Trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar ve ölüm tazminatları için Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi, zorunlu sigortalarda sigorta kuruluşunun tahkim sistemine üye olup olmadığına bakılmaksızın hak sahiplerine tahkim usulünden yararlanma imkânı tanımaktadır. Aynı madde uyarınca tahkim sistemine üye bir sigorta kuruluşuyla uyuşmazlığa düşen kişi, sözleşmede özel bir hüküm bulunmasa dahi tahkim yoluna başvurabilir.
5684 sayılı SİGORTACILIK KANUNU m. 30Kaynağı aç
Komisyon'a Başvurmadan Önce Sigorta Şirketine Yazılı Başvuru Zorunluluğu
Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilmesi için öncelikle ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuru yapılmış olması gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 13. fıkrası, Komisyon'a gidilebilmesi için sigorta kuruluşuna gerekli başvuruların yapılmış ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığının belgelenmiş olması koşulunu aramaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi de zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak zorunda olduğunu düzenlemekte; bu yükümlülük tahkim yolu için de geçerlidir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 97Kaynağı aç
Sigorta kuruluşunun yazılı başvuruya belirlenen süre içinde cevap vermemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması hâlinde tahkime başvuru yolu açılır. Bu konuda KTK m. 97 ile 5684 sayılı Kanun m. 30/13 farklı süreler öngörmektedir: KTK m. 97 en geç 15 gün, Sigortacılık Kanunu m. 30/13 ise 15 iş günü olarak belirlemiştir. İki ayrı kanundaki bu farklı ölçüler, hangi sürenin somut durumda esas alınacağı bakımından dikkat gerektirmektedir.
Zorunlu Trafik Sigortasının Kapsadığı ve Kapsamadığı Tazminat Kalemleri
1 Temmuz 2026 itibarıyla geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatlarının sakatlanma teminatı kapsamında değerlendirileceği, geçici ve sürekli bakıcı giderlerinin ise sağlık ve tedavi gideri teminatı içinde yeniden düzenlendiği belirtilmektedir. Bu değişiklikler, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun 12 Haziran 2026 tarihli açıklamasına dayandırılmakta olup 1 Temmuz 2026 öncesi kazalarda uygulanacak teminat yapısı bu değişiklikle belirlenmiş sayılmaz.
Manevi tazminat, standart zorunlu trafik sigortası kapsamında değildir; Trafik Sigortası Genel Şartları'nda manevi tazminat, teminat dışı kalan haller arasında açıkça sayılmaktadır. İhtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesine manevi tazminat teminatı eklenmiş ise bu durum ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talebi trafik sigortası teminatının dışında kalır. Ölüm durumunda destekten yoksun kalma tazminatı söz konusu olduğunda ise ölen destek kişisinin kusuruna isabet eden bölüm de teminat kapsamına girmez. Her iki kural Trafik Sigortası Genel Şartları'nda düzenlenmiştir.
Sigortasız veya Kaçan Araç Durumunda Güvence Hesabı
Aracın sigortasız olduğu ya da bazı durumlarda tespit edilemediği hallerde maluliyet ve ölümden doğan bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabilmektedir. Güvence Hesabı'na yöneltilen taleplerin Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınabildiği de belirtilmektedir.
Maluliyet Tespitinde Hangi Sağlık Kurulu Raporları Kabul Edilir
Trafik kazasından kaynaklanan maluliyet tazminatı taleplerinde yetişkinler için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, çocuklar için ise Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik doğrultusunda düzenlenen sağlık kurulu raporları öngörülmektedir. Kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağına ilişkin resmî sağlık belgelerinde bir tespit yer alıyorsa bunun aksini ispat yükünün sigorta şirketine ait olacağı belirtilmektedir.
Tahkim Sürecinin İşleyişi
Komisyon'a yapılan başvuru önce raportörler tarafından incelenir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 15. fıkrası uyarınca raportörler en geç 15 gün içinde incelemelerini tamamlamak zorundadır. Raportörce çözülemeyen uyuşmazlık sigorta hakemi ya da hakemler heyetine iletilir. Uyuşmazlık miktarı 15.000 TL ve üzerindeyse heyet oluşturulması zorunludur; heyet en az üç hakemden oluşur ve kararını çoğunlukla verir. Kanunda yer alan bu maktu tutarlar, Müsteşarlık tarafından Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıkladığı Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak kaydıyla artırılabilir; bu nedenle güncel eşik değerlerin yürürlükteki mevzuata göre belirlenmesi gerekebilir.
Hakemler, görevlendirildikleri tarihten itibaren en geç dört ay içinde karar vermek zorundadır; bu süre aşılırsa uyuşmazlık yetkili mahkemede çözüme kavuşturulur. Tarafların açık ve yazılı mutabakatıyla süre uzatılabilir. 5684 sayılı Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu kıyasen uygulanır.
12 Eylül 2025 tarihinden itibaren tahkim dosyalarındaki ıslah ve bedel artırımı işlemleri elektronik sistemdeki özel menü üzerinden gerçekleştirilmektedir.
