Türk Ceza Kanunu Madde 148 Kapsamında Yağma Suçu

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ceza Kanunu Madde 148 Kapsamında Yağma Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin birinci fıkrasına göre yağma, bir başkasını malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılmaktır. Bu mecburiyet, kişinin kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit edilmesi ya da cebir kullanılmasıyla kurulur. Fiilin cezası altı yıldan on yıla kadar hapistir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 148Kaynağı aç
Madde 148- (1) Bir başkasını, kendisinin veya
yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı
gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından
bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın
alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Cebir veya tehdit kullanılarak
mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var
olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir
senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet haline
getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya
imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi halinde de aynı ceza verilir.
(3) Mağdurun, herhangi bir vasıta
ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi de, yağma suçunda
cebir sayılır.
Nitelikli yağma

Tehdidin konusu ve cebrin sonucu

Birinci fıkrada tehdit, mağdurun kendisine veya yakınına yönelir. Bahsedilen saldırı hayat, vücut dokunulmazlığı veya cinsel dokunulmazlıkla ilgili olabilir. Malvarlığı bakımından ise büyük bir zarara uğratacağından bahsedilmesi aranır. Cebir, fıkradaki diğer yoldur. Her iki yolda da aranan sonuç, malın teslim edilmesi ya da mal alınırken buna karşı konulmamasıdır.

Senet, vesika ve imza

Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin ikinci fıkrası, cebir veya tehdidin belirli belgeler üzerinde kullanılması halinde de birinci fıkradaki cezanın uygulanacağını düzenler. Mağdur, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi vermeye ya da böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya mecbur edilebilir. İleride senet haline getirilebilecek bir kâğıdın imzalanması, var olan senedin imha edilmesi veya imhasına karşı konulmaması da aynı kapsamdadır. Var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan vesikanın verilmesine zorlanmasında da aynı ceza verilir.

İkinci fıkradaki senedin, imzalayan bakımından borç doğurucu olması gerekir. Bu borç yalnız para borcu değildir. Bir işi yapma veya yapmama, taşınmazı hibe etme, kiralanan binayı boşaltma ve mevcut borca kefil olma da borç doğurucu ilişki örnekleri arasında yer alır. Bazı hakların kullanılmaması vaadi de bu kapsamda anılır.

Bilmeyecek ve savunamayacak hale getirme

Türk Ceza Kanunu'nun 148. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, mağdurun herhangi bir vasıtayla kendini bilmeyecek ve savunamayacak hale getirilmesi yağma suçunda cebir sayılır. Fıkra belirli bir araç adı vermez. Bilmeme hali ile savunamayacak hale gelme birlikte aranır.

Cebir ve tehdidin elverişliliği

Yağma suçu cebir kullanılarak da işlenebilir. Ancak bu cebrin, neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama boyutuna ulaşmaması gerekir.

Elverişli olmayan cebir veya tehdit, sırf mağdurun normalden fazla ürkek olması nedeniyle malın teslimine veya alınmasına yol açmışsa yağmadan söz edilemez. Bu durumda fiilin hırsızlık olarak nitelendirilmesi gerekir. Değerlendirme, cebir veya tehdidin niteliği ile mağdurun normalden fazla ürkekliğinin birlikte ele alınmasına dayanır.

Malın alındığı an ve sonraki cebir

Mal, zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış sayılır. Bu ana kadar yapılan cebir veya tehdit, hırsızlığı yağmaya dönüştürür. Böylece mal üzerindeki tasarruf olanağı sona ermeden önceki zorlama ile alma fiilinin tamamlanmasından sonraki zorlama aynı aşamada değerlendirilmez.

Mal alındıktan, yani hırsızlık tamamlandıktan sonra malı geri almak isteyen kişiye karşı cebir veya tehdide başvurulması yağma oluşturmaz. Bu durumda tamamlanmış hırsızlık ile sonradan kullanılan cebir veya tehdit için gerçek içtima uygulanır.

Yağma suçunun cezası nedir?

Birinci fıkradaki yağma fiili altı yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Senet, vesika, imza ve imhaya ilişkin ikinci fıkradaki mecbur bırakmada da aynı ceza verilir.

Yağmadaki tehdit kime ve nelere yönelir?

Tehdit, mağdurun kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırıdan bahsedilmesine dayanabilir. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahsedilmesi de bu kapsamdadır. Sonuç, malın teslimi veya alınmasına karşı koymamadır.

Kişiyi bilincini ve savunmasını kaybettirmek cebir sayılır mı?

Mağdur herhangi bir vasıtayla hem kendini bilmeyecek hem savunamayacak hale getirilmişse bu durum yağmada cebir sayılır.

Hırsızlık bittikten sonra kullanılan cebir yağma olur mu?

Hayır. Mal alınıp hırsızlık tamamlandıktan sonra malı geri almak isteyen kişiye karşı kullanılan cebir veya tehdit yağma sayılmaz. Bu halde gerçek içtima uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu