Türk Ceza Kanunu Madde 103 Kapsamında Cinsel İstismar

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ceza Kanunu Madde 103 Kapsamında Cinsel İstismar

Çocukların Cinsel İstismarı Suçunun Tanımı ve Kapsamı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrasına göre cinsel istismar, mağdurun yaşı ve algılama düzeyine göre iki grupta düzenlenmiştir. On beş yaşını bitirmemiş yahut bu yaşı doldurmuş olsa da eylemin hukuki anlam ve neticelerini kavrama yetisi gelişmemiş çocuklara yönelen her türlü cinsel davranış istismar kabul edilir. Belirtilen bu kapsamın dışındaki diğer çocuklara karşı gerçekleştirilen eylemlerde ise suçun oluşumu; cinsel davranışların sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı olarak yapılması şartına bağlıdır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 103Kaynağı aç
Madde 103- (Değişik: 18/6/2014-6545/59 md.)
(1) (Yeniden düzenlenen birinci ve ikinci cümle: 24/11/2016-6763/13
md.) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın sarkıntılık düzeyinde
kalması hâlinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/13 md.) Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması
hâlinde verilecek ceza, istismar durumunda on yıldan, sarkıntılık durumunda beş
yıldan az olamaz. Sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması
hâlinde soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin
şikâyetine bağlıdır. Cinsel istismar deyiminden; [48]
a) On beş yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin
hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı
gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış,
b) Diğer çocuklara karşı sadece cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen
başka bir nedene dayalı olarak gerçekleştirilen cinsel davranışlar,
anlaşılır.
(2) (Yeniden düzenleme: 24/11/2016-6763/13 md.) Cinsel istismarın
vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi
durumunda, on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.
Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek ceza on sekiz
yıldan az olamaz.
(3) Suçun;
a) Birden fazla kişi tarafından birlikte,
b) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu
ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
c) Üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan
bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen
tarafından,
d) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti
veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
e) Kamu görevinin veya hizmet
ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,
işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında
artırılır.
(4) Cinsel istismarın, birinci fıkranın (a) bendindeki çocuklara karşı
cebir veya tehditle ya da (b) bendindeki çocuklara karşı silah kullanmak
suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza
yarı oranında artırılır.
(5) Cinsel istismar için başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama
suçunun ağır neticelerine neden olması hâlinde, ayrıca kasten yaralama suçuna
ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde,
ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.
Reşit olmayanla cinsel ilişki

Temel Ceza Miktarları ve Sarkıntılık Düzeyi

Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesinin birinci fıkrası gereğince, çocuğu cinsel yönden istismar eden fail hakkında sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Gerçekleştirilen fiilin sarkıntılık düzeyinde kalması durumunda ise öngörülen ceza üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasıdır. Kanun koyucu mağdurun yaş küçüklüğünü dikkate alarak özel bir alt sınır belirlemiştir; mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde verilecek hapis cezası cinsel istismar durumunda on yıldan, fiilin sarkıntılık düzeyinde kalması durumunda ise beş yıldan az olamaz.

Failin Çocuk Olması Durumunda Sarkıntılıkta Şikâyet Usulü

5237 sayılı Kanun'un 103. maddesinin birinci fıkrasında sarkıntılık eylemine ilişkin özel bir usul kuralına yer verilmiştir. Düzenlemeye göre, sarkıntılık düzeyinde kalmış olan cinsel istismar suçunun failinin çocuk olması durumunda adli mercilerce soruşturma ve kovuşturma yapılması; mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.

Vücuda Organ veya Sair Cisim Sokulması Suretiyle İstismar

Cinsel istismar eyleminin vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 103. maddesinin ikinci fıkrasında suçun daha ağır yaptırım gerektiren nitelikli hali olarak düzenlenmiştir. Fiilin bu şekilde işlenmesi durumunda on altı yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasına hükmedilir. Suçun yöneldiği mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması hâlinde ise tayin edilecek hapis cezası on sekiz yıldan az olamaz.

Cezanın Yarı Oranında Artırılmasını Gerektiren Nitelikli Haller

Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesinin üçüncü fıkrasında fiilin işleniş biçimine, ortamına ve fail ile mağdur arasındaki kanuni ilişkilere dayalı artırım halleri sayılmıştır. Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan faydalanılması, üçüncü derece dâhil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi içinde bulunan bir kişiye karşı ya da üvey baba, üvey ana, üvey kardeş veya evlat edinen tarafından işlenmesi durumunda ceza yarı oranında artırılır. Aynı artırım; vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından işlenmesi yahut kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâllerinde de uygulanır.

Kanun'un 103. maddesinin dördüncü fıkrasına göre cinsel istismarın; on beş yaşını doldurmamış ya da fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı cebir veya tehditle icra edilmesi verilecek cezanın yarı oranında artırılmasını gerektirir. İstismarın bu grupta yer almayan diğer çocuklara karşı silah kullanılmak suretiyle gerçekleştirilmesi hâlinde de tayin edilecek ceza yarı oranında artırılarak uygulanır.

Cebir Sonucu Ağır Neticeler ve Ölüm Hali

5237 sayılı Kanun'un 103. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, cinsel istismar fiili gerçekleştirilirken başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması durumunda, fail hakkında ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin yaptırımlar uygulanır. Maddenin altıncı fıkrasına göre ise suç neticesinde mağdurun bitkisel hayata girmesi ya da yaşamını yitirmesi meydana gelirse faile ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Sarkıntılık düzeyinde kalan istismarda soruşturma şikâyete bağlı mıdır?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103. maddesi uyarınca sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması durumunda soruşturma ve kovuşturma yapılması mağdurun, velisinin veya vasisinin şikâyetine bağlıdır.

Mağdurun on iki yaşını doldurmamış olması ceza miktarını nasıl etkiler?

Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması durumunda verilecek ceza cinsel istismar için on yıldan, sarkıntılık fiili için beş yıldan, organ veya cisim sokulması halinde ise on sekiz yıldan az olamaz.

Cebir ve şiddet nedeniyle ağır netice doğarsa hangi hükümler uygulanır?

Cinsel istismar amacıyla başvurulan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine sebebiyet vermesi durumunda, fail hakkında ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin kanun hükümleri tatbik edilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu