Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakarette, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinin üçüncü fıkrası cezanın alt sınırını bir yıldan aşağı düşürmez. Bu sınır yalnız kamu göreviyle bağlantılı hakarete özgü değildir; fıkrada sayılan diğer nitelikli hâller için de aynı alt sınır geçerlidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
Yoklukta söylenen söz ve muhatap alınan ileti
Hakaret mağdur hazır değilken söylenmişse cezalandırma, sözün en az üç kişiyle paylaşılarak işlenmesine bağlıdır. Üç kişilik bu ihtilat eşiği, gıyapta gerçekleşen fiilin ceza kapsamına girmesi için aranan asgari ölçüdür.
Söz, mağdura yöneltilmiş sesli, yazılı veya görüntülü bir ileti aracılığıyla iletilirse 125. maddenin birinci fıkrasında gösterilen ceza uygulanır. İletinin ses, yazı ya da görüntü biçiminde olması bu sonucu değiştirmez.
Görev bağlantısı ve üçüncü fıkradaki diğer bentler
Hakaret kamu görevlisine görevinden dolayı yöneltildiğinde ceza alt sınırı bir yıldan az olamaz. Aynı sonuç, kişinin dini, siyasi, sosyal veya felsefi inancını, düşüncesini ve kanaatini açıklaması, değiştirmesi, yaymaya çalışması ya da mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranması nedeniyle işlenen hakaret için de öngörülmüştür.
Kişinin mensup olduğu dine göre kutsal sayılan değerler anılarak hakaret edilmesi de alt sınırın bir yılın altına inemeyeceği hâllerdendir. Bu bent, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaretten ayrı bir nitelikli hâldir; üçüncü fıkranın ortak sonucu cezanın alt sınırı yönündendir.
Kamu görevlisinin kanuni tanımı
Ceza kanunlarının uygulanmasında kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine katılan kişidir. Katılma atamayla, seçilmeyle veya başka bir yolla olabilir; süre bakımından sürekli, süreli ya da geçici olması tanımı dışarıda bırakmaz. Hüküm belirli meslekleri ayrıca sıralamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 6Kaynağı aç
a) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi,
b) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi,
c) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya
seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak
katılan kişi,
d) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler,
adlî ve idarî mahkemeler üye ve hakimleri ile Cumhuriyet savcısı ve
avukatlar,[2]
e) Gece vakti deyiminden; güneşin
batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam
eden zaman süresi,
f) Silah deyiminden;
1. Ateşli silahlar,
2. Patlayıcı maddeler,
3. Saldırı ve savunmada kullanılmak
üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet,
4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve
savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler,
5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa
yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler,
g) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel
ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar,
h) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha
ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve
farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi,
i) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan
elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi,
j) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten,
örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç
işleyen kişi,
anlaşılır.
İKİNCİ
BÖLÜM
Kanunun
Uygulama Alanı
Zaman bakımından uygulama
Alenen işlenen hakaret
Hakaret alenen işlenirse ceza altıda bir oranında artırılır. Hükümde aleniyetin hangi somut şartlarla gerçekleşeceği ayrıca tanımlanmamıştır.
Kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri
Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edildiğinde suç, kurulu oluşturan üyelerin her birine karşı işlenmiş sayılır. Bu durumda zincirleme suça ilişkin hükümler uygulanır.
Suç isnadının ispatı
Hakaret, suç oluşturan bir fiilin isnadı biçimindeyse ve bu fiil ispatlanırsa faile ceza verilmez. İsnat edilen suç yüzünden hakaret edilen kişi hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet bulunması, isnadın ispatlanmış sayılması sonucunu doğurur. Kesinleşmiş mahkûmiyetin bu etkisi, isnat konusu suçla bağlantılıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 127Kaynağı aç
olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında
kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır.
Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin
doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin
ispata razı olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden söz
edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.
İddia ve savunma dokunulmazlığı
Kesinleşmiş mahkûmiyet dışındaki hâllerde ispat isteminin kabulü iki bağlılıktan birine dayanır: isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunması veya şikâyetçinin ispata razı olması.
Buna karşılık, doğruluğu ispat edilmiş bir fiil anlatılarak kişiye ayrıca hakaret edilmesi hâlinde cezaya hükmedilir. Fiilin ispatlanmış olması, o fiil üzerinden hakaret edilmesini cezasız bırakmaz.
Tepki, kasten yaralama ve karşılıklı hakaret
Hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenmişse verilecek ceza üçte birine kadar indirilebilir; ceza verilmemesi de mümkündür. Hüküm, indirimi veya cezadan vazgeçmeyi zorunlu bir sonuç olarak düzenlemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 129Kaynağı aç
işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza
vermekten de vazgeçilebilir.
(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna
tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.
(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın
mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte
birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kişinin hatırasına hakaret
Tepki kasten yaralama suçuna yönelikse kişiye ceza verilmez. Cezasızlık, hakaretin bu suça tepki olarak işlenmesine bağlanmıştır.
Hakaret karşılıklı işlendiğinde olayın mahiyetine göre her iki taraf veya yalnız biri hakkında ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir. Hüküm, bu imkânın taraflardan biriyle sınırlanmasına da her ikisine uygulanmasına da açıktır.
Görev bağlantısının somut olaylardaki yeri
Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2012/5579 esas ve 2012/39669 karar sayılı kararında, İETT işletmelerinde çalışan ve kamu görevlisi olan kişiye görevinden dolayı yöneltilen hakaretin Türk Ceza Kanunu’nun 125/3-a maddesine uyduğu belirtilmiştir. Bu hususun gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığı için bozma nedeni yapılmamıştır. Değerlendirme somut olaya ilişkindir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2012/5579, K. 2012/39669Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala Zarar Verme, Basit Yaralama, Hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
İETT işletmelerinde çalışan ve kamu görevlisi olan sanığa, görevinden dolayı yöneltilen hakaret eyleminin, T.C.Y.'nın 125/3-a maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Sanığın, trafikte çıkan tartışma nedeniyle İETT araç sürücüsü olan müştekiye hakaret etmesi, kamuya ait belediye otobüsünün camına elle vurarak sileceklerini kırması, yumruk ile müştekiye vurmaya teşebbüs etmesi nedeniyle mahkumiyetine dair kabulde ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Aynı kararda, trafikte çıkan tartışmada İETT araç sürücüsü müştekiye hakaret edilmesi, kamuya ait belediye otobüsünün camına elle vurularak sileceklerinin kırılması ve müştekiye yumrukla vurmaya teşebbüs edilmesi nedeniyle kurulan mahkûmiyetin kabulünde ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. Değerlendirme bu eylemleri birlikte kapsar.
Daire, sanığın temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek reddetmiş ve hükmün 21.06.2012 tarihinde oybirliğiyle onanmasına karar vermiştir. Onama ayrıca bir ayrımla nitelenmemiştir.
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2016/1613 esas ve 2016/5101 karar sayılı kararında, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazları reddedilerek bu hüküm onanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2016/1613, K. 2016/5101Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : İftira, Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret
Hüküm : 1-TCK'nın 267/1, 62/1, 53/1, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
2-TCK'nın 125/3-a, 62/1, 53/1, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararının TCK'nın 53. maddesinin uygulanması yönünden infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-İftira suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, somut olayda; sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, yasal unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanığın bu hükme yönelik temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 13.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Daire, hakaret hükmünü incelerken Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesine ilişkin iptal kararının, bu maddenin uygulanması bakımından infaz aşamasında gözetilmesini mümkün görmüştür. Belirleme 53. maddenin infazına ilişkindir; 125/3-a maddesinin ceza miktarını veya suçun unsurlarını düzenlemez.
Aynı kararda iftira hükmü bozulmuştur. Daire, yasal unsurları oluşmayan iftira suçu yönünden beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Bu bozma yalnız iftira hükmüne ilişkindir.
Sık sorulan sorular
Görevinden dolayı hakarette alt sınır nedir?
Ceza alt sınırı bir yıldan az olamaz. Aynı alt sınır, 125. maddenin üçüncü fıkrasında sayılan diğer nitelikli hakaret hâlleri için de geçerlidir.
Kamu görevlisi kimdir?
Kamusal faaliyetin yürütülmesine atama, seçilme veya başka bir yolla sürekli, süreli ya da geçici olarak katılan kişi kamu görevlisidir. Tanım meslekleri ayrıca saymaz.
Mağdur yokken hakaret ne zaman cezalandırılır?
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat edilerek işlenmesi gerekir.
Aleniyet cezayı nasıl etkiler?
Hakaret alenen işlenirse ceza altıda bir oranında artırılır.
Kurula yönelik hakarette suç nasıl değerlendirilir?
Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakarette suç, üyelerin her birine karşı işlenmiş sayılır ve zincirleme suç hükümleri uygulanır.
Suç isnadı ispatlanırsa ceza verilir mi?
İsnat edilen ve suç oluşturan fiil ispatlanırsa kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen kişi hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet varsa isnat ispatlanmış sayılır.
İspat edilmiş fiil anlatılarak hakaret edilebilir mi?
Hayır. İspat edilmiş fiilden söz edilerek hakaret edilmesi hâlinde yine cezaya hükmedilir.
Haksız fiile tepki cezayı etkiler mi?
Hakaret haksız bir fiile tepki olarak işlenirse ceza üçte birine kadar indirilebilir veya ceza vermekten vazgeçilebilir. Bu sonuç zorunlu değildir.
Kasten yaralamaya tepkide ceza verilir mi?
Hakaret kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenirse kişiye ceza verilmez.
Karşılıklı hakarette ne yapılabilir?
Olayın mahiyetine göre taraflardan her ikisi veya biri hakkında ceza üçte birine kadar indirilebilir ya da ceza vermekten vazgeçilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

