Ticari İş ve Adi İş Ayrımı ile Hukuki Sonuçları

by Avukat Erdal Ersoy
Ticari İş ve Adi İş Ayrımı ile Hukuki Sonuçları

Ticari İş ve Adi İş Nitelendirmesi

Türk Ticaret Kanunu uyarınca, kanunda düzenlenen ticari hükümlerle ilgili işler kural olarak ticari iş sayılır ve ticari işletmeyi ilgilendiren her işlem ve fiil de ticari iş niteliği kazanır. Buna karşılık, ticari iş kapsamına girmeyen, ticari işletmeyi doğrudan ilgilendirmeyen ve genellikle günlük yaşamın olağan ihtiyaçlarını karşılayan hukuki işlemler ise adi iş olarak nitelendirilir.

Gerçek kişi tacirin yaptığı her işlem, özel hayatına ilişkin olmadığı sürece ticari iş kabul edilir. Ticaret şirketlerinin gerçekleştirdiği işlemler ise şirket sıfatının ticari işletme yürütülmesine işaret etmesi sebebiyle genellikle ticari iş niteliğindedir. Bununla birlikte, bir hukuki işlem taraflardan biri bakımından ticari iş teşkil ederken diğer taraf yönünden adi iş niteliğinde kalabilir.

Faiz Düzenlemeleri ve Bileşik Faiz Uygulaması

Ticari işlerde tarafların kanuni faiz oranının üzerinde bir faiz oranı kararlaştırması mümkündür. Tacirler arasındaki ilişkilerde faiz oranının serbestçe belirlenmesi yaygın bir uygulama olmakla birlikte, belirlenen oranın aşırı fahiş olmaması ve tüketici işlemlerindeki sınırlamalara aykırı düşmemesi aranır.

Adi işlerde genel kural, işlemiş faizin anaparaya eklenerek tekrar faiz işletilmesini engelleyen bileşik faiz yasağıdır. Ticari işlerde ise cari hesap ilişkilerinde, banka kredilerinde veya tarafların açıkça kararlaştırdığı hallerde belirli aralıklarla işleyen faiz anaparaya eklenebilmekle birlikte, bu hallerde dahi kanunda ve yargı içtihatlarında belirlenen sıkı şekil ve oran sınırlarına uyulması gerekir.

Adi işlerde mahkeme, alacaklının açık faiz talebi bulunmadığı hallerde genellikle faiz yönünden kendiliğinden hüküm kurmaz ve faiz isteminin dava dilekçesinde açıkça belirtilmesi aranır. Ticari işlerde ise özellikle temerrüt faizi bakımından, tarafça talep edilmemiş olsa dahi mahkeme tarafından kendiliğinden faiz işletilmesi durumuyla karşılaşılabilmektedir.

İspat Şartı, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı Süreleri

Hukuk Muhakemeleri Kanunu çerçevesinde belirli bir parasal sınırı aşan hukuki işlemlerin kural olarak senetle ispatı zorunludur; bu parasal sınırı aşan işlemler yönünden adi işlerde tanıkla ispat yerine yazılı delil şartı uygulanır.

Uyuşmazlıkların çözümünde ticari işlerden doğan davalara kural olarak Asliye Ticaret Mahkemesi bakar. Adi işlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ise Asliye Hukuk Mahkemesinin veya uyuşmazlığın niteliğine göre Tüketici Mahkemesinin görev alanına girer.

Türk Borçlar Kanunu kapsamında özel bir zamanaşımı süresi öngörülmemiş alacaklar için genel kural on yıllık zamanaşımı süresidir. Adi işler kapsamındaki konut kira bedelleri, ücret, maaş ve benzeri periyodik edimler ile avukatlık ve vekâlet ücretleri ise genellikle beş yıllık zamanaşımına tabidir.

Adi işlerde bileşik faiz uygulanabilir mi?

Adi işlerde bileşik faiz uygulanması kural olarak yasaktır; işleyen faizin anaparaya dahil edilip yeniden faiz yürütülmesine izin verilmez.

Bir işlem taraflardan biri için ticari iken diğeri için adi iş sayılabilir mi?

Bir hukuki işlem taraflardan biri bakımından ticari iş niteliğinde kabul edilirken diğer taraf açısından adi iş olarak değerlendirilebilir.

Adi işlerde faiz talebi olmadan faize hükmedilebilir mi?

Adi işlerde mahkeme genellikle alacaklının dava dilekçesinde yer alan açık talebi olmadan faiz yönünden kendiliğinden hüküm kurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu