İşlenen Suçu Bildirmeme Suçu ve Cezası (TCK 278)

by Avukat Erdal Ersoy
İşlenen Suçu Bildirmeme Suçu ve Cezası (TCK 278)

Suçu Bildirme Yükümlülüğü ve Temel Ceza

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi hakkında bir yıla kadar hapis cezası uygulanır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre, işlenmiş olmakla birlikte sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçun yetkili makamlara bildirilmemesi halinde de fail bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 278Kaynağı aç
Madde 278- (İptal: Anayasa Mahkemesinin 30/6/2011 tarihli ve E.:2010/52, K.:2011/113 sayılı Kararı ile.; Değişik: 2/7/2012-6352/91 md.) (1) İşlenmekte olan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmeyen kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Mağdurun onbeşyaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli olan ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan kimse olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza, yarı oranında artırılır.[109] (4) Tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından cezaya hükmolunmaz. Ancak, suçu önleme yükümlülüğünün varlığı dolayısıyla ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklıdır. Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi

Suçun Oluşumu ve Manevi Unsur Şartı

Suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi için failin bir suç işlendiğini bilmesi ve buna rağmen yetkili mercilere kasten bildirimde bulunmaması gerekir. Asıl suça iştirak ettiğine dair somut delil bulunmayan ve suçu bildirmeme yönündeki kastı belirlenemeyen kimse hakkında bu suçtan ötürü mahkûmiyet kararı verilemez.

Suçun öğrenildiği sırada bildirim yapmayı engelleyen fiilî bir imkânsızlık veya hayati tehlike bulunması halinde, bu engel ve tehlike kalktıktan sonra kişinin ilk fırsatta yetkili makamlara bildirimde bulunması gerekir. Uygun koşullar oluştuktan sonra bildirim yapılmaması, kast ihmali olarak değerlendirilebilir.

Şikâyete Tabi Suçlar ve Mağdurun Bildirim Durumu

Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesi kapsamındaki bildirim mecburiyeti yalnızca şikâyete tabi olmayan suçlar bakımından geçerlidir; takibi şikâyete bağlı suçların yetkili makamlara iletilmemesi bu suçu oluşturmaz. Kanun metninde mağdura ilişkin açık bir muafiyet hükmü yer almamakla birlikte, kişinin kendisine karşı işlenen bir suçu yetkili makamlara bildirmemesi cezalandırılmaz.

Cezayı Artıran Nitelikli Hâller ve Tanıklıktan Çekinme İstisnası

Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, suç mağdurunun on beş yaşını bitirmemiş bir çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli ya da hamileliği nedeniyle kendisini savunamayacak durumda bulunan bir kişi olması halinde faile verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Kanunun 278. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kanunen tanıklıktan çekinebilecek olan kişiler bakımından suçu bildirmeme fiili nedeniyle cezaya hükmolunmaz. Ancak bu kişilerin suçu önleme yükümlülüğünün bulunması halinde ceza sorumluluğuna ilişkin hükümler saklı tutulur.

Birden Fazla Fail Hâlinde Suçun Tespiti ve Temyiz Süresi

Birden çok fail tarafından işlenen bir suçun aynı kast ve zaman diliminde öğrenilerek yetkili mercilere bildirilmemesi eylemi tek bir suçu bildirmeme suçunu vücuda getirir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2023/4273 Esas ve 2024/204 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, eylem fail sayısına bölünerek her bir fail için ayrı ceza uygulanamaz.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4273, K. 2024/204Kaynağı aç
8. Ceza Dairesi         2023/4273 E.  ,  2024/204 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/624 E. 2023/188 K. SUÇ : Suçu bildirmeme HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Cumhuriyet savcısı, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanığın yüzüne karşı 23.03.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 31.03.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği reddine karar vermek gerekmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Biga Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında suçu bildirmeme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 278 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca iki kez cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında suçu bildirmeme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli kararı ile sanığın atılı suçu işlediği sabit olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 4. Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında suçu bildirmeme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 278 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca iki kez 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; Sanığın aynı kast iradesi içerisinde olan eylem yönünden bir defa cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Dava konusu olay, sanığın, henüz yedi yaşında olan kızı Ümmühan'ın, Süleyman ve Hüseyin isimli şahıslar tarafından cinsel istismara maruz kaldığını öğrendiği halde yetkili makamlara bildirmediği iddiasına ilişkindir. 2.a) Katılan aşamalarda, üvey babası Süleyman ve döşemecilik işi ile uğraşan Hüseyin isimli şahıs tarafından cinsel istismara uğradığını ve olanların tamamını annesine anlattığını, b)Sanığın aşamalarda, kızının kendisine bu şahıslar tarafından cinsel istismara uğradığını anlattığını, ancak olayın bu boyutta olduğunu bilmediğini, kendisine yüzeysel olarak bahsettiğini ifade ettiği belirlenmiştir. 3.Temyiz dışı sanıklar Süleyman ve Hüseyin hakkında katılana yönelik çocuğun cinsel istismarı suçundan Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli kararı ile mahkumiyetlerine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 01.12.2016 tarihli kararı ile onanmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE Cumhuriyet savcısının temyizine yönelik yapılan incelemede; Sanığın, henüz yedi yaşında bulunan kızının, eşi Süleyman ve mahallede döşemecilik yapan Hüseyin isimli şahıslar tarafından cinsel istismara maruz kaldığını öğrendiği halde yetkili makamlara bu durumu bildirmemesi şeklindeki eyleminin tek bir suçu bildirmeme suçunu oluşturduğu halde, cinsel istismar eyleminin her bir faili yönünden eylem ikiye bölünerek sanığın iki kez cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanığın Temyizi Yönünden Sanığın yüzüne karşı 23.03.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 31.03.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Cumhuriyet savcısının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Biga 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2023 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.01.2024 tarihinde karar verildi.

Suçu bildirmeme suçuna ilişkin ceza yargılamalarında, hükmün tefhiminden itibaren 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 310. maddesinde düzenlenen bir haftalık kanuni süre aşıldıktan sonra yapılan temyiz istemleri, Kanun'un 317. maddesi gereğince süre yönünden reddedilir.

Kişi kendisine karşı işlenen bir suçu bildirmek zorunda mıdır?

Hayır, bir kimsenin kendisine karşı işlenen bir suçu yetkili makamlara bildirmemesi Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesi kapsamında cezalandırılmaz.

Tanıklıktan çekinme hakkı bulunan yakınlar suçu bildirmezse ceza verilir mi?

Hayır, tanıklıktan çekinebilecek kişiler hakkında cezaya hükmolunmaz; fakat bu kişilerin suçu önleme yükümlülüğü bulunuyorsa buna dair cezai sorumluluk saklıdır.

Suçu bildirmeme suçunun kanuni cezası nedir?

Türk Ceza Kanunu'nun 278. maddesi uyarınca işlenmekte olan veya neticelerinin sınırlandırılması halen mümkün bulunan bir suçu bildirmeyen kimse bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Hangi mağdurlara karşı işlenen suçların bildirilmemesi cezayı artırır?

Mağdurun on beş yaşını doldurmamış çocuk, bedensel veya ruhsal bakımdan engelli ya da gebeliği sebebiyle kendisini savunamayacak bir kişi olması durumunda ceza yarı oranında artırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu