Trafik Kazası Tazminatında Sigorta Tahkim Komisyonu’na Başvuru

by Avukat Erdal Ersoy
Trafik Kazası Tazminatında Sigorta Tahkim Komisyonu'na Başvuru

Trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar ve ölüm tazminatları için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi, zorunlu sigortalarda sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üye olup olmadığına bakılmaksızın hak sahiplerine tahkim usulünden yararlanma imkânı tanımaktadır. Aynı madde uyarınca tahkim sistemine üye bir sigorta kuruluşuyla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel bir hüküm bulunmasa dahi tahkim yoluna başvurabilir.

5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
MADDE 30 – (1) Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla Birlik nezdinde Sigorta Tahkim Komisyonu oluşturulur. Sigortacılık yapan kuruluşlardan, sigorta tahkim sistemine üye olmak isteyenler, durumu yazılı olarak Komisyona bildirmek zorundadır. Sigorta tahkim sistemine üye olan kuruluşlarla uyuşmazlığa düşen kişi, uyuşmazlık konusu sözleşmede özel bir hüküm olmasa bile tahkim usûlünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) İlgili mevzuat ile zorunlu tutulan sigortalardan kaynaklanan bu fıkra kapsamındaki uyuşmazlıklar için ilgili kuruluş sigorta tahkim sistemine üye olmasa dahi hak sahipleri bu bölüm hükümlerine göre tahkim usulünden faydalanabilir. (Ek cümle : 3/4/2013-6456/45 md.) Sigorta tahkim sistemine üye olmayan kuruluşlar bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu giderlerine katılım Hazine Müsteşarlığınca ayrıca belirlenir.[21] (2) Komisyon, bir Müsteşarlık temsilcisi, iki Birlik temsilcisi, bir tüketici derneği temsilcisi ile Müsteşarlıkça belirlenecek bir akademisyen hukukçu temsilcinin katılımı ile oluşur. Müsteşarlık temsilcisinin asgarî on yıl kamu hizmetinde çalışmış, sigortacılık alanında deneyim sahibi ve en az daire başkanı seviyesinde olması; Birlik temsilcilerinin de 4 üncü maddede genel müdür yardımcısı için öngörülen şartlara sahip olması gerekir. Tüketici derneği temsilcisi ise Türkiye çapında en fazla üyeye sahip tüketici derneğinin önereceği üç aday arasından Müsteşarlıkça seçilir. Komisyon kendi içinden bir Başkan seçer. Komisyonda kararlar üye tamsayısının salt çoğunluğu ile alınır. İki yıl için seçilen Komisyon Başkan ve üyelerine, kamu iktisadî teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen aylık ücret ve diğer ödemeler tutarında ücret ödenir. (3) Komisyon aşağıdaki görevleri yerine getirir: a) Müdür ve müdür yardımcılarını atamak. b) Birlikçe ayrı bir hesapta izlenecek olan Komisyonun bütçesini hazırlayarak Birliğe sunmak. c) Tahkim sisteminin adil, tarafsız ve etkin bir biçimde işleyişini sağlamak için gerekli önlemleri almak. ç) Komisyonun faaliyet sonuçları hakkında yıllık rapor hazırlayarak Birliğe ve Müsteşarlığa göndermek. d) Bilgi işlem alt yapısını hazırlamak. e) Kanunlarla kendisine verilen diğer görevleri yapmak. (4) Komisyon, gerekli görülen yerlerde büro açmaya yetkilidir. Büro müdürünün, Komisyon müdürü ile aynı nitelikleri taşıması zorunludur. Büro müdürüne verilecek görevler Komisyon tarafından belirlenir. (5) Komisyona bağlı çalışmak üzere bir müdür ve iki müdür yardımcısı, raportörler ile yeterli sayıda personel görevlendirilir. Müdür ve müdür yardımcıları Komisyonca, raportörler ve diğer personel ise müdürün önerisiyle Komisyon tarafından atanır. Görevden alınma, göreve atanma ile aynı usûle tâbidir. Komisyon müdürünün; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az iki yıl veya sigortacılıkta en az beş yıl deneyimi olması, gerekir. (6) Müdür yardımcılarının (c) bendi hariç olmak üzere beşinci fıkrada sayılan nitelikleri taşıması zorunludur. Ayrıca, müdür yardımcılarının en az birinde iki yıllık sigortacılık deneyimi aranır. (7) Uyuşmazlıklar, hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının sadece birinde görev yapacak olan sigorta hakemleri ve raportörler aracılığıyla çözülür. (8) Sigorta hakemlerinin; a) Malî güç dışında sigorta şirketi ve reasürans şirketi kurucularında aranan nitelikleri taşıması, b) En az dört yıllık yüksek okul mezunu olması, c) Sigorta hukukunda en az beş yıl veya sigortacılıkta en az on yıl deneyimi olması, gerekir. (Ek cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Müsteşarlık bu fıkra uyarınca aranacak deneyim ve bu deneyime esas teşkil eden bilginin tespitine ilişkin ölçütleri belirlemeye yetkilidir. (9) Komisyon nezdinde çalışacak olan sigorta raportörleri, Komisyon müdüründe aranan niteliklere sahip olmak zorundadır. (10) Sigorta hakemi olmak isteyenlerin gerekli nitelikleri taşıdıklarını belgelemek suretiyle Komisyona başvurması gerekir. Başvurusu uygun görülenler kabul için Müsteşarlığa bildirilir. Müsteşarlığın kabul etmesi halinde ilgilinin ismi, Komisyon tarafından tutulacak ve bir örneği Adalet Bakanlığına gönderilecek olan sigorta hakemliği listesine kaydolunur ve bu listede değişiklik olması halinde de değişiklikler altı aylık dönemler itibarıyla Adalet Bakanlığına ve Müsteşarlığa bildirilir. (11) Sigorta hakeminin ismi; a) Sigorta hakemliği yapmak için gereken nitelikleri kaybetmişse veya tarafsızlık ilkesine aykırı hareket ettiği tespit edilmişse sürekli olarak, b) Kendisine ulaşan dosyaları bir yıl içinde en fazla üç kez zamanında sonuçlandırmamışsa bir yıl süreyle, Listeden silinir. (12) Tahkim sistemine üye olmak isteyenlerden katılma payı, uyuşmazlık çözümü için Komisyona başvuranlardan ise başvuru ücreti alınır. (Değişik ikinci ve üçüncü cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beş bin Türk Lirasının altındaki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları kesindir. Beş bin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebinde bulunmak için bu madde uyarınca belirlenen başvuru ücretinin Komisyona yatırılması şarttır. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz üzerine hakem kararının icrası durur. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi münhasıran bu talepleri incelemek üzere Komisyon tarafından teşkil edilen hakem heyetlerince incelenir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) İtiraz talebi hakkında işin heyete intikalinden itibaren iki ay içinde karar verilir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. (Ek cümle: 3/4/2013-6456/45 md.) Kırk bin Türk Lirasının üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir. (Değişik cümle: 13/6/2012-6327/58 md.) Ancak, tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmiş olması, talep edilmemiş bir şey hakkında karar verilmiş olması, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi ve hakemlerin, tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında her hâlükarda temyiz yolu açıktır. Temyize ilişkin usûl ve esaslar hakkında Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu uygulanır. (13) Komisyona gidilebilmesi için, sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin, uyuşmazlığa konu teşkil eden olay ile ilgili olarak sigortacılık yapan kuruluşa gerekli başvuruları yapmış ve talebinin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığını belgelemiş olması gerekir. Sigortacılık yapan kuruluşun, başvuru tarihinden itibaren onbeş iş günü içinde yazılı olarak cevap vermemesi de Komisyona başvuru için yeterlidir. (14) Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz. (15) Sigortacılık yapan kuruluşla uyuşmazlığa düşen kişinin Komisyona başvurusu, öncelikle raportörler tarafından incelenir. Raportörler en geç onbeş gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörler tarafından çözümlendirilemeyen başvurular sigorta hakemine iletilir. Uyuşmazlığa hangi sigorta hakeminin bakacağı, Komisyon tarafından sigorta hakemi listesinden seçilir. Komisyon, işin niteliğine bağlı olarak en az üç sigorta hakeminden oluşan bir heyet oluşturulmasına karar verebilir. Ancak, uyuşmazlık konusu miktarın onbeşbin Türk Lirası ve üzerinde olduğu durumlarda heyet teşekkülü zorunludur. Heyet kararını çoğunlukla verir. Hakemler, sadece kendilerine verilen evrak üzerinden karar verir. Seçilen sigorta hakemi mücbir nedenler ve umulmayan haller hariç olmak üzere görevi reddedemez. Bununla birlikte, taraflar, Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununda yer alan hâkimi ret nedenlerine dayanarak hakemi reddedebilir. Ret talebi Komisyona, durumun öğrenildiği tarihten itibaren en geç beş iş günü içinde bir dilekçeyle yapılır. Ret talebi üzerine Komisyon müdürü, iki tarafın görüşlerini dinledikten sonra bu konuda en geç beş iş günü içinde karar verir. (16) Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermeye mecburdur. Aksi halde, uyuşmazlık yetkili mahkemece halledilir. Ancak, bu süre tarafların açık ve yazılı muvafakatleriyle uzatılabilir. Hakem, kararını Komisyon müdürüne tevdi eder. (Değişik son cümle:22/7/2020-7251/56 md.) Komisyon Müdürünce karar en geç üç iş günü içinde taraflara bildirilir; ayrıca kararın aslı dosya ile birlikte Komisyonca saklanır. (17) (Ek: 13/6/2012-6327/58 md.) Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir. (18) Hakemlik ücreti, Komisyona başvuru ücreti ve üyeliğe katılma payı, Komisyonun görüşü alınarak Müsteşarlıkça belirlenir; hakem ücreti Komisyon tarafından ödenir. (19) Sigorta hakemleri ve raportörler tarafsız olmak zorundadır. Sigorta şirketlerinin, reasürans şirketlerinin, sigortacılık yapan diğer kuruluşların, sigorta eksperlerinin, sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar ile tüm bu kuruluşlarda meslekî faaliyette bulunanlar ve sigorta eksperleri, sigorta acenteleri ve brokerler sigorta hakemliği yapamaz. Bu sınırlandırmalar söz konusu kimselerin eş ve çocukları için de geçerlidir. Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun 28 inci maddesi sigorta hakemleri hakkında da uygulanır. (20) Komisyonda görev alanlar, hakemler ve raportörler, işleri dolayısıyla öğrendikleri bilgi ve sırları ilgililerin izni olmaksızın açıklayamaz. Ancak, suç teşkil eden hallerin yetkili mercilere duyurulması zorunludur. (21) Komisyonun yapısı ve görevleri ile Komisyon müdürü ve Komisyon müdür yardımcılarının nitelikleri, çalışma usûl ve esasları, raportörlerin, sigorta hakemlerinin çalışma usûl ve esasları, kararların ne şekilde düzenleneceği, Komisyona başvuru esasları, Liste tutulmasına ve bütçeye ilişkin esaslar ile katılım ücreti gibi hususlar yönetmelikle belirlenir. (22) Müsteşarlık bu maddede yer alan maktu para miktarlarını, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırmaya yetkilidir. (23) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanununun hükümleri, sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanır. (24) Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde yapılacak tahkim için seçilecek hakemlerin de bu maddede sigorta hakemleri için aranılan nitelikleri taşıması gerekir. DOKUZUNCU BÖLÜM Çeşitli Hükümler Sigortacılık Eğitim Merkezi, destek hizmetleri ve diğer organizasyonlar[22][23]

Komisyon'a Başvurmadan Önce Sigorta Şirketine Yazılı Başvuru Zorunluluğu

Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilmesi için öncelikle ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmış olması gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 13. fıkrası, Komisyon'a gidilebilmesi için sigorta kuruluşuna gerekli başvuruların yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması koşulunu aramaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi de zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorunda olduğunu düzenlemekte; bu yükümlülük tahkim yolu için de geçerlidir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Madde 97 – (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir. Sağlık hizmet bedellerinin ödenmesi:[73]

Sigorta kuruluşunun yazılı başvuruya belirlenen süre içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde tahkime başvuru yolu açılır. Bu konuda KTK m. 97 ile 5684 sayılı Kanun m. 30/13 farklı süreler öngörmektedir: KTK m. 97 en geç 15 gün, Sigortacılık Kanunu m. 30/13 ise 15 iş günü olarak belirlemiştir. İki ayrı kanundaki bu farklı ölçüler, hangi sürenin somut durumda esas alınacağı bakımından dikkat gerektirmektedir.

Zorunlu Trafik Sigortasının Kapsadığı ve Kapsamadığı Tazminat Kalemleri

1 Temmuz 2026 itibarıyla geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının sakatlanma teminatı kapsamında değerlendirileceği, geçici ve sürekli bakıcı giderlerinin ise sağlık ve tedavi gideri teminatı içinde yeniden düzenlendiği belirtilmektedir. Bu değişiklikler, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 12 Haziran 2026 tarihli açıklamasına dayandırılmakta olup 1 Temmuz 2026 öncesi kazalarda uygulanacak teminat yapısı bu değişiklikle belirlenmiş sayılmaz.

Manevi tazminat, standart zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir; Trafik Sigortası Genel Şartları'nda manevi tazminat, teminat dışı kalan haller arasında açıkça sayılmaktadır. İhtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesine manevi tazminat teminatı eklenmiş ise bu durum ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talebi trafik sigortası teminatının dışında kalır. Ölüm durumunda destekten yoksun kalma tazminatı söz konusu olduğunda ise ölen destek kişisinin kusuruna isabet eden bölüm de teminat kapsamına girmez. Her iki kural Trafik Sigortası Genel Şartları'nda düzenlenmiştir.

Sigortasız veya Kaçan Araç Durumunda Güvence Hesabı

Aracın sigortasız olduğu ya da bazı durumlarda tespit edilemediği hallerde maluliyet ve ölümden doğan bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabilmektedir. Güvence Hesabı'na yöneltilen taleplerin Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınabildiği de belirtilmektedir.

Maluliyet Tespitinde Hangi Sağlık Kurulu Raporları Kabul Edilir

Trafik kazasından kaynaklanan maluliyet tazminatı taleplerinde yetişkinler için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, çocuklar için ise Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda düzenlenen sağlık kurulu raporları öngörülmektedir. Kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağına ilişkin resmî sağlık belgelerinde bir tespit yer alıyorsa bunun aksini ispat yükünün sigorta şirketine ait olacağı belirtilmektedir.

Tahkim Sürecinin İşleyişi

Komisyon'a yapılan başvuru önce raportörler tarafından incelenir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 15. fıkrası uyarınca raportörler en geç 15 gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörce çözülemeyen uyuşmazlık sigorta hakemi ya da hakemler heyetine iletilir. Uyuşmazlık miktarı 15.000 TL ve üzerindeyse heyet oluşturulması zorunludur; heyet en az üç hakemden oluşur ve kararını çoğunlukla verir. Kanunda yer alan bu maktu tutarlar, Müsteşarlık tarafından Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak kaydıyla artırılabilir; bu nedenle güncel eşik değerlerin yürürlükteki mevzuata göre belirlenmesi gerekebilir.

Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre aşılırsa uyuşmazlık yetkili mahkemede çözüme kavuşturulur. Tarafların açık ve yazılı mutabakatıyla süre uzatılabilir. 5684 sayılı Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu kıyasen uygulanır.

12 Eylül 2025 tarihinden itibaren tahkim dosyalarındaki ıslah ve bedel artırımı işlemleri elektronik sistemdeki özel menü üzerinden gerçekleştirilmektedir.

Hakem Kararına İtiraz ve Temyiz

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 12. fıkrasına göre 5.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir. 5.000 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklarda ise kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz yoluna gidilebilir. 40.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu da açıktır. Bu maktu tutarlar Müsteşarlık tarafından Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırılabildiğinden başvuru anındaki güncel sınırların yürürlükteki mevzuata göre belirlenmesi gerekebilir. Ayrıca tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmesi, talep edilmeyen bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi veya tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında 5684 sayılı Kanun m. 30/12 uyarınca her hâlükarda temyiz yolu açıktır.

Trafik Kazası Tazminatında Zamanaşımı Süreleri

KTK m. 109 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlükarda kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu madde 'maddi zararlar' ibaresini kullanmaktadır; bedensel zarar ve ölüm hallerinde zamanaşımının aynı çerçevede mi değerlendirileceği bu madde metninden doğrudan belirlenememektedir.

2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
Madde 109 – Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır. Görevli ve Yetkili Mahkeme:[78]

KTK m. 109, tazminat yükümlüsüne karşı zamanaşımının kesilmesinin sigortacıya karşı da kesilmiş sayılacağını; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımının ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılacağını düzenlemektedir. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları ise yükümlülüğün tam olarak yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği günden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.

Trafik kazasının aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturduğu ve ceza kanununun söz konusu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü hallerde bu uzun süre, KTK m. 109 uyarınca maddi tazminat talepleri için de geçerli olur.

Tahkim ile Mahkeme Arasında Seçim

KTK m. 97 uyarınca ön başvuru koşulunun yerine getirilmesinin ardından zarar gören dava açmayı ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurmayı tercih edebilir. Ancak mahkemeye ya da Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne taşınmış bir uyuşmazlık için Sigorta Tahkim Komisyonu'na ayrıca başvurulamaz; bu yasak 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrasında düzenlenmiştir.

Avukatla tahkim başvurusu yapılacaksa vekâletnamede özel yetki gerekir mi?

Evet. Avukat aracılığıyla yapılacak başvurularda vekâletnamenin, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına veya doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurma konusunda özel yetki içermesi gerekmektedir. Standart genel vekâletname bu başvuru için yeterli olmayabilir.

Sigorta şirketi hiç cevap vermezse tahkime ne zaman gidilebilir?

KTK m. 97, sigorta kuruluşuna en geç 15 günlük bir süre tanımakta; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/13 ise bu süreyi 15 iş günü olarak düzenlemektedir. Her iki hükme göre de belirlenen süre içinde yazılı cevap gelmemesi, Komisyon'a başvuru için yeterli koşul olarak kabul edilmektedir. İki kanundaki süre ölçülerinin farklı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.

Kaçan araç ya da sigortasız araç durumunda kime başvurulur?

Aracın sigortasız olduğu veya bazı durumlarda tespit edilemediği hallerde maluliyet ve ölümden doğan bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabilir. Bu taleplerin Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınması da mümkündür.

Manevi tazminat için zorunlu trafik sigortasına başvurulabilir mi?

Standart zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz; Trafik Sigortası Genel Şartları'nda manevi tazminat, teminat dışı haller arasında açıkça sayılmaktadır. İhtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesine manevi tazminat teminatı eklenmiş ise bu durum ayrı bir değerlendirme gerektirir.

Hakem kararına itiraz edilebilir mi?

5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca 5.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir. 5.000 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklarda kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde bir defaya mahsus itiraz hakkı bulunmaktadır. 40.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu da açıktır. Kanundaki bu maktu tutarlar Müsteşarlık tarafından Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırılabildiğinden başvuru anındaki güncel sınırların belirlenmesi önem taşır.

Motorlu araç kazasında tazminat talebi için zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?

KTK m. 109'a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminatına ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, kaza gününden itibaren ise on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kazanın aynı zamanda suç oluşturduğu ve ceza kanununun söz konusu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü durumlarda bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de uygulanır. KTK m. 109'un 'maddi zararlar' ibaresini kullandığı; bedensel zarar ve ölüm taleplerine uygulanıp uygulanmayacağının bu madde metninden doğrudan belirlenemediği göz önünde bulundurulmalıdır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu