Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma fiili, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bu suç nedeniyle yürütülen soruşturmada müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Bu sonuç, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 148. maddesinin dördüncü fıkrasında açıkça düzenlenmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme,
yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi
bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil
olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme
huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması
ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından
yapılabilir.
ALTINCI
KISIM
Savunma
BİRİNCİ
BÖLÜM
Müdafi
Seçimi, Görevlendirilmesi, Görev ve Yetkileri
Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi
Cezanın kapsamı ve kamu davasının ertelenmesi
TCK m.191/1, kullanmak amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ve kullanma fiillerini aynı ceza çerçevesi içinde değerlendirir. Cezanın alt sınırı iki yıl, üst sınırı beş yıl hapistir.
Bu suçtan başlatılan soruşturmada, CMK m.171'deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir. Ertelemenin sonuçları, maddenin devamında düzenlenen yükümlülük ve yasaklara bağlıdır.
Erteleme süresi içinde şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre, denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararıyla altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Gerek görülmesi hâlinde şüpheli tedaviye de tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi içinde şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek amacıyla yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
Erteleme süresi içinde TCK m.191/4'te belirtilen koşullar gerçekleşmezse, yani şüpheli yükümlülüklere aykırı davranmaz ve yasakları ihlal etmezse, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
TCK m.191/4 uyarınca erteleme süresi içinde kişinin yüklenen yükümlülüklere veya tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi ya da bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılır. Erteleme süresi içinde gerçekleşen bu tekrar fiilleri ise TCK m.191/5 uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
TCK m.191/6 uyarınca, dördüncü fıkra koşullarının gerçekleşmesi üzerine kamu davası açıldıktan sonra, aynı suçun tekrar işlendiği iddiasıyla yürütülen soruşturmalarda artık ikinci bir erteleme kararı verilemez. Bu kısıtlama yalnızca kamu davası açılmasından sonraki soruşturmalar için geçerlidir.
TCK m.191/1'deki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
İfade alınırken bildirilmesi gereken haklar
CMK m.147/1-c uyarınca şüpheliye ifade alınmadan önce müdafi seçme hakkının bulunduğu, müdafinin hukuki yardımından yararlanabileceği ve müdafinin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmayıp müdafi yardımından faydalanmak isterse kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine
ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından
yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği,
kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından
faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi
görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak
üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl
bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu
söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği
hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak
ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya
çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa
bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim
ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine
getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan
müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
İfade alma ve sorguda yasak usuller
CMK m.147/1-e uyarınca, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu da şüpheliye söylenir. Susma hakkı ile müdafi seçme hakkının bildirimi, aynı madde kapsamında yerine getirilmesi zorunlu işlemler arasında yer almaktadır.
İfade veya sorgu tutanağında, CMK m.147'deki işlemlerin yerine getirilip getirilmediği ve getirilmemişse nedenleri gösterilir. Tutanağın, ifade veren ya da sorguya çekilen kişi ile hazır bulunan müdafi tarafından okunup imzalandığı da tutanakta yer alır.
Beyanın özgür iradeye dayanması zorunluluğu
CMK m.148/1 uyarınca şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma ya da bazı araçlarla bedensel veya ruhsal müdahale yapılamaz. Müdafinin hazır bulunmaması, bu fıkrada sayılan yasaklı müdahale hâlleri arasında ayrıca belirtilmemiştir.
Yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsalar bile delil olarak değerlendirilemez. Hangi yöntemin yasak usul oluşturacağı her olayın koşullarına göre değerlendirilir; madde bu konuda ayrıntılı bir tanım içermemektedir.
Müdafisiz kolluk ifadesinin hükme etkisi
CMK m.148/4, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını öngörür. Hükmün sonucu bu doğrulama şartına bağlanmıştır; ifadenin mahkeme huzurunda doğrulanması hâlinde ise hükme esas alınabilmesi gündeme gelebilir.
Yüklenen suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir; bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder. CMK m.217, müdafisiz alınan kolluk ifadesini bu hüküm kapsamında kendiliğinden hukuka aykırı delil olarak saymamaktadır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 2014/24767 esas ve 2015/11737 karar sayılı kararında CMK m.148/4'ün müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifadenin hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamayacağını öngördüğünü belirtmiştir. Söz konusu kararda sanığın müdafisiz kolluk beyanını mahkeme huzurunda doğrulamaması karşısında yerel mahkemenin bu beyana itibar etmemesi isabetsiz görülmemiş ve beraat hükmü onanmıştır. Bu karar hırsızlık ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi dosyasına ilişkindir; uyuşturucu kullanma suçunu doğrudan konu almamaktadır.
Yargıtay 13. Ceza Dairesi, E. 2014/24767, K. 2015/11737Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suçtan zarar gören…'nin usulüne uygun olarak suçtan haberdar edilmediği, çağrıya rağmen gelmediği takdirde yokluğunda hüküm verilebileceği şerhini de içeren tebligat yapılmadığı, ayrıca ihbar yazısının adı geçen şirkete ulaştığı hususunda bir yazıya da rastlanmadığı, bu durumda suçtan zarar görenin katılma hakkı bulunduğu anlaşılmakla; CMK'nın 237/2. maddesi gereğince …'nin katılma talebinin kabulü ile Mahkemenin 17.01.2014 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde;
CMK'nın 148/4. maddesinin, "müdafii hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hakim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz" hükmünü içerdiği, olayımızda da sanıklardan …'nun müdafiisiz kolluk savunmasında toplam 10 ayrı olayı anlatırken 6. sırada da bu olaya değinerek suçu, diğer sanık … ile birlikte işlediklerini belirtmekle beraber, sonraki aşamalarda ve diğer sanıkların tüm aşamalarda suçlamayı red ve inkar ettikleri, yine sanık …'nun hakim veya mahkeme huzurunda da müdafiisiz kolluk beyanını doğrulamadığı anlaşılmakla; Mahkemece sanık …'nun müdafiisiz kolluk savunmasına itibar edilmemesinde bir isabetsizlik görülmemiş olup, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun ve takdire dayalı bulunan hükmün tebliğname gibi ONANMASINA, 24.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aynı olay hakkında yeniden ifade alma
CMK m.148/5 uyarınca şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması gerektiğinde bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir. Yeniden ifade alma yetkisi bu açıdan kolluğun genel işlemlerinden ayrılmıştır.
Arama için gereken makul şüphe
CMK m.116/1 uyarınca şüphelinin veya sanığın yakalanabileceği ya da suç delillerinin elde edilebileceği konusunda makul şüphe varsa üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 116Kaynağı aç
edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü,
eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.[26]
Diğer kişilerle ilgili arama
Soruşturma sonunda verilebilecek kararlar
CMK m.170/2'ye göre soruşturma sonunda toplanan deliller suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler. Yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâlinde ise CMK m.172/1 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği
hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame
düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin
kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve
tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu
oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen
suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer
verilmez.[64]
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar
değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda
öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin
istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili
tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
Kamu davasını açmada takdir yetkisi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 172Kaynağı aç
kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi
veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına
karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya
sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii
gösterilir.
(2) (Değişik: 2/1/2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/9
md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu
davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe
ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden
dolayı kamu davası açılamaz.
(3) (Ek: 11/4/2013-6459/19 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da
tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın
kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden
soruşturma açılır.[66]
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz[67][68]
TCK m.191/2, bu suçtan başlatılan soruşturmada genel erteleme şartları aranmaksızın beş yıllık zorunlu bir erteleme öngördüğünden, genel iddianame ve kovuşturmaya yer olmadığı hükümleriyle ilişkisi somut soruşturmada tek bir kesin uygulama sırasına bağlanamaz.
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi gerekir. Bunun yanı sıra CMK m.172/3 uyarınca, söz konusu kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi ya da bu karar aleyhine yapılan başvuruda dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.
Kullanmak için uyuşturucu bulundurmanın cezası nedir?
TCK m.191/1 uyarınca kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma fiili iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
Bu suçta kamu davası ne kadar süre ertelenir?
TCK m.191/2 uyarınca soruşturmada, CMK m.171'deki şartlar aranmaksızın beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Ertelemenin sonucu, maddede düzenlenen yükümlülük ve yasak şartlarına bağlıdır.
Erteleme süresi yükümlülüklere uygun geçerse ne olur?
TCK m.191/4'teki koşullar gerçekleşmezse, yani şüpheli erteleme süresi içinde yükümlülüklere aykırı davranmaz ve yasakları ihlal etmezse, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Erteleme süresinde denetimli serbestlik uygulanır mı?
Evet. TCK m.191/3 uyarınca erteleme süresi içinde şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre, altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir; gerek görülmesi hâlinde tedaviye de tabi tutulabilir.
Avukatsız alınan kolluk ifadesi hükme esas alınır mı?
CMK m.148/4 uyarınca müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. İfadenin mahkeme huzurunda doğrulanması hâlinde ise bu sınır geçerli olmayabilir.
Yasak usulle alınan ifade rızayla geçerli olur mu?
Hayır. CMK m.148/3 uyarınca yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza ile verilmiş olsalar bile delil olarak değerlendirilemez.
İfade sırasında susma ve avukat talep etme hakkı bildirilir mi?
Evet. CMK m.147/1-c ve m.147/1-e uyarınca şüpheliye müdafi seçme hakkının bulunduğu, müdafinin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği ve yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmayıp müdafi yardımından faydalanmak isterse baro tarafından müdafi görevlendirilir.
Aynı olayda yeniden ifadeyi kim alabilir?
CMK m.148/5 uyarınca aynı olay hakkında yeniden ifade alınması gerektiğinde bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yapılabilir.
Kovuşturmaya yer olmadığı kararından sonra tekrar dava açılabilir mi?
CMK m.172/2 uyarınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince karar verilmesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

