İkame Araç Bedeli Nedir ve Nasıl Talep Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
İkame Araç Bedeli Nedir ve Nasıl Talep Edilir?

İkame Araç Bedelinin Hukuki Niteliği ve Kapsamı

Trafik kazası nedeniyle aracın hasar görmesi halinde, araç tamir edilene kadar geçen sürede yerine kiralanan taşıtın ücreti veya araç kiralandığı varsayılarak ödenmesi gereken mahrumiyet karşılığı ikame araç bedeli olarak adlandırılır. Trafik kazasında aracı zarar gören kişi söz konusu bedeli bizzat talep edebileceği gibi varsa kanuni temsilcileri aracılığıyla da bu istemde bulunabilir.

İkame araç bedeli talebi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil hükümleri uyarınca karşı tarafın kusuru oranında istenir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin birinci fıkrası uyarınca zarar gören taraf, uğradığı zararı ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Haksız fiil sorumluluğunda gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zarar gören kişi haksız fiil sebebiyle yalnızca fiilen gerçekleşen gerçek zararını sorumlulardan talep edebilir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 50Kaynağı aç
MADDE 50- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. III. Tazminat 1. Belirlenmesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/26777, K. 2022/11236Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/26777 E.  ,  2022/11236 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozma yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, davacıya ait araca, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları aracın çarpması sonucunda araçta hasar meydana geldiğini belirterek, araçta meydana gelen maddi hasar, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Denizli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/06/2020 tarih, 2019/98 Esas, 2020/113 Karar sayılı ilamında; toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 5.270,00-TL hasar bedeli alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ikame araç kiralandığına dair belge sunulamadığı ve aracın önceden hasarı bulunduğu gerekçesiyle değer kaybı ile araç mahrumiyeti bedeli talebinin reddine karar verilmiş, hükmün Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü tarafından HMK’nın 363. maddesi gereğince kanun yararına bozulması talep edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve değer kaybı talebi yönünden verilen hükmün usul ve yasaya uygun olmasına göre Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair, kanun yararına temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, meydana gelen kazada davacıya ait aracın hasarlandığını, aracın onarım süresince aracından mahrum kaldığını açıklayıp diğer taleplerinin yanında araç mahrumiyet bedelinin de tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının bu talebini objektif kriter ve delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün kanun yararına temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü'nün kanun yararına temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı HMK’nin 363. maddesi uyarınca hükmün, hukuki sonuçlarına etkili olmamak kaydı ile KANUN YARARINA BOZULMASINA, bozma kararının bir örneğinin Resmi Gazete'de yayınlanmak üzere Adalet Bakanlığına gönderilmesine 29/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Fatura Sunma Zorunluluğu ve Zararın Hesaplanması

İkame araç bedelinin istenebilmesi için fiilen araç kiralandığına dair fatura veya ödeme belgesi sunulması zorunlu değildir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözeterek zararın miktarını hakkaniyete uygun şekilde belirler. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/26777 Esas ve 2022/11236 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, araçtaki hasarın niteliğine göre makul tamir süresi saptanarak ilgilinin ihtiyaçları çerçevesinde mahrumiyet süresine denk gelen emsal kiralama bedeli bilirkişi marifetiyle belirlenir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/5583 Esas ve 2019/11651 Karar sayılı ilamına göre, araç mahrumiyet zararı hesaplanırken aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralama bedeli belirlenmeli; ayrıca ilgilinin aracını kullanamadığı dönemde yapmaktan kurtulduğu bakım ve amortisman gibi tasarruf edilen giderler de hesaplanan tutardan indirilmelidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/7273 Esas, 2017/540 Karar ve 2015/11416 Esas, 2016/1044 Karar sayılı ilamlarında da bilirkişi raporundaki tespitlere uygun olarak belirlenen mahrumiyet bedelinin yasal faiziyle tahsiline yönelik mahkeme kararları yerinde bulunmuştur.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/7273, K. 2017/540Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/7273 E.  ,  2017/540 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; 19.02.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu adına kayıtlı park halindeki… plakalı araçta hasar meydana geldiğini, davalı …'in bu kazadan doğan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, 24.04.2013 tarihli ekspertiz raporuna göre araçtaki değer kaybının 5.000,00 TL, 10 iş günü mahrum kalmasından dolayı oluşan zararının da 750,00 TL olduğu ileri sürülerek 5.000,00 TL değer kaybı ve aracın tamir süresince kullanılmamış olması nedeni ile oluşan 750,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 5.750,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Davalıya dava dilekçesi, tensip tutanağı ve ön inceleme duruşmasına davet tutanağı tebliğ edilmiş ancak davalı ön inceleme aşamasında herhangi bir beyanda bulunmamış duruşma sırasında açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Mahkemece, iddia ve toplanan delillere göre söz konusu trafik kazasında davalıya ait aracın sürücüsünü %100 oranında kusurlu olduğu, davaya konusu kaza neticesinde davacıya ait … plakalı araçta 5.000,00 TL değer kaybı, 400,00 TL ikame araç bedeli zararı oluştuğu, tüm dosya kapsamı ile anlaşılmış olmakla davanın kısmen kabülüne; 5.000,00 TL değer kaybı ve 400,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 5.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …'den alınarak davacıya verilmesine fazla istemin reddine karar; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 276,66 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 25/01/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2015/11416, K. 2016/1044Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2015/11416 E.  ,  2016/1044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davacıya ait yine davacının sevk ve idaresindeki … plakalı araca, davalı … adına tescilli ancak dava dışı şoför …'ın sevk ve idaresindeki … plakalı aracın 25.03.2014 tarihinde çarparak hasara neden olduğunu ve araçta değer kaybının meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişin hakları saklı kalmak üzere değer kaybı için 820,00 TL, ikame araç bedeli için 180,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin davalıya ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 26.03.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile harcını yatırarak değer kaybı yönünden talebini 820 TL den 3200 TL ye çıkartmıştır. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 3.380,00 TL nin 25/03/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 231,00 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, 27/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/5583, K. 2019/11651Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2017/5583 E.  ,  2019/11651 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davalı … Sigorta A.Ş. vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalıların işleten/sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın, davacıya ait araca tam kusurlu olarak çarpmasıyla oluşan kazada, davacının aracında bulunan ve diyaliz tedavisine giden …'un ağır yaralandığını, araçta değer kaybı meydana geldiğini, davacının tamir süresince başka araç kiralamak zorunda kaldığını, hastanın diyalize girememesi sonucu da gelir kaybedildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, araç değer kaybı 250,00 TL, başka araç kiralama için 600,00 TL. ve gelir kaybı için 50,00 TL. olmak üzere şimdilik toplam 900,00 TL. maddi tazminatın, olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiş; 10.01.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle, değer kaybı talebini 1.500,00 TL'ye, başka araç kiralama bedeli talebini 3.825,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı … vekili, davacı aracını sigorta eden … Sigorta A.Ş'ye poliçe teminatının tamamının ödendiğini, poliçeden kaynaklanan sorumluluklarının son bulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı … vekili, kusura itiraz ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile 3.328,13 TL. maddi tazminatın, dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen hükmün, davalı … Sigorta A.Ş. Vekili ve davalı … vekili tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 23.01.2017 tarih, 2014/14763 Esas ve 2017/382 Karar sayılı ilamı ile; "davalı … Sigorta A.Ş'ye hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hiçbirinin tebliğ edilmediği; davalıya kusur ve tazminata ilişkin bilirkişi raporlarının usulüne uygun şekilde tebliği ile davalının savunma hakkını kullanması ve raporlara karşı varsa itirazlarını bildirmesinin sağlanması, itirazlarının değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, usulünce yapılmış tebligat olmadan ve davalının savunma haklarını da kısıtlar biçimde yargılamaya devam edilip yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru görülmediği" gerekçesiyle karar bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile 3.328,13 TL. maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … Sigorta A.Ş. vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; kazadaki hasardan kaynaklanan araç değer kaybı doğrudan zarar niteliğinde olduğundan, poliçe limitini tüketmemiş olması kaydıyla davalı trafik sigortacısının bu zarardan da sorumlu olmasına; araç hasar bedeli davaya konu edilmediğinden, davalı …'in davacı kaskocusunun rücusu üzerine ödediği araç hasar bedelinin, davaya konu zararlara etkisinin bulunmamasına göre; davalı … Sigorta A.Ş. vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybından oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin, zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir sorumluluk sigortası türü olup, sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlıdır. Davalı …'e ait olup dava konusu kazaya karışan araç için, davalı … tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği; maddi hasarlar için araç başına teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 8.000,00 TL. olduğu görülmektedir. Bu itibarla; davalı trafik sigortacısının, davacının aracında oluşan hasar nedeniyle sorumluluğunun 8.000,00 TL'lik limitle sınırlı olduğu açıktır. Davalı … tarafından, poliçe limiti 8.000,00 TL'nin, davacı aracının kasko sigortacısı olan dava dışı … Sigorta A.Ş'ye 27.12.2007'de ödendiği savunulmuş; adı geçen sigorta şirketi tarafından verilen cevapta ise, davaya konu kazadaki araç hasarı nedeniyle davacıya 12.182,00 TL. ödendiği bildirilmiştir. Davacının kasko sigortacısının rücusu üzerine, davalı … Sigorta A.Ş. tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verilmesi, eksik inceleme niteliğindedir. Açıklanan vakıalar karşısında; davalı … Sigorta'nın düzenlediği ZMSS poliçesindeki limitle (8.000,00 TL.) sınırlı sorumlu olduğu da dikkate alınarak, davalı sigortacının davacı aracının kasko sigortacısı olan … Sigorta A.Ş'ye ödeme yapıp yapmadığı ve ödediği miktarın adı geçen şirketten sorulması ile oluşacak sonuca göre (davaya konu değer kaybı talebinden sigortacının sorumlu olduğu; ancak, bu bedelin de poliçedeki limite dahil olduğu gözetilerek) davalı … Sigorta A.Ş'nin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Kabule göre ise; davalı …, ZMSS poliçesi gereği davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumlu olduğu ve ZMSS Genel Şartları'nın A.6-k. maddesi gereği, dolaylı zarar niteliğindeki ikame araç kira bedelinden (araç mahrumiyet bedeli) davalı trafik sigortacısının sorumlu olmadığı gözetilmeden, bu zarar kalemini de içeren tazminattan davalı … şirketinin sorumluluğuna karar verilmesi de doğru değildir. 3-Davaya konu edilen araç değer kaybı zararı ile araç mahrumiyet bedelinin belirlenmesi bakımından alınan ve mahkemece de benimsenen 12.08.2011 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya ait araçta 1.500,00 TL. değer kaybı oluştuğu ve davacının araç mahrumiyet zararının 3.825,00 TL. olduğu kabul edilmişse de hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan zararlara ilişkin hesaplamalar doğru yapılmamıştır. Eksik inceleme ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilemez. Bu durumda mahkemece; davaya konu zararlarla ilgili hesap yapmaya ehil, İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek uzman bilirkişi (makine mühendisi) veya bilirkişi kurulundan tüm dosya kapsamına göre; davacı aracının modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarının nitelik ve niceliği vs. gibi hususlar gözönünde bulundurularak, kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki 2. el piyasa rayiç değeri (hasarsız haliyle) ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki haline göre serbest piyasadaki 2. el piyasa değeri arasındaki fark (aradaki farkın değer kaybı olarak kabul edilmesi) konusunda; ayrıca, davacının mahrumiyet zararının, aracın makul tamir süresi ile aynı vasıftaki aracın kiralanması için gerekli bedelin ne kadar olduğu belirlendikten sonra, davacının aracını kullanamadığı döneme ilişkin olarak bakım giderleri, amortisman vs. tasarruf ettiği miktarlar da düşülmek suretiyle hesaplanması hususlarında, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Sigorta A.Ş. vekili ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; hükmün, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Sigorta A.Ş. yararına ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve davalı … Sigorta A.Ş. yararına BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 09/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sigorta Şirketinin Sorumluluğu ve Talep Yolları

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/5631 Esas ve 2018/4390 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, aracın tamir süresince kullanılamamasından doğan ikame araç bedeli zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışındadır. Bu nedenle ikame araç bedeli kural olarak kazaya karışan kusurlu araç sürücüsü ve işleteninden talep edilir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2017/5631, K. 2018/4390Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2017/5631 E.  ,  2018/4390 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili; davalı … şirketine zorunlu trafik sigortası ile sigortalı, küçük … sevk ve idaresindeki, … plakalı aracın, davacıya ait, dava dışı … sevk ve idaresindeki … plakalı araca çarpması sonucu oluşan zarar nedeni ile tespit talebi ile başvurduğu … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/7 D.İş sayılı delil tespiti dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna göre araçtaki hasar bedelinin 5.248,00 TL olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 5.248,00 TL hasar bedeli, 500,00 TL araçtaki değer kaybı, 808,85 TL tespit gideri, 2.000,00 TL araç kiralama bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı … vekili; davanın reddini savunmuştur. Davalı … vekili; görev ve husumet itirazında bulunup, ikame araç talebinin poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı …; cevap vermemiş, duruşmadaki beyanında davayı 3.000,00 TL olarak kabul ettiğini beyan etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; bilirkişi raporuna dayanarak davalı …'e yönelik açılan davanın reddine; diğer davalılara yönelik davanın kısmen kabulü ile 6.448,00 TL'nin kaza tarihi olan 24/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına, ileri sürülüşe göre davanın ev başkanı sıfatıyla açılmış olmasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-Dava trafik kazasından kaynaklanan hasar nedeniyle değer kaybı, ikame araç bedeli ve hasar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece benimsenen 02.04.2014 tarihli bilirkişi raporu içeriğine göre 500,00 TL değer kaybı tazminatına hükmolunmuş ise de, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda araç değer kaybı hesaplaması Dairemiz ilkelerine uygun değildir. Dairemizce değer kaybının belirlenmesi hususunda aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınmaktadır. Hükme esas alınan raporda bu kritere göre hesaplama yapılmadığı anlaşılmakla, dosyadaki fotoğraflar, kaza tespit tutanağı ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine göre değer kaybının tespiti için yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Davalı … zarara neden olan davalı …'a ait aracın trafik sigortacısıdır. … genel şartları hükümlerine göre davalı … gerçek zarar kapsamında olmayan dolaylı zararlardan sayılan ikame araç bedelinden sorumlu değildir. Davacıya ait aracın tamir süresince kullanılamaması nedeniyle talep edilen ikame araç bedeli (iş kaybı bedeli) zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kaldığından, davalı sigortanın sorumlu tutulması isabetli değildir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …'ne geri verilmesine 19.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İkame araç tazminatı ilamsız icra takibi yoluyla veya Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil kurallarına dayalı trafik kazasından kaynaklanan tazminat davası yoluyla ileri sürülebilir. Haksız fiilden doğan ikame araç tazminatı taleplerinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olmayıp, taraflar uyuşmazlığın çözümü için ihtiyari olarak arabulucuya başvurabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

İkame araç bedeli davasında genel görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir; davanın ticari nitelikte olması halinde görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. 6100 sayılı Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği gibi, kanunda davalıların tamamı hakkında ortak yetkili bir mahkeme öngörülmüşse dava o yer mahkemesinde görülür. Ancak birden fazla davalının bulunduğu hallerde dava, davalılardan birini sırf yerleşim yerinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açılmışsa, mahkeme ilgili davalının itirazı üzerine onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 6Kaynağı aç
MADDE 6- (1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. (2) Yerleşim yeri, 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu hükümlerine göre belirlenir. Davalının birden fazla olması hâlinde yetki
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 7Kaynağı aç
MADDE 7- (1) Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. Bir yerde geçici olarak oturanlara karşı açılacak davalarda yetki

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. maddesi gereğince haksız fiilden doğan tazminat davalarında; haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer yahut zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
MADDE 16- (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yetki sözleşmesi

Zamanaşımı Süresi

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 72Kaynağı aç
MADDE 72- Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. II. Rücu isteminde
İkame araç bedeli talep edebilmek için fatura sunmak zorunlu mudur?

Hayır, fatura sunulması zorunlu değildir; Türk Borçlar Kanunu'nun 50. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hâkim, aracın makul tamir süresine denk gelen emsal kiralama bedelini bilirkişi marifetiyle belirleyebilir.

İkame araç bedeli trafik sigortasından istenebilir mi?

Aracın onarım süresince kullanılamamasından doğan ikame araç mahrumiyet bedeli, Yargıtay içtihatları uyarınca zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışındadır.

İkame araç tazminatı davasında görevli ve yetkili mahkeme neresidir?

Görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi olup, uyuşmazlığın ticari nitelik taşıması veya sigortacıya yöneltilmesi halinde Asliye Ticaret Mahkemesidir; yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri, haksız fiilin işlendiği yer, zararın doğduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeridir.

İkame araç bedeli talebinde zamanaşımı süresi ne kadardır?

Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her hâlde kaza tarihinden itibaren 10 yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar; eylem daha uzun zamanaşımı öngören cezayı gerektiriyorsa ceza zamanaşımı uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu