Anonim şirketlerde pay sahipliği haklarının kural olarak sermayeye katılım oranına göre belirlenmesi esas olmakla birlikte, kanunun belirlediği çerçevede paylar lehine imtiyaz tesis edilebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 478/2 gereğince imtiyaz; kâr payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi pay sahipliği haklarında paya tanınan üstün bir hakkı ya da kanunda öngörülmemiş yeni bir pay sahipliği yetkisini ifade eder. Anonim ortaklıklarda geçerli olan oransallık ilkesi uyarınca, paylar arasındaki eşitlik kuralından ayrılabilmek için imtiyazın şirket esas sözleşmesinde açıkça yer alması zorunludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 478Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/722, K. 2022/4Kaynağı aç
İmtiyazın Hukuki Niteliği ve Sözleşmesel Haklardan Farkı
Anonim şirketler hukukunda imtiyaz kişilere değil, bizzat paylara tanınır ve payın devredilmesiyle birlikte devralan yeni pay sahibine geçer. Buna karşılık belirli bir ortağın şahsına, sıfatına veya makamına bağlanan üstünlükler kanunen paya bağlı bir imtiyaz teşkil etmeyip sözleşmesel hak mahiyetindedir. 6102 sayılı Kanun m. 421/3-b uyarınca sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oyu ile payda imtiyaz oluşturulabilirken, münferit bir pay sahibi lehine tanınan müktesep ve akdi hakların kurulabilmesi bütün pay sahiplerinin olumlu oyunu gerektirir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/140, K. 2020/1013Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/3844, K. 2022/9063Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 421Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2017/140, K. 2020/1013 sayılı kararında belirtildiği üzere, esas sözleşmeyle pay sahiplerine tanınan sözleşmesel temele dayalı alacak veya temsil yetkileri, hak sahibinin açık rızası olmaksızın genel kurul kararıyla tek taraflı olarak kaldırılamaz veya sınırlandırılamaz. Bu nitelikteki sözleşmesel hakları ihlal eden veya ortadan kaldıran genel kurul kararlarına karşı açılacak davalar; genel kurul kararlarının iptaline özgü toplantı tutanağına muhalefet şerhi düşülmesi ve hak düşürücü dava açma süresi koşullarına tabi olmaksızın, genel hükümler dairesinde tespit davası veya def'i yoluyla ileri sürülebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2021/3844, K. 2022/9063 sayılı kararında vurgulandığı üzere, pay devri durumunda imtiyazlı paylar yeni iktisap edene geçerken, ortağın şahsına özgülenen müktesep haklar pay devriyle yeni ortağa geçmez. Aynı kararda 6102 sayılı Kanun m. 340 ile düzenlenen emredici hükümler ilkesine işaret edilmiş; yönetim kurulu başkanı ve vekilini seçme yetkisinin herhangi bir ortağa imtiyaz olarak tanınamayacağı, müdürlerin atanmasına ilişkin devredilemez yetkinin bir ortağa verilmesinin de kanuna aykırı ve butlan ile batıl olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 340Kaynağı aç
İmtiyazlı Payların Kurulması ve Kanuni Sınırları
6102 sayılı Kanun m. 478/1 uyarınca paylara imtiyaz tanınması şirketin ilk kuruluşundaki esas sözleşme ile kararlaştırılabileceği gibi sonradan esas sözleşme değişikliği yapılarak da ihdas edilebilir. 6102 sayılı Kanun m. 421/3-b ve m. 421/4 hükümleri gereğince, imtiyazlı pay oluşturulmasına ilişkin genel kurul kararları şirket sermayesinin en az yüzde yetmiş beşini temsil eden pay sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla kabul edilir; bu nisaba ilk toplantıda ulaşılamazsa izleyen toplantılarda da aynı ağırlaştırılmış nisap aranır. Ayrıca 6102 sayılı Kanun m. 421/6 uyarınca imtiyazlı pay oluşturulmasına olumsuz oy vermiş nama yazılı pay sahipleri, kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanından itibaren altı ay boyunca pay devir kısıtlamalarıyla bağlı kalmazlar.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun E. 2020/722, K. 2022/4 sayılı kararında belirtildiği üzere, şirket esas sözleşmesinde yer alan imtiyazların sınırlandırılması veya tamamen kaldırılması genel kurulun bu yönde alacağı açık bir esas sözleşme değişikliği kararına bağlıdır. Şirket esas sözleşmesinin sermaye maddesinde pay gruplarının açıkça zikredilmemiş olması ya da yapılan sermaye artırımlarında bu ibareye yer verilmemesi, sözleşmenin diğer maddelerinde korunan imtiyazı ve grup ayrımını ortadan kaldırmaz.
İmtiyaz tesisi bakımından kamu idareleri ve sivil toplum kuruluşları yönünden özel bir sınır öngörülmüştür. 6102 sayılı Kanun m. 478/4 uyarınca sermayesinin yarıdan fazlası kamu tüzel kişilerine, sendikalara, derneklere, vakıflara, kooperatiflere veya bunların üst birliklerine ait anonim ortaklıklarda ve iştiraklerinde, anılan kurumların payları müstesna olmak üzere diğer pay veya pay gruplarına imtiyaz tesis edilemez. Payları borsada işlem gören şirketler ile bankacılık mevzuatında tanımlanan kredi ve finansal kuruluşlar bu yasak kapsamında tutulmamıştır.
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
6102 sayılı Kanun m. 360/1 uyarınca, esas sözleşmede açık düzenleme bulunması kaydıyla belirli pay gruplarına, özellikleriyle grup oluşturan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme veya aday önerme hakkı tanınabilir. 6102 sayılı Kanun m. 360/2 gereğince bu düzenleme kapsamında temsil yetkisi tanınan paylar kanunen imtiyazlı kabul edilir. Halka açık anonim şirketlerde bu yolla verilecek temsil yetkisi toplam yönetim kurulu üye sayısının yarısını geçemez ve bağımsız yönetim kurulu üyeliğine dair hükümler saklı tutulur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 360Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 360/1 gereğince genel kurul, haklı bir sebep bulunmadığı takdirde önerilen veya hak tanınan gruba ve azlığa mensup adayı yönetim kurulu üyesi olarak seçmek zorundadır. 6103 sayılı Kanun m. 28/2 uyarınca 6762 sayılı mülga Kanun zamanında ve Kanun'un kabulünden en az bir yıl önce esas sözleşme hükmü ile bazı pay gruplarına tanınmış aday gösterme hakkı, 6102 sayılı Kanun m. 360/1'deki sınırı aşsa bile müktesep hak kabul edilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2021/3844, K. 2022/9063 sayılı kararında belirtildiği üzere, bu istisna dışında 6102 sayılı Kanun m. 360/1 sınırını aşan aday gösterme yetkileri imtiyaz veya müktesep hak teşkil etmez.
6103 sayılı TÜRK TİCARET KANUNUNUN YÜRÜRLÜĞÜ VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN m. 28Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2024/1865, K. 2025/478 sayılı onama kararında; nama yazılı hisse devrinin onaylanması talebinin görüşüleceği yönetim kurulu toplantısına belirli bir hisse grubunu temsil eden üyenin katılmasının kurulun teşekkülü için şart koşulduğu somut uyuşmazlıkta, anılan üyenin bulunmadığı toplantıda alınan kararın yok hükmünde sayılması gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2021/3844, K. 2022/9063 sayılı kararında ise, esas sözleşmede yönetim kurulunun toplanma ve karar nisaplarının değiştirilerek belirli pay grubuna mensup üyelerin karar süreçlerindeki bloke ve etkili katılım yetkisinin ortadan kaldırılmasının Türk Medenî Kanunu m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğu belirtilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
Oyda İmtiyaz ve Kanuni Sınırlamalar
6102 sayılı Kanun m. 479/1 uyarınca oyda imtiyaz, ancak eşit itibari değerdeki paylara farklı sayıda oy hakkı tanınması suretiyle ihdas edilebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bir paya en fazla on beş oy hakkı verilebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2014/6529, K. 2014/12954 sayılı kararında vurgulandığı üzere, on beş oy sınırı mutlak nitelikte olmayıp kurumsallaşmanın zorunlu kıldığı veya haklı bir sebebin varlığının ispatlandığı durumlarda asliye ticaret mahkemesi kararıyla sınırlamadan istisna sağlanabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 479Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/6529, K. 2014/12954Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 479/2 uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi kurumsallaşma projesini veya haklı sebebi inceleyerek sınırlamadan istisna edilme kararı verebilir. Projede yapılacak her değişiklik mahkeme kararına bağlıdır; kurumsallaşmanın gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması veya haklı sebebin ortadan kalkması hâlinde karar mahkemece geri alınabilir. 6103 sayılı Kanun m. 28/4 uyarınca kanuni sınırı aşan sayıda oyda imtiyaz öngören esas sözleşme hükümlerinin Kanun'un yayımı tarihinden itibaren üç yıl içinde uyarlanması veya mahkemeden istisna kararı alınması zorunludur; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2014/6529, K. 2014/12954 sayılı kararında belirtildiği üzere bu üç yıllık süre dolmadan da asliye ticaret mahkemesine başvurulabilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2014/17667, K. 2015/3000 sayılı kararında hüküm altına alındığı üzere, 6102 sayılı Kanun m. 479 uyarınca oyda imtiyazın istisnaen korunması talebiyle açılan davada, davacı pay sahibi aynı zamanda davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili ise menfaat çatışması ortaya çıkar. Bu çatışma karşısında mahkemenin davalı şirketi davada temsil etmek üzere temsil kayyımı atanması yönünde süre vermesi usul hukuku gereğidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/17667, K. 2015/3000Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 479/3 hükmü gereğince anonim şirket genel kurulunda oyda imtiyaz mutlak değildir; esas sözleşme değişikliği kararları ile yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve aleyhlerine sorumluluk davası açılması kararlarında oyda imtiyaz kullanılamaz.
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu ve Kararların Onanması
6102 sayılı Kanun m. 454/1 uyarınca; genel kurulun esas sözleşmenin değiştirilmesine ya da yönetim kuruluna sermayenin artırılması yetkisi verilmesine dair kararları ile yönetim kurulunun sermayeyi artırmaya yönelik kararları imtiyazlı pay sahiplerinin haklarını ihlal edecek nitelikte ise, imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunca onanmadıkça uygulanamaz. Ancak 6102 sayılı Kanun m. 454/4 uyarınca, genel kurulda imtiyazlı pay sahipleri veya temsilcileri esas sözleşme değişikliğine özel kurul toplantı ve karar nisaplarına uygun biçimde olumlu oy kullanmışlarsa ayrıca özel kurul toplantısı yapılmaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 454Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun m. 454/2 uyarınca yönetim kurulu, genel kurul kararının ilan tarihinden itibaren en geç bir ay içinde imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunu toplantıya çağırmakla yükümlüdür. Bu süre içinde çağrı yapılmazsa her imtiyazlı pay sahibi sürenin dolduğu günden itibaren on beş gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden kurulun çağrılmasını talep edebilir. Çağrı yapılmasına karşın süresi içinde özel kurul toplanamazsa genel kurul kararı onaylanmış kabul edilir. 6102 sayılı Kanun m. 454/6 gereğince özel kurul toplantısında Bakanlık temsilcisinin hazır bulunması ve hazırlanan tutanağı imzalaması zorunludur.
6102 sayılı Kanun m. 454/3 gereğince özel kurul, imtiyazlı payları temsil eden sermayenin yüzde altmışının çoğunluğuyla toplanır ve toplantıda temsil edilen payların çoğunluğuyla karar alır. İmtiyazlı pay sahiplerinin haklarının ihlal edildiği sonucuna varılırsa karar gerekçeli bir tutanakla belirtilir. Bu tutanağın onaylamaya olumsuz oy verenlerin en az nisabı oluşturan sayıda imzasını içeren liste ve ortak tebligat adresiyle birlikte on gün içinde yönetim kuruluna teslimi, tescili ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanı zorunludur. Belirtilen şartlara uyulmadığı takdirde özel kurul kararı alınmamış sayılır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2015/426, K. 2015/13503 sayılı kararında belirtildiği üzere, özel kurulun kararı onaylamayarak askıda bırakabilme yetkisi bulunması veya süresinde toplanmama halinde kararın onaylanmış sayılması, pay sahiplerinin kanuna aykırı genel kurul kararlarına karşı iptal davası açma hakkını engellemez. Özel kurulun ret kararı vermesi durumunda ise yönetim kurulu, ret kararının hakları ihlal etmediğini ileri sürerek karar tarihinden itibaren bir ay içinde asliye ticaret mahkemesinde ret kararının iptali ve genel kurul kararının tescili davası açabilir. Bu dava, genel kurul kararının onaylanmasına olumsuz oy veren pay sahiplerine yöneltilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/426, K. 2015/13503Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin E. 2021/3844, K. 2022/9063 sayılı kararı doğrultusunda, genel kurulun esas sözleşme değişikliği özel kurul onayına sunulmamış olsa dahi, meşru ve makul bir gerekçe bulunmaksızın ortakların mali ve yönetsel temsil imkanlarını ortadan kaldıran veya zedeleyen genel kurul kararları dürüstlük kuralına aykırılık oluşturur. Bu tür kararlara karşı genel kurul toplantı tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açılabilir.
İmtiyazlı pay ile kişiye tanınan hak arasındaki fark nedir?
İmtiyaz paya bağlanan bir üstünlük olup payın devriyle yeni iktisap edene geçer; ortağın şahsına veya unvanına tanınan haklar ise sözleşmesel nitelik taşır, pay devriyle üçüncü kişiye geçmez ve tüm pay sahiplerinin oybirliğini gerektirir.
Oyda imtiyaz için kanunda belirlenen azami sınır nedir?
6102 sayılı Kanun m. 479/2 uyarınca eşit itibari değerdeki bir paya en çok on beş oy hakkı verilebilir; bu sınırlama yalnızca kurumsallaşmanın gerektirdiği veya haklı bir sebebin ispatlandığı hallerde asliye ticaret mahkemesi kararıyla aşılabilir.
Hangi genel kurul kararlarında oyda imtiyaz kullanılamaz?
6102 sayılı Kanun m. 479/3 uyarınca esas sözleşme değişikliği kararları ile yönetim kurulu üyelerinin ibrası ve aleyhlerine sorumluluk davası açılması kararlarında oyda imtiyaz kullanılamaz.
İmtiyazlı pay sahipleri özel kuruluna çağrı yapılmazsa ne yapılır?
Yönetim kurulu genel kurul kararının ilanından itibaren bir ay içinde çağrı yapmazsa, her imtiyazlı pay sahibi bu sürenin dolduğu günden itibaren on beş gün içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel kurulun toplantıya çağrılmasını isteyebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

