Ürün Güvenliği, Güvensiz Ürünler ve Tüketici Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Ürün Güvenliği, Güvensiz Ürünler ve Tüketici Hakları

Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemelere Uygunluk Esasları

Piyasaya sunulan her ürünün güvenli olması temel bir yasal zorunluluktur. 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu m. 4/1 uyarınca, tabi olduğu teknik düzenlemeye uygun üretilmemiş malların piyasaya sürülmesi, piyasada tutulması veya hizmete sunulması, tespit edilen aykırılıklar tamamen giderilinceye kadar yasaklanmıştır. İlgili kural yalnızca sıfır ürünleri kapsamaz; kullanılmış olmasına rağmen üzerinde değişiklik yapılarak yeniden piyasaya çıkarılan ya da çıkarılması hedeflenen ürünler ile Avrupa Birliği üyesi olmayan ülkelerden ithal edilen eski ve kullanılmış ürünler de teknik düzenlemelere uygun olmak zorundadır.

7223 sayılı ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE TEKNİK DÜZENLEMELER KANUNU m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) Ürünün güvenli olması zorunludur. (2) Teknik düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlerine uygun ürün, aksi ispatlanana kadar güvenli kabul edilir. (3) Teknik düzenlemenin bulunmadığı veya insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler içermediği durumlarda, bir ürünün güvenli olup olmadığının değerlendirilmesi genel ürün güvenliği mevzuatına göre yapılır. Ürün sorumluluğu tazminatı

Güvenlik Karinesi ve Teknik Düzenleme Bulunmayan Haller

7223 sayılı Kanun m. 5/1-2 uyarınca, bir ürünün teknik düzenlemesinde yer alan insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümlere uygunluğu, aksi kanıtlanıncaya kadar o ürünün güvenli sayılmasını sağlar. Bu durum yasal bir karine teşkil eder ve aksinin ispatlanması mümkündür. İlgili ürüne dair bağlayıcı bir teknik düzenleme bulunmadığında veya mevcut düzenleme insan sağlığı ve güvenliğini koruyan özel hükümler içermediğinde, ürünün güvenli olup olmadığı genel ürün güvenliği mevzuatına göre belirlenir.

Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliği m. 5/4 kapsamında; Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyinin 1/95 sayılı Kararı hükümleri saklı kalmak ve Düzenlenmemiş Alanda Karşılıklı Tanıma Yönetmeliği çerçevesinde bulunmak şartıyla, ülkemizdekinden farklı standart veya teknik düzenlemelere göre imal edilmiş olsa dahi Avrupa Birliği üyesi bir ülkede yasal olarak üretilen veya serbest dolaşıma giren ürünler güvenli kabul edilir. Ayrıca ürün hakkında teknik düzenlemenin yer almadığı, düzenlemenin insan sağlığı ve güvenliğine ya da belirli risk kategorilerine ilişkin hüküm taşımadığı hallerde, referans numaraları Avrupa Birliği Resmî Gazetesi'nde yayımlanan Avrupa standartlarına tekabül eden ulusal standartlara uygun ürünler de Yönetmelik m. 5/5 gereğince güvenli sayılır.

