TCK 251 Denetim Görevinin İhmali Suçu ve Unsurları

by Avukat Erdal Ersoy
TCK 251 Denetim Görevinin İhmali Suçu ve Unsurları

Denetim Görevinin İhmali Suçunun Yasal Çerçevesi ve Faillik Yapısı

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 251. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, denetim yükümlülüğü altında bulunan bir kamu görevlisinin zimmet yahut irtikap eyleminin gerçekleştirilmesine bilerek ve isteyerek göz yumması durumunda, söz konusu eylemi gerçekleştiren asıl faillerle birlikte müşterek fail sıfatıyla cezai sorumluluğu doğar. Buna karşın maddenin ikinci fıkrasında, denetim yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmemesi sebebiyle zimmet veya irtikap fiilinin icrasına elverişli zemin hazırlanması hali yaptırıma bağlanmış olup bu fiil için üç aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Suçun bu fıkradaki görünümünde kamu görevlisinin asıl suça iştirak etme iradesi bulunmamakta, yalnızca kontrol ve gözetim vazifesinin kasten savsaklanması müstakil bir suç tipi olarak cezalandırılmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 251Kaynağı aç
Madde 251- (1) Zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine kasten göz
yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak
sorumlu tutulur.
(2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikap suçunun işlenmesine
imkan sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Rüşvet

Yargılama sürecinde kamu görevlilerinin asıl faillerin gerçekleştirdiği zimmet hareketine iştirak kastıyla göz yumduklarını kanıtlayan somut, kesin ve kuşkudan uzak deliller bulunmadığı takdirde müşterek faillik hükmü uygulanamaz. Görevlilerin yalnızca tahsilat, harcama veya vezne işlemlerini denetleme yükümlülüklerini yerine getirmediklerinin sabit görüldüğü böylesi hallerde sorumluluk, Türk Ceza Kanunu'nun 251. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan denetim görevinin ihmali sınırında kalır.

Uygulamada Denetim İhmali Sayılan Somut Davranışlar

Denetim sorumluluğu taşıyan personelin usulsüz ödeme işlemlerine onay vermesi veya gün sonunda havale belgeleri ile kimlik evrakını karşılaştırmalı olarak incelememesi zimmet fiilinin işlenmesine zemin hazırlayan tipik kusurlu hareketlerdendir. Mali sorumluluk ve kasa işlemleri mevzuatına aykırı davranılarak günlük kasa sayımlarının yapılmaması ve bu şekilde veznedarın malvarlığı değerlerini zimmetine geçirmesine imkan sunulması da Türk Ceza Kanunu'nun 251. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kabul edilir.

Emir ve idaresi altındaki çalışanların gerçekleştirdiği iş ve işlemleri hiçbir surette denetlemeyen ya da imzasına çıkarılan muhasebe evrakı üzerinde gerekli incelemeleri yapmaktan kaçınan yetkililerin sorumluluğu bulunmaktadır. Olağan ve rutin bir kontrol faaliyeti icra edildiğinde kolayca tespit edilebilecek sigorta primi veya tahsilat paralarının kuruma intikal ettirilmemesi olaylarında, asıl suça iştirak iradesi belirlenemeyen muhasebe sorumlusunun davranışı denetim görevinin ihmali suçunu teşkil eder.

Asıl Eylemin Niteliği ve Görevi Kötüye Kullanma Suçu ile Ayrım

Türk Ceza Kanunu'nun 251. maddesinin uygulanabilmesi için, denetim eksikliği neticesinde işlenmesine yol açılan fiilin zimmet veya irtikap suçlarının yasal unsurlarını bünyesinde barındırması şarttır. Asıl failin gerçekleştirdiği eylemin zimmet oluşturmayıp nitelikli dolandırıcılık veya resmi belgede sahtecilik olarak kabul edilip kesinleştiği vaziyetlerde, denetim görevini ifa etmeyen görevlinin eylemi anılan madde kapsamında değerlendirilemez. Bu hallerde kamu görevlisinin ihmali davranışı, Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirmeye tabi tutulur.

Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesinin ikinci fıkrasına göre, kanunda özel olarak ayrı bir suç düzenlemesine yer verilmeyen hallerde, görev gereklerini yerine getirmekte gecikme veya ihmal göstererek kamunun zarara uğramasına, bireylerin mağduriyetine veya haksız menfaat sağlanmasına sebep olan kamu görevlileri üç aydan bir yıla kadar hapis yaptırımıyla karşılaşır. Dolayısıyla denetim zafiyetinin arkasındaki fiil zimmet veya irtikap vasfını taşımıyorsa denetim görevinin ihmali suçu değil genel nitelikteki bu ihmal hükmü uygulanır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257- (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller
dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin
mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir
menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin
gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine
veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan
kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.)
Göreve ilişkin sırrın açıklanması

Yargılama Düzeni, Görevli Mahkeme ve Kanun Yolları

Kooperatif tasfiye kurulunun gerçekleştirdiği harcamaların zimmet suçu, bu harcamaları denetlemekle yükümlü kurul üyelerinin fiillerinin ise denetim görevinin ihmaliyle zimmete sebebiyet verme suçunu teşkil ettiği iddialarında, suç vasfı ve delillerin takdiri üst dereceli mahkeme niteliğindeki Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına girer. 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 12. maddesinde ağır ceza mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş olup ceza miktarı ve suça ilişkin özel düzenlemeler çerçevesinde görev kuralları tatbik edilir.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 12Kaynağı aç
Madde 12- (Değişik: 21/2/2014 – 6526/2 md.)
Kanunların ayrıca görevli kıldığı
hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp
(m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), (…)[9] hileli iflâs (m. 161)
suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci
Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332 nci maddeler hariç) ve
12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren
suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet
hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve
işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtayın
yargılayacağı kişilere ilişkin hükümler, askerî mahkemelerin görevlerine
ilişkin hükümler ile çocuklara özgü kovuşturma hükümleri saklıdır.
Diğer ceza mahkemelerinin görevleri

Denetim görevinin ihmaliyle zimmete neden olma iddiasıyla yürütülen yargılamalarda, doğrudan suçtan zarar gören kamu idareleri ile genel bütçe temsilcilerinin kanun yolu hakları ayrışmaktadır. İhmal eylemi sebebiyle doğrudan zarara uğramayan Hazinenin beraat hükmüne karşı kanun yoluna başvurma hakkı bulunmazken, suçtan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarara uğrayan ilgili kamu kurumu hükmü temyiz etme ve kanun yoluna başvurma hakkına sahiptir.

Kamu görevinin sağladığı hak ve yetkilerin kötüye kullanılması neticesinde hapis cezasına hükmedilmesi durumunda güvenlik tedbiri uygulanması zorunludur. Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, denetim görevini ihmal suçundan mahkûm olan kamu görevlisi hakkında, hükmolunan hapis cezasının infazı tamamlandıktan sonra işletilmek üzere ceza süresinin yarısından bir katına kadar ilgili hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına hükmedilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 53Kaynağı aç
Madde 53- (1) Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis
cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;[13]
a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu
kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye,
köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca
verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,
b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…)13,
c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette
bulunmaktan,
d) Vakıf, dernek, sendika, şirket,
kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi
olmaktan,
e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun
iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek
erbabı veya tacir olarak icra etmekten,
yoksun bırakılır.
(2) Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının
infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.
(3) Mahkûm olduğu hapis cezası
ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya
da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve
kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm
olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak
cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın
(e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar
verilebilir.[14]
(4) Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada
onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü
uygulanmaz.[15]
(5) Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye
kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet
halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın
yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına
karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle
işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde,
hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin
kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya
konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından
itibaren işlemeye başlar.
(6) Belli bir meslek veya sanatın ya
da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık
dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç
yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya
da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma
hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından
itibaren işlemeye başlar.
Eşya müsaderesi
Denetim görevinin ihmali suçu için öngörülen hapis cezası ne kadardır?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 251. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca denetim vazifesini ihmal ederek zimmet veya irtikap suçuna zemin hazırlayan kamu görevlisine üç aydan üç yıla kadar hapis cezası tayin edilir.

Kasten göz yumma ile ihmal arasındaki hukuki sonuç farkı nedir?

Zimmet veya irtikapa kasten göz yuman denetim görevlisi TCK m. 251/1 gereğince işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur; zimmet veya irtikap suçuna yönelik kastı bulunmaksızın yalnızca denetim görevini ihmal ederek suça imkân sağlayan kamu görevlisi ise TCK m. 251/2 uyarınca cezalandırılır.

Asıl suçun zimmet olmadığı kesinleşirse denetim yetkilisi nasıl cezalandırılır?

Zimmet isnadına konu eylemin nitelikli dolandırıcılık veya resmi belgede sahtecilik olduğu tespit edilirse TCK m. 251 uygulanamaz; kamu görevlisinin ihmali eylemi TCK m. 257/2 uyarınca görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilir.

Zimmete imkân sağlama davasında kamu kurumlarının temyiz hakkı nasıldır?

Doğrudan zarar görmeyen Hazinenin beraat kararını temyiz hakkı bulunmazken, suçtan doğrudan zarar gören ilgili kamu kurumunun katılma talebinde bulunma ve temyiz kanun yoluna başvurma hakkı mevcuttur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu