Gözaltına Alındığınızda Haklarınız Nelerdir?

by Avukat Erdal Ersoy
Gözaltına Alındığınızda Haklarınız Nelerdir?

Ceza muhakemesinde gözaltına alma işlemi, kişinin hürriyetini kısıtlayan bir koruma tedbiridir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre gözaltına alma tedbiri, yalnızca soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına bağlı olarak uygulanabilir. Bu iki şart birlikte bulunmadıkça kişi gözaltına alınamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 91Kaynağı aç
Madde 91 – (1) Yukarıdaki maddeye göre yakalanan kişi, Cumhuriyet
Savcılığınca bırakılmazsa, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınmasına
karar verilebilir. (Değişik ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/8 md.) Gözaltı
süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu
süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez.(Ek cümle:
25/5/2005 – 5353/8 md.) Yakalama yerine
en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten
fazla olamaz.
(2) Gözaltına alma, bu tedbirin soruşturma yönünden zorunlu olmasına ve
kişinin bir suçu işlediği şüphesini gösteren somut delillerin varlığına
bağlıdır.[11]
(3) Toplu olarak işlenen suçlarda, delillerin toplanmasındaki güçlük veya
şüpheli sayısının çokluğu nedeniyle; Cumhuriyet savcısı gözaltı süresinin, her
defasında bir günü geçmemek üzere, üç gün süreyle uzatılmasına yazılı olarak
emir verebilir. Gözaltı süresinin uzatılması emri gözaltına alınana derhâl
tebliğ edilir.
(4) (Ek: 27/3/2015-6638/13 md.)[12]
Suçüstü hâlleriyle sınırlı olmak kaydıyla; kişi hakkında aşağıdaki
bentlerde belirtilen suçlarda mülki amirlerce belirlenecek kolluk amirleri
tarafından yirmi dört saate kadar, şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu
düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylar sırasında
ve toplu olarak işlenen suçlarda kırk sekiz saate kadar gözaltına alınma kararı
verilebilir. Gözaltına alma nedeninin ortadan kalkması hâlinde veya işlemlerin
tamamlanması üzerine derhâl ve her hâlde en geç yukarıda belirtilen sürelerin
sonunda Cumhuriyet savcısına, yapılan işlemler hakkında bilgi verilerek
talimatı doğrultusunda hareket edilir. Kişi serbest bırakılmazsa yukarıdaki
fıkralara göre işlem yapılır. Ancak kişi en geç kırk sekiz saat, toplu olarak
işlenen suçlarda dört gün içinde hâkim önüne çıkarılır. Bu fıkra kapsamında
kolluk tarafından gözaltına alınan kişiler hakkında da gözaltına ilişkin
hükümler uygulanır.
a) Toplumsal olaylar sırasında işlenen cebir ve şiddet içeren suçlar.
b) 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Kasten öldürme (madde 81, 82), taksirle öldürme (madde 85),
2. Kasten yaralama (madde 86, 87),
3. Cinsel saldırı (madde 102),
4. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
5. Hırsızlık (madde 141, 142),
6. Yağma (madde 148, 149),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma (madde 195),
9. Fuhuş (madde 227),
10. Kötü muamele (madde 232),
c) 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununda yer alan
suçlar.
d) 6/10/1983 tarihli ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri
Kanununun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen suçlar.
e) 10/6/1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununa dayanılarak ilan
edilen sokağa çıkma yasağını ihlal etme.
f) 21/3/2007 tarihli ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3
üncü maddesinde belirtilen suçlar.
(5) Yakalama işlemine, gözaltına alma ve gözaltı süresinin uzatılmasına
ilişkin Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı, yakalanan kişi, müdafii veya
kanunî temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derecede kan hısımı, hemen
serbest bırakılmayı sağlamak için sulh ceza hâkimine başvurabilir. Sulh ceza
hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet yirmidört saat
dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın veya gözaltına alma veya gözaltı
süresini uzatmanın yerinde olduğu kanısına varılırsa başvuru reddedilir ya da
yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır
bulundurulmasına karar verilir.
(6) Gözaltı süresinin dolması veya
sulh ceza hâkiminin kararı üzerine serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya
neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet
savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz.
(7) Gözaltına alınan kişi bırakılmazsa, en geç bu süreler sonunda sulh
ceza hâkimi önüne çıkarılıp sorguya çekilir. Sorguda müdafii de hazır bulunur.
Gözaltı işlemlerinin denetimi

Gözaltı Süreleri ve Sürenin Uzatılması

Bireysel suçlarda gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için gereken zorunlu süre hariç olmak üzere yakalama anından itibaren 24 saati geçemez. Kanunun 91'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için öngörülen bu zorunlu yol süresi ise 12 saatten fazla olamaz.

Birden fazla kişinin iştirak ettiği toplu suçlarda delil toplama sürecinin güçlüğü veya şüpheli sayısının fazlalığı söz konusu olduğunda kanun farklı bir süre rejimi öngörmüştür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91'inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre Cumhuriyet savcısı, her defasında bir günü aşmayacak biçimde gözaltı süresinin toplamda üç güne kadar uzatılmasına yazılı emir verebilir. Düzenlenen bu uzatma kararı vakit kaybetmeksizin gözaltındaki kişiye bildirilir.

Kanunda katalog olarak belirlenen suç tiplerinde suçüstü durumlarıyla sınırlı kalmak koşuluyla, mülki amirce görevlendirilen kolluk amirlerince 24 saate kadar gözaltı tedbiri kararı verilebilir. Kamu düzenini ağır biçimde sarsabilecek yaygın şiddet olaylarında ve toplu suçlarda ise bu yetki 48 saate kadar genişletilebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91'inci maddesinin dördüncü fıkrasına göre bu kapsamda tutulan kişilerin münferit suçlarda en geç 48 saat, toplu suçlarda ise dört gün içinde yetkili hâkim huzuruna çıkarılması şarttır.

Yakınlara ve Konsolosluğa Haber Verilmesi

Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 95'inci maddesinin birinci fıkrası gereğince Cumhuriyet savcısının emriyle durum bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. Ayrıca kanunun 147'nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, 95'inci madde hükmü saklı kalmak üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl bildirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
Madde 147 – (1) Şüphelinin veya sanığın ifadesinin alınmasında
veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine
ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından
yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği,
kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından
faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi
görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak
üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl
bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu
söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği
hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak
ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya
çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa
bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim
ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine
getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan
müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
İfade alma ve sorguda yasak usuller
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 95Kaynağı aç
Madde 95 – (1) Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına
alındığında veya gözaltı süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle
bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir.
(2) Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı
çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.
Yakalamanın ilgililere bildirilmesi

Yakalanan veya gözaltına alınan kişi yabancı uyruklu ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 95'inci maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Bu hükme göre yabancı kişinin yazılı olarak karşı çıkmaması hâlinde durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir.

Müdafi Yardımı ve Avukatla Görüşme Hakkı

Soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin her basamağında şüpheli ya da sanık, bir veya birden fazla avukatın hukuki desteğinden faydalanma hakkına sahiptir; kanuni temsilcisi bulunuyorsa kendisi de şüpheliye avukat seçebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 149'uncu maddesi gereğince soruşturma evresindeki ifade işleminde aynı anda en çok üç avukat hazır bulunabilir. Müdafiin şüpheliyle temas kurması, ifade veya sorgu süresince yanında yer alması ve hukuki destek sağlaması hiçbir evrede engellenemez ya da sınırlandırılamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 149Kaynağı aç
Madde 149 – (1) Şüpheli veya sanık, soruşturma ve kovuşturmanın
her aşamasında bir veya birden fazla müdafiin yardımından yararlanabilir;
kanunî temsilcisi varsa, o da şüpheliye veya sanığa müdafi seçebilir.
(2) Soruşturma evresinde, ifade almada
en çok üç avukat hazır bulunabilir. (Ek cümle: 3/10/2016-KHK-676/1 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7070/1 md.) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen
suçlar bakımından yürütülen kovuşturmalarda, duruşmada en çok üç avukat hazır
bulunabilir.
(3) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli
veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî
yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
Müdafiin görevlendirilmesi

İfade alma veya sorgu öncesinde kişiye müdafi seçme hakkının bulunduğu, onun hukukî yardımından yararlanabileceği ve müdafiin ifade veya sorguda hazır bulunabileceği bildirilir. Şüphelinin müdafi seçecek durumda olmaması ve bir müdafi yardımından faydalanmak istemesi hâlinde, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147'nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 154'üncü maddesinin birinci fıkrasına göre şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın müdafii ile her vakit ve üçüncü kişilerin duyamayacağı bir ortamda görüşme hakkına sahiptir. Bu kişilerin müdafileriyle gerçekleştirdikleri yazışmalar denetime tabi tutulamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 154Kaynağı aç
Madde 154 – (1) Şüpheli veya sanık, vekâletname aranmaksızın
müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda
görüşebilir. Bu kişilerin müdafii ile yazışmaları denetime tâbi tutulamaz.
(2) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/3 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7070/3 md.) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü
Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar ve
Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ile örgüt faaliyeti çerçevesinde
işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçları bakımından
gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi
üzerine, hâkim kararıyla yirmidört saat süreyle kısıtlanabilir; bu zaman
zarfında ifade alınamaz.
Kanunî temsilci veya eşin duruşmada hazır bulunması

Müdafi ile görüşme hakkı kural olarak sınırlandırılamaz; ancak Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde tanımlanan suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ve uyarıcı madde imâl ve ticareti suçları bakımından istisnai bir kısıtlama öngörülmüştür. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 154/2 gereğince bu suçlarda gözaltındaki şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim kararıyla 24 saat süreyle kısıtlanabilir; bu zaman zarfında şüphelinin ifadesi alınamaz.

Sağlık Durumunun Tespiti ve Muayene

Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği uyarınca yakalanan kişinin gözaltına alınacak olması veya zor kullanılarak yakalanması hâllerinde hekim kontrolünden geçirilerek yakalanma anındaki sağlık durumu tespit edilir. Bununla birlikte şüphelinin tutulduğu yerin değiştirilmesi, gözaltı süresinin uzatılması, serbest bırakılması veya adli mercilere sevk edilmesi öncesinde de hekim raporu alınarak sağlık durumu tespit edilir.

İfade ve Sorguda Haklar ile Usul Kuralları

İfade alma veya sorgu işleminde öncelikle şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 147'nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca şüpheli veya sanık kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür. Kimlik tespitinin ardından kişiye isnat edilen suç açıkça anlatılır.

Kanunun 147'nci maddesi uyarınca şüpheliye, yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî bir hak olduğu, yani susma hakkı bildirilir. Ayrıca kendisine isnat edilen fiilden ve şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır; aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırma ve lehine olan hususları ileri sürme olanağı sağlanır.

İfade Alma Yasakları ve Delil Değeri

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 148'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ifade ve sorguda kişinin beyanlarının serbest iradesine dayanması esastır. İfade veren kişiye yönelik bedensel ya da psikolojik müdahaleler; işkence, kötü muamele, yorma, aldatma, ilaç verme, cebir, tehdit veya bazı araçların kullanılması kesin biçimde yasaklanmıştır. Benzer şekilde kanuna aykırı bir yarar vaadinde bulunulması da hukuken geçersizdir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
Madde 148 – (1) Şüphelinin ve sanığın beyanı özgür iradesine
dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme,
yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi
bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil
olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme
huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması
ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından
yapılabilir.
ALTINCI
KISIM
Savunma
BİRİNCİ
BÖLÜM
Müdafi
Seçimi, Görevlendirilmesi, Görev ve Yetkileri
Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi

Hukuka aykırı yasak usullerle elde edilen ifadeler, şüpheli veya sanık rıza göstermiş olsa dahi ceza muhakemesinde delil vasfı taşımaz. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 148'inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz. Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı ortaya çıktığında ise bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülebilir.

Yakalama ve Gözaltına Karşı Başvuru Yolu

Yakalama işlemine, gözaltına alma kararına ve sürenin uzatılmasına yönelik Cumhuriyet savcısının yazılı emrine karşı sulh ceza hâkimine başvurulabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 91'inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derece kan hısımları serbest bırakılmayı sağlamak amacıyla bu yola müracaat edebilir.

Sulh ceza hâkimi incelemeyi evrak üzerinde yaparak derhâl ve nihayet 24 saat dolmadan başvuruyu sonuçlandırır. Yakalamanın, gözaltına almanın veya süreyi uzatmanın yerinde olduğu kanaatine varılırsa başvuru reddedilir; aksi hâlde yakalananın derhâl soruşturma evrakı ile Cumhuriyet Savcılığında hazır bulundurulmasına karar verilir.

Süre Bitiminde Sorgu ve Tekrar Yakalama Yasağı

Gözaltına alınan kişi serbest bırakılmazsa, kanunda gösterilen gözaltı sürelerinin sonunda sulh ceza hâkimi önüne çıkarılarak sorgulanır. Ceza Muhakemesi Kanunu m. 91/7 gereğince bu sorguda müdafiin de hazır bulunması kanuni zorunluluktur.

Gözaltı süresinin dolması ya da sulh ceza hâkiminin kararı üzerine salıverilen kişi hakkında, yakalamaya yol açan fiille ilgili yeni ve yeterli delil ortaya çıkmadıkça ve Cumhuriyet savcısının bu yönde kararı bulunmadıkça aynı gerekçeyle yeniden yakalama uygulanamaz.

Gözaltı Sonrası Tazminat Bildirimi

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141'inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, maddenin birinci fıkrasının kovuşturmaya yer olmadığına veya beraate ilişkin (e) bendi, mahkûm olup gözaltı veya tutukluluk süresi hükümlülük süresini aşan ya da yalnızca adli para cezasına mahkûm edilenlere ilişkin (f) bendi ve adli kontrol uygulandıktan sonra kovuşturmaya yer olmadığına veya beraate karar verilenlere ilişkin (l) bendinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirir ve bu husus verilen karara geçirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Madde 141 – (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya
tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından
yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii
huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında
kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük
sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece
para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar
kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle
açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde
elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya
diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya
tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından
yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya
uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak
amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve
bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları
veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus
verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller
dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız
fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet
savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat
davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan
hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Tazminat isteminin koşulları
Bireysel suçlarda gözaltı süresi en fazla ne kadardır?

Bireysel suçlarda gözaltı süresi yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu yol süresi hariç yakalama anından itibaren en fazla 24 saattir; zorunlu yol süresi ise 12 saati geçemez.

Gözaltına alınan kişi avukatıyla ne şekilde görüşebilir?

Kişi vekâletname aranmaksızın müdafii ile her zaman ve konuşulanları başkalarının duyamayacağı bir ortamda görüşebilir; aralarındaki yazışmalar denetime tabi tutulamaz.

Gözaltındaki kişinin avukatıyla görüşmesi sınırlandırılabilir mi?

Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitap Dördüncü Kısım Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerindeki suçlar, Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti isnatlarında savcının istemi ve hâkim kararıyla görüşme 24 saat süreyle kısıtlanabilir; bu sürede ifade alınamaz.

Gözaltı kararına ve süre uzatımına karşı nereye başvurulur?

Cumhuriyet savcısının gözaltı veya uzatma emrine karşı yakalanan kişi, müdafii, kanuni temsilcisi, eşi ya da birinci veya ikinci derece kan hısımları serbest bırakılma talebiyle sulh ceza hâkimine başvurabilir; hâkim en geç 24 saatte karar verir.

Avukatsız alınan polis ifadesi hükme dayanak yapılabilir mi?

Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından bizzat doğrulanıp onaylanmadığı müddetçe hükme esas alınamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu