Trafik Kazalarında Taksirle Yaralama Suçu ve Unsurları
Trafik kazası sonucunda bir kimsenin yaralanması halinde failin cezai sorumluluğu taksir kapsamında belirlenir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 22. maddesinin 2. fıkrasına göre taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç tanımındaki neticenin öngörülmeyerek meydana getirilmesidir. Taksirli bir fiilin cezalandırılabilmesi için kanunda açıkça taksirle işlenebileceğinin düzenlenmesi, eylemin iradi olması, sonucun fail tarafından istenmemiş bulunması, hareket ile gerçekleşen sonuç arasında illiyet bağının kurulması ve neticenin öngörülebilir olmasına karşın öngörülmemiş olması unsurlarının bir arada gerçekleşmesi şarttır. Sürücünün tamamen kusursuz bulunması, kazaya mağdurun kendi kusurlu davranışının yol açması veya olayın kaçınılmaz bir nitelik taşıması durumunda taksir sorumluluğu meydana gelmez ve beraat kararı verilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/452, K. 2017/424Kaynağı aç
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesi gereğince, taksirli eylemiyle bir başkasının bedensel acı çekmesine, sağlığının bozulmasına yahut algılama kabiliyetinin zedelenmesine yol açan fail hakkında dört aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası uygulanır. Yaralanmanın kanunda sayılan nitelikli sonuçlar doğurması halinde yaptırım yarısı oranında ya da bir kat artırılır; eylem birden çok kişinin yaralanmasıyla sonuçlandığında ise dokuz aydan beş yıla kadar hapis cezası tayin edilir. Bu suçun soruşturulması ile kovuşturulması esas itibarıyla mağdurun şikâyetine bağlı tutulmuştur; fakat temel yaralama hali saklı kalmak üzere, fiilin bilinçli taksirle gerçekleştirildiği durumlarda şikâyet şartı aranmaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 89Kaynağı aç
Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu ile Karşılaştırma
Meydana gelen kaza ölümle neticelendiğinde sorumluluk 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 85. maddesi kapsamında değerlendirilir. Bu hüküm uyarınca taksirle bir kişinin hayatına son veren faile iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası tayin olunur. Taksirli eylem birden çok insanın ölümüne sebebiyet vermişse yahut bir veya daha fazla kişinin vefatı ile birlikte başka kişilerin yaralanmasına yol açmışsa, ceza iki yıldan onbeş yıla kadar hapis olarak hükme bağlanır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 85Kaynağı aç
Trafik Kuralları Çerçevesinde Sürücü ve Yayanın Yükümlülükleri
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52. maddesi gereğince sürücüler kavşaklara, dönemeçlere, yaya ve hemzemin geçitlerine yaklaşırken hızlarını düşürmek; seyir hızlarını aracın teknik özelliklerine, yük durumuna, yol, görüş, hava ve trafik koşullarına uydurmak zorundadır. Buna karşılık yayalar da aynı Kanun'un 68. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 3 numaralı alt bendi uyarınca taşıt yoluna geçerken kurallara uymakla yükümlüdür. Işıklı trafik işareti yahut görevli bulunmayan geçit ve alanlarda karşıya geçmek isteyen yayaların, güvenlikleri bakımından yaklaşmakta olan araçların hız ve mesafesini gözeterek hareket etmeleri yasal bir zorunluluktur.
Kazanın meydana gelmesinde mağdurun da taksirli bir hareketinin bulunması, bu hareket nedensellik bağını kesmediği sürece failin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve taksirin vasfını değiştirmez. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sisteminde kusurun derecelendirilmesi suretiyle herhangi bir ceza indirimi söz konusu olmadığından, bu hal temel cezanın belirlenmesi aşamasında dikkate alınır.
Aniden Yola Fırlayan Yayaya Karşı Fren Tedbiri ve Beraat Kararı
Mahalle aralarında veya dar sokaklarda seyir halindeyken top peşinden ya da aniden taşıt yoluna fırlayan yayalara karşı sürücünün kusur durumu somut olayın özelliklerine göre belirlenir. Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2017/75 Esas ve 2017/2257 Karar sayılı ilamında, kısa mesafeden yola fırlayan yayaya karşı derhal fren yapan ve mevcut şartlarda alabileceği başkaca tedbir bulunmayan sürücünün, yol kenarından her an birinin çıkabileceğini kestiremediği gerekçesiyle kusurlu sayılamayacağı ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/75, K. 2017/2257Kaynağı aç
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/452 Esas ve 2017/424 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, mağdur yayanın taşıt yolunu kontrol etmeksizin ve yaklaşan araçların hızını gözetmeksizin kaçan bir topun ardından aniden yola girmesi durumunda, sürücünün şartlar dahilinde alabileceği tek önlem olan frene derhal başvurması halinde kusursuz olduğu kabul edilir. Ağır bedensel neticeler doğmuş olsa dahi, kaçınılmazlık ve tek tedbirin alınmış olması karşısında sürücünün taksir sorumluluğundan söz edilemez ve beraatine hükmedilmelidir. Ayrıca ceza yargılamasında hâkim, bilirkişi raporlarında yer alan kusur oranları veya tespitleriyle bağlı olmayıp teknik veriler ışığında failin kusurunu ve bu kusurun cezaya etkisini serbestçe takdir eder.
Direnme Kararları ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu Süreci
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesinin 4. fıkrası gereğince, Yargıtay tarafından verilen bozma ilamına karşı ilk derece mahkemesinin veya bölge adliye mahkemesinin direnme hakkı mevcuttur. Direnme kararı üzerine dosya öncelikle kararına direnilen ilgili Yargıtay dairesine iletilir. Daire direnme kararını yerinde bulursa kararını düzeltir; aksi kanaatte ise dosyayı nihai karara bağlamak üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna sevk eder.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 307Kaynağı aç
Sıkça Sorulan Sorular
Aniden yola çıkan yayaya fren yapmasına rağmen çarpan sürücüye ceza verilir mi?
Kısa mesafeden beklenmedik şekilde taşıt yoluna fırlayan yayaya karşı derhal fren yapan ve mevcut koşullarda alabileceği başkaca tedbir kalmayan sürücünün kusuru bulunmadığından mahkûmiyet değil beraat kararı verilir.
Trafik kazasında taksirle yaralama suçu şikâyete tabi midir?
Taksirle yaralama fiili kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır; ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89. maddesinin birinci fıkrasındaki temel hal hariç olmak üzere eylemin bilinçli taksirle işlenmesi durumunda şikâyet şartı aranmaksızın kovuşturma yürütülür.
Hâkim bilirkişi raporundaki kusur oranlarıyla bağlı mıdır?
Ceza hâkimi, bilirkişilerin kusura ilişkin oran ve belirlemeleriyle bağlı olmayıp teknik tespitleri inceleyerek sanığın kusurunun varlığını ve bunun yaptırıma etkisini serbestçe değerlendirir.
Mağdurun da kazada kusurlu olması sürücünün cezasını nasıl etkiler?
Mağdurun taksirli hareketi nedensellik bağını kesmedikçe failin taksir sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; kusurun derecelendirilmesi suretiyle herhangi bir ceza indirimi söz konusu olmayıp bu durum temel cezanın belirlenmesinde nazara alınır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

