Türk Kadınının Tarihteki ve Türk Hukukundaki Yeri

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Kadınının Tarihteki ve Türk Hukukundaki Yeri

İslamiyet Öncesi Dönemde Kadının Hukuki ve Sosyal Durumu

Eski Türk toplumlarında kadın ile erkek arasında tam bir eşitlik bulunmamakta olup erkek birçok noktada hak üstünlüğüne sahipti. Buna karşın kızları hükümet etme hakkından yoksun bırakan bir veraset yöntemi bulunmadığından, İslamiyet öncesinde dul hatunların kocalarının yerine geçtiği durumlar mevcuttur. Ayrıca bu dönemde kocası vefat eden kadın, çocuklarının velisi olabilmekteydi.

Toplumsal ve ailesel ilişkilerde iki erkek kardeşten biri vefat ettiğinde, hayatta kalan kardeşin ölen kardeşinin karısıyla evlenmesi zorunluluğu bulunmaktaydı. Bu durum sosyal ve ailesel bir ödev kabul edilmekteydi.

İslam Hukuku Dönemi ve Mecelle Uygulaması

Dinsel nitelik taşıyan İslam hukuku döneminde kadının devlet ve toplum yaşamında hiçbir hukuksal yeri bulunmamaktaydı. Bu sebeple kamu hukukunun erkeklere vermiş olduğu haklara kadının sahip olması söz konusu olmamıştır. Evlenme alanında ise taaddüdü zevcat adı verilen çok karılılık kurumu uygulanmıştır. Tanzimat sonrasında hazırlanan Mecelle'de ise aile hukuku düzenlenmemiş, yalnızca bazı mal, borç ve dava ilişkilerine yer verilmiştir.

Kişisel statü ve aile ilişkilerinde kadının mahkemeden boşanma talep etme hakkı çok sayılı durumlarda tanınmışken, erkeğin karısını boşama hakkı sınırsız bırakılmıştır. Çocuklar üzerindeki velayet ilişkisinde ise anne, baba vefat etmiş olsa dahi hiçbir zaman çocuğunun velisi olamamış, anneye yalnızca vasilik verilebilmiştir.

Miras hukukunda kadın erkeğe oranla durumuna göre yarım, dörtte bir, yedide bir veya sekizde bir pay almaktaydı. Bununla birlikte kimi durumlarda kadının erkekle eşit miras payı alması da söz konusu olabilmekteydi.

Cumhuriyet Döneminde Siyasal Hakların Kazanılması

Kadınların siyasal haklara kavuşması aşamalı yasal düzenlemelerle gerçekleştirilmiştir. 14 Nisan 1930 tarihli Belediye Yasası ile kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

1924 tarihli Anayasa'da 11 Aralık 1934 tarihinde yapılan değişiklikle Türk kadınına erkeğin sahip olduğu bütün siyasal haklar verilmiştir.

Medeni Kanun Düzenlemeleri ve Kişisel Statü

Medeni Kanun'un 8. maddesi, herkesin yurttaşlık haklarından yararlandığını ve yasa çerçevesinde haklara ile borçlara ehil olmakta eşit olduğunu öngörmektedir. Bu hüküm 1937 yılı itibarıyla aktarılan dönemin hukuk durumuna ilişkin olup kaynak metin mülga 743 sayılı Kanun dönemini yansıtmaktadır.

Mülga Yurttaşlar Yasası döneminde aile birliği içerisinde kocaya öncelik tanıyan hükümler öngörülmüştür. Kanunun 152. maddesine göre evlilik birliğinin başkanı koca olarak düzenlenmiş; evin seçimi ile eş ve çocukların uygun biçimde bakımı kocaya bırakılmıştır.

Mülga Yurttaşlar Yasası'nın 263. maddesi gereğince anne ve baba çocuklar üzerindeki velayet hakkını birlikte kullanmakla birlikte, bir konuda anlaşamazlarsa babanın oyu üstün tutulmuştur. Aynı kanunun 159. maddesi gereğince kadının bir meslek ve sanatla uğraşabilmesi kocanın iznine tabi tutulmuştur. Kocanın izin vermediği hallerde kadın, söz konusu meslek veya sanatla uğraşmasının evlilik birliğinin veya ailenin yararına olduğunu mahkemede kanıtlarsa izin hâkim tarafından verilmiştir.

Kadınlar belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkını ne zaman elde etmiştir?

14 Nisan 1930 tarihli Belediye Yasası ile kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanınmıştır.

Türk kadını genel siyasal haklarını hangi anayasal düzenlemeyle kazanmıştır?

1924 tarihli Anayasa'da 11 Aralık 1934 tarihinde gerçekleştirilen değişiklikle Türk kadınına erkeğin sahip olduğu bütün siyasal haklar verilmiştir.

İslamiyet öncesi Türk hukukunda kadın velayet üstlenebilir miydi?

Eski Türk hukukunda kocası ölen kadının çocuklarının velisi olması mümkün kabul edilmiştir.

Mecelle'de aile hukuku kuralları yer almış mıdır?

Mecelle aile hukukunu düzenlememiş, içeriğinde yalnızca bazı mal, borç ve dava ilişkilerine yer vermiştir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu