Yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde gerçekleştirilen yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında kişilerle ilgili somut isnatlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması durumunda faile ceza verilmez. Türk Ceza Kanunu'nun 128. maddesinde düzenlenen bu dokunulmazlığın uygulanabilmesi için isnat ve değerlendirmelerin gerçek ve somut vakıalara dayanması ve somut uyuşmazlıkla bağlantılı olması zorunludur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 128Kaynağı aç
yapılan yazılı veya sözlü başvuru, iddia ve savunmalar kapsamında, kişilerle
ilgili olarak somut isnadlarda ya da olumsuz değerlendirmelerde bulunulması
halinde, ceza verilmez. Ancak, bunun için isnat ve değerlendirmelerin, gerçek
ve somut vakıalara dayanması ve uyuşmazlıkla bağlantılı olması gerekir.
Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret
İddia ve Savunma Dokunulmazlığının Yasal Koşulları
İddia ve savunma hakkının hukuka uygun şekilde kullanılabilmesi için eylemin belirli koşulları taşıması gerekir. Eylemin iddia ve savunma niteliğindeki evrakla yazılı olarak veya duruşma sırasında sözlü yapılması şekil şartıdır. Eylemin yargı organlarına sunulan dilekçelerde ya da bu organlar huzurunda gerçekleşmesi yer şartı, hakkın icrasında sınırın aşılmaması ise ölçülülük şartı olarak aranır.
İddia ve savunma kapsamında kişiler hakkında dile getirilen somut isnatların gerçek olması ve yapılan olumsuz değerlendirmelerin somut vakıalara dayanması şarttır. Bu değerlendirmelerin somut uyuşmazlıkla ilişkili bulunması zorunlu olmakla birlikte, uyuşmazlığın çözümü açısından mutlak surette faydalı olması şartı aranmaz.
İhbar, Şikayet ve Dokunulmazlığın Sınırları
Gerçekleşmiş somut bir olaya ilişkin olarak yetkili makamlara olayın meydana gelmesine yol açan kişiler de gösterilerek ihbar veya şikayette bulunulması, meşru bir hakkın kullanılması niteliğindedir. Bu çerçevede gerçekleşmiş somut olaya dayalı olarak yetkili mercilere başvurulması hakaret veya iftira suçunu oluşturmaz.
Somut uyuşmazlıkla bağlantısı bulunmayan isnatlar gerçek olsa dahi ya da uyuşmazlıkla ilgisi olmayan olumsuz değerlendirmeler somut vakıalara dayansa bile iddia ve savunma dokunulmazlığı geçerli olmaz. Dava konusuyla ilgisi, yararı ve mantıksal bağlantısı bulunmayan, karşı tarafın özel hayatı ve uyuşmazlık dışı fiilleri gibi olguların dilekçede ileri sürülmesi savunma sınırını aşar ve ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Somut uyuşmazlıkla ilişkili olsa dahi iddia ve savunma sınırını aşan hakaret içerikli yazı ve sözler dokunulmazlık kapsamında kabul edilmez. Bununla birlikte savunma sınırının öfke ve gazap etkisiyle aşılması irade yeteneğini etkileyen bir faktör olduğundan, failin işlediği hakaret fiili dolayısıyla kusurluluğunun tespiti bağlamında değerlendirilir.
Dilekçe ve Duruşmalarda İfade Özgürlüğü ile Ağır Eleştiri
Yargılama makamına sunulan dilekçelerde yer alan nezaket dışı, kaba, rahatsız edici ve ağır eleştiri niteliğindeki ifadeler, somut bir fiil veya olgu isnadı içermediği ve sövme oluşturmadığı takdirde Türk Ceza Kanunu'nun 128. maddesindeki dokunulmazlık kapsamında kalır ve hakaret suçunun unsurlarını oluşturmaz. Benzer şekilde kanun yolu başvuru dilekçelerinde yerel mahkeme kararını eleştirmek amacıyla yer verilen değer yargısı niteliğindeki ağır ifadeler de ifade özgürlüğü ve savunma dokunulmazlığı sınırları içerisinde kabul edilir.
Dava dosyasına sunulan cevap veya müdahale dilekçelerinde karşı taraf ya da vekili hakkında sarf edilen kaba hitap tarzındaki sözler onur, şeref ve saygınlığı rencide edici boyuta varmadığı sürece iddia ve savunma dokunulmazlığından yararlanır. Belediye başkanı hakkında valilik gibi idari mercilere sunulan dilekçelerdeki sert eleştiri niteliğindeki hitaplar da Anayasal şikayet hakkı ile iddia dokunulmazlığı çerçevesinde suç teşkil etmez.
Duruşma sırasında tarafların veya tanıkların beyanlarına karşı yapılan itirazlarda, bilirkişi raporuna ilişkin beyan esnasında sarf edilen kaba hitap tarzındaki sözler ya da tanık beyanının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymaya matuf olumsuz değerlendirmeler savunma dokunulmazlığı kapsamında kalır ve ceza yaptırımına konu olmaz. Duruşmadaki savunmalar sırasında üçüncü kişilere yönelik isnatlarda bulunulması halinde de eylemin iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalıp kalmadığı hukuki değerlendirmeye tabi tutulur.
Hakkın İspatı Amacıyla Yapılan Açıklamalar
Hukuk davasında işten çıkarmanın haksızlığını ve alacak taleplerini ispatlamak amacıyla dilekçede ileri sürülen ve karşı tarafın özel hayatına temas eden beyanlar, yargılama makamında hakkın kanıtlanmasına dönük olduğu ve yayma amacı taşımadığı müddetçe Türk Ceza Kanunu'nun 128. maddesindeki iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında kalır; hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarını oluşturmaz.
Savunma dokunulmazlığından yararlanmak için iddiaların uyuşmazlığın çözümüne mutlaka katkı sağlaması gerekir mi?
Hayır, iddia ve savunma kapsamında dile getirilen somut isnat ve olumsuz değerlendirmelerin somut uyuşmazlıkla ilişkili olması şarttır; ancak uyuşmazlığın çözümü açısından mutlak surette faydalı olması aranmaz.
Dava konusuyla ilgisi bulunmayan olayların dilekçede ileri sürülmesi dokunulmazlık sağlar mı?
Hayır, somut uyuşmazlıkla bağlantısı bulunmayan isnatlar gerçek olsa dahi veya somut vakıalara dayansa bile iddia ve savunma dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilmez ve savunma hakkının sınırları aşılmış sayılır.
Duruşmada karşı tarafın beyanlarına karşı sarf edilen kaba sözler hakaret suçunu oluşturur mu?
Duruşma esnasında iddia ve savunma kapsamında sarf edilen nezaket dışı ve kaba ifadeler, somut bir fiil isnadı veya sövme içermediği ve savunma dokunulmazlığı sınırlarında kaldığı sürece hakaret suçunun kanuni unsurlarını oluşturmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

