Taşınır haczi, borçluya ait, haczi kabil ve alacağın tahsiline elverişli ekonomik değeri bulunan mallar üzerinde yapılır. Haciz alacaklının talebiyle başlar; malın cinsi, niteliği ve tahmini değeri tutanağa yazılır. İlk değer çoğu zaman kaba bir tahmindir. Düşük değerli ev eşyasında bu takdir satışa esas kabul edilebilirken araç, profesyonel makine ve yüksek değerli taşınırda ayrıca bilirkişi incelemesi gerektiği anlatılmaktadır. Satış hacizden ayrıdır ve alacaklının satış talebine bağlıdır.
Taşınır mal ve haciz koşulları
Taşınır mal, bir yerden başka bir yere zarar görmeden taşınabilen eşya olarak ele alınır. Araç, makine, elektronik cihaz, mobilya, stok, menkul kıymet, para ve bazı alacak hakları bu kapsamda sayılır. İcra bakımından asıl ayrım, malın taşınabilir olmasından çok borçluya ait olması, haczi kabil bulunması ve tahsile hizmet edebilecek ekonomik değer taşımasıdır.
Hacizde icra memuru çoğu zaman zilyetlik karinesinden hareket eder. Borçlunun fiilî hâkimiyetindeki taşınırın borçluya ait olduğu varsayılır. Üçüncü kişi istihkak iddiasında bulunmadığı sürece mal borçlunun malvarlığına dâhil kabul edilerek haczedilebilir. Bu anlatım, haciz anındaki olağan hareket noktasıdır.
Haciz işleminin yürütülmesi
Taşınır haczi kural olarak alacaklının haciz talebiyle başlar. İcra dairesi, menkulün bulunduğu yerde haciz mahalline gider. İcra memuru malları tek tek sayar; cins, marka, model, varsa şasi veya motor numarası ile tahmini değeri tutanağa yazar. Muhafaza ve gerekirse yediemin konusunda da karar verir.
Memurun haciz sırasındaki ilk değerlemesi çoğu zaman kaba tahmindir. Özellikle düşük değerli ev eşyasında bu değerin satışa esas olabilecek nitelikte kabul edildiği belirtilir. Araçlar, profesyonel makineler ve yüksek değere sahip taşınırlar için ise çoğu zaman ayrıca bilirkişiyle değer tespiti gerektiği ifade edilir.
Haczi sınırlanan taşınırlar
Haczedilemeyecek taşınırlar örneklenirken borçlu ve ailesinin zorunlu ev eşyaları, mesleğin icrası için zorunlu bazı araç ve gereçler, çalışma gücünü doğrudan etkileyen protez gibi kişisel kullanım eşyaları, ücretin belli bir kısmı ve bazı sosyal yardım ödemeleri sayılır. Bu sayım örnek niteliğindedir.
Yasa gereği haczedilemeyecek veya satışına izin verilmeyecek bir taşınırın kıymet takdirine konu edilmesi hukuka aykırı olabilir. Özellikle mesleğin icrası için zorunlu olan bazı araç ve gereçler bu kapsamda anılır. Böyle bir işlem şikâyet, işlemin iptali ve gerekirse tazminat sonucunu doğurabilir. Bu nedenle değer biçmeden önce haczedilebilirlik denetlenmelidir.
Değerin ne zaman ve kim tarafından belirleneceği
Taşınırlarda değer tespiti çoğu zaman haciz sırasında veya hacizden kısa süre sonra yapılır. Motorlu araçlarda piyasa dalgalanmaları, kasko değerleri ve ikinci el piyasası dikkate alınabilir. Ticari makine ve özel üretim cihazlarda bilirkişi raporu düzenlenebilir. Düşük değerli ev eşyasında ise icra memurunun takdiri çoğu kez yeterli görülebilir.
Yüksek bedelli veya teknik özellikli taşınırlarda bilirkişi, alacaklının ya da borçlunun talebi üzerine veya icra memurunun kendiliğinden takdiriyle atanabilir. Bilirkişi; emsal satışlar, sıfır fiyatlar, amortisman ve piyasa koşullarını dikkate alarak güncel rayiç bedeli gösteren kıymet takdir raporu hazırlar.
Kıymet takdir belgesinde aranan açıklık
Kıymet takdir belgesinin uygulamada malın ayrıntılı tanımını, yıpranma, hasar ve çalışır olup olmadığı yönünden fiziksel durumunu, piyasa koşullarını, kullanılan değerleme yöntemini ve tahmini satış değerini barındırması anlatılır. Yöntem olarak emsal karşılaştırma, maliyet bedeli veya gelir yaklaşımı anılabilir. Belgenin açık, çelişkisiz ve gerekçeli olması da bu anlatımın parçasıdır.
Araç, makine, stok ve ev eşyası
Motorlu araç değerlemesinde model yılı, marka, segment, kilometre, hasar kayıtları, değişen veya boyalı parçalar, ikinci el emsalleri ve varsa kasko değeri dikkate alınır. Bilirkişi raporlarında kasko değerinin belirli oranda iskonto edilerek satışa esas kıymet olarak yazılması sık görülebilir.
Ticari makine ve demirbaşta satın alma tarihi, ilk maliyet, teknolojik eskime, yedek parça ve servis imkânı ile sektördeki talep dikkate alınır. Makine çalışır durumda olsa bile piyasada rağbet görmüyor veya yedek parçası bulunmuyorsa hurda değeri üzerinden takdir gerekebilir. Bu sonuç her makine için zorunlu bir kural değildir.
Stoklar kategori bazında sınıflandırılabilir. Birim başına emsal piyasa değeri belirlenir ve toplam değer, birim değerin adetle çarpılmasıyla hesaplanır. Moda, teknoloji veya gıda gibi zamanla değeri değişebilen stoklarda, haciz anındaki kıymet takdiri ilerleyen zamanda gerçeklikten uzaklaşabilir.
Kullanılmış mobilya, beyaz eşya ve elektronik cihazların ikinci el değeri genellikle düşüktür. Bir kısmı, taşınma ve muhafaza masrafını bile karşılamayacak bedelle satılabilmektedir. Bu nedenle icra dairelerinin ev eşyası haczini pratik gerekçelerle sınırlı tutmaya çalıştığı ve bu mallarda memur takdirinin çoğunlukla yeterli, bilirkişinin ise istisnaî görüldüğü belirtilir. Bu eğilim, haczedilmezlik kuralının kendisi değildir.
Kıymet takdirine karşı başvuru
Kıymet takdiri yardımcı bir işlem olmakla birlikte ihale bedelini etkilediği için sonuç doğurucu sayılır. Bariz hata veya hakkaniyete açık aykırılıkta taraflara şikâyet ya da itiraz imkânı tanındığı belirtilir.
İcra ve İflas Kanunu m. 128/a-1 ilk cümlesine göre, kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yer icra mahkemesinde, tebliğden itibaren yedi gün içinde şikâyet edebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/29111 esas, 2016/24783 karar sayılı kararı bu süreyi bir taşınmaz ihalesinde esas almıştır.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/29111, K. 2016/24783Kaynağı aç
Satış talebi, ilan ve ihale
Haczedilen taşınırın satışa çıkarılması alacaklının satış talebine bağlıdır. Hacizden itibaren belirli süre içinde satış istenmezse haciz düşebilir. Satış talebi üzerine icra dairesi değer tespitinin güncelliğini ve yeterliliğini gözden geçirir; gerek görürse yeni kıymet takdiri yaptırabilir.
Satış ilanında malın cinsi, nitelikleri ve varsa teknik özellikleri, haciz dosyası bilgileri, muhammen bedel, ihale tarihi, saati, yeri ve katılma şartları açıkça yazılır. Muhammen bedelin çok yüksek veya çok düşük olması katılımı, tahsilatı ve ihalenin feshi riskini etkileyebilir.
Taşınır ihalesi genellikle açık artırma usulüyle yapılır. Muhammen bedelin belirli bir oranının altındaki tekliflerin kabul edilip edilmeyeceği ilgili mevzuata ve somut olaya göre belirlenir. Yeterli katılım sağlanmaz veya makul bir bedele ulaşılmazsa satış ertelenebilir ya da yenilenebilir.
Satıştan sonra yalnızca ucuza satıldığı ileri sürülmesi, ihalenin feshi için yeterli görülmez. Usule aykırılık ve ihaleye katılımı engelleyen ciddi eksiklikler de aranır. Değer tespitine süresinde itiraz edilmemişse bu nokta tek başına fesih gerekçesi olmayabilir. Açık orantısızlık ise bazı hâllerde hakkaniyet gerekçesiyle müdahaleyi gündeme getirebilir. Bu ihtimaller genel ve kesin bir fesih kuralına dönüştürülemez.
Taşınmaz ihalelerinde kıymet ve fesih
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/29111 esas, 2016/24783 karar sayılı kararında kıymet takdirine itiraz üzerine verilen karar kesin nitelikte olsa da bu hususların ihalenin feshi aşamasında incelenebileceği kabul edilmiştir. Dosyada süresinde yapılan kıymet itirazının, yalnızca ayrı bir kıymet takdiri davası bulunmadığı gerekçesiyle reddi hatalı görülmüş; satışa esas kıymetin gerçeğe uygunluğunun mahkemece araştırılması gerekli sayılmıştır. Uyuşmazlık taşınmaz ihalesine ilişkindir.
Aynı kararda, kıymet tarihi itibarıyla belirlenecek değerler ihaledeki muhammen bedellerin üzerindeyse ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Değerlerin muhammen bedellerin altında kalması hâlinde ise İcra ve İflas Kanunu m. 134/8 uyarınca zarar unsuru oluşmayacağından fesih isteminin reddi gerektiği ifade edilmiştir. Daire, şikâyeti reddeden ilk derece kararını bu nedenle bozmuş ve kararı oybirliğiyle vermiştir. Bozma, ihalenin daire tarafından feshedildiği anlamına gelmez.
İcra ve İflas Kanunu m. 128/a-2, kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemeyeceğini düzenler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/20035 esas, 2016/25187 karar sayılı kararında satışın, kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki yıl sonra yapılmasının başlı başına fesih sebebi sayıldığı ve sürenin, sonradan kesinleşmesi kaydıyla kıymet takdirinin yapıldığı tarihten başladığı belirtilmiştir. İki yıllık süre kamu düzenine ilişkin görülmüş ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği ifade edilmiştir. Karar bir taşınmaz ihalesine ilişkindir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/20035, K. 2016/25187Kaynağı aç
Bu dosyada kıymet takdiri 31.03.2013 tarihinde yapılmış, ihale 20.08.2015 tarihinde gerçekleşmiştir. İki yıldan fazla süre geçtiği için ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken ret hükmü bozulmuştur. Daire fesih hükmü kurmamış, ilk derece hükmünü bozmuştur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/5746 esas, 2018/1498 karar sayılı kararında, kıymet takdiri tarihinde inşaatın devam ettiği saptaması ile sonraki tutanak arasındaki çelişki, ihale konusu taşınmazın esaslı vasıflarında hata olarak kabul edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararı bozulmuş; ilk derece sonucu doğru görülerek gerekçenin düzeltilmesi ve şikâyetin kabulü yönünde yeniden hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Daire ihaleyi kendisi feshetmemiş, dosyayı Bölge Adliye Mahkemesine göndermiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2017/5746, K. 2018/1498Kaynağı aç
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2022/12839 esas, 2023/524 karar sayılı dosyasında ilk derece mahkemesi, yeniden belirlenen değerin muhammen bedelle aynı olması ve zarar şartının gerçekleşmemesi nedeniyle davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, usulünce yapılıp kesinleşen kıymet takdirinden sonra kıymet itirazının ihalenin feshi aşamasında incelenemeyeceğini belirtmiş; Daire bu kararı onamıştır. Onama, bu dosyadaki gerekçeyi 2016/29111 esas, 2016/24783 karar sayılı dosyanın yerine geçecek tek sonuç hâline getirmez. İki olay farklıdır ve aynı konuda tek bir sonuç çıkarılmaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/12839, K. 2023/524Kaynağı aç
Taşınır haczi hangi mallarda yapılabilir?
Borçluya ait, haczi kabil ve alacağın tahsiline elverişli ekonomik değeri bulunan taşınırlarda haciz yapılabilir. Araç, makine, stok, menkul kıymet, para ve bazı alacak hakları bu kapsamda sayılabilir.
Üçüncü kişi malın kendisine ait olduğunu söylemezse ne olur?
İstihkak iddiası yoksa borçlunun fiilî hâkimiyetindeki taşınır, çoğu zaman borçluya ait kabul edilerek haczedilebilir. Bu varsayım her olayda mutlak bir kural olarak anlatılmamıştır.
Her taşınır için bilirkişi zorunlu mudur?
Hayır. Düşük değerli ev eşyasında icra memurunun ilk takdiri satışa esas kabul edilebilir. Araç, profesyonel makine ve yüksek değerli taşınırda ise çoğu zaman ayrıca bilirkişi incelemesi gerektiği belirtilir.
Kıymet takdirine hangi süre içinde şikâyet edilir?
İcra ve İflas Kanunu m. 128/a-1 ilk cümlesine göre tebliğden itibaren yedi gün vardır. Bu süreyi uygulayan Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/29111 esas, 2016/24783 karar sayılı kararı bir taşınmaz ihalesine ilişkindir.
Ucuz satış tek başına ihaleyi bozar mı?
Hayır. Yalnızca ucuza satıldığı iddiası yeterli görülmez; usule aykırılık ve katılımı engelleyen ciddi eksiklikler de aranır. Süresinde değer itirazı yapılmamışsa bu nokta tek başına fesih gerekçesi olmayabilir; açık orantısızlık bazı hâllerde mahkemenin müdahalesini gündeme getirebilir.
İki yıllık kıymet süresi hangi kararda fesih sebebi sayılmıştır?
İcra ve İflas Kanunu m. 128/a-2, kesinleşen kıymet takdirinden itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemeyeceğini düzenler. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2016/20035 esas, 2016/25187 karar sayılı kararı, iki yılı aşan satışı bir taşınmaz ihalesinde başlı başına fesih sebebi sayarak ret hükmünü bozmuştur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

