Tasfiyesiz Sicilden Silinen Şirketlerin İhyasında Süre Kuralı

by Avukat Erdal Ersoy
Tasfiyesiz Sicilden Silinen Şirketlerin İhyasında Süre Kuralı

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesi uyarınca tasfiye edilmeksizin ticaret sicilinden unvanı silinen şirket ve kooperatiflerin ihyası için öngörülen beş yıllık başvuru süresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir. İlgili fıkrada yer alan 'silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde' ibaresinin yürürlükten kalkmasıyla birlikte, alacaklılar ve hukuki menfaati bulunan kişiler haklı sebeplere dayanarak mahkemeden ihya talebinde bulunabilmektedir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. Geçici Madde 7Kaynağı aç
GEÇİCİ MADDE 7- (Ek: 26/6/2012-6335/38 md.) (1) 1/7/2015 tarihine kadar aşağıdaki hâlleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.[111] a) 24/6/1995 tarihli ve 559 sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince, sermayelerini anılan Kanun Hükmünde Kararname ile öngörülen tutarlara çıkarmamış anonim şirketler ile limited şirketler. b) Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce veya 1/7/2015 tarihine kadar münfesih olan anonim ve limited şirketler.[112] c) Kooperatifler Kanunu hükümlerine göre herhangi bir nedenle dağılmış olan kooperatifler. d) Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler. e) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış ancak genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları veya son ve kati bilançosu genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin işlemi yapılamayan şirket ve kooperatifler. (2) Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. (3) Bu madde kapsamındaki şirket ve kooperatifler; ilgili ticaret sicili müdürlüğünce resen veya herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş tarafından kanıtlarıyla birlikte yapılacak bildirimleri de kapsayacak şekilde, ticaret sicili kayıtları üzerinden yapılacak incelemeyle tespit edilir. (4) Ticaret sicili müdürlüklerince; a) Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır. b) 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılır.[113] c) Bu fıkranın (b) bendinde belirtilen şirketler dışında kalan kapsam dâhilindeki diğer münfesih şirketler ile kooperatiflerden ayrıca, faaliyetlerine devam etme isteğinde bulunmaları hâlinde münfesih olma nedenini ortadan kaldıran işlemlerin yapılarak ispat edici belgelerin bildirilmesi istenir. (5) a) Tasfiye memuru olarak; şirket veya kooperatifin ortaklarından herhangi biri, ticaret siciline kayıtlı en son yetkilileri ya da bunların belirleyecekleri üçüncü şahıslar bildirilebilir. Tasfiye memuru olarak başka ortak veya yönetici tarafından bildirilen ortak veya yöneticiler ile üçüncü şahısların bu görevi kabul ettiklerine ilişkin yazılı beyan da bildirime eklenir. Üçüncü şahısların tasfiye memuru olarak tescil edilebilmeleri ortakların veya yöneticilerin hiçbirinin tasfiye memuru olarak bildirilmemiş olmasına bağlıdır. b) Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içinde tasfiye memurlarını bildiren şirket ve kooperatiflerin, tasfiye memurları ve tasfiye adresi, ilgili ticaret sicili müdürlüğü tarafından tescil ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir. c) Bu ilanda; şirket veya kooperatifin alacaklıları, alacaklarını kanıtlarıyla birlikte ilan tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurlarına bildirmeye davet edilir. Ayrıca ilanda, şirket veya kooperatifin mevcut malvarlığı ile alacak ve borçlarını gösterir listenin; belgeleri ile birlikte ilan tarihinden itibaren bir ay içinde, anonim şirket veya kooperatifin yönetim kurulu, kurulun bir veya birkaç üyesi, denetçileri, limited şirketlerde ise müdür veya müdürler tarafından ilgili tasfiye memuruna verilmesi ihtar edilir. d) Bu fıkra gereğince yapılacak ilan, Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. (6) a) Tasfiye memurları, alacaklıların alacaklarını bildirmeleri için öngörülen sürenin sonunda şirketin veya kooperatifin durumunu gösteren bir bilanço hazırlar ve tasfiyeyi altı ay içinde sonuçlandırır. Gerekli hâllerde bu süreyi aşmamak üzere, Gümrük ve Ticaret Bakanlığınca bir defaya mahsus olmak üzere ek süre verilebilir. b) Tasfiye memurlarınca hazırlanan bilançoya göre şirket veya kooperatifin borçlarının varlığından fazla olması hâlinde tasfiye memurları durumu derhal alacaklılara bildirerek şirket veya kooperatifin iflasına karar verilmesi için mahkemeye başvuruda bulunmalarını ister. Bildirimde ayrıca, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde şirket veya kooperatifin iflası için mahkemeye müracaat edildiğinin bildirilmemesi hâlinde kaydın silineceği ihtar olunur. Alacaklıların başvurusu üzerine mahkeme iflasın açılmasına karar verir ve tasfiye İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yürütülür. Süresi içinde şirket veya kooperatifin iflası için mahkemeye müracaat edildiğinin bildirilmemesi hâlinde tasfiye memurlarının başvurusu üzerine ilgili şirket veya kooperatifin unvanı ticaret sicilinden silinir ve bu durum Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. (7) Bu madde hükümlerine göre yapılacak tasfiye işlemlerinde, ilgili kanunların veya esas sözleşmelerin genel kurul kararı alınmasını zorunlu kılan hükümleri uygulanmaz. (8) Bu madde kapsamında tasfiye memurlarınca düzenlenecek son ve kati bilançonun ticaret sicili müdürlüğüne verilmesi ile tasfiye sona ermiş kabul edilir ve şirketin unvanı ticaret sicilinden silinerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. İflasına karar verilen şirket veya kooperatifin ise iflas işlemlerinin tamamlandığının bildirilmesi üzerine şirketin veya kooperatifin unvanı ticaret sicilinden silinir ve bu durum Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. (9) Tasfiye memurlarına beşinci fıkranın (c) bendinde belirtilen bilgi ve belgelerin verilmemesi veya tasfiye memurlarınca da bu bilgi ve belgelere erişilememesi hâlinde durum ticaret sicili müdürlüğüne bildirilerek, başka bir işleme gerek kalmaksızın unvan silinir ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. (10) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış şirket veya kooperatiflerin genel kurullarının, kanunun öngördüğü asgari süre ve şartlara uygun olarak toplantıya çağrılmış olmasına rağmen iki defa üst üste toplanamaması ve bu durumun tevsik edilmesi kaydıyla tasfiye memuru tarafından son ve kati bilançonun ticaret sicili müdürlüğüne tevdi edilmesi ile tasfiye sona ermiş kabul edilir ve unvan ticaret sicilinden silinerek Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilir. (11) Dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen, süresi içinde cevap vermeyen veya tasfiye memurunu bildirmeyen yahut durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtlarıyla birlikte bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir. Resen unvanı silinen şirket ve kooperatifler, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi ile ilgili odanın internet sitesinde ilan edilir. (12) Altıncı fıkranın (b) bendi, dokuzuncu fıkra ve onbirinci fıkra uyarınca ticaret sicilinden unvanları silinecek şirket veya kooperatiflerin borçları, unvanlarının silinmesine engel teşkil etmez. Ancak, ticaret sicilinden kaydı silinen anonim şirketler ve kooperatiflerin kanuni temsilcileri ile limited şirket ortaklarının, silinme tarihinden önceki kamu borçlarından doğan sorumlulukları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında devam eder. (13) Bu madde uyarınca yapılacak tescil ve kayıt silme işlemleri her türlü harçtan, bu işlemler için düzenlenecek kağıtlar damga vergisinden müstesnadır. (14) Bu madde kapsamında Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanacak olan ilanlardan ücret alınmaz. (15) Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak (…)[114] mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir. (Ek cümle:23/5/2024-7511/16 md.) (İptal cümle: Anayasa Mahkemesinin 10/9/2025 tarihli ve E.: 2025/31, K.: 2025/183 sayılı Kararı ile.)[115] (16) Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bu maddenin uygulanmasına ilişkin düzenlemeleri yapmaya yetkilidir.

Geçici 7. Madde Kapsamında Sicilden Silinme ve İstisnalar

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 1/7/2015 tarihine kadar maddede belirtilen durumları tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyesi ve kayıtlarının silinmesi, genel kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu maddeye göre gerçekleştirilir. Yapılan ihtar ve ilana rağmen süresinde cevap vermeyen, tasfiye memurunu bildirmeyen, durumunu kanuna uygun hâle getirmeyen veya faaliyetini kanıtlarıyla bildirmeyen şirket ve kooperatiflerin unvanı ticaret sicilinden resen silinir.

Öte yandan, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi hükümleri uygulanmaz. Dolayısıyla yargılaması süren tüzel kişilerin anılan madde kapsamında resen kaydının silinmesi kanunen engellenmiştir.

Borçların ve Tasfiye Memurlarının Durumu ile Kalan Malvarlığı

Şirket veya kooperatiflerin mevcut borçları unvanın silinmesini engellemez. Buna karşılık, kaydı silinen anonim şirketler ile kooperatiflerin kanuni temsilcileri ve limited şirket ortakları, terkinden önceki kamu borçları bakımından 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca sorumlu kalmaya devam eder. Tasfiye memurlarının hukuki sorumluluğunda ise özel kanun hükümleri saklı tutularak Türk Ticaret Kanunu veya Kooperatifler Kanunu düzenlemeleri tatbik edilir.

Geçici 7. madde uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Kanun hükmü uyarınca Hazine, bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz.

Anayasa Mahkemesinin İptal Kararı ve Gerekçesi

6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin 15. fıkrasının beşinci cümlesi daha önce alacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak ihya talep edebileceğini öngörmekteydi. Anayasa Mahkemesi, bu fıkrada geçen 'silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde' ibaresini iptal etmiştir.

İptal kararının gerekçesinde, yasal düzenlemede ihyayı talep edebilecek olan alacaklılar ve hukuki menfaati bulunanlar açısından tasfiyeden haberdar olabilecekleri bir yolun öngörülmediği belirtilmiştir. Bu sebeple ilgililerin alacağını veya hukuki menfaatini talep etme imkanından beş yıllık süre dolduktan sonra haberdar olabileceği ve ihya yolunun işlevsiz hale gelebileceği vurgulanmıştır. Tasfiye edilmeden sicilden silinen şirketlerin ihyası için öngörülen sürenin ilgililerin öğrenmesinden itibaren değil, şirketin sicilden silinmesinden itibaren başlatılmasının hak kaybına yol açtığı tespit edilmiştir.

Tasfiye edilmeden sicilden silinen şirketlerin ihyasında beş yıllık hak düşürücü süre uygulanır mı?

Hayır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinin 15. fıkrasında yer alan 'silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde' ibaresi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği için bu süre sınırlaması uygulanmaz.

Şirket ihyası başvurusunda beş yıllık süre kuralı neden iptal edilmiştir?

Tasfiyeden haberdar olmayı sağlayacak bir yol bulunmaması sebebiyle ihya başvuru süresinin ilgililerin öğrenmesinden değil şirketin sicilden silinmesinden itibaren başlatılmasının hak kaybına yol açması ve ihya yolunu işlevsiz hale getirebilmesi gerekçesiyle iptal edilmiştir.

Devam eden davası olan şirketler geçici 7. maddeye göre resen silinebilir mi?

Hayır. Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesi hükümleri uygulanmaz.

Sicilden silinen şirketin ortaya çıkan malvarlığı ne zaman Hazineye geçer?

Tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder ve Hazine borçlardan sorumlu olmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu