5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesinde düzenlenen suçu bildirmeme suçu, işlenmekte olan bir suçun ya da işlenmiş olmakla birlikte sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesiyle meydana gelir. Kanun koyucu, bu yükümlülüğe aykırı hareket eden kişilerin bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağını hükme bağlamıştır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 278Kaynağı aç
tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik:
2/7/2012-6352/91 md.)
(1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla
kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin
sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen
kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.
(3) Mağdurun onbeşyaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal
bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak
durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza,
yarı oranında artırılır.[109]
(4) Tanıklıktan çekinebilecek olan
kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün
varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır.
Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi
Suçu Bildirmeme Suçunun Yasal Unsurları
Suçu bildirmeme suçunun yasal unsurlarının teşekkül edebilmesi için öncelikle icrası devam eden bir suçun varlığı veya işlenmiş olmakla beraber meydana gelen zararlı neticelerin sınırlandırılmasının halen kabil olması zorunludur. Bunun yanı sıra, failin söz konusu suçun işlendiğini bildiği hususunun soyut beyanlar yerine somut ve kesin delillerle ortaya konulması gerekir. Bu koşulların gerçekleşmediği hallerde suçun yasal unsurları oluşmaz.
Cezanın Artırılmasını Gerektiren Nitelikli Haller
Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, bildirilmeyen suçun mağdurunun belirli özelliklere sahip olması durumunda verilecek ceza ağırlaştırılmıştır. Mağdurun onbeş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği dolayısıyla kendisini savunamayacak durumda bulunan bir kimse olması halinde, tayin olunacak ceza yarı oranında artırılır.
Tanıklıktan Çekinme Hakkı ve Şahsi Cezasızlık Durumu
Kanun gereğince tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler hakkında suçu bildirmeme suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Ancak bu şahsi cezasızlık hali mutlak bir sorumsuzluk sağlamaz; kanunda tanımlanan suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla doğacak ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı tutulmuştur.
Yargılama Usulü, İddianame ve Dava Zamanaşımı
Ceza yargılamasında iddianamede sevk maddesi olarak Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesi açıkça gösterilmemiş olsa dahi, fiilin unsurları iddianame metninde açıkça anlatılmışsa, mahkeme tarafından sanığa ek savunma hakkı tanınarak suçu bildirmeme suçundan hüküm kurulması mümkündür. Fiilin unsurları iddianamede yer almasına rağmen ayrıca suç duyurusunda bulunulması kanuna aykırılık teşkil eder.
Suçu bildirmeme suçunda kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı bir yıl olduğundan, Türk Ceza Kanunu'nun 66. maddesi çerçevesinde olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır. Suçun işlendiği tarihte on iki yaşını doldurmuş fakat on beş yaşını doldurmamış suça sürüklenen çocuklar bakımından bu süre yarı oranında indirilerek dört yıl olarak tatbik edilir.
Suçu bildirmeme suçunun cezası ne kadardır?
İşlenmekte olan veya sonuçlarının sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi hakkında bir yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; mağdurun çocuk, engelli veya kendisini savunamayacak durumda gebe olması halinde ceza yarı oranında artırılır.
Kimler suçu bildirmeme suçundan dolayı cezalandırılmaz?
Tanıklıktan çekinme hakkına sahip olan kişiler bakımından suçu bildirmeme fiili nedeniyle cezaya hükmolunmaz, ancak bu kişilerin suçu önleme yükümlülüğünden doğan sorumlulukları saklıdır.
Suçu bildirmeme suçunda dava zamanaşımı süresi kaç yıldır?
Bu suçta olağan dava zamanaşımı süresi sekiz yıldır; fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubunda yer alan kişiler için zamanaşımı süresi dört yıl olarak hesaplanır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