38396 sayılı GENEL ÜRÜN GÜVENLİĞİ YÖNETMELİĞİ m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) Ürünün güvenli olması zorunludur. (2) Kanunun 4 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına uygun olarak hazırlanan teknik düzenlemelerin insan sağlığı ve güvenliği ile ilgili hükümlerine uygun ürün, aksi ispatlanana kadar güvenli kabul edilir. (3) Daha yüksek bir güvenlik seviyesinin olabilirliği veya piyasada daha düşük riskli ürünlerin varlığı, bir ürünün tehlikeli ürün olduğu anlamına gelmez. (4) Türkiye-Avrupa Birliği Ortaklık Konseyinin 1/95 sayılı Kararı hükümleri saklı kalmak ve 2/5/2012 tarihli ve 2012/3169 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Düzenlenmemiş Alanda Karşılıklı Tanıma Yönetmeliği kapsamında olmak kaydıyla, Türkiye’de uygulananlardan farklı teknik düzenleme, standart veya kalite kurallarına göre üretilmiş olsa dahi, Avrupa Birliği üyesi bir ülkede yasal olarak üretilmiş veya serbest dolaşıma girmiş bir ürünün güvenli olduğu kabul edilir. (5) Ürüne ilişkin bir teknik düzenlemenin bulunmadığı veya insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler içermediği veya belirli risklere yahut risk kategorilerine ilişkin hükümler içermediği durumlarda, referans numaraları Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde yayımlanan ürünün güvenliğine ilişkin Avrupa standartlarına karşılık gelen ulusal standartlara uygun ürün güvenli kabul edilir. (6) Ürüne ilişkin bir teknik düzenlemenin bulunmadığı veya insan sağlığı ve güvenliğine ilişkin hükümler içermediği ya da belirli risklere yahut risk kategorilerine ilişkin hükümler içermediği ve beşinci fıkrada atıfta bulunulan standartların olmadığı durumlarda, bir ürünün genel ürün güvenliği gereklerine uygunluğu, mevcut olması halinde aşağıda yer alan hususlar göz önüne alınarak değerlendirilir: a) Beşinci fıkrada atıfta bulunulan standartlar haricindeki Avrupa standartlarına karşılık gelen ulusal standartlar. b) Ulusal ve uluslararası standartlar. c) Yetkili kuruluşların veya Avrupa Komisyonunun ürün güvenliği değerlendirmesinde rehber niteliğindeki görüşleri. ç) İlgili sektörde yürürlükte olan ürün güvenliğine ilişkin iyi uygulama kodları. d) Teknik bilgi ve teknoloji düzeyi. e) Tüketicinin güvenliğe ilişkin makul beklentileri. (7) Ürünün beşinci ve altıncı fıkralarda belirtilen değerlendirme kriterlerine uygunluğu, bu uygunluğa rağmen yetkili kuruluş tarafından ürünün tehlikeli ürün olduğuna dair yeterli gerekçe bulunduğuna kanaat getirildiği durumlarda, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinde öngörülen ürünün piyasaya arzının durdurulması, piyasada bulundurulmasının önlenmesi, piyasadan çekilmesi veya geri çağırılması önlemlerin alınmasını ve yaptırımların uygulanmasını engellemez. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Üretici ve Dağıtıcıların Yükümlülükleri ile Yetkili Kuruluşların Yetki ve Sorumlulukları Üreticilerin yükümlülükleri

Söz konusu standartların da bulunmadığı ihtimallerde ürünün genel güvenlik gereklerine uygunluğu; mevcut olmaları halinde diğer ulusal veya uluslararası standartlar, yetkili kuruluşların ya da Avrupa Komisyonunun rehber niteliğindeki görüşleri, sektördeki iyi uygulama kodları, teknik bilgi ve teknoloji düzeyi ile tüketicinin güvenliğe yönelik makul beklentileri dikkate alınarak değerlendirilir.

Güvensiz Ürünlere Yönelik İdari Tedbirler ve Müeyyideler

İlgili teknik düzenlemeye uygunluğu belgelenmiş olsa dahi, bir ürünün güvenli olmadığına dair kesin belirtilerin bulunması halinde ürünün piyasaya arzı denetim yapılıncaya kadar yetkili kuruluşça geçici olarak durdurulabilir. Yapılan kontrol sonucunda ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde ise masrafları üretici tarafından karşılanmak üzere ürünün piyasaya arzının yasaklanması, piyasadaki ürünlerin toplanması, güvenli hale getirilmesinin imkânsız olduğu durumlarda kısmen veya tamamen bertaraf edilmesi ve risklere ilişkin bilgilerin etkili şekilde duyurulması yönünde tedbirler uygulanabilir.

Genel Ürün Güvenliği Yönetmeliği m. 5/7 uyarınca, bir ürünün mevzuatta öngörülen ikincil standart ve değerlendirme kriterlerine uygun bulunması, yetkili kuruluşun ürünü tehlikeli ürün olarak değerlendirmesini engellemez. Yetkili kuruluş, ürünün tehlikeli olduğuna dair yeterli gerekçenin mevcudiyetine kanaat getirdiği durumlarda; ürünün piyasaya arzının durdurulması, piyasada bulundurulmasının önlenmesi, toplanarak piyasadan çekilmesi veya geri çağrılması tedbirlerini almaya ve yaptırım uygulamaya yetkilidir.

Yiyecek Taklidi Ürünlerde Güvenlik Tehlikesi

Gıda maddesi olmamalarına karşın dış görünüşleri, renkleri, şekilleri, ambalajları, boyutları veya etiketleri sebebiyle gıda zannedilebilen mallar yiyecek taklidi ürün niteliğindedir. Bu eşyalar, gıda algısı yaratmaları sebebiyle özellikle çocuklar açısından ciddi risk oluşturur.

Ürün Sorumluluğu ve Zararların Tazmini

7223 sayılı Kanun m. 6/1 uyarınca, bir ürünün bir kişiye veya bir mala zarar vermesi halinde, bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlüdür. İmalatçı veya ithalatçının ürün sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulabilmesi için, 7223 sayılı Kanun m. 6/2 gereğince zarar gören tarafın uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi zorunludur. Ürünün sebep olduğu zarardan birden fazla imalatçı veya ithalatçının sorumlu olması halinde bu kişiler müteselsilen sorumlu tutulur; imalatçı veya ithalatçıyı üründen kaynaklanan tazminat sorumluluğundan kurtaran ya da bu sorumluluğu azaltan sözleşme hükümleri ise hükümsüzdür.

7223 sayılı ÜRÜN GÜVENLİĞİ VE TEKNİK DÜZENLEMELER KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6 – (1) Ürünün, bir kişiye veya bir mala zarar vermesi halinde, bu ürünün imalatçısı veya ithalatçısı zararı gidermekle yükümlüdür. (2) İmalatçı veya ithalatçının sorumlu tutulabilmesi için, zarar gören tarafın uğradığı zararı ve uygunsuzluk ile zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi zorunludur. (3) Ürünün sebep olduğu zarardan birden fazla imalatçı veya ithalatçının sorumlu olması halinde, bunlar müteselsilen sorumlu tutulurlar. (4) İmalatçı veya ithalatçıyı üründen kaynaklanan tazminat sorumluluğundan kurtaran ya da bu sorumluluğu azaltan sözleşmelerin ilgili maddeleri hükümsüzdür. (5) Ürünün sebep olduğu zarar nedeniyle ödenecek maddi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. (6) Tazminat talebi için zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıldır. (7) Diğer kanunlardaki tazminat sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır. İmalatçının yükümlülükleri

Ürünün sebep olduğu zarar sebebiyle ödenecek maddi ve manevi tazminat miktarının belirlenmesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır. 7223 sayılı Kanun m. 6/6 uyarınca tazminat talebinde zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren üç yıl ve her halde zararın doğduğu tarihten itibaren on yıldır. Ayrıca diğer kanunlardaki tazminat sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.

Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS) nedir?

Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS), idarece güvensiz olduğu tespit edilen ürünlerin kamuoyuyla paylaşıldığı resmi platformdur. Tüketiciler, bir ürünü satın almadan önce veya kullandıktan sonra bu sistem üzerinden ürünün güvensiz ilan edilip edilmediğini kontrol edebilir.

Teknik belgesi olan bir ürün hakkında toplatma veya bertaraf kararı verilebilir mi?

Teknik düzenlemeye uygunluğu belgelenmiş olsa dahi güvenli olmadığına dair kesin belirti bulunan ürünlerin piyasaya arzı denetim yapılıncaya kadar geçici olarak durdurulabilir. Kontrol neticesinde ürünün güvenli olmadığının tespit edilmesi halinde masrafları üreticiye ait olmak üzere piyasaya arzın yasaklanması, ürünlerin toplatılması ve güvenli hale getirilemiyorsa bertarafı gibi idari tedbirler uygulanabilir.

Güvensiz ürün nedeniyle tazminat talep eden kişinin ispat yükü nedir?

7223 sayılı Kanun m. 6/2 uyarınca zarar gören tarafın, imalatçı veya ithalatçının sorumluluğuna gidebilmesi için uğradığı zararı ve üründeki uygunsuzluk ile meydana gelen zarar arasındaki nedensellik bağını ispat etmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu