Tutanak Nedir ve Nasıl Tutulur? Hukuki Geçerlilik Şartları

by Avukat Erdal Ersoy
Tutanak Nedir ve Nasıl Tutulur? Hukuki Geçerlilik Şartları

Tutanak Nedir ve Hukuki Niteliği Nelerdir?

Tutanak; gerçekleşen somut bir olayın, icra edilen bir işlemin ya da yürütülen bir toplantının tüm ayrıntılarıyla yazılı biçimde kayda geçirildiği hukuki geçerliliğe sahip belgedir. Resmi terminolojide zaman zaman zabıt olarak da adlandırılan bu metinler, belgelenmesi önem arz eden durumu bizzat tespit edenlerce tanzim edilip imza altına alınır. Bir tutanağın resmi belge gücünü kazanabilmesi ve hukuken hüküm doğurabilmesi için tarafların veya tanıkların ıslak imzalarını ihtiva etmesi şarttır; imzasız bırakılan metinler geçerli kabul edilmez.

Tutanak Düzenleme Yetkisi ve İki Kişi Kuralı

Tüm alanları tek bir çatı altında toplayan genel nitelikli bağımsız bir tutanak yönetmeliği bulunmamaktadır. Tutanakların tanzim biçimleri; iş hukukunda 4857 sayılı İş Kanunu, eğitim kurumlarında veya kamu idaresinde ise ilgili disiplin mevzuatı gibi konunun tabi bulunduğu özel düzenlemelere göre şekillenir. Tutanak hazırlamak için özel bir meslek unvanına veya resmi sıfata sahip olma zorunluluğu aranmaz. Olayı bizzat gören, yaşayan veya görevi dolayısıyla olguyla ilgilenen herkes tutanak tanzim edebilir.

Tutanaklar genellikle en az iki kişi tarafından tutulur. Tek bir kişinin tutanak hazırlaması durumunda bu belge resmi tutanak sayılmaz, rapor niteliği taşır. Raporlar bir araştırma, inceleme ya da değerlendirme sonucunda tek kişi tarafından hazırlanıp yazarın analiz ve önerilerini içerebilirken; tutanak anlık bir olayın veya durumun saptanması maksadıyla, kişisel yoruma yer verilmeksizin tarafsız biçimde kaleme alınır.

Tutanak Nasıl Tutulur ve Biçimsel Kuralları Nelerdir?

Tutanak düzenlenirken belgenin en üst bölümüne ortalanacak şekilde büyük harflerle konuyu belirten bir başlık yazılmalıdır. Özel bir başlık seçilmediğinde yalnızca TUTANAKTIR ifadesinin kullanılması yeterli görülür. Metin kısmına başlarken olayın arka planı ve tutanağın hangi gerekçeyle düzenlendiği kısaca belirtilmeli, ardından yaşanan süreç objektif ve kronolojik bir sıralamayla aktarılmalıdır. Anlatımda duygusal değerlendirmelerden ve kişisel yorumlardan tamamen kaçınılmalı, sadece somut olgular resmi bir üslupla yazıya dökülmelidir.

Tutanak tanzim edilirken temiz bir kağıdın yalnızca ön yüzü kullanılmalı, arka yüzü boş bırakılmalıdır. Metnin birden çok sayfadan oluşması halinde tüm sayfalar numaralandırılmalı ve bir sonraki sayfaya geçilmeden önceki sayfalar paraflanmalıdır. Belge genel kural gereği imzalayan kişi sayısı kadar nüsha olarak çoğaltılır. Metin üzerinde silinti ya da kazıntı yapılması yasaktır; yazım yanlışı gerçekleştiğinde hatalı sözcüğün üzeri tek çizgiyle çizilmeli ve hemen yanına parantez içinde kaç sözcüğün çizildiği belirtilerek düzeltme sayısı tespit edilmelidir. Tutanağa konu kişilerden birinin imza vermekten kaçınması durumunda adının altına imzadan imtina etti şerhi düşülmeli; okuma yazma bilmeme gibi imza atamayacak durumdaki kişilerin varlığında ise parmak izi veya özel işaret tatbik edilmelidir.

İş Hukukunda Tutanak ve Savunma Alma Zorunluluğu

İş mevzuatında iş akdinin feshedilebilmesi adına asgari bir tutanak adedi koşulu öngörülmemiştir. Uygulamada dillendirilen belirli sayıda tutanakla fesih kuralının yasal dayanağı bulunmamakta olup, önem taşıyan husus fiilin ağırlığı ve sürekliliğidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi gereğince işveren, fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih nedenini açık ve kesin bir dille bildirmek zorundadır. Aynı maddenin açık hükmü gereğince, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle belirsiz süreli iş sözleşmesi feshedilmeden önce işçinin hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınması şarttır; savunma alınmaksızın bu gerekçelerle yapılan fesihler geçersiz kabul edilir. Ancak işverenin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendi şartlarına uygun haklı nedenle derhal fesih hakkı saklı tutulmuştur. İş sözleşmesi bu gerekçelerle feshedilen işçi, 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin son fıkrası uyarınca feshin maddede öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiasıyla 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurma hakkına sahiptir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 19Kaynağı aç
Madde 19 – İşveren fesih bildirimini yazılı olarak yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez. Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır. Fesih bildirimine itiraz ve usulü
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 25Kaynağı aç
Madde 25 – Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: a) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa yakalanması veya engelli hâle gelmesi durumunda, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi.[7] b) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. (a) alt bendinde sayılan sebepler dışında işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde işveren için iş sözleşmesini bildirimsiz fesih hakkı; belirtilen hallerin işçinin işyerindeki çalışma süresine göre 17 nci maddedeki bildirim sürelerini altı hafta aşmasından sonra doğar. Doğum ve gebelik hallerinde bu süre 74 üncü maddedeki sürenin bitiminde başlar. Ancak işçinin iş sözleşmesinin askıda kalması nedeniyle işine gidemediği süreler için ücret işlemez. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması, işyerine sarhoş yahut uyuşturucu madde almış olarak gelmesi ya da işyerinde bu maddeleri kullanması.[8] e) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. İşçi feshin yukarıdaki bentlerde öngörülen sebeplere uygun olmadığı iddiası ile 18, 20 ve 21 inci madde hükümleri çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Derhal fesih hakkını kullanma süresi

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu ve Yaptırımları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinin ilk fıkrası kapsamında, resmi bir belgeyi sahte olarak üreten, gerçek resmi belgeyi başkalarını yanıltacak biçimde tahrif eden ya da sahte resmi belgeyi kullanan failler hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Suça konu fiilin görevi icabı belge düzenleme yetkisi bulunan kamu görevlisince işlenmesi, gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi veya sahte belgenin kamu görevlisi tarafından kullanılması hallerinde ise ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis olarak uygulanır. TCK m. 204/3 uyarınca, sahteciliğe konu resmi belgenin kanun hükmü uyarınca sahteliği kanıtlanıncaya dek geçerli sayılan belgelerden olması durumunda faile tayin edilecek yaptırım yarı oranında artırılmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 204Kaynağı aç
Madde 204- (1) Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır. Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek
Tutanakta yapılan yanlışlıklar nasıl düzeltilmelidir?

Tutanak metninde silinti veya kazıntı yapılması yasaktır. Hatalı kelimenin üzeri tek çizgiyle çizilmeli ve hemen yanına parantez açılarak kaç kelimenin çizildiği açıkça yazılarak düzeltme miktarı tutanağa geçirilmelidir.

İş yerinde üç tutanak tutulduğunda sözleşme kendiliğinden feshedilebilir mi?

Kanunda feshin geçerliliği için öngörülmüş belirli bir tutanak sayısı bulunmamaktadır. İşçinin davranışı veya verimi nedeniyle yapılacak fesihlerde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca fesihten önce işçinin savunmasının alınması gerekir; ancak işverenin 25. maddenin (II) numaralı bendi uyarınca haklı nedenle derhal fesih yetkisi saklıdır.

Tutanakta adı geçen kişi imza atmak istemezse ne yapılır?

İlgili şahsın tutanağı imzalamaktan kaçınması halinde, şahsın adının altına imzadan imtina etti şeklinde yazılı şerh düşülerek durum tespit edilir ve tutanak hazır bulunan diğer kişilerce imza altına alınır.

Tutanak tek kişi tarafından düzenlenebilir mi?

Tutanak kural olarak en az iki kişi tarafından tanzim edilmelidir. Tek bir kişinin tek taraflı tuttuğu kayıtlar hukuki anlamda tutanak değil, rapor veya tek taraflı tespit beyanı niteliği taşır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu