Suçluların İadesi Şartları ve Geri Verme Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Suçluların İadesi Şartları ve Geri Verme Usulü

Suçluların İadesi Kavramı ve Temel Hukuki Dayanaklar

Suçluların iadesi veya geri verilmesi, yabancı bir ülkede işlenen bir suç sebebiyle hakkında adli mercilerce ceza soruşturması veya kovuşturması başlatılan ya da mahkûmiyet kararı verilen bir yabancının, ilgili devletin talebi üzerine adli işlemlerin sonuçlandırılması ya da hükmedilen cezanın infazı amacıyla talep eden devlete verilmesidir. Suçluların geri verilmesine ilişkin genel esaslar 6706 sayılı Cezai Konularda Uluslararası Adli İşbirliği Kanunu'nun 10. maddesinin birinci fıkrası ile düzenlenmiş olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun geri vermeyi düzenleyen 18. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinin son fıkrası ile 6706 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın getirdiği yükümlülükler saklı kalmak kaydıyla Türk vatandaşları suç sebebiyle yabancı bir devlete verilemez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18- (Mülga: 23/4/2016-6706/36 md.) Yabancı kanunun göz önünde bulundurulması
6706 sayılı CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Aşağıda sayılan hâllerde iade talebi kabul edilmez: a) Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere, iadesi talep edilen kişinin Türk vatandaşı olması. b) İadesi talep edilen kişinin ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasî görüşleri nedeniyle bir soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılacağına veya cezalandırılacağına ya da işkence veya kötü muameleye maruz kalacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması. c) İade talebine esas teşkil eden fiilin; 1) Düşünce suçu, siyasî suç veya siyasî suçla bağlantılı bir suç niteliğinde olması, 2) Sırf askerî suç niteliğinde olması, 3) Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin veya bir Türk vatandaşının ya da Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmesi, 4) Türkiye’nin yargılama yetkisine giren bir suç olması, 5) Zamanaşımı veya affa uğramış olması. ç) İadesi talep edilen kişi hakkında, talebe konu fiil nedeniyle daha önce Türkiye’de beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş olması. d) İade talebinin, ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren suçlara ilişkin olması. (2) Birinci fıkranın (c) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamındaki iade talebinin dayanağını teşkil eden fiilin bütün unsurları, özellikle işleniş şekli, suçun işlenişinde kullanılan araçların veya ortaya çıkan sonuçların ağırlığı dikkate alınarak fiil siyasî suç olarak kabul edilmeyebilir. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar, siyasî suç olarak kabul edilmez. (3) Birinci fıkranın (d) bendinde, cezanın niteliğine ilişkin bir ret sebebinin varlığı hâlinde, talep eden devlet tarafından, öngörülen cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat verilmesi hâlinde, iade talebi kabul edilebilir. (4) İadesi talep edilen kişinin, talep tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması veya evli bulunması gibi kişisel hâlleri nedeniyle, iadenin kişinin kendisini veya ailesini, fiilin ağırlığı ile orantısız şekilde mağdur edecek olması durumunda iade talebi kabul edilmeyebilir. İade ve sınır dışı ilişkisi
6706 sayılı CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU m. 10Kaynağı aç
MADDE 10- (1) Yabancı ülkede işlenen bir suç nedeniyle hakkında adlî merciler tarafından ceza soruşturması veya kovuşturması başlatılan ya da mahkûmiyet kararı verilen bir yabancı, talep üzerine, soruşturma veya kovuşturmanın sonuçlandırılabilmesi ya da hükmedilen cezanın infazı amacıyla talep eden devlete iade edilebilir. (2) Talep eden devlet hukuku ile Türk hukukuna göre, soruşturma veya kovuşturma aşamasında üst sınırı bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektiren suçlardan dolayı iade talebi kabul edilebilir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından iade talebinin kabul edilebilmesi için hükmolunan cezanın en az dört ay hürriyeti bağlayıcı ceza olması gerekir. İadesi istenen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bunlardan bazılarının cezası belirtilen sürelerin altında olsa dahi birlikte iadeye konu edilebilir. (3) Aynı kişi hakkında birden fazla devlet tarafından iade talebinde bulunulması hâlinde, suçların ağırlığı ve işlendiği yer, taleplerin geliş sırası, kişinin vatandaşlığı ve yeniden iade edilme ihtimali gibi şartlar dikkate alınarak, iade taleplerinden hangisinin öncelikli olarak işleme alınacağı Merkezî Makam tarafından belirlenir. (4) İade hâlinde, kişi ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya kişinin mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir. İadenin kabul edilemeyeceği hâller

İade Talebinin Kabulünde Ceza Eşikleri ve Hususilik İlkesi

6706 sayılı Kanun'un 10. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, soruşturma veya kovuşturma evresinde iade talebinin kabul edilebilmesi için fiilin talep eden devlet hukuku ile Türk hukukuna göre üst sınırının en az bir yıl veya daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezayı gerektirmesi gerekir. Kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bakımından ise hükmolunan cezanın en az dört ay hürriyeti bağlayıcı ceza olması aranır. İadesi talep edilen kişinin birden fazla suçu bulunması hâlinde, bu suçlardan bazılarının cezası kanundaki sürelerin altında kalsa dahi birlikte iade konusu yapılabilir. Soruşturma koşulu oluşturan ceza miktarlarının hesabında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı dikkate alınır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 15Kaynağı aç
Madde 15- (1) Miktarının soruşturma koşulu oluşturduğu hallerde ceza, soruşturma evresinde ileri sürülen kanuni ağırlaştırıcı nedenlerin aşağı sınırı ve kanuni hafifletici nedenlerin yukarı sınırı göz önünde bulundurularak hesaplanır. Cezadan mahsup

İade hâlinde hususilik kuralı işletilir. 6706 sayılı Kanun'un 10. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, iade edilen kişi talep eden devlette ancak iade kararına dayanak teşkil eden suçlardan dolayı yargılanabilir veya kişinin mahkûm olduğu ceza infaz edilebilir.

İade Talebinin Kabul Edilemeyeceği Haller ve Ret Sebepleri

6706 sayılı Kanun'un 11. maddesinde iade talebinin kabul edilmeyeceği haller belirlenmiştir. İadesi talep edilen kişinin ırkı, etnik kökeni, dini, vatandaşlığı, belirli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşleri sebebiyle soruşturma veya kovuşturmaya maruz bırakılacağına, cezalandırılacağına ya da işkence veya kötü muameleye uğrayacağına dair kuvvetli şüphe bulunması halinde iade talebi reddedilir. Ayrıca eylemin düşünce suçu, siyasi suç, siyasi suçla bağlantılı bir suç veya sırf askerî suç niteliğinde olması durumunda da iade kabul edilmez. Bununla birlikte fiilin bütün unsurları, işleniş biçimi, kullanılan araçlar veya neticelerin ağırlığı dikkate alınarak fiil siyasi suç sayılmayabileceği gibi, soykırım ve insanlığa karşı suçlar hiçbir surette siyasi suç olarak kabul edilmez.

İade talebine konu fiilin Türkiye Devletinin güvenliğine karşı, Türkiye Devletinin, bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş bir tüzel kişinin zararına işlenmiş olması, Türkiye’nin yargılama yetkisine girmesi, zamanaşımına veya affa uğramış olması ya da talep edilen kişi hakkında bu fiil sebebiyle Türkiye’de daha önce beraat veya mahkûmiyet kararı verilmiş bulunması hallerinde iade talebi kabul edilmez.

6706 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza gerektiren suçlara ilişkin iade talepleri reddedilir. Ancak aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca, talep eden devlet tarafından öngörülen cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat verilmesi durumunda iade talebi kabul edilebilir. Benzer şekilde, iade edilecek ülkede müebbet hapis cezasının belirli aralıklarla incelenmesine veya serbest bırakılma ihtimaline olanak sağlayan hukuki ve fiili mekanizmaların bulunmaması hali de insan onuru ile bağdaşmayan muamele yasağı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 3. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir.

Kanunun 11. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kişinin talep tarihinde 18 yaşını doldurmamış olması, uzun zamandan beri Türkiye’de bulunuyor olması veya evli bulunması gibi kişisel durumları sebebiyle iadenin kendisini ya da ailesini fiilin ağırlığı ile orantısız biçimde mağdur edecek olması halinde de iade talebi kabul edilmeyebilir.

Adli Yargılama Usulü ve Koruma Tedbirleri

İade talebi hakkında karar vermeye, 6706 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrası uyarınca kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi, kişinin bulunduğu yer belli değilse Ankara ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Cumhuriyet başsavcılığı, anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca iade talebine ilişkin karar verilmesi için ağır ceza mahkemesinden talepte bulunur. Ağır ceza mahkemesi, iade sürecinin her aşamasında 6706 sayılı Kanun'un 16. maddesi gereğince Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri dairesinde yakalama, gözaltı, tutuklama, arama ve elkoyma gibi koruma tedbirlerine hükmedebilir. İade sürecinde tutuklama kararı verilmesi hâlinde tutukluluk durumu, teslime kadar geçen süre içinde en geç otuzar günlük sürelerle mahkemece incelenir.

6706 sayılı CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU m. 15Kaynağı aç
MADDE 15- (1) İade talebi hakkında karar vermeye, kişinin bulunduğu yer ağır ceza mahkemesi yetkilidir. Kişinin bulunduğu yer belli değilse, Ankara ağır ceza mahkemesi yetkilidir. (2) Cumhuriyet başsavcılığı, iade talebine ilişkin karar vermek üzere ağır ceza mahkemesinden talepte bulunur. İade amacıyla koruma tedbirlerinin uygulanması
6706 sayılı CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU m. 16Kaynağı aç
MADDE 16- (1) Ağır ceza mahkemesi iade sürecinin her aşamasında iadesi talep edilen kişi hakkında Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca koruma tedbirlerine karar verebilir. (2) İade sürecinde kişinin tutuklanması durumunda teslime kadar geçen süre içindeki tutukluluk durumu, ağır ceza mahkemesince en geç otuzar günlük sürelerle incelenir. (3) Ağır ceza mahkemesinin iade talebinin kabulüne ilişkin kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde 19 uncu maddeye göre iade kararı verilmemesi hâlinde kişi hakkındaki koruma tedbirleri kaldırılır. (4) Toplam tutukluluk süresi, kişinin iade talebine konu suçtan dolayı alabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz süresini geçemez. Rızaya dayalı iade usulü

Ağır ceza mahkemesinin iade talebinin kabulüne ilişkin kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde 19. madde uyarınca karar verilmemesi halinde koruma tedbirleri kaldırılır. Kişinin iade sürecindeki toplam tutukluluk süresi, talep konusu suçtan alabileceği veya mahkûm olduğu cezanın infaz süresini aşamaz. Ayrıca yabancı kişi, iade sürecinde Adalet Bakanlığı görüşü alınmadan sınır dışı edilemeyeceği gibi, iade talebi reddedilen devlete de Bakanlık görüşü olmaksızın sınır dışı edilemez.

İdari Karar Aşaması, Teslimin Ertelenmesi ve Eşyanın İadesi

Ağır ceza mahkemesince iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi durumunda bu kararın yerine getirilmesi, 6706 sayılı Kanun'un 19. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayına bağlıdır. Aynı kişi hakkında birden fazla devlet tarafından iade talebinde bulunulması hâlinde suçların ağırlığı, işlendiği yer, taleplerin geliş sırası, kişinin vatandaşlığı ve yeniden iade edilme ihtimali gözetilerek hangi talebin öncelikli olarak işleme alınacağı 10. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenir. Merkezî Makam, 19. maddenin ikinci fıkrası gereğince iade talebinin kabul veya reddedildiğini talep eden devlete ve iadesi talep edilen kişiye bildirir.

6706 sayılı CEZAÎ KONULARDA ULUSLARARASI ADLÎ İŞ BİRLİĞİ KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19- (1) Ağır ceza mahkemesince iade talebinin kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi hâlinde, bu kararın yerine getirilmesi, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayına bağlıdır.[1] (2) Merkezî Makam iade talebinin kabul veya ret edildiğini, talep eden devlete ve iadesi talep edilen kişiye bildirir. Teslim

İadesine karar verilen kişi kararlaştırılan tarihte haklı bir neden olmaksızın talep eden devlet makamlarınca teslim alınmazsa, bu tarihten itibaren otuz gün sonra mahkemece verilen koruma tedbirleri kaldırılır. Kişi hakkında başka bir suç sebebiyle Türkiye’de ceza soruşturması veya kovuşturması ya da infazı gereken hapis cezası bulunması veya kişinin seyahat edebilecek durumda olmaması hallerinde Adalet Bakanlığı teslimin ertelenmesine karar verebilir.

İade talebine konu suç yönünden ispat aracı olarak yararlı görülen veya suçun işlenmesiyle elde edilen ve yakalandığında failin üzerinde ele geçen ya da sonradan ortaya çıkan eşya talep eden devlete teslim edilebilir. Kişinin ölümü veya kaçması sebebiyle iade hakkında bir karar verilememesi halinde de eşyanın teslimi gerçekleştirilebilir. Türkiye’de yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma açısından zorunlu görülmesi halinde eşyanın teslimi ertelenebilir; iyiniyetli üçüncü kişilere ait eşyaların teslimine ilişkin talepler ise yerine getirilmez.

Türk vatandaşı bir kişi yabancı bir ülkeye iade edilebilir mi?

Anayasa'nın 38. maddesinin son fıkrası ve 6706 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince, Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın getirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere Türk vatandaşları suç sebebiyle yabancı bir devlete verilemez.

Ölüm cezası öngörülen suçlarda iade talebi kabul edilebilir mi?

Ölüm cezası veya insan onuru ile bağdaşmayan bir ceza öngörülen suçlarda kural olarak iade talebi reddedilir; ancak talep eden devlet cezanın infaz edilmeyeceğine dair yeterli teminat verirse talep kabul edilebilir.

Ağır ceza mahkemesinin iadeyi kabul etmesiyle yabancı doğrudan verilir mi?

Ağır ceza mahkemesinin iadeyi kabul edilebilir bulmasından sonra kararın fiilen yerine getirilmesi, Dışişleri ve İçişleri bakanlıklarının görüşü alınarak Adalet Bakanının teklifi ve Cumhurbaşkanının onayına bağlıdır.

İade sürecinde uygulanan tutukluluk durumu ne sıklıkla denetlenir?

İade amacıyla kişi hakkında tutuklama kararı verilmesi halinde, tutukluluk durumu teslime kadar geçen süreçte ağır ceza mahkemesince en geç otuzar günlük sürelerle incelenir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu