Dava şartının konusu
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin birinci fıkrasına göre, bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Bu dava şartı, 6 Aralık 2018 tarihinde kabul edilen 7155 sayılı Kanunla, 1 Ocak 2019 tarihinden itibaren yürürlüğe girmek üzere ticari uyuşmazlıklar için de öngörülmüştür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 5/AKaynağı aç
5/A maddesinin yollama yaptığı ticari dava, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinin birinci fıkrasıyla belirlenir. Her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın aynı nitelik, bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan uyuşmazlıklar için de geçerlidir. Türk Medeni Kanununun rehin karşılığında ödünç verme işiyle uğraşanlara ilişkin 962 ila 969. maddeleri bu kapsamda yer alır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesine dair 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrine ilişkin 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcılarına ilişkin 547 ila 554, havaleye ilişkin 555 ila 560 ve saklama sözleşmelerine ilişkin 561 ila 580. maddeleri de sayılır. Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuattan, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerden, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri de ticari niteliktedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 4Kaynağı aç
Ticari dava sayılması, arabuluculuk dava şartının kendiliğinden doğduğu anlamına gelmez. Başvuru şartı, bu ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında aranır.
Dava şartının uygulanmadığı haller
Herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar, ticari dava sayılma kuralının istisnasıdır. Bu davalar dava şartı arabuluculuk kapsamına da girmez. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri dışındaki talep ve davalar da genel olarak bu kapsamın dışında bırakılır. İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları ise konusu bir miktar para olduğunda 5/A maddesindeki sayımın içindedir.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun bulunduğu ya da tahkim sözleşmesinin bulunduğu hallerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18/AKaynağı aç
Başvuru yeri ve yetki itirazı
Başvuru, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu kurulmayan yerlerde başvuru, görevlendirilen yazı işleri müdürlüğüne yapılır.
Arabulucu, görevlendirmeyi yapan büronun yetkili olup olmadığını kendiliğinden dikkate alamaz. Karşı taraf en geç ilk toplantıda, yetkiye ilişkin belgeleri sunarak arabuluculuk bürosunun yetkisine itiraz edebilir. İtiraz üzerine arabulucu dosyayı, ilgili sulh hukuk mahkemesine gönderilmek üzere büroya teslim eder. Mahkeme dosya üzerinden yapacağı inceleme sonunda en geç bir hafta içinde yetkili büroyu kesin olarak karara bağlar ve dosyayı büroya iade eder.
Yetki itirazının kabulü halinde, kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde yetkili büroya başvurulabilir. Bu durumda yetkisiz büroya başvurma tarihi, yetkili büroya başvurma tarihi sayılır.
Arabulucu, vekili bulunsa bile asıl tarafı da bilgilendirir. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.
Sonuçlandırma süresi ve hak düşürücü süreler
Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesinin ikinci fıkrasına göre arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre, zorunlu hallerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmişse, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 397. maddesinin birinci fıkrasındaki dava açma süresi işlemez. İhtiyati haciz kararı verilmişse, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264. maddesinin birinci fıkrasındaki dava açma süresi işlemez. Her iki süre, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar durur.
Toplantı, temsil ve gizlilik
Arabulucu, Türkiye Arabulucular Siciline kayıtlı olan ve ticari uyuşmazlıkların çözümü konusunda deneyimli kişilerden seçilir. Arabulucu taraflarla iletişime geçerek ilk toplantıyı düzenler. Toplantı fiziki yapılabileceği gibi, tarafların talebi veya zorunlu durumlarda telekonferans yoluyla da yapılabilir.
Arabuluculuk sürecinde avukat tutmak zorunlu değildir. Taraflar isterlerse avukatla katılabilir. Ticari uyuşmazlığın karmaşık olması halinde bir avukatın sürece katılması faydalı olabilir.
Arabuluculuk süreci gizlilik esasına dayanır. Mahkemelerde görülen davalar genellikle açık yapılırken, arabuluculuk görüşmeleri gizli yürütülür. Bu düzen, ticari sırların korunmasına ve tarafların ticari itibarının zedelenmemesine yarar.
Katılmama, son tutanak ve davanın reddi
Taraflardan biri arabuluculuk sürecine katılmazsa bu durum bir tutanakla belgelenir. Diğer taraf mahkemeye başvurarak dava açabilir. Katılmayan taraf mahkemede hak kaybına uğrayabilir.
Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyeti sona ermişse, bunun üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmazsa mahkeme, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde sunulması gerektiğini ve aksi takdirde davanın usulden reddedileceğini ihtar eden davetiyeyi davacıya gönderir. İhtarın gereği yerine getirilmezse dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Anlaşma belgesi ve üzerinde anlaşılan husus
Arabuluculuk faaliyeti sonunda varılan anlaşmanın kapsamını taraflar belirler. Anlaşma belgesi düzenlenirse belge, taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Anlaşmaya varılması halinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
6325 sayılı HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU m. 18Kaynağı aç
İcra edilebilirlik şerhi ve şerhsiz ilam
Taraflar, anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesini talep edebilir. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden istenir. Davanın görülmesi sırasında başvurulmuşsa şerh, davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Bu şerhi içeren anlaşma ilam niteliğinde belge sayılır. Şerh için başvuruyu taraflar yapar. Arabulucunun bu şerh için başvuru yapması hukuken mümkün değildir.
İcra edilebilirlik şerhi verilmesi çekişmesiz yargı işidir ve inceleme dosya üzerinden yapılır. Arabuluculuğa elverişli aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı yapılır. İncelemenin kapsamı, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığıyla sınırlıdır.
Kanunlarda icra edilebilirlik şerhi alınmasının zorunlu kılındığı haller saklıdır. Bu haller dışında, ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır.
İhtiyari arabuluculukta veya dava şartı arabuluculukta sağlanan uzlaşma tutanağı, icra edilebilir bir hüküm içermesi şartıyla mahkeme kararıyla aynı sonuçları doğurur.
Para borcunda ilamlı icra
İcra edilebilirlik şerhi alınmış uzlaşma tutanağında belirlenen tutarlar ödenmezse, başvurucu veya avukatları İcra ve İflas Kanununun 32. maddesine göre ilamlı icra takibi başlatabilir. Bu takip için ayrıca bir mahkeme kararı alınmasına gerek yoktur. Şerhin zorunlu olmadığı ticari uyuşmazlıkta avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı belgenin ilam niteliği ise ayrı bir yoldur.
Para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam icra dairesine verilince icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder. Emirde, İcra ve İflas Kanununun 24. maddesinde yazılı hususlardan başka hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı gösterilir. Borçluya nihayet yedi gün içinde ödeme yapması bildirilir. Bu süre içinde borç ödenmez veya hükmolunan teminat verilmezse, icra mahkemesinden ya da istinaf, temyiz veya iadei muhakeme yolu ile ait olduğu mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair bir karar getirilmedikçe cebri icra yapılacağı ihtar edilir. Aynı süre içinde aynı Kanunun 74. maddesi uyarınca mal beyanında bulunması, bulunmazsa hapisle tazyik olunacağı, mal beyanında bulunmaz veya gerçeğe aykırı beyanda bulunursa hapisle cezalandırılacağı da ihtar edilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 32Kaynağı aç
Hangi ticari davalarda arabuluculuk dava şartıdır?
Konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, bu davalar ticari dava niteliğindeyse, dava açılmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Ticari dava sayılan her uyuşmazlık bu şartın içinde değildir.
Arabulucuya başvurulmadan açılan dava ne olur?
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde mahkeme herhangi bir işlem yapmaksızın davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Ticari arabuluculuk ne kadar sürer?
Arabulucu başvuruyu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Zorunlu hallerde bu süreyi en fazla iki hafta uzatabilir.
Son tutanak dilekçeye eklenmezse ne olur?
Davacı, anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucunun onayladığı örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Eklenmezse bir haftalık kesin süre veren ihtarlı davetiye gönderilir. Süre içinde sunulmazsa dilekçe tebliğe çıkarılmadan dava usulden reddedilir.
Anlaşılan husus için yeniden dava açılır mı?
Arabuluculuk sonunda üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflar dava açamaz.
Ticari anlaşma belgesi şerhsiz ilam sayılır mı?
Kanun şerhi zorunlu kılmıyorsa, ticari uyuşmazlıkta avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi şerh aranmaksızın ilam niteliğinde belge sayılır. Şerh zorunluysa bu sonuç doğmaz.
Arabuluculukta zamanaşımı durur mu?
Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

