Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında üçüncü kişilerin zararını karşılayan sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu edebilmesi, sürücünün yalnızca alkollü olmasına değil, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmiş bulunmasına bağlıdır. Kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkili olduğunun ortaya konulamadığı durumlarda hasar poliçe teminatı kapsamında değerlendirilir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/12186, K. 2019/5678Kaynağı aç
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Rücu Sebepleri
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında sigortacının sigortalısına rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/2. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartları kapsamında düzenlenmiştir. Genel Şartların 4. maddesi uyarınca ağır kusur veya kasıt hali, yarışa katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanma, uyuşturucu veya alkollü araç kullanımı, istiap haddinin aşılması ile aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusurunun bulunması sigortacı bakımından rücu sebepleri arasında sayılır.
Münhasıran Alkol Etkisi ve İspat Kuralı
Hasarın teminat dışı kaldığının kabulü ve sigortacının ödediği bedeli rücu edebilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibarıyla sürücünün salt alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekir. Sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Hasarın teminat dışı kaldığı iddiasıyla rücu davası açıldığında, olayın münhasıran alkol sebebiyle gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıya düşmektedir.
Bilirkişi İncelemesi ve Heyet Oluşumu
Sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekir. Değerlendirmelerde alkol dışında yol, hava koşulları veya diğer etkenlerin de kazada rol oynayıp oynamadığı saptanmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12186 Esas ve 2019/5678 Karar sayılı ilamında, olayın münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiğine dair nöroloji uzmanı ile İTÜ veya Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kuruluşlardan seçilecek iki trafik uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan denetime elverişli bir rapor alınmaksızın davanın kabulüne karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır.
Ceza Mahkemesi Kararlarının Hukuk Davasına Etkisi
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca hukuk hâkimi, sorumlunun kusurunun ya da ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığına karar verirken ceza hukukunun sorumluluk ilkeleriyle veya ceza yargılamasında verilen beraat kararıyla bağlı değildir. Hukuk hâkimi ayrıca ceza mahkemesinde yapılan kusur takdiri ve zarar değerlendirmesiyle de bağlı tutulamaz; ancak ceza yargılamasında saptanan maddi olgular bağlayıcı kabul edilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 74Kaynağı aç
İhbar Olunanın Temyiz Menfaati
Rücu davasında ihbar olunan sıfatıyla yer alan, davanın tarafı haline gelmeyen ve hakkında aleyhe bir hüküm kurulmamış olan kişinin kararı temyizde hukuki menfaati bulunmaz. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/12186 Esas ve 2019/5678 Karar sayılı ilamında, davanın tarafı olmayan ve aleyhine hüküm kurulmayan ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Sürücünün alkollü olması sigorta rücusu için tek başına yeterli midir?
Hayır, sürücünün yalnızca alkollü olması hasarın teminat dışı kaldığını göstermez; kazanın salt (münhasıran) alkolün etkisiyle meydana gelmiş olması gerekir.
Alkolün kazaya münhasır etkisi nasıl belirlenir?
Olayın tek başına alkolün etkisiyle mi yoksa başka unsurların da katılımıyla mı gerçekleştiği, nöroloji ve trafik uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulunca tanzim edilecek denetime elverişli rapor ile belirlenir.
Ceza mahkemesinin beraat kararı rücu davasını nasıl etkiler?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinin beraat kararı ve kusur değerlendirmesi hukuk hâkimini bağlamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

