Taraftar Derneklerinin Hukuki Niteliği ve Kuruluş Esasları
Türk Medeni Kanunu ile Dernekler Kanunu kapsamında dernekler; kazanç paylaşımı gayesi gütmeyen en az yedi gerçek veya tüzel kişinin, müşterek ve belirli bir hedefi gerçekleştirmek amacıyla emek ve bilgilerini devamlı surette bir araya getirmesiyle vücut bulan tüzel kişiliklerdir. Bu yapıların kurulması önceden izin alma zorunluluğuna tabi tutulmamış olup tüzük ve kuruluş bildiriminin yetkili mülkî amirliğe teslimi anında tüzel kişilik kazanılır. Hukuka ve ahlaka aykırı amaç taşımak üzere dernek tesisi ise kanunen mümkün değildir.
Sporda şiddet mevzuatına ilişkin uygulama yönetmeliğinde taraftar derneği; hangi ad altında bulunursa bulunsun, bir spor kulübünü destekleme gayesiyle vücut bulan dernek şeklinde tanımlanmıştır.
Kanuni Faaliyet Sınırları ve Yasaklar
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 90. maddesi ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu gereğince dernekler, amaçlarını gerçekleştirmek üzere tüzüklerinde belirtilen çalışma konuları ve biçimleri doğrultusunda faaliyette bulunurlar. Tüzükte gösterilen amaç ve çalışma konuları dışında faaliyet yürütülmesi, Anayasa ve kanunlarla açıkça yasaklanan amaçların veya konusu suç teşkil eden fiillerin gerçekleştirilmesi amacıyla dernek kurulması yasaktır. Yasaklanan veya izne bağlı faaliyetlerle ilgili kamu hukuku nitelikli özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Ayrıca derneklerin askerliğe, millî savunma ve genel kolluk hizmetlerine hazırlayıcı öğretim ve eğitim faaliyetlerinde bulunmaları, bu maksatla kamp veya eğitim yeri açmaları ve üyeleri için özel kıyafet veya üniforma kullanmaları da kanunen menedilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 90Kaynağı aç
6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'un 8. maddesi uyarınca taraftar dernekleri, bu kanunun amacına aykırı faaliyette bulunamaz. Aynı kanuni düzenleme çerçevesinde taraftar dernekleri, taraftarların spor ahlâkı ve ilkelerine uygun biçimde sportif faaliyetleri izlemelerini sağlamaya yönelik eğitici faaliyetler düzenlemekle yükümlüdür.
6222 sayılı SPORDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
Yönetim Organlarının Yükümlülükleri ve Bireysel Fiillerin Sınırı
6222 sayılı Kanun Uygulama Yönetmeliği doğrultusunda, haklarında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilmiş olan kişilerin, bu yasak süresince dernek yönetimlerinde yer alması önlenmelidir.
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ve tüzel kişiliğin ayrılığı gereğince, taraftar derneği üyesinin bireysel suç eylemleri doğrudan doğruya dernek tüzel kişiliğine isnat edilemez. Bununla birlikte dernek organlarının fiili açıkça teşvik etmesi, sistematik hoşgörü göstermesi veya mevzuatın getirdiği önleyici yükümlülükleri yerine getirmemesi durumunda derneğin ve yönetim organlarının sorumluluğunun tartışılması gündeme gelir.
İdari Denetim, Yaptırımlar ve Derneğin Feshi
5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 19. maddesi uyarınca dernekler, yıl sonu itibarıyla faaliyetleri ile gelir ve gider işlemlerinin sonuçlarını beyanname ile her yıl Nisan ayı sonuna kadar mülkî idare amirliğine vermekle yükümlüdür. Derneklerin tüzüklerinde gösterilen amaçlar doğrultusunda faaliyet gösterip göstermedikleri ile defter ve kayıtlarının mevzuata uygunluğu İçişleri Bakanı veya mülkî idare amiri tarafından kamu görevlilerine denetletilebilir; kolluk kuvveti mensupları bu denetimlerde görevlendirilemez. Mesai saatleri içerisinde yürütülen ve en az yirmi dört saat önceden derneğe bildirilen bu denetimlerde; görevli memurlarca talep edilen her türlü bilgi, belge ve kayıtların verilmesi ile yönetim yerleri, müesseseler ve eklentilerine girme talebinin yerine getirilmesi zorunludur.
5253 sayılı DERNEKLER KANUNU m. 19Kaynağı aç
Dernek denetimi esnasında suç teşkil eden fiillerin tespit edilmesi hâlinde, mülkî idare amiri durumu derhâl yetkili Cumhuriyet savcılığına ve ilgili derneğe bildirir.
Türk Medeni Kanunu'nun 89. maddesi gereğince, derneğin amacının kanuna veya ahlâka aykırı hâle gelmesi durumunda, Cumhuriyet savcısının veya bir ilgilinin istemi üzerine mahkemece derneğin feshine karar verilir. Mahkeme, dava sırasında faaliyetten alıkoyma dâhil gerekli bütün önlemleri alır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 89Kaynağı aç
Dernek faaliyetleriyle ilgili kanuni yasak ve sınırlamalara aykırılık hâlinde, Türk Medeni Kanunu'nun 90. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısının istemi üzerine yetkili mahkeme tarafından faaliyetten alıkoyma kararı verilebilir.
Bir üyenin bireysel suçu taraftar derneğine doğrudan yüklenebilir mi?
Ceza sorumluluğunun şahsiliği gereği bir üyenin bireysel eylemi otomatik olarak derneğe mal edilemez; ancak yönetimin eylemi teşvik etmesi, hoşgörü göstermesi ya da kanuni önleyici görevleri ihmal etmesi hâlinde sorumluluk tartışması gündeme gelebilir.
Seyir yasağı bulunan kişilerin dernek yönetiminde yer alması mümkün müdür?
Haklarında güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı verilmiş olan kişilerin, yasak süresince dernek yönetimlerinde yer alması mevzuat uyarınca önlenmelidir.
Dernek denetiminde suç teşkil eden fiil saptanırsa ne yapılır?
Denetim esnasında suç oluşturan bir eylemin belirlenmesi durumunda, mülkî idare amirince durum derhâl ilgili derneğe ve yetkili Cumhuriyet savcılığına bildirilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

