Tanığın Kendini Suçlamama Hakkı: CMK m. 48 ve Anayasal Güvence

by Avukat Erdal Ersoy
Tanığın Kendini Suçlamama Hakkı: CMK m. 48 ve Anayasal Güvence

Bir ceza yargılamasında tanık sıfatıyla dinlenen kişi, vereceği yanıtın kendisini ya da Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 45. maddesinin birinci fıkrasında sayılan yakınlarını ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olduğu durumlarda bu soruları yanıtlamaktan çekinebilir. CMK m. 48 bu hakkı açıkça düzenlemekte ve tanığa önceden bildirilmesini zorunlu kılmaktadır. Anayasa m. 38/5 çerçevesinde ise Anayasa Mahkemesi güvenceyi yalnızca suç isnadı altındaki sanıklarla sınırlı tutmayarak, beyanı hakkında yeni bir suç isnadına yol açabilecek ya da var olan bir isnadın ispatlanmasında kullanılabilecek her kişiyi kapsayacak biçimde yorumlamaktadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 48Kaynağı aç
Madde 48 – (1) Tanık, kendisini veya 45 inci maddenin birinci
fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikte olan
sorulara cevap vermekten çekinebilir. Tanığa cevap vermekten çekinebileceği
önceden bildirilir.
Tanıklıktan çekinme sebebinin bildirilmesi

CMK m. 48: Çekinme Hakkının Koşulları

CMK m. 48'e göre tanık, kendisini veya 45. maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebilir. Kanun ayrıca bu hakkın tanığa önceden bildirilmesini zorunlu tutmaktadır.

Tanığın çekinme gerekçesini açıklaması da istenebilir. CMK m. 49 uyarınca mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısı gerekli gördüğünde, CMK m. 45, 46 ve 48'de düzenlenen çekinme hâllerinde tanıktan çekinmesinin dayandığı olguları bildirmesini isteyebilir; bu hususta gerektiğinde yemin de verilebilir.

Anayasa m. 38/5: Güvencenin Kişi Bakımından Kapsamı

Anayasa'nın 38. maddesinin beşinci fıkrası, kimsenin kendisini suçlayan beyanda bulunmaya zorlanamayacağını güvence altına almaktadır. Anayasa Mahkemesi bu hükmü geniş yorumlamaktadır: güvence, haklarında suç isnadında bulunulabilmesi için henüz suç isnadı altında olmayan kişileri ve yeni suç isnadında bulunulabilmesi ya da var olan isnadın ispatlanması için hâlihazırda suç isnadı altında olan kişileri de kapsamakta; bu kişilerin kendilerini suçlayıcı beyanda bulunmaları veya bu yolda delil göstermeleri konusunda zorlanmasını yasaklamaktadır.

Yargısal Muafiyet Düzenlemesinin Bulunmaması

Türk hukuk sisteminde tanığın vereceği beyanın, hakkında devam eden suç isnadına bağlı yargılamalarda kullanılmasını veya hakkında yeni suç isnatlarında bulunulmasını önleyen bir yargısal muafiyet mekanizması bulunmamaktadır. Bu tespit, CMK m. 48'deki çekinme hakkının nasıl işlediği bakımından pratik önem taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesi'nin Temel Saptaması

Anayasa Mahkemesi, 2019/15907 başvuru numaralı ve 19/3/2024 tarihli kararında, tanığın hakkında yeni suç isnatlarında bulunulmasına veya beraat edebileceği hâlde mahkûmiyet kararının onanmasına sebebiyet verme ile disiplin hapsine maruz kalma seçenekleri arasında seçim yapmaya zorlanmasının, susma ve kendini suçlayıcı beyanda bulunmama hakkının gereklilikleriyle bağdaşmadığını ortaya koymuştur.

Disiplin Hapsi: Koşulları, Sınırları ve İtiraz Yolu

CMK m. 60/1 uyarınca yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanık hakkında, bundan doğan giderlere hükmedilmekle birlikte, yemininin veya tanıklığının gerçekleştirilmesi için dava hakkında hüküm verilinceye kadar ve her hâlde üç ayı geçmemek üzere disiplin hapsi verilebilir; tanık tanıklığa ilişkin yükümlülüğüne uygun davrandığı takdirde derhal serbest bırakılır. CMK m. 48'de düzenlenen meşru çekinme sebebinin mevcut olduğu durumda tanık yasal bir dayanakla hareket etmekte olup bu hâlde söz konusu hükmün uygulanması söz konusu olmaz.

Disiplin hapsi kararı verme yetkisi CMK m. 60/2 uyarınca naip hâkim ve istinabe olunan mahkeme ile soruşturma evresinde sulh ceza hâkimine aittir. Karara itiraz edilebilmekle birlikte itiraz, CMK m. 269/1 gereği kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.

Yalan Tanıklık ve TCK m. 273'teki İndirim İmkânı

Tanıklık yapmaktan çekinmek yerine yanıt vermeyi tercih eden ancak gerçeğe aykırı beyanda bulunan tanık yalan tanıklık suçuyla karşı karşıya kalabilir. TCK m. 272/2 uyarınca mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimse için bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 272Kaynağı aç
Madde 272- (1) Hukuka aykırı bir fiil nedeniyle başlatılan bir
soruşturma kapsamında tanık dinlemeye yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe
aykırı olarak tanıklık yapan kimseye, dört aydan bir yıla kadar hapis cezası
verilir.
(2) Mahkeme huzurunda ya da yemin ettirerek tanık dinlemeye kanunen
yetkili kişi veya kurul önünde gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapan kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(3) Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya
kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla
kadar hapis cezasına hükmolunur.
(4) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi ile ilgili olarak gözaltına alma
ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, yüklenen fiili işlemediğinden
dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
verilmiş olması koşuluyla, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı
oranında artırılır.
(5) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişinin gözaltına alınması veya
tutuklanması halinde; yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı
veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması koşuluyla; yalan
tanıklık yapan kişi, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin
hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.
(6) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin ağırlaştırılmış müebbet hapis
veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar
hapis cezasına; (…)[105]
hükmolunur.
(7) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kimsenin mahkûm olduğu hapis cezasının
infazına başlanmış ise, altıncı fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(8) Aleyhine tanıklıkta bulunulan kişi hakkında hapis cezası dışında adlî
veya idari bir yaptırım uygulanmışsa; yalan tanıklıkta bulunan kişi, üç yıldan
yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Şahsi cezasızlık veya cezanın azaltılmasını gerektiren sebepler

Bununla birlikte TCK m. 273/1, belirli özel durumlar için cezada indirim yapılmasına ya da ceza verilmesinden vazgeçilmesine olanak tanımaktadır. Bu hüküm kapsamında kişinin kendisinin, üstsoyu, altsoyu, eşi veya kardeşinin soruşturma ve kovuşturmaya uğramasına neden olabilecek bir hususla ilgili olarak yalan tanıklıkta bulunması ile tanıklıktan çekinme hakkı bulunmasına rağmen bu hak kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı olarak tanıklık yapılması sayılmaktadır. Her iki hâlde de cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir. Ancak TCK m. 273/2 uyarınca bu imkân, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklık hâllerinde uygulanmaz.

Kendini Suçlamama Hakkının Mutlak Olup Olmadığı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadına göre kendini suçlamama ayrıcalığı mutlak nitelikte değildir. Uygulanan zorlamanın derecesi bu ayrıcalığın özünü yok ettiği durumlarda AİHS m. 6 ile bağdaşmaz hâle gelir; ancak her doğrudan zorlama hakkın özünü zedelemez ve dolayısıyla ihlaline yol açmaz. Anayasa Mahkemesi ise 2019/15907 sayılı kararında, tanığın hakkında yeni suç isnatlarında bulunulmasına sebebiyet verme ile disiplin hapsine maruz kalma seçenekleri arasında seçim yapmaya zorlanmasının susma ve kendini suçlayıcı beyanda bulunmama hakkının gereklilikleriyle bağdaşmadığını somut olay temelinde saptamıştır.

Sık Sorulan Sorular

Tanık hangi soruları yanıtlamaktan çekinebilir?

Kendisini veya CMK m. 45/1'de sayılan kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorular, çekinme hakkının kapsamındadır. Bu hakkın kullanılabilmesi için tanığa önceden bildirimde bulunulması zorunludur.

Çekinme hakkı yalnızca sanıkları mı kapsar?

Hayır. Anayasa m. 38/5 kapsamındaki güvence, henüz suç isnadı altında olmayan kişileri ve hâlihazırda suç isnadı altında olan ancak yeni isnatlarla ya da var olan isnadın ispatıyla karşılaşabilecek kişileri de kapsar; bu kişilerin kendilerini suçlayıcı beyanda bulunmaları veya bu yolda delil göstermeleri konusunda zorlanması yasaklanmaktadır.

Tanık çekinme gerekçesini açıklamak zorunda mıdır?

Mahkeme başkanı, hâkim veya Cumhuriyet savcısı gerekli gördüğünde, CMK m. 49 uyarınca tanıktan çekinmesinin dayandığı olguları bildirmesini isteyebilir; bu hususta gerektiğinde yemin de verilebilir.

CMK m. 48 kapsamındaki çekinme hakkını kullanan tanığa disiplin hapsi uygulanabilir mi?

CMK m. 60/1'deki disiplin hapsi, yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen tanıklar için öngörülmüştür. CMK m. 48 kapsamında geçerli bir çekinme sebebi bulunan tanık yasal dayanakla hareket etmekte olup bu hâlde söz konusu hükmün uygulanması söz konusu olmaz.

Disiplin hapsi kararına itiraz edilebilir mi?

Evet, disiplin hapsi kararına itiraz edilebilir. Ancak itiraz, CMK m. 269/1 gereği kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.

Çekinme hakkı hatırlatılmadan yalan tanıklık yapan kişi ne tür hukuki sonuçlarla karşılaşır?

Böyle bir durumda yalan tanıklık suçu bakımından TCK m. 273/1-b hükmü devreye girebilir; çekinme hakkı kendisine hatırlatılmadan gerçeğe aykırı tanıklıkta bulunan kişi için cezada indirim yapılabileceği gibi ceza verilmesinden de vazgeçilebilir. TCK m. 272/2 uyarınca öngörülen temel yaptırım ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıdır. Bu indirim ve vazgeçme imkânı, özel hukuk uyuşmazlıkları kapsamında yapılan yalan tanıklıkta uygulanmaz.

Tanığın yakınları hakkındaki soruları yanıtlamaması da mümkün müdür?

Evet. CMK m. 48, çekinme hakkını yalnızca tanığın kendisine yönelik sorularla sınırlı tutmamaktadır; 45. maddenin birinci fıkrasında gösterilen kişileri ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorular da aynı kapsamda değerlendirilmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu