Ticari İşletme Rehninin Hukuki Niteliği ve Tarafları
Ticari işletme rehni, teslimli rehne tabi malvarlığı unsurlarının bir bütün halinde ve tek bir rehin sözleşmesiyle zilyetlik devredilmeksizin teslimsiz olarak rehnedilmesini sağlayan bir teminat türüdür. Bu kurum 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu, ilgili tüzük ve yönetmelik hükümleriyle düzenlenmiştir. Kanun koyucu, ticari işletme rehninde kredi veren tarafı sınırlı sayıda belirlemiştir. Sözleşmenin alacaklı tarafında yalnızca kredi müesseseleri, kredili satış yapan müesseseler veya kooperatifler yer alabilir. Bu kuruluşlar arasında bulunan ve vadeli satış esasına göre taşınır eşya satan kredili satış müesseseleri, işletmenin tüm malvarlığı üzerinde değil, yalnızca vadeli satışa konu olan menkul işletme tesisatı üzerinde rehin hakkı kazanabilir.
Ticari işletme rehni sözleşmesinin geçerli biçimde doğabilmesi için işletmenin kayıtlı bulunduğu sicil çevresindeki noter tarafından düzenleme şeklinde yapılması şarttır. Noter nezdinde gerçekleştirilen resmî şekil geçerlilik koşuludur. Sözleşmenin imzalanmasından itibaren rehin hakkının doğabilmesi adına on gün içinde ticaret siciline veya esnaf ve sanatkârlar siciline tescil başvurusu yapılmalıdır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2017/9741 Esas ve 2017/8774 Karar sayılı ilamında da işaret edildiği üzere, 1447 sayılı Kanun'un 4 ve 5. maddelerindeki şekil şartları kurucu nitelikte olup on günlük süre hak düşürücü mahiyettedir. Hak düşürücü sürede tescil talebinde bulunulup bulunulmadığı yargılama mercilerince re'sen dikkate alınır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/9741, K. 2017/8774Kaynağı aç
Rehnin Kapsamı: Zorunlu ve İhtiyari Unsurlar
Ticari işletme veya esnaf işletmesine özgülenen malvarlığı unsurları üzerinde rehin kurulurken kanuni unsurlar arasında ayrım gözetilir. Ticari işletme rehninin zorunlu unsurlarını ticaret unvanı, işletme adı ve menkul işletme tesisatı oluşturur. Rehin sözleşmesine, rehin kapsamına alınan bütün varlıkları ve bunların ayırt edici niteliklerini gösteren bir listenin eklenmesi zorunludur. 1447 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca işletmenin kanunda gösterilen zorunlu unsurları üzerinde kısmi rehin kurulamaz; ancak bu zorunlu unsurlar kapsama dahil edildikten sonra ihtiyari nitelikteki diğer unsurlar sözleşme dışında bırakılabilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2019/198, K. 2022/922Kaynağı aç
Ticari işletmeye özgülenen ihtira beratları, markalar, modeller, resimler ve lisanslar gibi sınaî mülkiyet hakları rehnin ihtiyari unsurlarıdır ve rehin kapsamı dışında tutulabilir. Türk Medenî Kanunu'nun 954. maddesi gereğince başkasına devredilebilen alacaklar ve diğer haklar rehnedilebilir; aksine kural bulunmadıkça teslime bağlı rehin hükümleri uygulanır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2016/8392 Esas ve 2020/2429 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, ticari işletmenin tamamı rehnedilmeyip yalnızca marka rehnedildiğinde Türk Medenî Kanunu'nun 954. maddesinin ilk fıkrası uyarınca yazılı şekil yeterli görülmekte ve sicile tescil açıklayıcı sayılmaktadır. Buna karşılık marka, ticari işletme rehni kapsamında rehnedildiğinde rehin sözleşmesinin noter tarafından onaylanması ve sicile tescili zorunlu hale gelir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2016/8392, K. 2020/2429Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 954Kaynağı aç
Ticari işletmeye tahsis edilen taşınmazlar ticari işletme rehni kapsamında yer almaz; bu taşınmazların teminat altına alınabilmesi için Türk Medenî Kanunu uyarınca ayrıca ipotek kurulması zorunludur ve gemi ipoteğine ilişkin özel hükümler saklıdır. İşletmeye sonradan ithal edilen veya dahil edilen yeni unsurların rehin kapsamına girebilmesi için bu unsurların listeye eklenmesi ve Ticaret veya Esnaf ve Sanatkârlar Siciline tescil edilmesi şarttır. 4952 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik doğrultusunda sanayi işletmelerinin taraf olduğu rehin sözleşmelerinde yalnızca ilgili krediyle satın alınan menkul işletme tesisatı rehnedilebilir; bu unsurların kredi verenin ihtiyacını karşılamaması halinde ise sözleşme özgürlüğü çerçevesinde rehnin kapsamı genişletilebilir.
Tesisatın Belirlenmesi, Şubeler ve Üçüncü Kişi Rehninin Sınırları
Rehin anında işletmede mevcut olan menkul işletme tesisatının tamamının sözleşme listesinde yer almaması durumunda bu eksikliğin kaynağı dikkate alınır. Tesisatın bir bölümünün listede bulunmaması ihmalden ileri geliyorsa rehin sözleşmesi geçerliliğini korur; buna karşılık menkul tesisatın bir kısmı bilinçli olarak kapsam dışında bırakılmışsa sözleşme geçersiz hale gelir. Ayırt edici nitelikleri sözleşmede açıkça belirtilmeyen bir makinenin rehin kapsamında sayılıp sayılmayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/198 Esas ve 2022/922 Karar sayılı ilamına konu somut olayda, borçlunun ilk haciz anındaki envanterinde aynı nitelikte tek bir makine bulunması halinde rehin kapsamında kabul edilmesi, birden fazla makine bulunması halinde ise şikayetin reddi gerektiği değerlendirilerek inceleme yapılmasına işaret edilmiştir.
Doktrinde ticari işletmenin sadece merkezinde ya da şubesinde bulunan malvarlığı değerlerinin rehnedilmesinin mümkün olduğu ve şubenin bu rehin tasarrufunu yapabilmesi adına özel yetkiyle donatılması gerektiği ileri sürülmektedir. İşletme malikinin kendi borcu yerine bir üçüncü kişinin borcunu teminat altına almak maksadıyla işletme unsurları üzerinde rehin kurabileceği kabul edilmektedir. Nitekim 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu'nun 5. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca da üçüncü kişilerin borçlu lehine teslimsiz taşınır rehni tesis edebilmesi açık yasal düzenlemeyle hüküm altına alınmıştır.
6750 sayılı TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu Kapsamındaki Esaslar
6750 sayılı Kanun'un 5. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, münferit diğer taşınır varlıkların borcu karşılaması durumunda ticari işletmenin veya esnaf işletmesinin tamamı üzerinde rehin kurulamaz. İşletmenin tamamı üzerinde rehin tesis edildiğinde kuruluş anında işletme faaliyetine tahsis edilmiş her türlü varlık rehin kapsamına girer; belirli bir taşınır varlık grubu bir bütün halinde rehnedildiğinde ise o gruba dahil varlıkların tamamı rehnedilmiş sayılır. Özel kanunlar gereğince tescili aranan varlıkların rehni ilgili sicillere, ticari işletme ve esnaf işletmesi rehinleri ise ticaret veya esnaf siciline bildirilir. Bu varlıklar üzerinde diğer kanunlar gereğince önceden bir rehin kurulmuşsa, 6750 sayılı Kanun kapsamında bildirilen rehin sonraki sırada yer alır.
İşletmelerin müstakbel taşınır varlıkları üzerinde rehin tesis edilmesi mümkündür; ancak rehinli müstakbel varlıklar üzerindeki tasarruf yetkisi bu unsurların mülkiyete konu edilmesinin ardından kullanılabilir. Kendi özel mevzuatı uyarınca idari veya hukuki bir onaya tabi tutulan lisans ve ruhsatların rehnedilmesi ise kanunen zorunlu kılınan onayın alınmış olmasına bağlıdır.
Zilyetlik, Tasarruf Yetkisi ve Alacağın Temlikinde Rehnin Durumu
Zilyetliği işletme sahibinde bırakılan rehinli mallar, tacir tarafından yalnızca olağan ticari faaliyetin yürütülmesinde kullanılabilir. Rehinli malların devri, ayni hakla sınırlandırılması, başka bir yere taşınması veya başkalarıyla değiştirilmesi gibi olağan dışı tasarruflar için rehin alanın rızasının alınması zorunludur. Tacire rehinli malvarlığının değerini koruma yükümlülüğü getirilmiş olup bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi cezai yaptırıma bağlanmıştır. Rehin hakkı işletmeyi devralanlara ve rehinli unsurları sicil bölgesi içinde edinenlere karşı ileri sürülebilir; buna karşılık rehinli unsurları sicil bölgesi dışında edinen iyiniyetli üçüncü kişilerin iktisapları korunur. Tescil edilen rehin motorlu taşıtlar için trafik siciline, markalar için marka siciline, patentler için patent siciline, maden cevherleri için maden siciline, şubeler için ticaret siciline ve işletmenin kurulu olduğu taşınmaz işletme sahibine aitse tapu siciline bildirilir.
Rehinle temin edilen asıl alacağın devredilmesi halinde rehnin varlığını koruyup korumayacağı konusunda iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Bir yaklaşıma göre 1447 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasındaki rehin alacaklısı sınırlaması kuruluş anına özgüdür ve ticari işletme rehni asıl alacağa bağlı fer'i bir hak olduğundan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/6984 Esas ve 2014/16049 Karar sayılı ilamı doğrultusunda rehnin alacağı temlik alana devrinde yasal engel yoktur. Diğer yaklaşıma göre ise rehin alacaklısı sıfatına getirilen sınırlama rehnin kuruluşundan sonraki aşamalarda da geçerliliğini korur; dolayısıyla alacak temlik edilebilse bile rehin hakkı kanunda sayılmayan kişilere devredilemez ve rehin hakkı sona erer.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/6984, K. 2014/16049Kaynağı aç
Yabancı Para Cinsinden Rehin Kurulması
Ticari işletme rehni sözleşmesinde rehin tutarının kural olarak Türk Lirası cinsinden gösterilmesi aranmaktadır. Bununla birlikte 1447 sayılı Kanun'un 20. maddesinin Türk Medenî Kanunu hükümlerine yollama yapması çerçevesinde, Türk Medenî Kanunu'nun 851. maddesinin ikinci fıkrasındaki yasal koşulların sağlanması halinde belirli şartlar altında yabancı para üzerinden de ticari işletme rehni kurulabilmektedir.
İcra Takibi, Tedbirler ve İstihkak İddiaları
Ticari işletme rehni sözleşmesine borçlu şirketin unvanının dahil edilmiş olması halinde, bu unvan üzerindeki rehin hakkına dayanılarak üçüncü kişilerce ileri sürülen istihkak iddialarının icra mahkemesince incelenmesi gerekir; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2014/27100 Esas ve 2015/13285 Karar sayılı ilamı bu yönde denetim yapılmasını zorunlu kılmaktadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 149. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını kapsayan akit tablosu sunulduğunda ve alacak muaccel kılındığında, icra dairesi borçlu ile birlikte rehin veren veya mülkiyeti iktisap eden üçüncü kişilere icra emri tebliğ eder. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/30894 Esas ve 2016/23940 Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere, asıl borçlu ile rehin veren arasında mecburi takip arkadaşlığı mevcuttur; bu nedenle asıl borçlu hakkında verilen satış engeli ve koruma tedbirleri rehin maliki bakımından da bağlayıcı sonuç doğurur ve takip konusu rehnin satışına imkan vermez.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2014/27100, K. 2015/13285Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/30894, K. 2016/23940Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 149Kaynağı aç
İflasın ertelenmesi yargılamasında verilen ihtiyati tedbir kararlarında rehinli alacakların durumu özel kurallara bağlanmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 179/b maddesinin ikinci fıkrası uyarınca erteleme sırasında ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar için takibe başlanabilir veya başlanmış takiplere devam edilebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2015/29311 Esas ve 2016/5617 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere mahkemenin tedbir kararının kapsamı daraltılamaz ve yorumlanamaz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2017/338 Esas ve 2017/1691 Karar sayılı ilamı gereğince takibe devam edilebilse de rehinli malın satışı yapılamaz ve bu yasak kamu düzeninden olup re'sen gözetilir; yasağa aykırı satış ihale feshini gerektirir. Tedbir yalnızca muhafaza ve satışa yönelikse Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/6885 Esas ve 2016/25001 Karar sayılı ilamı uyarınca takibin iptali istenemez.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/29311, K. 2016/5617Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/338, K. 2017/1691Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/6885, K. 2016/25001Kaynağı aç
İcra ve İflas Kanunu'nun 295. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde, mühlet kararının varlığı halinde dahi rehinle güvence altına alınan alacaklar bakımından rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması veya süregelen takiplere devam edilmesi mümkündür; buna karşın bu takip sebebiyle muhafaza tedbirine başvurulamaz ve rehin konusu malın satışı yapılamaz. Bununla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrasına göre rehinli malın konkordato projesi uyarınca işletme bünyesinde kullanılması öngörülmüyorsa, kıymet kaybına uğrayacaksa veya muhafazası külfet doğuracak nitelikteyse İcra ve İflas Kanunu'nun 297. maddesinin ikinci fıkrasındaki usul çerçevesinde satışa cevaz verilebilir; paraya çevirme neticesinde elde edilen bedelden rehin alacaklısına rehin tutarı kadar ödeme yapılır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 295Kaynağı aç
Ticari işletme rehninin zorunlu unsurları nelerdir?
Ticari işletme rehninin zorunlu unsurları ticaret unvanı, işletme adı ve menkul işletme tesisatıdır. Bu unsurlardan herhangi biri rehin sözleşmesi kapsamı dışında bırakılarak geçerli bir kısmi işletme rehni kurulamaz.
Ticari işletme rehni sözleşmesi hangi şekil şartına tabidir?
Sözleşmenin işletmenin sicil çevresindeki noter tarafından düzenleme şeklinde yapılması ve düzenlenmesinden itibaren on günlük hak düşürücü süre içinde ticaret veya esnaf siciline tescil edilmesi kurucu geçerlilik şartıdır.
Ticari işletmeye dahil taşınmazlar rehin kapsamına girer mi?
Taşınmazlar ticari işletme rehni kapsamında yer almaz; bu taşınmazların teminat altına alınabilmesi için Türk Medenî Kanunu hükümleri uyarınca ayrıca ipotek tesis edilmesi gerekir.
Ticari marka rehninde sicile tescilin etkisi nedir?
Yalnızca markanın rehnedildiği durumlarda Türk Medenî Kanunu'nun 954. maddesi uyarınca yazılı şekil yeterli olup tescil açıklayıcıdır; ancak marka bir ticari işletme rehninin parçası yapıldığında sözleşmenin noterce onaylanması ve sicile tescili şarttır.
Rehinli alacağın temliki halinde ticari işletme rehni sona erer mi?
Bir yaklaşıma göre rehin alacağı takiben temlik alana geçerken, diğer yaklaşıma göre kanundaki kuruluş sınırlaması gereği alacak temlik edilse dahi rehin hakkı kanunda sayılmayan kişilere geçemez ve sona erer.
Konkordato mühleti içinde ticari işletme rehni paraya çevrilebilir mi?
Mühlet içinde rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip açılabilir veya sürdürülebilir; ancak kural olarak muhafaza ve satış yapılamaz, yalnızca işletmede kullanılmayan, kıymeti düşecek veya muhafazası masraflı malların satışına izin verilebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