Hakem Kararına İtiraz ve Temyiz
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 12. fıkrasına göre 5.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir. 5.000 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklarda ise kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz yoluna gidilebilir. 40.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu da açıktır. Bu maktu tutarlar Müsteşarlık tarafından Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırılabildiğinden başvuru anındaki güncel sınırların yürürlükteki mevzuata göre belirlenmesi gerekebilir. Ayrıca tahkim süresinin sona ermesinden sonra karar verilmesi, talep edilmeyen bir şey hakkında karar verilmesi, hakemlerin yetkileri dahilinde olmayan konularda karar vermesi veya tarafların iddiaları hakkında karar vermemesi durumlarında 5684 sayılı Kanun m. 30/12 uyarınca her hâlükarda temyiz yolu açıktır.
Trafik Kazası Tazminatında Zamanaşımı Süreleri
KTK m. 109 uyarınca motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlükarda kaza gününden itibaren on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Bu madde 'maddi zararlar' ibaresini kullanmaktadır; bedensel zarar ve ölüm hallerinde zamanaşımının aynı çerçevede mi değerlendirileceği bu madde metninden doğrudan belirlenememektedir.
2918 sayılı KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU m. 109Kaynağı aç
KTK m. 109, tazminat yükümlüsüne karşı zamanaşımının kesilmesinin sigortacıya karşı da kesilmiş sayılacağını; sigortacı bakımından kesilen zamanaşımının ise tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılacağını düzenlemektedir. Tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları ise yükümlülüğün tam olarak yerine getirildiği ve rücu edilecek kişinin öğrenildiği günden itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar.
Trafik kazasının aynı zamanda cezayı gerektiren bir fiil oluşturduğu ve ceza kanununun söz konusu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngördüğü hallerde bu uzun süre, KTK m. 109 uyarınca maddi tazminat talepleri için de geçerli olur.
Tahkim ile Mahkeme Arasında Seçim
KTK m. 97 uyarınca ön başvuru koşulunun yerine getirilmesinin ardından zarar gören dava açmayı ya da 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu çerçevesinde tahkime başvurmayı tercih edebilir. Ancak mahkemeye ya da Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyeti'ne taşınmış bir uyuşmazlık için Sigorta Tahkim Komisyonu'na ayrıca başvurulamaz; bu yasak 5684 sayılı Kanun'un 30. maddesinin 14. fıkrasında düzenlenmiştir.
Avukatla tahkim başvurusu yapılacaksa vekâletnamede özel yetki gerekir mi?
Evet. Avukat aracılığıyla yapılacak başvurularda vekâletnamenin, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına veya doğrudan Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurma konusunda özel yetki içermesi gerekmektedir. Standart genel vekâletname bu başvuru için yeterli olmayabilir.
Sigorta şirketi hiç cevap vermezse tahkime ne zaman gidilebilir?
KTK m. 97, sigorta kuruluşuna en geç 15 günlük bir süre tanımakta; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu m. 30/13 ise bu süreyi 15 iş günü olarak düzenlemektedir. Her iki hükme göre de belirlenen süre içinde yazılı cevap gelmemesi, Komisyon'a başvuru için yeterli koşul olarak kabul edilmektedir. İki kanundaki süre ölçülerinin farklı olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.
Kaçan araç ya da sigortasız araç durumunda kime başvurulur?
Aracın sigortasız olduğu veya bazı durumlarda tespit edilemediği hallerde maluliyet ve ölümden doğan bedensel zararlar için Güvence Hesabı'na başvurulabilir. Bu taleplerin Sigorta Tahkim Komisyonu'na taşınması da mümkündür.
Manevi tazminat için zorunlu trafik sigortasına başvurulabilir mi?
Standart zorunlu trafik sigortası manevi tazminatı kapsamaz; Trafik Sigortası Genel Şartları'nda manevi tazminat, teminat dışı haller arasında açıkça sayılmaktadır. İhtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesine manevi tazminat teminatı eklenmiş ise bu durum ayrı bir değerlendirme gerektirir.
Hakem kararına itiraz edilebilir mi?
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca 5.000 TL'nin altındaki uyuşmazlıklarda hakem kararı kesindir. 5.000 TL ve daha üzerindeki uyuşmazlıklarda kararın bildiriminden itibaren 10 gün içinde bir defaya mahsus itiraz hakkı bulunmaktadır. 40.000 TL'yi aşan uyuşmazlıklarda itiraz üzerine verilen karara karşı temyiz yolu da açıktır. Kanundaki bu maktu tutarlar Müsteşarlık tarafından Üretici Fiyatları Endeksi artış oranını aşmamak suretiyle artırılabildiğinden başvuru anındaki güncel sınırların belirlenmesi önem taşır.
Motorlu araç kazasında tazminat talebi için zamanaşımı ne zaman işlemeye başlar?
KTK m. 109'a göre motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminatına ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, kaza gününden itibaren ise on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Kazanın aynı zamanda suç oluşturduğu ve ceza kanununun söz konusu fiil için daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü durumlarda bu uzun süre maddi tazminat talepleri için de uygulanır. KTK m. 109'un 'maddi zararlar' ibaresini kullandığı; bedensel zarar ve ölüm taleplerine uygulanıp uygulanmayacağının bu madde metninden doğrudan belirlenemediği göz önünde bulundurulmalıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

