Üst ve Eşya Aramasında Özel Hayat ve Kişisel Veri

by Avukat Erdal Ersoy
Üst ve Eşya Aramasında Özel Hayat ve Kişisel Veri

Bir kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası, Anayasa'nın 20. maddesindeki özel hayat güvencesi altındadır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde bile, maddede gösterilen sebeplere bağlı olarak kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri olmadıkça bunlar aranamaz ve bunlara el konulamaz. Ceza muhakemesinde üst ve eşya araması ayrıca makul şüpheye, el koyma ise kendi karar ve süre düzenine bağlıdır. Kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir.

2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 20Kaynağı aç
Madde 20 – Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. (Mülga üçüncü cümle: 3/10/2001-4709/5 md.) (Değişik fıkra: 3/10/2001-4709/5 md.) Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/2 md.) Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak; kişinin kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. Kişisel veriler, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Kişisel verilerin korunmasına ilişkin esas ve usuller kanunla düzenlenir. B. Konut dokunulmazlığı
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 116Kaynağı aç
Madde 116 – (1) Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir.[26] Diğer kişilerle ilgili arama

Özel hayat ve kişisel verinin anayasal çerçevesi

Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteyebilir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Üst, özel kâğıt ve eşya üzerindeki arama ile el koyma yasağının yazılı emre dayanan istisnası da aynı maddede, belirtilen sebepler ve gecikmesinde sakınca şartına bağlanmıştır.

Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar. Bu süre içinde açıklama yapılmazsa el koyma kendiliğinden kalkar.

Herkes, kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Hak; bilgilendirilmeyi, verilere erişmeyi, düzeltilmesini veya silinmesini istemeyi ve verilerin amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar. İşleme ancak kanunda öngörülen hâlde veya açık rızayla mümkündür. Korumanın esas ve usulleri kanunla düzenlenir.

Üst ve eşya aramasının şartı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 116. maddesi, yakalanma veya suç delillerinin elde edilmesi konusunda makul şüphe varsa şüphelinin veya sanığın üstünün, eşyasının, konutunun, işyerinin ya da ona ait diğer yerlerin aranabilmesini öngörür. Düzenleme yetki tanır; aramayı zorunlu kılmaz.

Arama kural olarak hâkim kararı üzerine yapılır. Gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısının, savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emriyle kolluk görevlileri arama yapabilir. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda ise hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunması hâlinde Cumhuriyet savcısının yazılı emri gerekir. Kolluk amirinin yazılı emri bu yerler için yeterli değildir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 119Kaynağı aç
Madde 119 – (1) (Değişik : 25/5/2005 – 5353/15 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. (2) Arama karar veya emrinde; a) Aramanın nedenini oluşturan fiil, b) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, c) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, Açıkça gösterilir. (3) Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır. (Mülga ikinci cümle: 25/5/2005 – 5353/15 md.) (4) Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. (5) (Değişik: 25/7/2018-7145/14 md.) Askerî mahallerde yapılacak arama, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından arama yapılabilir. Aramada hazır bulunabilecekler

Arama kararında veya emrinde, aramaya neden olan fiil, aranacak kişi, konutun veya diğer yerin adresi ya da eşya ve karar veya emrin geçerli olacağı süre açıkça gösterilir. Kolluk amirinin yazılı emriyle yapılan aramanın sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhâl bildirilir.

Cumhuriyet savcısı hazır bulunmadan konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapılacaksa, o yerin ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur.

El koyma ve sonraki denetim

El koyma hâkim kararı üzerine yapılabilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri, savcıya ulaşılamazsa kolluk amirinin yazılı emri de kolluk görevlilerine elkoyma işlemini gerçekleştirme imkânı verir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Madde 127 – (1) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, elkoyma işlemini gerçekleştirebilir. (2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, elkoyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. (3) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/16 md.) Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma işlemi, yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını elkoymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde elkoyma kendiliğinden kalkar. (4) Zilyedliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine elkonulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. (5) Elkoyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. (6) (Değişik: 25/7/2018-7145/15 md.) Askerî mahallerde yapılacak elkoyma işlemi, Cumhuriyet savcısının nezaretinde askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından yerine getirilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle de askerî makamların katılımıyla adlî kolluk görevlileri tarafından elkoyma işlemi yapılabilir. Taşınmazlara, hak ve alacaklara elkoyma

Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar. Anayasa'nın 20. maddesi de yetkili merciin kararına dayanan el koyma için aynı iki süreyi ve aynı sonucu düzenler.

Zilyetliğindeki eşyaya veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan kişi, hâkimden her zaman bu konuda karar verilmesini isteyebilir. Elkoyma, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir.

Bilgisayar, program ve kütüklerde inceleme

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bir suç soruşturmasında şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine ilişkindir. Somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunmalı ve başka surette delil elde etme imkânı olmamalıdır. Bu şartlarla hâkim veya gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısı; aramaya, kayıtlardan kopya çıkarılmasına ve kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verebilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına, bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir. (2) Bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir. Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. (3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında, sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır. (4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır. (5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer tarafından imza altına alınır. BEŞİNCİ BÖLÜM Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Savcının bu yöndeki kararı, yirmi dört saat dolmadan hâkimin onayına götürülür. Hâkimin de en geç aynı süre içinde karar vermesi gerekir. Süre biterse veya hâkim karara karşı çıkarsa, çıkarılmış kopyalar ile metne çevrilen kayıtlar gecikmeden imha edilir. Bu yirmi dört saatlik düzen, genel elkoyma için öngörülen kırk sekiz saatlik açıklama süresiyle aynı değildir.

Şifre çözülemediği, gizlenmiş bilgilere ulaşılamadığı veya işlemin uzun süreceği hâllerde, çözümün yapılması ve gerekli kopyaların alınması için bilgisayar, programlar ve kütüklere elkonulabilir. Şifre çözülüp gerekli kopyalar alındığında cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir. Elkoymadan da sistemdeki verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan veriler kâğıda yazdırılır, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililerce imzalanır.

Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeği alınır. Alınan yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir; bu husus tutanağa geçirilir ve imzalanır.

Hukuka aykırı arama ve veri işlemlerinin cezası

Türk Ceza Kanunu'nun 120. maddesine göre, hukuka aykırı biçimde bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisi üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 120Kaynağı aç
Madde 120- (1) Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Dilekçe hakkının kullanılmasının engellenmesi

Özel hayatın gizliliğini ihlal eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır. İhlal görüntü veya ses kaydıyla gerçekleşirse ceza bir kat artırılır. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı ifşa eden kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir. Bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanmasında da aynı ceza uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek ceza bir kat artırılır.[59] (2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Kişisel verilerin kaydedilmesi

Hukuka aykırı olarak kişisel veri kaydeden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır. Veri siyasi, felsefi veya dini görüşe, ırki kökene, hukuka aykırı olarak ahlaki eğilime, cinsel yaşama, sağlık durumuna ya da sendikal bağlantıya ilişkinse ceza yarı oranında artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135- (1) Hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydeden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.[60] (2) Kişisel verinin, kişilerin siyasi, felsefi veya dini görüşlerine, ırki kökenlerine; hukuka aykırı olarak ahlaki eğilimlerine, cinsel yaşamlarına, sağlık durumlarına veya sendikal bağlantılarına ilişkin olması durumunda birinci fıkra uyarınca verilecek ceza yarı oranında artırılır.[61] Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. İhlal içeriklerin kaydıyla olursa ceza bir kat artırılır. İçerikleri hukuka aykırı ifşa eden kişiye iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Kendisiyle yapılan haberleşmenin içeriğini karşı tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası alır. Bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanmasında da aynı ceza uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 132Kaynağı aç
Madde 132- (1) Kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu gizlilik ihlali haberleşme içeriklerinin kaydı suretiyle gerçekleşirse, verilecek ceza bir kat artırılır. (2) Kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Kendisiyle yapılan haberleşmelerin içeriğini diğer tarafın rızası olmaksızın hukuka aykırı olarak alenen ifşa eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 2/7/2012-6352/79 md.) İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. (4) (Mülga: 2/7/2012-6352/79 md.) Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması[58]

Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı davranarak kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına yol açan ya da kişilere haksız menfaat sağlayan kamu görevlisi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası alır. Aynı sonuçlar görevin ihmal veya gecikmeyle yapılmasıyla doğmuş ve fiil ayrıca suç olarak tanımlanmamışsa ceza üç aydan bir yıla kadardır. Fiil başka bir suç tanımına giriyorsa bu hüküm uygulanmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) Göreve ilişkin sırrın açıklanması

Suç soruşturmasında kişisel veri hükümlerinin sınırı

Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun 28. maddesinin ikinci fıkrasına göre, Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygun ve orantılı olmak kaydıyla, veri işlemenin suçun önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olması hâlinde bazı yükümlülükler uygulanmaz. Bunlar aydınlatma yükümlülüğü, zararın giderilmesini talep hakkı hariç ilgili kişinin hakları ve Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğüdür. Muafiyet Kanunun tamamına ilişkin değildir; zararın giderilmesini talep hakkı saklıdır.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 28Kaynağı aç
MADDE 28- (1) Bu Kanun hükümleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz: a) Kişisel verilerin, üçüncü kişilere verilmemek ve veri güvenliğine ilişkin yükümlülüklere uyulmak kaydıyla gerçek kişiler tarafından tamamen kendisiyle veya aynı konutta yaşayan aile fertleriyle ilgili faaliyetler kapsamında işlenmesi. b) Kişisel verilerin resmi istatistik ile anonim hâle getirilmek suretiyle araştırma, planlama ve istatistik gibi amaçlarla işlenmesi. c) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini, ekonomik güvenliği, özel hayatın gizliliğini veya kişilik haklarını ihlal etmemek ya da suç teşkil etmemek kaydıyla, sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla ya da ifade özgürlüğü kapsamında işlenmesi. ç) Kişisel verilerin millî savunmayı, millî güvenliği, kamu güvenliğini, kamu düzenini veya ekonomik güvenliği sağlamaya yönelik olarak kanunla görev ve yetki verilmiş kamu kurum ve kuruluşları tarafından yürütülen önleyici, koruyucu ve istihbari faaliyetler kapsamında işlenmesi. d) Kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları veya infaz mercileri tarafından işlenmesi. (2) Bu Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygun ve orantılı olmak kaydıyla veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğünü düzenleyen 10 uncu, zararın giderilmesini talep etme hakkı hariç, ilgili kişinin haklarını düzenleyen 11 inci ve Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünü düzenleyen 16 ncı maddeleri aşağıdaki hâllerde uygulanmaz: a) Kişisel veri işlemenin suç işlenmesinin önlenmesi veya suç soruşturması için gerekli olması. b) İlgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesi. c) Kişisel veri işlemenin kanunun verdiği yetkiye dayanılarak görevli ve yetkili kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca, denetleme veya düzenleme görevlerinin yürütülmesi ile disiplin soruşturma veya kovuşturması için gerekli olması. ç) Kişisel veri işlemenin bütçe, vergi ve mali konulara ilişkin olarak Devletin ekonomik ve mali çıkarlarının korunması için gerekli olması. Kurumun bütçesi ve gelirleri

Aynı maddenin birinci fıkrası, kişisel verilerin soruşturma, kovuşturma, yargılama veya infaz işlemlerine ilişkin olarak yargı makamları ya da infaz mercileri tarafından işlenmesinde Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını düzenler. Bu bent, ikinci fıkradaki sınırlı muafiyetten farklıdır.

Hâkim ve savcı işlemlerinde dava yönü

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 141. maddesinin üçüncü fıkrası, birinci fıkrada sayılan durumlar dışında kalan hâkim ve Cumhuriyet savcısı işlemlerini düzenler. Soruşturma veya kovuşturma sırasında bu kişilerin kararı ya da işlemi nedeniyle, kişisel kusur ve haksız fiil iddiaları dâhil, tazminat davası ancak Devlete karşı açılabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
Madde 141 – (1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen, e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan, g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan, h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan,50 l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler. (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.50 (3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir. (4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder. Tazminat isteminin koşulları

Devlet, ödediği tazminat nedeniyle, görevinin gereklerine aykırı hareket ederek görevini kötüye kullanan hâkimlere ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder. Rücu, metindeki bu görevi kötüye kullanma niteliğine bağlıdır.

Sık sorulan sorular

Üst ve eşya hangi şüpheyle aranabilir?

Yakalanma veya suç delillerinin elde edilmesi bakımından makul şüphe varsa şüphelinin veya sanığın üstü ve eşyası aranabilir. Hüküm aramayı zorunlu kılmaz.

Arama için kim karar verir?

Arama kural olarak hâkim kararıyla yapılır. Gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısının, ona ulaşılamazsa kolluk amirinin yazılı emri kullanılabilir. Konut, işyeri ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda kolluk amirinin yazılı emri yeterli değildir.

Hâkim kararı olmadan el koyma ne zaman kalkar?

Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.

Bilgisayar kayıtları hangi şartla incelenebilir?

Suç soruşturmasında somut delile dayalı kuvvetli şüphe bulunmalı ve başka surette delil elde etme imkânı olmamalıdır. Bu şartla hâkim veya gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısı, şüphelinin kullandığı bilgisayar, program ve kütükler hakkında karar verebilir.

Savcının bilgisayar kararı onaylanmazsa ne olur?

Karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar verir. Süre dolarsa veya hâkim aksine karar verirse çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.

El konulan cihazdaki verilerin yedeği alınır mı?

Bilgisayar veya kütüklere elkoyma sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeği yapılır. Bu yedekten çıkarılan bir kopya şüpheliye veya vekiline verilir ve işlem tutanağa geçirilerek imzalanır.

Kişisel veri rıza olmadan işlenebilir mi?

Kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hâllerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilir. Suçun önlenmesi veya soruşturması için gerekli işlemde de Kanunun amacına ve temel ilkelerine uygunluk ile orantılılık şartı aranır.

Hukuka aykırı üst veya eşya aramasının cezası nedir?

Bir kimsenin üstünü veya eşyasını hukuka aykırı arayan kamu görevlisinin hapis cezası üç aydan başlayıp bir yıla kadar çıkar. Bu arama kanunda ayrıca suç olarak düzenlendiğinden, 257. maddedeki görevi kötüye kullanma hükmü uygulanmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu