Trafik kazası neticesinde hasar gören aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan ikame araç ve araç mahrumiyeti zararı, kural olarak kazaya kusuruyla sebep olan sürücü ile motorlu aracın işleteninden talep edilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi çerçevesinde doğan bu sorumluluk, haksız fiil esaslarına dayanır. Kusurlu tarafın zorunlu trafik sigortası dolaylı zararları teminat kapsamı dışında tuttuğundan araç mahrumiyet bedeli sorumluluğu sürücü ve işletene aittir.
İkame Araç Bedelinden Sorumlu Taraflar
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince trafik kazasında meydana gelen ikame araç zararından, kazaya kusuruyla sebep olan sürücü ile aracın işleteni sorumludur. Kusurlu sürücü ile motorlu aracın işleteninin sorumluluğu müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına dayalı olarak talep edilebilmektedir.
Trafik tescil kayıtlarında malik görünen kişi kural olarak işleten kabul edilir. Bununla birlikte aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya başka bir hukuki ilişki sebebiyle bir başkası hesabına ve tehlikesi ona ait olacak şekilde işletildiğinin ispatlanması durumunda, işleten sıfatı ve buna bağlı tazminat sorumluluğu aracı fiilen işleten kişiye geçer.
Zorunlu Trafik Sigortasının Kapsamı ve Başvuru Şartı
Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları'nın A.6/k maddesi uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı ve yansıma zararlar teminat kapsamı dışında bırakılmıştır. Bu hüküm sebebiyle, hasara uğrayan aracın tamir süresince kullanılamamasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli kural olarak zorunlu trafik sigortacısından talep edilemez.
Araç mahrumiyet zararı doğrudan kusurlu sürücüye ve araç işletenine yöneltildiğinde, Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde düzenlenen sigortacıya ön başvuru dava şartı aranmaz.
İkame Araç Bedelinin Hesaplanması ve İspat Kriterleri
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrası uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmekle yükümlüdür. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa, aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hâkim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat taleplerinde gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/26777 Esas ve 2022/11236 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, davacı tarafından araç kiralandığına dair fatura veya ödeme belgesi sunulmasa dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkim zararı belirleyebilir. Bu belirlemede davacı aracındaki hasarın niteliğine göre makul onarım süresi ve bu süre zarfında ihtiyaçlar için gereken ikame aracın bedeli bilirkişi incelemesiyle saptanır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26777, K. 2022/11236Kaynağı aç
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2072 Esas ve 2018/11712 Karar sayılı ilamına göre, ikame araç mahrumiyet bedeli tespit edilirken aracın serviste fiilen kaldığı tüm süre değil, hasarın niteliğine göre objektif makul tamir süresi ile aynı nitelikteki emsal bir araç için ödenmesi gereken bedel esas alınır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2072, K. 2018/11712Kaynağı aç
Aracın ekonomik olarak onarılamayacak boyutta tam hasara uğraması hâlinde, araç mahrumiyet bedeli tamir süresi üzerinden değil, zarar görenin benzer nitelikte yeni bir araç temin edebilmesi için geçecek makul süre gözetilerek belirlenir.
Kasko Teminatı ve Ticari Araçlarda Kazanç Kaybı Sınırı
Kasko poliçesinde ikame veya yedek araç teminatı bulunan hallerde sigortalı kendi kasko şirketinden araç temin edilmesini isteyebilir. Kasko şirketi tarafından ücretsiz ikame araç tahsis edilen süre boyunca ayrıca ikame araç bedeli talep edilmesi mükerrer tazminat yasağına aykırılık oluşturur.
Ticari araçlarda araç mahrumiyet bedeli ile çalışamamaktan kaynaklanan kazanç kaybı farklı hukuki niteliklere sahiptir. Araç mahrumiyet bedeli aracın kullanımından yoksun kalınmasının ekonomik karşılığını, kazanç kaybı ise aracın çalışmaması sebebiyle elde edilemeyen ticari gelir veya kârı ifade eder. Aynı zarar kalemi bu iki ayrı başlık altında mükerrer olarak istenemez.
Görevli Mahkeme, Temerrüt Faizi ve Zamanaşımı
Araç mahrumiyet bedeli yalnızca haksız fiil sorumluluğu kapsamında sürücü ve işletene karşı ileri sürüldüğünde uyuşmazlık kural olarak asliye hukuk mahkemesinde görülür. Kusurlu sürücü ve işletenin haksız fiil sorumlusu olması nedeniyle araç mahrumiyet bedeline kural olarak zarar verici olayın gerçekleştiği kaza tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilebilir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kazaya yol açan eylemin ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresine tabi bir suç oluşturması durumunda ise Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca uzamış ceza zamanaşımı süresi tatbik edilir.
Araç kiralama faturası olmadan ikame araç bedeli istenebilir mi?
Evet, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca fiilen araç kiralandığına dair fatura veya ödeme belgesi sunulmasa dahi hâkim, bilirkişi marifetiyle hasarın niteliğine uygun makul onarım süresini ve emsal araç bedelini belirleyerek tazminata hükmedebilir.
Zorunlu trafik sigortası ikame araç bedelini öder mi?
Hayır, Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartları'nın A.6/k maddesi uyarınca gelir kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar teminat kapsamı dışında bırakıldığından araç mahrumiyet bedeli kural olarak zorunlu trafik sigortacısından talep edilemez.
Pert olan araçta ikame araç bedeli nasıl belirlenir?
Aracın ekonomik olarak onarılamayacak biçimde tam hasara uğraması hâlinde ikame araç mahrumiyet bedeli tamir süresine göre değil, benzer nitelikte yeni bir aracın temin edilebilmesi için gereken makul süre üzerinden hesaplanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

