Taşeron Sözleşmesi: Temel Hükümler ve Hukuki Çerçeve

by Avukat Erdal Ersoy
Taşeron Sözleşmesi: Temel Hükümler ve Hukuki Çerçeve

Taşeron sözleşmesi, bir müteahhidin üstlendiği işin belirli bölümlerini bağımsız bir alt yükleniciye devrettiği, karşılıklı hak ve yükümlülükleri düzenleyen yazılı bir sözleşmedir. Uygulama örneklerinde bedel, süre, güvenlik yükümlülükleri, ceza koşulu ve teminat gibi unsurların bu sözleşmelerde düzenlendiği görülmektedir. Aşağıda bu unsurların içeriği ve taraflarca göz önünde bulundurulması gereken noktalar ele alınmaktadır.

Bedel ve Fiyat Düzenlemesi

Sözleşme örneklerinde işin bedeli; işçilik, nakliye, yükleme-boşaltma, sigorta primleri, taşeron kârı ve genel giderler dahil olmak üzere KDV hariç sabit bir tutar olarak belirlenebilmektedir. Taraflar, fiyatların sabit tutulacağını ve vergi, işçilik veya malzeme artışları gerekçesiyle fiyat farkı talep edilemeyeceğini ayrıca kararlaştırabilir. Bu bir sözleşme örneğinde yer alan düzenlemedir; bedelin kapsamı taraflarca farklı biçimde de kararlaştırılabilir.

Öte yandan Türk Borçlar Kanunu'nun 138. maddesi, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkması ve mevcut olguları borçlu aleyhine dürüstlük kurallarına aykırı düşecek biçimde değiştirmesi hâlinde borçluya, borcunu henüz ifa etmemiş ya da ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olması koşuluyla, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme veya bunun mümkün olmaması hâlinde sözleşmeden dönme ya da sürekli edimli sözleşmelerde fesih hakkı tanımaktadır. Aynı madde, bu hakkın yabancı para borçlarında da uygulanacağını düzenlemektedir.

6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 138Kaynağı aç
MADDE 138- Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır. Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır. F. Takas I. Koşulları 1. Genel olarak

Projede öngörülmeyen ancak yapılması zorunlu görülen ek imalatlar için fiyatın Bayındırlık Bakanlığı Birim Fiyat Cetveli esas alınarak belirleneceği sözleşme örneklerinde yer alabilmektedir.

Süre Uzatımı ve Gecikme Cezası

Sözleşme örneklerinde mücbir sebep hâlinde sürenin tarafların karşılıklı yazılı mutabakatıyla uzatılabileceği düzenlenmektedir. Mücbir sebebin kapsamı bu sözleşme örneğinde ayrıca tanımlanmamıştır.

Taşeronun gecikmesi hâlinde her geçen gün için belirli bir gecikme cezası öngörülmesi ve gecikmenin belirlenen bir eşiği aşması hâlinde işverene ihbara gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshetme hakkı tanınması sözleşme örneklerinde yer almaktadır. Ceza koşulunun miktarı ve süre eşiği taraflarca belirlenir.

Sözleşme örneklerinde taşeronun kendi işyerinde gerçekleşecek grev veya lokavt gibi sendikal faaliyetlerden kaynaklanan gecikmelerin taahhüt edilen işlerin gecikmesine gerekçe gösterilemeyeceği ve bu nedenle süre uzatımı ya da ek bedel talep edilemeyeceği düzenlenmektedir. Bu bir sözleşme örneği hükmüdür.

Teminat ve Hak Edişten Kesinti

Sözleşme örneklerinde sözleşmenin imzasıyla eş zamanlı olarak bir kesin teminat verilmesi kararlaştırılabilmektedir. Bu teminat işin kesin kabulünün tamamlanmasının ardından iade edilir.

SGK denetimleri sırasında taşeronun kayıt ve belgelerindeki eksiklik veya hata nedeniyle müteahhide yansıyan ceza ve fark ödemelerinin taşerona rücu edileceği; taşeronun ödemeyi reddetmesi durumunda ise ayrıca ihtar çekmeye veya rücu davası açmaya gerek kalmaksızın taşeronun hak edişinden ya da teminatından kesinti yapılabileceği sözleşme örneklerinde yer almaktadır.

Taşeronun işyerindeki faaliyetleri sırasında oluşturduğu artık, atık ve kirlilikler taşeronce temizlenmezse bu işin taşeron nam ve hesabına yaptırılarak önce hak edişten, yetmediği takdirde teminattan karşılanacağı öngörülmektedir.

Taşeronun Yasal Yükümlülükleri

Taşeron, çalıştırdığı tüm işçileri 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak çalıştırmakla yükümlüdür. Aynı şekilde taşeron, işçilerini 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine uygun biçimde çalıştırmakla yükümlüdür. Bu yükümlülükler sözleşme örneklerinde atıfta bulunulan yasal zorunluluklardır.

İş sağlığı ve güvenliği açısından taşeron, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uyarınca gerekli tüm tedbirleri almakla yükümlüdür ve meydana gelebilecek iş kazalarından doğrudan sorumlu tutulmaktadır.

Asıl İşveren-Alt İşveren İlişkisi

4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi, bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde ya da asıl işin işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bölümünde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini yalnızca o işyerinde çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasındaki ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak tanımlamaktadır. Kanun ayrıca asıl işin, işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında bölünerek alt işverenlere verilemeyeceğini açıkça hükme bağlamaktadır.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 2Kaynağı aç
Madde 2 – Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür. (Ek fıkra: 23/7/2010-6009/48 md.; Mülga dördüncü fıkra: 20/6/2012-6331/37 md.) İşveren adına hareket eden ve işin, işyerinin ve işletmenin yönetiminde görev alan kimselere işveren vekili denir. İşveren vekilinin bu sıfatla işçilere karşı işlem ve yükümlülüklerinden doğrudan işveren sorumludur. Bu Kanunda işveren için öngörülen her çeşit sorumluluk ve zorunluluklar işveren vekilleri hakkında da uygulanır. İşveren vekilliği sıfatı, işçilere tanınan hak ve yükümlülükleri ortadan kaldırmaz. Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. Asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi suretiyle hakları kısıtlanamaz veya daha önce o işyerinde çalıştırılan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamaz. Aksi halde ve genel olarak asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı kabul edilerek alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görürler. İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez. (Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Kanuna veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesine dayanılarak kurulan kamu kurum ve kuruluşları ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak sermayesinin en az yüzde ellisine sahip oldukları ortaklıklarda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu veya diğer kanun hükümleri çerçevesinde, hizmet alımı amacıyla yapılan sözleşmeler gereğince, yüklenici aracılığıyla çalıştırılanlar, bu şekilde çalışmış olmalarına dayanarak;[1] a) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait kadro veya pozisyonlara atanmaya, b) Bu kurum, kuruluş ve ortaklıklara ait işyerlerinin kadro veya pozisyonlarında çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları veya ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre belirlenen her türlü malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanmaya, hak kazanamazlar. (Ek fıkra: 1/7/2006-5538/18 md.) Sekizinci fıkrada belirtilen işyerlerinde yükleniciler dışında kalan işverenler tarafından çalıştırılanlar ile bu işyerlerinin tâbi oldukları ihale mevzuatı çerçevesinde kendi nam ve hesabına sözleşme yaparak üstlendiği ihale konusu işte doğrudan kendileri çalışanlar da aynı hükümlere tâbidir. Sekizinci fıkrada belirtilen kurum, kuruluş veya ortaklıkların sermayesine katıldıkları ortaklıkların kadro veya pozisyonlarında çalışan işçilerin, ortak durumundaki kamu kurum, kuruluş veya ortaklıkların kadro veya pozisyonlarına atanma ya da bu kurum, kuruluş veya ortaklıklarda geçerli olan malî haklar ile sosyal yardımlardan yararlanma talepleri hakkında da sekizinci fıkra hükümleri uygulanır. Hizmet alımına dayanak teşkil edecek sözleşme ve şartnamelere; a) İşe alınacak kişilerin belirlenmesi ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruluşları ve ortaklıklarına bırakılması, b) Hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı iş yerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması, yönünde hükümler konulamaz. İşyerini bildirme

Aynı madde uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu'ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.

4857 sayılı İş Kanunu m. 2, asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi yoluyla haklarının kısıtlanamayacağını ve daha önce o işyerinde çalışmış olan kimse ile alt işveren ilişkisi kurulamayacağını düzenlemektedir. Bu yasaklara ya da muvazaaya dayandığı tespit edilen ilişkilerde alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür.

Kamu Kurumlarında Alt İşveren Çalışanlarının Hakları

4857 sayılı İş Kanunu m. 2'nin ek fıkrası (1/7/2006-5538/18 md.), kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde hizmet alımı kapsamında çalışanların bu çalışmalarına dayanarak; söz konusu kurumlardaki kadro veya pozisyonlarda çalışanlar için toplu iş sözleşmesi, personel kanunları veya ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenen mali haklar ile sosyal yardımlardan yararlanamayacağını düzenlemektedir. Aynı fıkra, kamu hizmet alımı sözleşme ve şartnamelerine hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde ya da geçici işçi olarak aynı işyerinde daha önce çalışmış olanların çalıştırılmasına devam olunması yönünde hüküm konulamayacağını da açıkça ortaya koymaktadır.

Taşeron İşçilerinin Asıl İşverene Karşı Hakları

Sözleşme örneklerinde taşeron işçilerinin işverenden hiçbir hak talep edemeyeceği yönünde hükümler yer alabilmektedir. Ancak 4857 sayılı İş Kanunu m. 2, asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu'ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumlu olduğunu açıkça düzenlemektedir. Bu kanun hükmü ile sözleşme örneğindeki kayıt arasındaki ilişki taraflarca sözleşme kurulmadan önce değerlendirilmelidir.

Malzeme, Ekipman ve Gider Paylaşımı

Sözleşme örneklerinde işin yönetimi ve yürütülmesi için gereken malzeme, araç, makine ve taşıt ile depo, ofis, baraka, hangar gibi tesislerin yapımı, korunması ve sigortasına ilişkin giderlerin taşeron tarafından karşılandığı görülmektedir. Taraflar bu düzenlemeyi sözleşmede farklı biçimde kararlaştırabilir.

Devir Yasağı, Tebligat ve Fesih

Sözleşme örneklerinde taşeron, sözleşmeyi ya da sözleşmeden doğan hak, yükümlülük ve çıkarlarını müteahhidin önceden yazılı onayını almadan başkalarına devredemez veya temlik edemez; bu kısıtlama hak edişler için de geçerlidir.

Tebligat konusunda sözleşme örneklerinde tarafların sözleşmede belirttikleri adresler tebligat adresi olarak kabul edilmekte; adres değişikliği yazılı olarak bildirilmediği sürece eski adrese yapılan tebligatlar geçerli sayılmaktadır. Bu, tarafların serbestçe farklı biçimde düzenleyebileceği sözleşmesel bir şarttır.

Taşeronun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi hâlinde işverenin sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği, bu durumda teminatın irat kaydedileceği ve doğan zararların taşerona rücu edileceği sözleşme örneklerinde yer almaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Taşeron sözleşmesinde sabit fiyat hükmü her durumda uygulanır mı?

Sabit fiyat hükmü sözleşme örneğinde tarafları bağlayan bir düzenleme olarak yer almaktadır. Bununla birlikte Türk Borçlar Kanunu m. 138, öngörülemeyen olağanüstü bir durumun borçlunun dahli olmaksızın ortaya çıkması ve sözleşmenin mevcut koşullarını borçlu aleyhine dürüstlük kurallarına aykırı düşecek biçimde değiştirmesi hâlinde borçluya hakimden uyarlama ya da mümkün değilse sözleşmeden dönme hakkı tanımaktadır; sürekli edimli sözleşmelerde ise borçlu kural olarak dönme yerine fesih hakkını kullanır. Bu hak, borcun henüz ifa edilmemiş olmasına ya da ifanın aşırı güçleşmesinden doğan hakların saklı tutularak ifa edilmiş olmasına bağlıdır.

Taşeron işçileri asıl işverenden hak talep edebilir mi?

4857 sayılı İş Kanunu m. 2 uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeriyle ilgili olarak İş Kanunu'ndan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Sözleşme örneklerinde taşeron işçilerinin işverenden hak talep edemeyeceği yönünde hükümler yer alabilmektedir; ancak bu sözleşme kaydının kanunun öngördüğü birlikte sorumluluk çerçevesindeki konumu taraflarca ayrıca değerlendirilmelidir.

Grev nedeniyle yaşanan gecikmelerde taşeron süre uzatımı talep edebilir mi?

Sözleşme örneklerinde taşeronun kendi işyerindeki grev veya lokavt kaynaklı gecikmelerin taahhüt edilen işin gecikmesine gerekçe gösterilemeyeceği ve bu nedenle süre uzatımı ya da ek bedel talep edilemeyeceği düzenlenmektedir. Bu bir sözleşme örneği hükmüdür.

SGK denetiminde taşerona atfedilen bir cezayı müteahhit ödemek zorunda kalırsa ne olur?

Sözleşme örneklerinde müteahhidin bu bedeli ödemesi hâlinde finansman masraflarıyla birlikte taşerona rücu edebileceği; taşeronun ödemeyi reddetmesi durumunda ise ayrıca ihtar çekmeye veya rücu davası açmaya gerek kalmaksızın taşeronun hak edişinden ya da teminatından kesinti yapılabileceği öngörülmektedir.

Muvazaalı alt işveren ilişkisinin sonuçları nelerdir?

4857 sayılı İş Kanunu m. 2 uyarınca asıl işverenin işçilerinin alt işveren tarafından işe alınarak çalıştırılmaya devam ettirilmesi yoluyla hakların kısıtlanması veya daha önce o işyerinde çalışmış olanlarla alt işveren ilişkisi kurulması yasaklanmıştır. Bu yasaklara ya da genel olarak muvazaaya dayandığı kabul edilen ilişkilerde alt işverenin işçileri başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılarak işlem görür.

Taşeron sözleşmesi başkasına devredilebilir mi?

Sözleşme örneklerinde taşeronun sözleşmeyi, sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini ya da adına düzenlenen hak edişleri müteahhidin önceden yazılı onayını almadan başkalarına devredemeyeceği ve temlik edemeyeceği düzenlenmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu