Trafik Kazalarında Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Talep Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazalarında Araç Mahrumiyet Bedeli Nasıl Talep Edilir?

Trafik kazası neticesinde hasar gören bir aracın onarım süresince kullanılamaması sebebiyle ortaya çıkan zarara araç mahrumiyet bedeli denir. Bu zarar kalemi araçtan yoksun kalma tazminatı, ikame araç bedeli, araç yatış bedeli veya araç kullanamama zararı adlarıyla da anılmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Araç mahrumiyet bedeli, aracın onarım masrafından ve değer kaybından farklı bir zarar kalemidir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. II. Zararın ve kusurun ispatı

Araç değer kaybı ile araç mahrumiyet bedeli kapsamları yönünden ayrılır. Araç değer kaybı taşıtın ikinci el piyasa değerindeki azalmayı hedeflerken, araç mahrumiyet bedeli taşıtın kullanım hakkından geçici olarak mahrum kalınmasını esas alır.

Araç Mahrumiyet Bedeli Kimlerden Talep Edilebilir?

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında; kâr veya gelir kaybı, iş durması ile kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak ortaya çıkan yansıma ve dolaylı tazminat talepleri teminat kapsamı dışında düzenlenmektedir.

Mahrumiyet zararı kural olarak kazaya sebebiyet veren kusurlu sürücüye, araç malikine veya araç işletenine yöneltilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinin birinci fıkrası gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında yahut bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde araç işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur. Aynı maddenin beşinci fıkrası doğrultusunda işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, sürücünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumluluk taşır. Bununla birlikte kasko poliçelerinde ikame araç teminatının bulunması veya ihtiyari mali mesuliyet sigortalarında ek teminatların yer alması halinde poliçe şartları çerçevesinde ilgili sigortacıya başvuru gündeme gelebilir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 85Kaynağı aç
Madde 85 – (Değişik birinci fıkra: 17/10/1996-4199/28 md.) Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. (Ek: 17/10/1996-4199/28 md.) Motorlu araç ölüme veya yaralanmaya sebebiyet vermiş ise, kazaya karışan aracın başkalarına devir ve temliki veya üzerinde bir hak tesisini önlemek amacıyla olaya el koyan Cumhuriyet Savcılıklarınca, aracın tescilli olduğu tescil kuruluşuna trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi için talimat verilir. Kaza anı ile Cumhuriyet Savcılığınca trafik kaydı üzerine şerh düşülmesi arasında geçen süreler içinde kötü niyetle yapılan araç tescilleri hükümsüz sayılır. Şerhin konulduğu tarihten itibaren bir ay içerisinde, şerhin kaldırıldığına veya devamına ilişkin mahkeme kararı ibraz edilmediği takdirde bu şerh hükümsüz sayılır. İşletilme halinde olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibi, hakimin takdirine göre kendi aracının katıldığı bir kazadan sonra yapılan yardım çalışmalarından dolayı yardım edenin maruz kaldığı zarardan da sorumlu tutulabilir. Ancak, bu durumda işletici teşebbüs sahibinin sorumlu kılınabilmesi için kazadan kendisinin sorumlu olması veya yardımın doğrudan doğruya kendisine veya araçta bulunanlara yahut kazaya taraf olan üçüncü kişilere yapılması gerekir. (Değişik: 17/10/1996-4199/28 md.) İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. İşletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin, sorumluluktan kurtulması veya sorumluluğun azaltılması:[70]

İşletilme halinde bulunmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için 2918 sayılı Kanun'un 85. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını yahut araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir.

Kusur Durumunun Araç Mahrumiyet Bedeline Etkisi

Araç mahrumiyet bedelinin karşı taraftan talep edilebilmesi için kazada tamamen kusurlu olunmaması şarttır. Trafik kazasında yüzde yüz kusurlu olan taraf karşıdan mahrumiyet bedeli isteyemez. Kazada kısmi kusur bulunması durumunda ise hesaplanan tazminat kusur oranına göre azaltılabilir.

Araç Mahrumiyet Bedelinin Hesaplanma Esasları

Araç mahrumiyet bedelinin istenebilmesi için araç sahibinin fiilen kiralık bir araç tutmuş olması veya kiralama faturası ibraz etmesi zorunlu değildir. Kiralama yapılmamış olsa bile aracın kullanılamamış olması sebebiyle kullanım menfaatinden mahrum kalınmış sayılır. Bu zarar, bilirkişi marifetiyle emsal araç kira bedeli üzerinden tespit edilebilir.

Zararın hesabında aracın fiilen serviste beklediği tüm süre değil, hasarın giderilmesi için gereken teknik ve makul onarım süresi dikkate alınır. Belirlenen makul onarım süresi ile emsal günlük araç kira bedeli çarpılarak brüt mahrumiyet zararı bulunur. Bu hesaplama yapılırken hasar gören taşıtın markası, modeli, yaşı, segmenti, kaza tarihindeki özellikleri ve kullanım amacına uygun emsal kiralama bedelleri araştırılır.

Ticari araçlarda ticari kazanç kaybı talep edildiğinde hesaplama brüt ciro üzerinden yapılamaz. Hak sahibinin yakıt, personel, periyodik bakım, amortisman ve vergi gibi zorunlu giderleri dikkate alınarak brüt gelirden indirim yapılmalı ve net kazanç üzerinden hesaplama oluşturulmalıdır.

Pert Durumunda Mahrumiyet Bedelinin Tespiti

Onarım masrafları taşıtın riziko tarihindeki değerini aştığında ya da taşıt onarım kabul etmediğinde araç tam hasara uğramış sayılır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/10248 Esas ve 2023/10491 Karar sayılı ilamında pert-total işlemi uygulanan araç için ayrıca değer kaybı tazminatı talep edilemeyeceği kabul edilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/10248, K. 2023/10491Kaynağı aç
4. Hukuk Dairesi         2021/10248 E.  ,  2023/10491 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/508 E., 2015/729 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine Taraflar arasında görülen araç hasarı sebebiyle tazminat davasının yargılaması sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait Nissan marka Juke tipi 2012 model araç banka kredisi kullanılarak "0" km olarak satın alındığını, araç henüz birkaç aydır kullanımda iken, 02.04.2013 tarihinde kırmızı ışıkta beklemekte olduğu sırada davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın hızla gelip çarptığını, müvekkil aracının pert total olduğunu, kasko sigortacısının hasar bedeli olarak 14.250,00 TL ve sovtaj bedeli olarak 28.750,00 TL olmak üzere toplam 43.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak aracın piyasa değerinin 51.000,00 TL olduğunu, araçta 8.000,00 TL değer kaybı olduğunu, ayrıca müvekkilinin yapılan ödeme ile kredi borcunu kapattığını, erken ödeme ve yeniden kredi almak için masraf yapmak zorunda kaldığını ve araçsız kaldığı dönem süresince taksi kullandığını, bu sebeple 8.000,00 TL değer kaybının yanı sıra 2.000,00 TL munzam zarar talebinin zorunlu … geldiğini belirterek, toplam 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait aracın kasko sigortacısı şirketin sigortalısına yaptığı 14.250,00 TL'nın rücuen tazmini için müvekkili şirkete müracaat ettiğini, yapılan bu başvuru üzerine 14.250,00 TL davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan Alliaıız Sigorta A.Ş.'ye ödendiğini, davacı vekilinin dava tarihinden önce müvekkili şirkete herhangi bir başvuruda bulunmadığını, dolayısıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizinin müvekkili şirkete yöneltilmesinde yasal isabet bulunmadığını, müvekkili şirketin davacıya karşı temerrüde düşmüş olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya ait araçta değer kaybını talep edebilmesi için aracın onarım görmesi ve onarımdan sonra hasarsız araçlara göre değerinde azalma olması zorunlu olduğu somut olayda davacı aracı onarım görmeyip bizzat davacının talebi doğrultusunda kasko şirketince aracın pert total sayılarak aracın olay tarihindeki hasarsız piyasa rayiç bedeli olarak 43.000,00 TL belirlendiği ve davacıya ödendiği, kasko şirketince aracın hasarsız piyasa rayiç bedelinin davacıya ödenmesi sebebiyle davacının davalılardan değer kaybı talep hakkı olmadığı, davacının munzam zararın varlığına dair herhangi bir belge ibraz etmediği, sigorta şirketinin munzam zarardan sorumlu tutulamayacağı, davacının kredi kullandığı belirlenen Koç Finans A.Ş'den davaya konu araç kredisini 08.05.2013 tarihinde erken ödeme ile kapatıldığının tespit edildiği, davacının 17.05.2013 tarihinde tüketici kredisi ile otomobil aldığı, bu kredi için 600,00 TL işlem ücreti tahsil edildiği ve ilgili kredilerinin normal ödeme ile sona erdiği, kredinin erken kapatılması, yeniden kredi kullanılması hususları, davacının insiyatifinde olduğundan munzam zarar oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kaza yapan bir aracın sürücüsü dışında, aracın sahibi de kusursuz sorumlu olarak maddi zararı karşılamakla yükümlü olduğunu, aracını gerçek değerinin altında bir değere sigorta şirketine ve onun yönlendirdiği şirkete devretmek zorunda kaldığını, pert total işlemi söz konusu olsa 20.000 km.'deki aracının 0 km. değerini alacak iken, aracın hasarlı satışı ve 2.el piyasa değerinin ödenmesi suretiyle zarara uğradığını, bilirkişi raporunda, 20.000 km.de olan aracın piyasa değerinin 48.000,00 TL civarında olduğu ileri sürüldüğünü, aracın kasko değerinin de 48.436,00 TL olduğu belirtildiğini, 2012 model Nissan Juke 1.6 Tekna …. aracının 0 km.de değeri 51.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödenen bedelin 43.000,00 TL olduğunu, aradaki farkın müvekkilinin zararını oluşturduğunu, aracın sadece onarım görmesinin değil, piyasa değerinin altında değerlendirildiğinde zarar oluşmuşsa değer kaybı söz konusu olduğunu, müvekkilinin Nissan Juke marka aracını 2012 yılında banka kredisi ile aldığını, söz konusu kaza sebebiyle kendisine yapılan ödeme ile kredi borcunu kapatmak zorunda kaldığını, krediyi kapatmak ve yeniden kredi almak için masraf yapmak zorunda kaldığını, araçsız kaldığı dönemde, iş ve özel hayatında taksi kullandığını ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı, munzam zarar ve ikame araç bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacıya ait araca pert-total işlemi uygulandığından değer kaybı tazminatı talep edilemeyeceği ve munzam zarar adı altında talep edilen zararların kaza ile arasında illiyet bağı bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden; Mahkemece davacının aracı tamir görmediğinden aracından yoksun kaldığı süreden bahsedilemeyeceği gerekçesyile araç mahrumiyeti talebinde bulunulamayacağı kabul edilerek ikame araç bedeli talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkemece yapılacak iş; pert olan araçlarda araç mahrumiyeti zararı aynı nitelikte (emsal) yeni bir aracın satın alınması için gerekli makul süreye göre belirlenmelidir. Yeni araç satın alınması için gerekli makul sürenin tespiti ve saptanan bu sürede oluşacak zararın hesabı hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/2020, K. 2016/5739Kaynağı aç
17. Hukuk Dairesi         2016/2020 E.  ,  2016/5739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :…….Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ……. tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, davalının 27.04.2012 tarihinde…. plakalı otobüs ile müvekkiline ait araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağına göre davalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası tespit yaptırdıklarını, müvekkiline ait aracın tamir edildiğini ve 4.212,00 TL'yi davalının sigortasının karşıladığını belirterek bakiye 12.243,00 TL hasar bedeli, 2.000,00 TL değer kaybı ve 890,00 TL araç kiralama bedeli toplamı 15.139,80 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı … vekili, müvekkilinin…..de otobüs şoförü olarak çalıştığını, araçta oluşan hasar bedelinin trafik sigortasını düzenleyen şirket tarafından ödendiğini, talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, aracın marka ve modeli ile yaşı gözönüne alındığında kıymet kaybının oluşmadığını, aracın daha kısa sürede tamirinin mümkün olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı …… Genel Müdürlüğü vekili, dava konusu olayda müvekkili İdarenin ve otobüs sürücüsünün kusuru bulunmadığını, araçların bakımlarının periyodik olarak yapıldığını, dava konusu kaza nedeniyle tazminat ödenmesi gerekmediği gibi talep edilen tazminat miktarının da fahiş bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile, 15.139,80 TL tazminatın kaza tarihi olan 27.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiş, hüküm davalı …… vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı……. vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı aracı 2005 model Renault Megane otomobildir. Onarım masrafları, taşıtın riziko tarihindeki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmezse taşıt tam hasara uğramış sayılır. Hasar konusunda alınan 22.04.2015 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda aracın pert ihtimalinin olduğu ancak dosyada aracın piyasa rayiç bedeline ve sovtaj bedeline ilişkin bilgi bulunmadığından bu yönde değerlendirme yapılamadığı belirtilerek araçtaki toplam hasarın 14.322 TL olduğu belirtilmiş,hükme esas alınan 11.09.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda ise araçtaki toplam hasarın 14.160 TL olduğu belirlenmiş,aracın modeli, olay tarihindeki yaşı, hasar durumu vs göre pertinin ekonomik olup olmayacağı hususunda inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır. Aracın pertinin uygun olması halinde davalı taraf ayrıca değer kaybı zararından sorumlu olmaz. Yine bu durumda araç mahrumiyetinin tespiti için, aracın tamir süresi içinde gerekli kiralama bedeli değil, aynı özellikte yeni bir araç alınması için gerekli makul süre tespit edilerek, (bu süre içinde, emsal aracın kiralama bedelinin emsal aracın kiralama bedelinden; davacı tarafından, kendi aracını kullanması halinde yapacağı yakıt masrafı, amortisman v.s zorunlu giderler mahsup edilerek) bulunacak net kiralama bedeli esas alınarak hesaplama yapılması gerekir. Dosyada alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, davacı aracının modeli, yaşı, kaza sonucu meydana gelen hasar durumu, km'si, kullanım tarzı vs de gözönünde bulundurularak aracın onarımının mı, pertinin mi uygun (ekonomik) olduğu, pertinin ekonomik olması halinde aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin (hasarlı hali ile ederinin) ve davacı tarafın aynı model ve özellikle yeni bir araç alması için gerekli makul sürenin tespit edilmesi ve bu süre içinde davacının yapması gerekli zorunlu giderler (yakıt masrafı v.s.) tenzil edilerek araç mahrumiyetinin belirlenmesi hususlarında, hasar konusunda uzman bilirkişiden açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli bir rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı…….. lehine BOZULMASINA, 10/05/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Pert kabul edilen araçlarda araç mahrumiyeti zararı onarım süresine göre tayin edilmez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/10248 Esas ve 2023/10491 Karar sayılı ilamı doğrultusunda pert olan araçlarda mahrumiyet zararı, aynı nitelikte yeni bir emsal aracın satın alınması için gerekli makul süreye göre belirlenmeli ve bu hususta denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınmalıdır. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/2020 Esas ve 2016/5739 Karar sayılı ilamında da aracın pert olması halinde emsal nitelikte yeni bir araç alınması için gerekli makul sürenin saptanması, bu süreye karşılık gelen emsal kiralama bedelinden araç sahibinin kendi aracını kullanması halinde yapacağı yakıt ve amortisman gibi zorunlu giderlerin düşülmesi ve net kiralama bedelinin esas alınması gerektiği vurgulanmıştır.

Hukuki Süreç, Görevli ve Yetkili Mahkeme

Araç mahrumiyet bedelinin tahsili amacıyla kusurlu tarafa karşı ilamsız icra takibi başlatılabilir. Borçlunun takibe itiraz etmesi halinde icra takibi durur ve alacaklının itirazın iptali veya alacak davası yoluna başvurması gerekir.

Kusurlu sürücü ve araç malikine karşı açılacak tazminat davalarında genel olarak Asliye Hukuk Mahkemesi gündeme gelebilir. Uyuşmazlığın taraflarının tacir olması, kazanın ticari işletmeyle bağlantılı bulunması veya uyuşmazlığın ticari nitelik taşıması halinde Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi değerlendirilir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinin birinci fıkrası gereğince işleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin davalar da dahil olmak üzere, bu Kanundan kaynaklanan sorumluluk davaları adli yargıda görülür.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 110Kaynağı aç
Madde 110 – (Değişik: 11/1/2011-6099/14 md.) İşleteni veya sahibi Devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dâhil, bu Kanundan doğan sorumluluk davaları, adli yargıda görülür. Zarar görenin kamu görevlisi olması, bu fıkra hükmünün uygulanmasını önlemez. Hemzemin geçitte meydana gelen tren-trafik kazalarında da bu Kanun hükümleri uygulanır. Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.[79] Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar:

Yetkili mahkemenin belirlenmesinde 2918 sayılı Kanun'un 110. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Motorlu araç kazalarından doğan hukuki sorumluluk davaları, sigortacının şubesinin veya acentesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde de açılabilir.

Zamanaşımı Süreleri ve Rücu İlişkisi

Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinin birinci fıkrasındaki zamanaşımı hükmüne tabidir. Bu çerçevede tazminat talepleri, zarar görenin zararı ve tazminat sorumlusunu öğrendiği günden başlayarak iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa ve ceza kanununda fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, 2918 sayılı Kanun'un 109. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Maddenin üçüncü fıkrasına göre zamanaşımının tazminat yükümlüsüne karşı kesilmesi sigortacıya karşı da kesilmiş sayılır; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı ise tazminat yükümlüsü yönünden kesilmiş kabul edilir. Ayrıca aynı madde uyarınca tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kişiyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar.

Araç mahrumiyet bedeli kiralama faturası olmadan talep edilebilir mi?

Evet, mahrumiyet bedeli talep edebilmek için mutlaka fiilen araç kiralanmış olması şart değildir. Bilirkişi marifetiyle hasarlı aracın niteliklerine uygun emsal günlük kira bedeli ve hasarın giderilmesi için gereken makul onarım süresi belirlenerek zarar hesabı yapılabilir.

Araç mahrumiyet bedeli trafik sigortasından istenir mi?

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar zorunlu trafik sigortası teminatı dışındadır. Bu talep kural olarak kusurlu sürücü, araç maliki veya işletene yöneltilir; kasko veya ihtiyari mali mesuliyet poliçelerinde ek teminat bulunması halinde ise ilgili poliçe şartlarına göre değerlendirilebilir.

Pert olan araçlarda mahrumiyet tazminatı nasıl hesaplanır?

Pert kabul edilen araçlarda hesaplama onarım süresi üzerinden değil, emsal nitelikte yeni bir araç satın almak için gereken makul süre üzerinden yapılır. Bu süreye denk gelen emsal kiralama bedelinden, araç sahibinin kendi aracını kullanması halinde yapacağı yakıt ve amortisman gibi zorunlu giderler indirilir.

Ticari araçlarda kazanç kaybı talep edildiğinde hesaplama nasıl yapılır?

Ticari kazanç kaybı brüt ciro üzerinden değil; yakıt, personel, bakım, amortisman ve vergi gibi zorunlu giderlerin brüt gelirden indirilmesiyle elde edilen net kazanç üzerinden hesaplanır.

Araç mahrumiyet tazminatında zamanaşımı süresi ne kadardır?

Zararın ve tazminat yükümlüsünün öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl ve herhalde kaza gününden başlayarak on yıldır. Fiilin ceza kanununda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülen bir fiil olması halinde bu uzamış ceza zamanaşımı süresi maddi tazminat talepleri için de geçerli olur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu