Ceza muhakemesinde kamu davası veya kesinleşen mahkûmiyet hükmü, kanunda öngörülen belirli hukuki sebeplerin gerçekleşmesiyle düşebilir. Beraat kararı; fiilin sanık tarafından işlenmediğinin, suçun kanuni unsurlarının gerçekleşmediğinin veya sanığın kast ya da taksirinin bulunmadığının tespiti gibi suçun esasına yönelik incelemeler sonucunda verilir. Düşme kararında ise suçun esasına girilmesine gerek kalmaksızın kanunun öngördüğü düşme sebebi uygulanır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında sanığın ölümü, genel af, dava zamanaşımı, şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma kapsamı dışındaki belirli suçlarda önödeme gibi kurumlar kamu davasını veya cezayı düşüren temel haller arasında düzenlenmiştir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 64Kaynağı aç
karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi
menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
(2) Hükümlünün ölümü, hapis ve henüz infaz edilmemiş adlî para cezalarını
ortadan kaldırır. Ancak, müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup
ölümden önce kesinleşmiş bulunan hüküm, infaz olunur.
Af
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 65Kaynağı aç
hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar.
(2) Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir
veya infaz kurumunda çektirilecek süresi kısaltılabilir ya da adlî para
cezasına çevrilebilir.
(3) Cezaya bağlı olan veya hükümde belirtilen hak yoksunlukları, özel
affa rağmen etkisini devam ettirir.
Dava zamanaşımı
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 75Kaynağı aç
yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis
cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;[24]
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının
karşılığı olarak her gün için yüz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,[25]
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis
cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının
aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak
tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek
cümleler:17/10/2019-7188/16 md.) Failin on gün içinde talep etmesi
koşuluyla bu miktarın birer ay ara ile üç eşit taksit hâlinde ödenmesine
Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilir. Taksitlerin süresinde ödenmemesi
hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12
md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya
yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren
beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif
edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi
halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra
hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte
ödediğinde kamu davası düşer.
(3) Cumhuriyet savcılığınca madde kapsamına giren suç nedeniyle önödeme
işlemi yapılmadan dava açılması veya dava konusu fiilin niteliğinin değişmesi
suretiyle madde kapsamına giren bir suça dönüşmesi halinde de yukarıdaki fıkra
uygulanır.
(4) Suçla ilgili kanun maddesinde yukarı sınırı altı ayı aşmayan hapis
cezası veya adlî para cezasından yalnız birinin uygulanabileceği hallerde
ödenmesi gereken miktar, yukarıdaki fıkralara göre adlî para cezası esas alınarak
belirlenir.[26]
(5) Bu madde gereğince kamu davasının açılmaması veya ortadan kaldırılması,
kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin
hükümleri etkilemez.
(6) (Ek: 24/11/2016-6763/12 md.) Bu madde
hükümleri;
a) Bu Kanunda yer alan;[27]
1. Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine
getirilmemesi (98 inci maddenin birinci fıkrası),
2. (Ek:7/11/2024-7531/15 md.) (Değişik:24/12/2025-7571/16 md.)
Hakaret (üçüncü fıkranın (a) bendi hariç, madde 125),
3. Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması
(madde 171),
4. Çevrenin taksirle kirletilmesi (182 nci
maddenin birinci fıkrası),
5. Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz
kullanma (264 üncü maddenin birinci fıkrası),
6. Suçu bildirmeme (278 inci maddenin birinci
ve ikinci fıkraları),
suçları,
b) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman
Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç,
c) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının
birinci cümlesinde yer alan suç,
d) (Ek:17/10/2019-7188/16 md.) 4/11/2004
tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının
(d) bendinde yer alan suç,
bakımından da uygulanır. Bu fıkra kapsamındaki
suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı
önödeme hükümleri uygulanmaz.
(7) (Ek:
24/11/2016-6763/12 md.) Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya
yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
İKİNCİ
KİTAP
Özel
Hükümler
BİRİNCİ
KISIM
Uluslararası
Suçlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Soykırım
ve İnsanlığa Karşı Suçlar
Soykırım
Sanığın veya Hükümlünün Ölümünün Hukuki Sonuçları
Sanığın ölümü hâlinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak sanığın vefatı yargılamayı bütünüyle sona erdirmez; niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler söz konusu olduğunda davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir.
Hükümlünün ölümü ise hapis cezasını ve henüz infaz edilmemiş olan adli para cezalarını ortadan kaldırır. Buna karşılık müsadereye ve yargılama giderlerine ilişkin olup hükümlünün ölümünden önce kesinleşmiş bulunan mahkeme kararları infaz olunur.
Genel Af ve Özel Affın Kapsamı ve Cezaya Etkisi
Genel af hâlinde kamu davası düşer ve hükmolunan cezalar bütün neticeleri ile birlikte ortadan kalkar. Genel af gerçekleştiğinde yargılama giderleri de failden istenemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 74Kaynağı aç
olunan şeylerin veya ödenen adlî para cezasının geri alınmasını gerektirmez.
(2) Kamu davasının düşmesi, malların geri alınması ve uğranılan zararın
tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez.
(3) Cezanın düşmesi şahsi haklar, tazminat ve yargılama giderlerine
ilişkin hükümleri etkilemez. Ancak, genel af halinde yargılama giderleri de
istenemez.
Önödeme
Özel af ile hapis cezasının infaz kurumunda çektirilmesine son verilebilir, infaz kurumunda çektirilecek süre kısaltılabilir veya ceza adli para cezasına çevrilebilir. Cezaya bağlı olan ya da hükümde belirtilen hak yoksunlukları ise özel affa rağmen etkisini sürdürür.
Dava Zamanaşımı Süreleri ve Hesaplanması
Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı esas alınır; seçimlik cezaları öngören suç tiplerinde hapis cezası dikkate alınır. Zamanaşımı süresi saptanırken dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâlleri de hesaba katılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 66Kaynağı aç
kamu davası;
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda otuz yıl,
b) Müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmibeş yıl,
c) Yirmi yıldan aşağı olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda
yirmi yıl,
d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda
onbeş yıl,
e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını
gerektiren suçlarda sekiz yıl,
geçmesiyle düşer.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş olup
da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle kamu davası düşer.
(3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller
itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur.
(4) Yukarıdaki fıkralarda yer alan sürelerin belirlenmesinde suçun
kanunda yer alan cezasının yukarı sınırı göz önünde bulundurulur; seçimlik cezaları
gerektiren suçlarda zamanaşımı bakımından hapis cezası esas alınır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/8
md.) Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hallerde, mahkemece
bu husustaki talebin kabul edildiği tarihten itibaren fiile ilişkin zamanaşımı
süresi yeni baştan işlemeye başlar.
(6) Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs
halinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara
karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından
işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye
başlar.
(7) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı ağırlaştırılmış
müebbet veya müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların
yurt dışında işlenmesi halinde dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava zamanaşımı süresinin durması veya kesilmesi
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında kanundaki genel sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup da on sekiz yaşını doldurmamış olanlar hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle kamu davası düşer. Yaş değerlendirmesinde fiilin işlendiği tarihteki yaş esas alınır.
Dava zamanaşımı; tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs aşamasında kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği günden ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden itibaren işlemeye başlar. Çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda ise süre çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar. Aynı fiilden dolayı tekrar yargılamayı gerektiren hâllerde zamanaşımı süresi, mahkemece talebin kabul edildiği tarihten itibaren yeni baştan yürür.
Dava zamanaşımı değerlendirmesinde suç tarihi, suçun tamamlanma biçimi, nitelikli hâller, sanığın suç tarihindeki yaşı, kanuni cezanın üst sınırı, zamanaşımını durduran ve kesen işlemler ile son kesilme tarihi birlikte ele alınır. Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yer alan ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçların yurt dışında işlenmesi hâlinde ise dava zamanaşımı uygulanmaz.
Dava Zamanaşımının Durması ve Kesilmesi
Soruşturma ve kovuşturma yapılmasının izin veya karar alınmasına ya da diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna bağlı bulunduğu hâllerde izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne kadar zamanaşımı durur. Kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç faili hakkında da bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı işlemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 67Kaynağı aç
karar alınması veya diğer bir mercide çözülmesi gereken bir meselenin sonucuna
bağlı bulunduğu hallerde; izin veya kararın alınmasına veya meselenin çözümüne
veya kanun gereğince hakkında kaçak olduğu hususunda karar verilmiş olan suç
faili hakkında bu karar kaldırılıncaya kadar dava zamanaşımı durur.
(2) Bir suçla ilgili olarak;
a) Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması
veya sorguya çekilmesi,
b) Şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararının verilmesi,
c) Suçla ilgili olarak iddianame düzenlenmesi,
d) Sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa, mahkûmiyet kararı verilmesi,
halinde, dava zamanaşımı kesilir.
(3) Dava zamanaşımı kesildiğinde, zamanaşımı süresi yeniden işlemeye
başlar. Dava zamanaşımını kesen birden fazla nedenin bulunması halinde,
zamanaşımı süresi son kesme nedeninin gerçekleştiği tarihten itibaren yeniden
işlemeye başlar.
(4) Kesilme halinde, zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda
belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.
Ceza zamanaşımı
Şüpheli veya sanıklardan birinin savcı huzurunda ifadesinin alınması veya sorguya çekilmesi, şüpheli veya sanıklardan biri hakkında tutuklama kararı verilmesi, suçla ilgili iddianame düzenlenmesi ve sanıklardan bir kısmı hakkında da olsa mahkûmiyet kararı verilmesi hâllerinde dava zamanaşımı kesilir. Dava zamanaşımı kesildiğinde süre yeniden işlemeye başlar; kesilme hâlinde zamanaşımı süresi ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayabilir.
Ceza Zamanaşımı Süreleri ve İnfaz Rejimi
Kesinleşen mahkûmiyet hükümlerinde ceza zamanaşımı süreleri; ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl, müebbet hapis cezalarında otuz yıl, yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl, beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yılın geçmesiyle dolar ve cezalar infaz edilemez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 68Kaynağı aç
geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş
olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında
işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet
hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için
konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir
suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza
miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup on beş yaşını doldurmamış çocuklar hakkında bu sürelerin yarısının; on beş yaşını doldurmuş olup on sekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında ise üçte ikisinin geçmesiyle ceza infaz edilmez. Türleri farklı cezaları içeren hükümlerde infaz kabiliyeti en ağır ceza için öngörülen sürenin geçmesiyle sona erer.
Hükmün kesinleşmesiyle ya da infaz sürecinin herhangi bir nedenle kesintiye uğramasıyla birlikte ceza zamanaşımı işlemeye başlar; bu hesaplamada geriye kalan ceza miktarı dikkate alınır. Türk Ceza Kanunu'nun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yer alan ve yurt dışında gerçekleştirilen fiiller sebebiyle tayin edilen ağırlaştırılmış müebbet, müebbet yahut on yıldan fazla süreli hapis cezalarında ise zamanaşımı kuralları tatbik edilmez. Müsadereye yönelik kararlar bakımından ise kesinleşme anından itibaren yirmi senenin dolmasıyla infaz kabiliyeti sona erer.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 70Kaynağı aç
yıl geçtikten sonra infaz edilmez.
Ceza zamanaşımının kesilmesi
Cezaya bağlı ya da kararda gösterilen hak yoksunlukları, ceza zamanaşımının tamamlanmasına dek varlığını korur. İnfazın gerçekleştirilmesi gayesiyle yetkili makamlarca hükümlüye usulünce tebligat çıkarılması ya da aynı amaç doğrultusunda hükümlünün yakalanması durumunda ceza zamanaşımı kesintiye uğrar. Bunun yanı sıra, kesinleşen mahkûmiyetin ardından failin üst sınırı iki yılı aşan hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi de ceza zamanaşımını kesen haller arasında yer alır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 71Kaynağı aç
tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün
yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 69Kaynağı aç
yoksunluklarının süresi ceza zamanaşımı doluncaya kadar devam eder.
Müsaderede zamanaşımı
Zamanaşımı Sürelerinin Hesabı ve Kamu Düzeni Niteliği
Dava ve ceza zamanaşımı süreleri gün, ay ve yıl esasına göre hesaplanır. Bir gün yirmidört saat, bir ay otuz gün sayılır; yıl hesabı ise resmî takvime göre yapılır. Dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır; şüpheli, sanık ve hükümlünün bu haktan vazgeçmesi mümkün değildir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 72Kaynağı aç
hesabıyla belirlenir. Bir gün, yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi
takvime göre hesap edilir.
(2) Dava ve ceza zamanaşımı re'sen uygulanır ve bundan şüpheli, sanık ve
hükümlü vazgeçemezler.
Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar[23]
Şikâyetten Vazgeçmenin Kamu Davasına Etkisi
Şikâyet yetkisine sahip birden çok kişiden herhangi birinin kanuni altı aylık müddeti tüketmesi, diğer mağdurların şikâyet hakkının ortadan kalkması sonucunu doğurmaz. Bununla beraber takibi şikâyete bağlı hakaret suçunda, hangi sebeple olursa olsun eylemin meydana geldiği günden itibaren iki yılın aşılması mümkün değildir. Kovuşturulması şikâyet şartına tabi suçlarda kanunda açık bir istisna yer almadıkça mağdurun feragati kamu davasının düşmesine yol açar; ancak hüküm kesinleştikten sonra vuku bulan vazgeçme beyanı cezanın infaz edilmesini önlemez.
İştirak hâlinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğer sanıkları da kapsar. Bununla birlikte kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
Düşme Kararının Müsadere, Tazminat ve Masraflara Etkisi
Genel af, özel af ve şikâyetten vazgeçme; daha önce müsadere olunan şeylerin veya ödenmiş adli para cezasının geri alınmasını gerektirmez. Kamu davasının düşmesi kararı, malların geri alınması ve uğranılan zararın tazmini için açılan şahsi hak davasını etkilemez.
Cezanın düşmesi şahsi haklar, tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin hükümleri etkilemez; ancak genel af hâlinde yargılama giderleri talep edilemez. Kamu davasının düşmesi şikâyetten vazgeçmeden ileri gelmiş ve mağdur vazgeçtiği esnada şahsi haklarından da feragat ettiğini ayrıca açıklamış ise artık hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
Önödeme Usulü ve Kamu Davasının Düşürülmesi
Önödeme kurumu; uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adli para cezasını gerektiren veya üst sınırı altı ayı aşmayan hapis cezalarını içeren suçlarda tatbik edilir. Fail, soruşturma giderleri ile birlikte belirlenen para cezasını savcılık tebliği üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. Failin on gün içinde talep etmesi şartıyla bu tutarın birer ay arayla üç eşit taksitte ödenmesine karar verilebilir; taksitlerin süresinde ödenmemesi hâlinde önödeme hükümsüz kalır ve soruşturmaya devam edilir.
Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi, savcılıkça önödeme yapılmadan dava açılması veya eylemin nitelik değiştirerek önödeme kapsamına girmesi hâllerinde fail, hâkim tarafından yapılacak bildirim üzerine saptanacak miktarı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer. Suç tipinde hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü durumlarda ödenmesi gereken miktar adli para cezası esas alınarak belirlenir.
Önödeme neticesinde davanın açılmaması veya düşürülmesi; kişisel hakkın istenmesine, malın geri alınmasına ve müsadereye ilişkin hükümleri etkilemez. Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı kovuşturmaya yer olmadığı veya kamu davasının düşmesi kararından itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi yeni bir suç işleyen faile teklif edilecek miktar yarı oranında artırılır. Türk Ceza Kanunu'nun 75. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde ise fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz.
Önödeme yükümlülüğünün yerine getirilmesiyle tesis edilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile kamu davasının düşürülmesi kararları bu işe özgü özel bir sisteme işlenir. Tutulan bu kayıtlar yalnızca yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma çerçevesinde Cumhuriyet savcısı, hâkim ya da mahkemece talep edilmesi durumunda ilgili kanuni amaçla sınırlı olarak değerlendirmeye alınabilir.
Dava zamanaşımı süresi dolduğunda mahkeme nasıl karar verir?
Dava zamanaşımı süresi dolduğunda mahkeme suçun esasına girmeksizin kamu davasının düşmesine karar verir; zamanaşımı re'sen gözetilir ve sanık bu haktan vazgeçemez.
Şikâyetten vazgeçme tüm şüpheli veya sanıkları kapsar mı?
İştirak hâlinde işlenen suçlarda sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar; ancak kanunda aksi yazılı olmadıkça şikâyetten vazgeçme bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez.
Hükümlünün ölümü adli para cezasının infazını durdurur mu?
Hükümlünün ölümü hapis ve henüz infaz edilmemiş adli para cezalarını ortadan kaldırır; ancak ölümden önce kesinleşmiş olan yargılama giderleri ve müsadere hükümleri infaz edilir.
Önödeme kararları adli sistemde nasıl tutulur?
Önödeme üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığı ve kamu davasının düşmesi kararları bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir ve yalnızca soruşturma ya da kovuşturmayla bağlantılı olarak yetkili mercilerce talep edildiğinde kullanılabilir.
Şikâyetten vazgeçen suçtan zarar gören kişi sonradan tazminat davası açabilir mi?
Kamu davasının düşmesi şahsi hak davasını etkilemez; ancak mağdur şikâyetten vazgeçerken şahsi haklarından da feragat ettiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde dava açamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

