Temyiz Nedir, Hangi Kararlar Temyize Gider

by Avukat Erdal Ersoy
Temyiz Nedir, Hangi Kararlar Temyize Gider

Temyiz, ilk derece ve istinaf kararlarının hukuka uygunluk yönünden üst yargı mercii tarafından denetlendiği olağan kanun yoludur. Anayasa'nın 154. maddesi uyarınca Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olarak görev yapar. Türk yargısında üç dereceli yapı, 20 Temmuz 2016'da Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle tamamlanmış; bu tarihten itibaren ilk derece kararlarına karşı önce istinaf, ardından temyiz yoluna başvurulabilir hale gelmiştir.

Temyizin İstinaftan Farkı: Hukuki Denetim ile Vakıa Denetimi

İstinaf mahkemesi hem maddi olayı hem hukuki yönü denetlerken, Yargıtay'ın temyiz incelemesi yalnızca hukuki denetimle sınırlıdır. Yargıtay, mahkemelerin olayları nasıl değerlendirdiğini değil, bu olaylara doğru hukuk kuralının uygulanıp uygulanmadığını kontrol eder. Bu temel ayrım, temyizin uygulama alanını ve sonucunu doğrudan belirler.

Temyiz İncelemesinin Sonuçları

Yargıtay temyiz incelemesini tamamladığında kararı onayabilir, bozabilir veya düzelterek onayabilir. Bozma kararı verilmesi halinde dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere ilgili mahkemeye gönderilir.

Ceza Davalarında Temyiz: Genel Kural ve Kapalı Haller

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz edilebilir. Ancak aynı maddenin ikinci fıkrası bu genel kurala kapsamlı istisnalar getirmektedir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak;[131] a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)[132] Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, Temyiz edilemez. (3) (Ek:17/10/2019-7188/29 md.) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra), 2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213), 3. Suç işlemeye tahrik (madde 214), 4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215), 5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216), 6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217), 7. (Ek:13/10/2022-7418/30 md.)[133] Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A), 8. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299), 9. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300), 10. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301), 11. Silâhlı örgüt (madde 314), 12. Halkı askerlikten soğutma (madde 318), suçları. b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar. c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar. Hükümden önceki kararların temyizi

CMK m. 286/2 kapsamında temyiz yolu kapalı olan kararlar şunlardır: İlk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları; ilk derece mahkemesinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları; hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece kararlarıyla bağlantılı olarak verilen seçenek yaptırım kararları ve bu kararlara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar; kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin kararlar (ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve CMK m. 272/3 kapsamı dışındaki mahkûmiyet kararları hariç); adli para cezasını gerektiren suçlardaki her türlü bölge adliye mahkemesi kararları; yalnızca eşya veya kazanç müsaderesine ya da bunlara yer olmadığına ilişkin kararlar bakımından istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar; on yıl veya daha az hapis cezasını ya da adli para cezasını gerektiren suçlarda verilen beraat kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar; davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına veya güvenlik tedbirine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları. Son olarak, yukarıdaki bentlerdeki sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde birden fazla ceza ve karar içeren bölge adliye mahkemesi kararları da bu yasak kapsamındadır.

Temyiz Yasağının İstisnaları: Belirli Suçlarda Temyiz Yolu Her Koşulda Açık

CMK m. 286/2'deki temyiz yasağı kapsamında olsa dahi bazı suç tipleri nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararları temyiz edilebilir. CMK m. 286/3 uyarınca bu suçlar arasında TCK m. 216 (halkı kin ve düşmanlığa tahrik), TCK m. 217 (halkı kanunlara uymamaya tahrik), TCK m. 213, 214, 215, 217/A, 299, 300, 301, 314, 318 ile m. 125 üçüncü fıkra kapsamındaki hakaret suçları sayılmaktadır. Aynı fıkra kapsamında Terörle Mücadele Kanunu'nun 6. maddesinin 2. ve 4. fıkrası ile 7. maddesinin 2. fıkrasındaki suçlar ve Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun 28. maddesinin 1. fıkrası, 31. ve 32. maddelerindeki suçlar da istisnai temyiz yoluna tabidir. CMK m. 286/3, 17/10/2019 tarihli 7188 sayılı Kanun'un 29. maddesiyle eklenmiş; TCK m. 217/A bu listeye 13/10/2022 tarihli 7418 sayılı Kanun'un 30. maddesiyle dahil edilmiştir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 216Kaynağı aç
Madde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kanunlara uymamaya tahrik
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217Kaynağı aç
Madde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma

Ceza Davalarında Temyiz Süresi ve Başvuru Usulü

CMK m. 291/1 uyarınca ceza davalarında temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık bakımından CMK m. 263 hükmü saklı tutulmuştur. CMK m. 291'in ikinci fıkrası ise 2/3/2024 tarih ve 7499 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle mülga edilmiştir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 291Kaynağı aç
Madde 291 – (1) Temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu bulunan sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [134] (2) (Mülga:2/3/2024-7499/19 md.) Eski hâle getirme süresi içinde temyiz süresinin işlemesi

Süre işleyişi açısından duruşmada yüze karşı okunan kararlarda süre, kararın açıklandığı günü izleyen günden; yokluğunda açıklanan kararlarda ise gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden başlar. Temyiz başvurusu için kanunda öngörülen süreler hak düşürücü niteliktedir; bu sürelerin kaçırılması halinde temyiz hakkı sona erer ve karar kesinleşir.

Tutuklu Sanığın Temyiz Başvuru Usulü

CMK m. 263/1 uyarınca tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine ya da tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunarak veya dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. Zabıt kâtibine başvurulduğunda beyan veya dilekçe ilgili deftere kaydedildikten sonra tutanak düzenlenir ve tutukluya bir örneği verilir. Kurum müdürüne başvurulduğunda aynı usul uygulanır; tutanak ve dilekçe derhal ilgili mahkemeye gönderilir. CMK m. 263/4 uyarınca zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından bu işlemin yapıldığı anda kanun yolu süreleri kesilmiş sayılır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 263Kaynağı aç
Madde 263 – (1) Tutuklu bulunan şüpheli veya sanık, zabıt kâtibine veya tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabilir. (2) Zabıt kâtibine başvuru hâlinde, kanun yollarına başvuru beyanı veya dilekçesi ilgili deftere kaydedildikten sonra bu hususları belirten bir tutanak düzenlenerek tutuklu bulunan şüpheli veya sanığa bir örneği verilir. (3) Kurum müdürüne başvuru hâlinde ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapılarak, tutanak ve dilekçe derhâl ilgili mahkemeye gönderilir. Zabıt kâtibi başvuruyu ilgili deftere kaydeder. (4) Zabıt kâtibi veya kurum müdürü tarafından ikinci fıkra hükmüne göre işlem yapıldığı zaman kanun yolları için bu Kanunda belirlenen süreler kesilmiş sayılır. Kanun yolunun belirlenmesinde yanılma

Hukuk Davalarında Temyiz Süresi

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. maddesi uyarınca hukuk davalarında temyiz yoluna, bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararların tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde başvurulabilir. Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir; hukuki yararın somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği mahkemece değerlendirilir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 361Kaynağı aç
MADDE 361- (1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir.[55] (2) Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir. Temyiz edilemeyen kararlar[56]

Hukuk Davalarında Temyize Kapalı Kararlar: HMK m. 362

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi, temyiz yolu kapalı olan kararları sınırlı sayıda saymaktadır. HMK m. 362/1-a uyarınca miktar veya değeri kanunda belirtilen eşiği geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkemesi kararları temyiz edilemez. Bu eşik yıllık yeniden değerleme kapsamında güncellenebileceğinden başvuru aşamasında yürürlükteki tutarın ayrıca doğrulanması gerekir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 362Kaynağı aç
MADDE 362- (1) Bölge adliye mahkemelerinin aşağıdaki kararları hakkında temyiz yoluna başvurulamaz: a) Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar.[57] b) Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları ile kira ilişkisinden doğan diğer davalardan üç aylık kira tutarı temyiz sınırının üzerinde olanlar hariç olmak üzere 4 üncü maddede gösterilen davalar ile (23/6/1965 tarihli ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunundan doğup taşınmazın aynına ilişkin olan davalar hariç) özel kanunlarda sulh hukuk mahkemesinin görevine girdiği belirtilen davalarla ilgili kararlar. [58][59] c) (Değişik:22/7/2020-7251/39 md.) Yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar. ç) Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar. d) Soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç olmak üzere, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarla ilgili kararlar. e) Yargı çevresi içindeki ilk derece mahkemeleri hâkimlerinin davayı görmeye hukuki veya fiilî engellerinin çıkması hâlinde, davanın o yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye nakline ilişkin kararlar. f) Geçici hukuki korumalar hakkında verilen kararlar. g) (Ek:22/7/2020-7251/39 md.) 353 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında verilen kararlar. (2) Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir. Kanun yararına temyiz

HMK m. 362/2 uyarınca alacağın bir kısmının dava edilmesi halinde kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edildiği durumlarda ise talebinin kabul edilmeyen bölümü bu sınırı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur; ancak karşı taraf temyize başvurursa diğer taraf da cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir.

HMK m. 362/1-b uyarınca kira ilişkisinden doğan ve temyiz sınırının altında kalan alacak davaları ile üç aylık kira tutarı temyiz sınırını aşmayan kira uyuşmazlıkları temyize kapalıdır. Sulh hukuk mahkemesinin görevine giren davalar da bu kural kapsamındadır; ancak Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğup taşınmazın aynına ilişkin davalar bu yasağın dışında tutulmuştur.

Bunların yanı sıra HMK m. 362/1-c ile devam eden bentler uyarınca yargı çevresi içindeki görev ve yetki kararları, yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararlar, çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlar, soybağına ilişkin sonuçlar doğuran davalar hariç nüfus kayıtlarının düzeltilmesine dair kararlar, yargı çevresi içindeki mahkeme nakli kararları, geçici hukuki korumalar hakkındaki kararlar ve 22/7/2020 tarih ve 7251 sayılı Kanun'un 39. maddesiyle eklenen HMK m. 362/1-g uyarınca HMK m. 353/1-a kapsamında verilen kararlar da temyize tabi değildir.

Sık Sorulan Sorular

Temyiz mahkemesi neresidir?

Adli yargıda temyiz mercii Yargıtay'dır. Anayasa'nın 154. maddesi uyarınca Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii olarak görev yapar.

Ceza davasında temyiz süresi ne kadardır?

CMK m. 291/1'e göre temyiz istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır. Temyiz başvurusu için öngörülen bu süre hak düşürücü niteliktedir; geçirilmesi halinde temyiz hakkı ortadan kalkar ve karar kesinleşir.

Yargıtay maddi olayları yeniden değerlendirebilir mi?

Hayır. Yargıtay'ın temyiz incelemesi yalnızca hukuki denetimle sınırlıdır; mahkemeler tarafından yapılan maddi olay değerlendirmelerini yeniden ele almaz, yalnızca bu olaylara doğru hukuk kuralının uygulanıp uygulanmadığını kontrol eder.

Hukuk davasında her karar temyize taşınabilir mi?

Hayır. HMK m. 362 temyize kapalı kararları sınırlı sayıda belirlemiştir. Kanunda öngörülen eşiği geçmeyen davalara ilişkin kararlar, belirli kira uyuşmazlıkları, çekişmesiz yargı kararları, geçici hukuki korumalara ilişkin kararlar, yargı çevresi içindeki görev-yetki kararları ve HMK m. 353/1-a kapsamındaki kararlar bu yasak kapsamında sayılmıştır. Parasal sınırın yıllık yeniden değerleme nedeniyle farklılaşmış olabileceği gözetilerek başvuru öncesinde yürürlükteki tutarın doğrulanması gerekir.

Ceza davalarında temyiz dilekçesi nereye verilir?

CMK m. 291/1 uyarınca temyiz istemi, kararı veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya o mahkemenin zabıt kâtibine beyanda bulunulması yoluyla yapılır; beyan tutanağa geçirilerek hâkime onaylattırılır.

Bölge adliye mahkemesi kararlarının tamamı temyize açık mıdır?

Hayır. CMK m. 286/1 bozma dışında kalan hükümlerin temyiz edilebileceğini genel kural olarak düzenlemektedir; ancak m. 286/2 bu kurala kapsamlı istisnalar getirmektedir. Öte yandan m. 286/3, yasak kapsamında olsa dahi TCK m. 216, 217, 299, 300, 301, 314, 318 gibi belirli suçlardan ve Terörle Mücadele Kanunu ile Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda sayılan bazı suçlardan verilen kararlar için temyiz yolunu her koşulda açık tutmaktadır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu