Tüzel Kişilerin Tabiyeti ve Tabi Oldukları Hukuki Rejim

by Avukat Erdal Ersoy
Tüzel Kişilerin Tabiyeti ve Tabi Oldukları Hukuki Rejim

Tüzel Kişilerin Tabiyeti ve Kuruluş Esası

Türk hukukundaki yerleşik kabule göre, Türk hukuku kurallarına uygun biçimde Türkiye'de kurulmuş şirketler Türk tabiiyetinde kabul edilir. Tüzel kişiliğin kazanılması ve yerli statüye bağlanmasında mevzuata uygunluk ile kuruluş yeri esas bağlama noktası sayılır.

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu'nun 2. maddesi gereğince, yabancı ülkelerin kanunlarına göre kurulan tüzel kişiler ile uluslararası kuruluşlar Türkiye'de doğrudan yabancı yatırım yapan yabancı yatırımcı kapsamında değerlendirilir.

Tüzel Kişilerin Ehliyetine Uygulanacak Hukuk

5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 9. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tüzel kişilerin veya kişi veya mal topluluklarının hak ve fiil ehliyetleri kural olarak statülerindeki idare merkezi hukukuna tâbidir. Ancak bu kişi veya mal topluluklarının fiilî idare merkezinin Türkiye'de bulunması durumunda Türk hukuku tatbik edilebilir.

5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
MADDE 9 – (1) Hak ve fiil ehliyeti ilgilinin millî hukukuna tâbidir. (2) Millî hukukuna göre ehliyetsiz olan bir kişi, işlemin yapıldığı ülke hukukuna göre ehil ise yaptığı hukukî işlemle bağlıdır. Aile ve miras hukuku ile başka bir ülkedeki taşınmazlar üzerindeki aynî haklara ilişkin işlemler bu hükmün dışındadır. (3) Kişinin millî hukukuna göre kazandığı erginlik, vatandaşlığının değişmesi ile sona ermez. (4) Tüzel kişilerin veya kişi veya mal topluluklarının hak ve fiil ehliyetleri, statülerindeki idare merkezi hukukuna tâbidir. Ancak fiilî idare merkezinin Türkiye'de olması hâlinde Türk hukuku uygulanabilir. (5) Statüsü bulunmayan tüzel kişiler ile tüzel kişiliği bulunmayan kişi veya mal topluluklarının ehliyeti, fiilî idare merkezi hukukuna tâbidir. Vesâyet, kısıtlılık ve kayyımlık

5718 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 5. fıkrası gereğince statüsü bulunmayan tüzel kişiler ile tüzel kişiliği haiz olmayan kişi veya mal topluluklarının ehliyeti fiilî idare merkezi hukukuna tâbi tutulur.

Anonim Şirketlerde Merkez Nakli Usulü

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 421. maddesi çerçevesinde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar kanunda veya esas sözleşmede aksine düzenleme bulunmadıkça sermayenin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. Şirket merkezinin yurt dışına taşınmasına ilişkin kararlar bakımından ise sermayenin tamamını temsil eden pay sahiplerinin veya temsilcilerinin oybirliği aranır.

Yabancı İşletmelerin Şube Açması ve Temsil Şartları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan edilir. İdare merkezi Türkiye dışında yer alan ticari işletmelerin yerli şubeleri de kendi ülkelerinin ticaret unvanına ilişkin kuralları saklı kalmak üzere yerli işletmeler gibi sicile tescil olunur. Söz konusu şubeler için yerleşim yeri Türkiye'de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil tayin edilmesi zorunludur.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 40Kaynağı aç
MADDE 40- (1) Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. (2) (Değişik:28/1/2021-7263/22 md.) Gerçek kişi tacir ile tüzel kişi tacir adına imzaya yetkili olanların imzaları, kamu kurum ve kuruluşlarınca veri tabanlarında tutulan imza verilerinden elektronik ortamda temin edilerek merkezi ortak veri tabanındaki sicil dosyasına kaydedilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının veri tabanlarında imza kaydının bulunmaması halinde, imzaya yetkili kişilerin imza beyanlarının ticaret sicili müdürlüğüne verilmesinin usul ve esasları ile bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Ticaret Bakanlığınca çıkarılacak tebliğ ile belirlenir. (3) Merkezi Türkiye’de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur. Ticaret unvanına ve imza örneklerine ilişkin birinci ve ikinci fıkra hükümleri bu işletmelere de uygulanır. Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça merkezin bağlı olduğu sicile geçirilen kayıtlar şubenin bağlı bulunduğu sicile de tescil olunur. Ancak, bu hususta şubenin bulunduğu yer sicil müdürlüğünün ayrı bir inceleme zorunluluğu yoktur. (4) Merkezleri Türkiye dışında bulunan ticari işletmelerin Türkiye’deki şubeleri, kendi ülkelerinin kanunlarının ticaret unvanına ilişkin hükümleri saklı kalmak şartıyla, yerli ticari işletmeler gibi tescil olunur. Bu şubeler için yerleşim yeri Türkiye’de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanır. Ticari işletmenin birden çok şubesi varsa, ilk şubenin tescilinden sonra açılacak şubeler yerli ticari işletmelerin şubeleri gibi tescil olunur. II – Ticaret unvanının şekli 1. Gerçek kişiler

Merkezi yurt dışında bulunan ticari işletmenin Türkiye'de birden fazla şubesinin açılması durumunda, ilk şubenin tescil edilmesini takip eden şubeler yerli ticari işletme şubeleri statüsünde tescil işlemlerine tabi tutulur.

Yurt Dışında Kurulu Bankaların Türkiye'deki Faaliyetleri

5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 6. maddesi doğrultusunda Türkiye'de bir banka kurulmasına veya yurt dışında faaliyet gösteren bir bankanın Türkiye'deki ilk şubesini açmasına, yasal koşulların yerine getirilmesi kaydıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu'nun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyu ile izin verilir. Bu izin başvurularında karar, bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren üç ay içinde bildirilir; tespit edilen eksikliklerin altı ay içinde tamamlanmaması halinde başvuru geçersiz sayılır.

5411 sayılı BANKACILIK KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 — Türkiye'de bir bankanın kurulmasına veya yurt dışında kurulmuş bir bankanın Türkiye'deki ilk şubesinin açılmasına, bu Kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi kaydıyla Kurulun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınacak kararla izin verilir. İzin için yapılacak başvurulara ve iznin verilmesine ilişkin usûl ve esaslar Kurulca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir. İzne ilişkin karar, başvurunun yapıldığı ya da başvuruda eksiklik bulunması hâlinde, istenilen bilgi ve belgelerin tamamlandığı tarihten itibaren üç ay içinde ilgiliye bildirilir. Eksikliklerin altı ay içinde giderilmemesi hâlinde başvuru geçersiz hale gelir. Türkiye'de münhasıran kıyı bankacılığı faaliyetinde bulunmak üzere banka kurulması veya yurt dışında kurulu bankalarca bu amaçla şube açılması, bunların faaliyet alanları ile finansal raporlama ve denetim usûlleri ve faaliyetlerinin geçici veya sürekli olarak durdurulması hususları Kurul kararıyla belirlenir. Yurt dışında kurulu bankalar, mevduat veya katılım fonu kabul etmemek ve Kurulca belirlenecek esaslara göre faaliyet göstermek kaydıyla, Kurulun izni ile Türkiye'de temsilcilik açabilirler. Kuruluş şartları

Yurt dışında kurulu bankalar, mevduat ya da katılım fonu toplamamak ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından belirlenen esaslara uygun hareket etmek şartıyla Kuruldan izin alarak Türkiye'de temsilcilik açabilirler.

5411 sayılı Kanun'un 9. maddesi uyarınca yurt dışı merkezli bir bankanın Türkiye'de şube açarak faaliyette bulunabilmesi için merkezinin yer aldığı ülkede esas faaliyetlerine ilişkin bir yasak bulunmaması, ilgili ülkenin yetkili denetim otoritesinin Türkiye faaliyetleri hakkında olumsuz görüş bildirmemiş olması ve ödenmiş sermayenin Türkiye'ye tahsis edilen miktarının kanuni asgari düzeyin altında kalmaması şarttır. Ayrıca müdürler kurulu üyelerinin kurumsal yönetim kurallarına uygun nitelikleri ve gerekli mesleki tecrübeyi haiz olması, bütçe ve yapısal düzeni gösteren faaliyet programının sunulması ve ortaklık yapısının şeffaf olması aranır. Bankanın kendi merkez ülkesindeki mevzuata aykırılık sebebiyle yasaklanan alanlarda Türkiye'de faaliyet yürütmesine izin verilmez.

5411 sayılı BANKACILIK KANUNU m. 9Kaynağı aç
Madde 9 — Kurulca belirlenen usûl ve esaslar çerçevesinde gerekli izni alarak Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyet gösterecek yurt dışında kurulu bir bankanın; a) Merkezinin bulunduğu ülkede esas faaliyetlerinde yasaklamanın bulunmamış olması, b) Merkezinin bulunduğu ülkenin yetkili denetim merciinin Türkiye'de faaliyet göstermesine ilişkin olumsuz görüşünün bulunmaması, c) Ödenmiş sermayesinin Türkiye'ye tahsis edilen kısmının 7 nci maddede belirtilen miktardan az olmaması, d) Müdürler kurulu üyelerinin, kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen şartları ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olmaları, e) İzin kapsamındaki faaliyet konularına ait iş plânlarını, ilk üç yıl için bütçe plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını ibraz etmesi, f) Dahil olduğu grubun ortaklık yapısının şeffaf ve açık olması, şarttır. Merkezinin bulunduğu ülkedeki yerel düzenlemelere aykırılıkları nedeniyle faaliyeti yasaklanan konularda faaliyet izni verilmez. Faaliyet izni
Yabancı şirketler Türkiye'de maden hakkı elde edebilir mi?

3213 sayılı Maden Kanunu'nun 6. maddesi gereğince maden hakları ehil Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına, statüsünde madencilik yapabileceği belirtilen Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş tüzel kişiliği haiz şirketlere ve yetkili kamu kurumlarına verilir. Haklar gerçek veya tüzel tek kişi adına düzenlenmekte olup yabancı kanunlara göre kurulan tüzel kişilere maden hakkı tanınmaz.

3213 sayılı MADEN KANUNU m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Maden hakları, medeni hakları kullanmaya ehil T.C. vatandaşlarına, (…)[8] Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarına göre kurulmuş tüzelkişiliği haiz şirketlere, bu hususta yetkisi bulunan kamu iktisadi teşebbüsleri ile müesseseleri, bağlı ortaklıkları ve iştirakleri ile diğer kamu kurum, kuruluş ve idarelerine verilir. Maden hakları gerçek veya tüzel tek kişi adına verilir. Devlet memurları, diğer kamu görevlileri, Genel Müdürlüğün merkez ve taşra teşkilatında çalışan yevmiyeli ve mukaveleli personel, arama, (…)9 ve işletme ruhsatı alamaz.[9] Maden arama veya işletme hakkını haiz iken memur olanlar memuriyete geçişlerinden itibaren 6 ay zarfında bu haklarını devretmeye mecburdurlar. 3 üncü fıkradaki yasaklamaya tabi olup miras yoluyla kendisine maden ruhsatı intikal eden mirasçı, durumundaki mani hal ortadan kalkmadığı takdirde 5 inci maddenin 4 üncü fıkrası hükmü uygulanır. (Ek fıkra:14/2/2019-7164/7 md.) Buluculuk ve görünür rezerv geliştirme hakları, maden siciline bilgi amaçlı şerh edilir. 24 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükümleri kapsamında ruhsat hukukunun sona ermesi hali hariç ruhsatın devri, intikali, terki ve ruhsatın iptali, sicile şerh edilmiş buluculuk ve görünür rezerv geliştirme haklarını ortadan kaldırmaz. Genel Müdürlük, buluculuk ve görünür rezerv geliştirme haklarının tarafı değildir. Madencilik faaliyetlerinde izinler[10]
Yurt dışı merkezli işletmelerin Türkiye şubesine temsilci atanması gerekir mi?

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 40. maddesinin 4. fıkrası gereğince merkezleri yurt dışında yer alan ticari işletmelerin Türkiye şubeleri için yerleşim yeri Türkiye'de bulunan tam yetkili bir ticari mümessil atanması zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu