Bir fiilin suç sayılabilmesi için yasada suç olarak kabul edilmiş olması gerekir. Eylemle yasadaki hükümler uyuşmazsa fiil suç değil haksız eylem niteliği taşır. Kanuni unsur oluşmadığında fiil suç sayılmaz. Genel kabulde suç unsurları maddi unsur, manevi unsur ve fiilin yasaya aykırılığı olarak anılır; farklı yaklaşımlar da bulunduğundan bu üçlü ayrım tek bağlayıcı sınıflandırma değildir.
Maddi unsur ve davranış biçimleri
Maddi unsur bakımından suçun oluşması için hukuka aykırı bir insan davranışı gerekir. Fiil, iradeye bağlı insan davranışıdır. Bunun için kişinin yapmak ya da yapmamak arasında seçim yapabilmesi gerekir; seçim mümkün değilse irade de yoktur.
Suçlar icrai davranışla ya da ihmali davranışla işlenebilir. İhmali ve icrai davranışın aynı kabul edilmesi, kişinin belirli bir icrai davranışı gerçekleştirirken yasal düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülük altında olmasına bağlanır. Ayrıca önceden ortaya konan davranışın diğer kişilerin hayatına yönelik bir tehlike oluşturması da aranır.
Fail, mağdur ve suçtan zarar gören
Fail, hukuka aykırı fiili işleyen kişidir. Genel suçlarda failin sıfatı önemli değildir ve fail herkes olabilir. Buna karşılık rüşvet ve zimmete para geçirme, kamu görevlisi tarafından işlenebilen ve kamu görevlisine özgü suçlar arasında gösterilir.
Zimmete para geçirme bakımından failin devlet memuru olması bir yaklaşımda suç unsuru değil ön koşul sayılır. Diğer yaklaşımda ise ön koşul, suçun unsurlarından ayrı ve bağımsız düşünülemez. Bu iki ölçü aynı sonucu zorunlu kılmaz; ön koşulun unsur sayılıp sayılmadığı tek bir kurala bağlanamaz.
Suçun mağduru ile suçtan zarar gören aynı kişi olabileceği gibi farklı kişiler de olabilir. Tüzel kişiler ve kurumlar suçtan zarar gören olarak adlandırılır; suçun mağduru olamazlar. Bir kişi aynı suçun hem faili hem mağduru olamaz.
Konu, netice, zarar ve tehlike
Kasten öldürme işlendiğinde gerçek kişi hem mağduru hem suçun konusunu oluşturur. Suçlar konusuna göre tehlike suçları ve zarar suçları biçiminde ayrılır. Zarar suçlarında suçun maddi konusu değer kaybıdır.
Netice, fiilin veya davranışın dış dünyada yarattığı değişimdir; bu değişim ruhsal ya da maddi olabilir. Sırf hareket suçlarında hareketin yapılması veya ihmalin ortaya çıkması yeterlidir; ayrıca netice ya da zarar aranmaz ve bu suçlar tehlike suçu olarak tanımlanır.
Somut tehlike suçunda failin hareketi sonucunda ortaya çıkan durum ile tehlike arasında nedensellik bağı bulunmalı ve tehlikenin varlığına bakılmalıdır. Soyut tehlike suçunda ise yasada yer verilen hareket gerçekleştiğinde maddi konu üzerinde tehlikenin ortaya çıktığı kabul edilir; tehlikenin varlığı ayrıca araştırılmaz.
Zararın gerçekleşmesi suçu tehlike suçu olmaktan çıkarır. Bir zararın oluşup oluşmadığına bakılarak netice suçları tehlike suçlarından ayrılır.
Teşebbüs ve ağırlaşmış netice
Suça teşebbüs, failin yasaklanmış icra hareketini yapmasına rağmen neticenin ortaya çıkmamasıdır. Failin amaçlanan neticeden daha ağır bir neticeye yol açması ise suçun ağırlaşmış hali olarak açıklanır.
Manevi unsur, kast ve taksir
Manevi unsur, failin kusurlu iradesidir. Suçun manevi unsurları kast ve taksirdir. Kast, suç işlenirken bunun kanundaki karşılığının bilinmesi ve suçun istenerek gerçekleştirilmesidir. Kastın suçun bütün aşamalarında bulunması gerekir.
Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıktır. Taksirle işlenen suçta ceza kusur oranında verilir. Birden fazla fail varsa her biri kendi kusuruna göre ceza alır. Bilinçli taksir ortaya çıktığında verilen cezada artış olur.
Nitelikli unsurlar
Nitelikli unsurlar; fiilin işleniş biçimi, işlenme zamanı, fail ile mağdura ait vasıflar, fail ve mağdurun ilişkisi, suça konu teşkil eden durum ve fiilin hangi amaçla işlendiği yönlerinden ele alınır.
Suçun koşulları
Suçun koşulları, cezalandırılabilme koşulu ve takip koşulu olarak sıralanır. Bu iki koşulun içeriği ve istisnaları ayrıca belirlenmeden, unsurların yerini tuttukları veya her suçta aynı sonucu doğurdukları söylenemez.
Suçun unsurları nelerdir?
Genel kabulde suç unsurları maddi unsur, manevi unsur ve fiilin yasaya aykırılığıdır; farklı yaklaşımlar da bulunduğundan bu ayrım tek bağlayıcı sınıflandırma değildir.
Tüzel kişi suçun mağduru olabilir mi?
Tüzel kişiler ve kurumlar suçun mağduru olamaz; suçtan zarar gören olarak adlandırılır. Mağdur ile zarar gören aynı kişi olabileceği gibi farklı kişiler de olabilir.
Sırf hareket suçunda zarar aranır mı?
Sırf hareket suçunda hareketin yapılması veya ihmalin ortaya çıkması yeterlidir; ayrıca netice ya da zarar aranmaz.
Kast ne anlama gelir?
Kast, suçun kanundaki karşılığının bilinmesi ve istenerek gerçekleştirilmesidir; suçun bütün aşamalarında bulunması gerekir.
Taksirli suçta ceza nasıl belirlenir?
Taksir dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılıktır. Ceza kusur oranında verilir; birden fazla failde herkes kendi kusuruna göre cezalandırılır ve bilinçli taksirde ceza artar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

