerlerde işlenirse ceza yarı oranında artırılır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

