Doktor Öğretim Üyesi Ataması ve Bilirkişi Raporu

by Avukat Erdal Ersoy
Doktor Öğretim Üyesi Ataması ve Bilirkişi Raporu

Doktor öğretim üyesi kadrolarına yapılacak atamalarda idare, mevzuatta öngörülen sınırlar içinde ve jüri değerlendirmesi olumlu sonuçlanan adaylar arasından en uygun tercihi yapma serbestisine sahiptir. Bu serbesti idareye keyfî hareket etme yetkisi vermez; işlemin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun kullanılıp kullanılmadığı idari yargı denetimine tabidir. Adaylar arasındaki akademik puan, yabancı dil puanı ve eğitim-öğretim tecrübesi farkı, uyuşmazlığın koşullarıyla birlikte ele alınarak işlemin hukuka uygunluğu belirlenir.

Danıştay 8. Daire, E. 2025/823, K. 2025/5780Kaynağı aç
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2025/823 E.  ,  2025/5780 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/823 Karar No : 2025/5780 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi VEKİLİ : Av. … DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, başvuruda bulunduğu 07/11/2022 tarih ve 32006 sayılı Resmi Gazete'de ilan edilen Kocaeli Üniversitesi … Fakültesi … Bölümü … Anabilim Dalında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadrosuna jüri raporu doğrultusunda farklı bir adayın atanmasına ilişkin Kocaeli Üniversitesi Personel Daire Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporlarının birlikte incelenmesinden, her iki adayın üniversitenin atama kriterlerindeki asgari koşulları taşıdığı, akademik ve bilimsel çalışmalar açısından birbirlerine bariz bir üstünlüklerinin bulunmadığı görülmekte olup, eşit ölçüde değerli iki akademisyen arasında tercih söz konusu olduğunda kendi ihtiyaçlarını karşılama noktasında tasarrufu bulunan idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, dolayısıyla davalı Üniversitenin … Fakültesi … Bölümü … Anabilim Dalına doktor öğretim üyesi alımına ilişkin olarak yapılan ilana başvuran davacının da aralarında bulunduğu adayların uzmanlık alanları ile bilimsel çalışmalarının davalı idarece oluşturulan jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucu, kendi ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik, idarenin takdir yetkisi sınırları içinde …'in atanması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bilirkişi raporuna göre anılan kadroya atanan kişiden bariz üstünlüğü bulunduğu, davalı Üniversitenin takdir yetkisini keyfi olarak kötüye kullandığı belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacı tarafından ileri sürülen takdir yetkisinin keyfi ve kötü niyetli olarak kullanıldığına ilişkin iddiaların tamamen asılsız olduğu belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Kocaeli Üniversitesi … Fakültesi … Bölümü … Anabilim Dalı doktor öğretim üyesi kadrosuna atama yapılmak üzere davalı idarece 07/11/2022 tarih ve 32006 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ilanla akademik personel alımı ilanına çıkılmıştır. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi … Fakültesinde doktor öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan davacı söz konusu kadro için başvuruda bulunmuştur. Yapılan ön değerlendirme sonrasında davacı ile birlikte koşulları sağlayan diğer adaylara ait dosyalar değerlendirilmek üzere bilim jürilerine gönderilmiştir. Bilim jürilerinden gelen raporlar doğrultusunda Kocaeli Üniversitesi … Fakültesi … Bölümü … Anabilim Dalında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadrosuna … tarih ve … sayılı işlem ile … atanmıştır. Bunun üzerine davacı tarafından, söz konusu kadroya …'in atanmasına ilişkin işlem ile kendisinin atanmamasına ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doktor Öğretim Üyesi" başlıklı 23. maddesinde: "a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler… c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. " hükmüne yer verilmiştir. 12/06/2018 tarih ve 30449 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin "Başvuru ve atanma süreci" başlığını taşıyan 6. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyesi kadrolarına başvuranlar özgeçmişlerini, bilimsel çalışma ve yayınlarını dört nüsha olarak ilgili dekanlık veya müdürlüğe teslim eder. (2) Fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdür; ilan edilen kadrolar için adayların durumlarını incelemek üzere, en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olmak üzere adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olan üç profesör veya doçent kadrosunda bulunan doçenti, ilana son başvuru tarihinden itibaren on beş gün içinde tespit eder. İlan edilen kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanının, profesör veya doçent kadrosundaki doçent olması halinde, tespit edilecek üç profesör veya doçent kadrosundaki doçentten biri olarak belirlenmesi zorunludur. (3) Dekan veya ilgili müdür her aday için bu öğretim üyelerine, adaylarla ilgili bilimsel yayın ve çalışmalara ilişkin dosyaları göndererek bir ay içerisinde yazılı görüşlerini bildirmelerini ister. Dosya inceleme sonuçlarının bir ay içinde gelmemesi halinde aynı usulle tespit edilen başka profesör veya doçente dosyalar incelenmesi için gönderilir. (4) Dekan veya ilgili müdür yazılı görüşlerin alınmasından sonra ilk yönetim kurulu toplantısında aday veya adaylar hakkında ayrı ayrı görüş alır. Bir açık kadroya birden fazla adayın başvurması halinde yönetim kurulu gerekçeli olarak tercihini belirtir. Dekan veya ilgili müdür kanaat ve önerilerini rektöre sunar. Rektör atamanın yapılıp yapılmayacağına karar vererek gerekli işlemleri yürütür. (5) 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 34 üncü maddesi uyarınca sözleşmeli olarak çalıştırılacak yabancı ülke vatandaşı öğretim elemanlarının doktor öğretim üyeliğine atanma ile ilgili şartları sağlamaları kaydıyla sözleşmeli olarak çalıştırılmasında bu Yönetmelikte belirlenen ilan şartı dışındaki usul ve esaslar uygulanır." kuralı; "Atama" başlığını taşıyan 7. maddesinde; "(1) Doktor öğretim üyeleri, ilgili yönetim kurulunun görüşü alındıktan sonra fakültelerde ilgili dekanın, diğer birimlerde müdürün önerisi ile rektör tarafından en az bir en çok dört yıl süre ile atanır. (2) Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler ilgili yönetim kurulunun uygun görüşü üzerine rektör tarafından yeniden atanabilir. (3) Doktor öğretim üyelerinin ne kadar süre ile atandığı kendilerine tebliğ edilir." kuralı yer almıştır. 2577 sayılı İdari Yargılamla Usulü Kanunu’nun “Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun Uygulanacağı Haller” başlığını taşıyan 31. maddesinde, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; …bilirkişi, keşif, delillerin tespiti,… işlemlerinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, ancak, davanın ihbarı ve bilirkişi seçiminin Danıştay, mahkeme veya hakim tarafından re'sen yapılacağı kurala bağlanmış olup; anılan hükümle atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Bilirkişiye Başvurulmasını Gerektiren Hâller” başlığını taşıyan 266. maddesinde, Mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamayacağı, 282. maddesinde ise hâkimin, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendireceği hükmüne ye verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hukuk devleti ilkesi ile idarelerin ve kişilerin belli kurallar çerçevesinde hareket etmelerini amaçlanmıştır. Sosyal hukuk devletlerinde bu mekanizmanın işleyişini sağlamaya yönelik olarak; asli unsurların başında Anayasa yer almaktadır. Anayasal ve yasal ilkelerle bağlı kanuni idarenin varlığı ise; idarelerin yargısal faaliyet ile yasal sınırlar içerisinde hareket etmesinin sağlanması ve idarelerin hareket alanlarının hukuksal sınırlarının çizilmesiyle mümkündür. O halde idarelerin işlem ve eylemlerinin yargı denetimine tabi olması da hukuk devleti ilkesinin tabi sonucudur. Kamu yararı kavramı, tüm devlet organlarının işlem ve eylemlerinin genel nitelikteki amacını ve aynı zamanda nedenini oluşturmakta, çeşitli hak ve özgürlükler açısından bir sınırlama nedeni niteliği de taşımakta olup; bu kavram genel bir ifadeyle bireysel, özel çıkarlardan ayrı ve bunlara üstün olan toplumsal yararı ifade etmektedir. İdareler, kanunlarla kendilerine verilen görev, yetki ve sorumluluklar çerçevesinde, sundukları kamu hizmetinin ifasına yönelik olarak, kamu hizmetinin etkili ve verimli bir biçimde yürütülmesi, kamu yararının daha somut bir biçimde ortaya konulması için hizmet gerekleri doğrultusunda -ilgili kanununda bağlı yetki içinde bulunduğu belirtilmediği takdirde- birden çok seçenekten birisini tercihte takdir yetkisiyle donatılmışlardır. Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği izahtan varestedir. Takdir yetkisinin yargısal denetimi, bu yetkinin hukuka, eşitlik ilkesine ve kamu yararına uygun olup olmadığı ile sınırlıdır. İdarelerce, işlem tesis ederken sahip oldukları takdir hakkının, kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından hukuka uygun olarak temellendirilmiş olgularla desteklenmesi gerekir. Yukarıda yer alan hükümlerden de anlaşıldığı üzere; idarenin takdir yetkisi kapsamında ilan edilen herhangi bir kadroya başvuran ve jüri değerlendirmesi sonucunda ataması olumlu görülen adaylar arasından söz konusu kadro için en uygun adayın tercihi konusunda yasaların tanıdığı serbesti çerçevesinde tercihte bulunabileceği tartışmasız olup; uyuşmazlıkta, bu takdir yetkisinin öncelikle ilgili mevzuatta belirlenen sınırlar çerçevesinde, 2547 sayılı Kanun'un öngördüğü amaçlar doğrultusunda ve objektif kriterlere dayanılarak ve bu suretle takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının yargısal denetimine imkân verecek şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlığın çözümü hukuk bilgisi dışında özel veya teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; davacının toplam akademik puanının 542, Dr. …’in akademik puanının 345 olduğu, adayların akademik çalışmalarının incelenmesi neticesinde davacının yayınları, topladığı puanlan ve yayınlarına yapılan atıfların daha çok ve Arapça dil puanının diğer adaydan daha fazla ve adayın hafız olması, eğitim ve öğretim tecrübesinin bulunması dikkate alındığında Kocaeli Üniversitesi tarafından 07/11/2022 tarih ve 32006 sayılı Resmi Gazete’de ilan edilen … Fakültesi 5. derece … bilim dalında Dr. Öğretim üyeliği kadrosuna atanmasının uygun olacağına yönelik değerlendirmelerde bulunulmuştur. Bu durumda, davacının akademik puanının, kadroya atanan …'den bariz şekilde yüksek olması, eğitim ve öğretim tecrübesinin bulunması, dil puanının daha yüksek olması, anılan kadroya atanan …'in ise yükseköğretim kurumlarında herhangi bir eğitim ve öğretim tecrübesinin bulunmaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının jüri üyeleri raporları doğrultusunda söz konusu kadroya atamasının uygun görülmemesi ve anılan kadroya …’ın atanması yönünde tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak 17/06/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : (X)- Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkün olup, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen temyiz nedenleri anılan kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği oyumuz ile aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.

Kadro İlanı ve Atama Usulü

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca açık doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. Kadrolara başvurularda fakültelerde dekan, diğer birimlerde müdürler; biri ilgili birimin yöneticisi, biri de kurum dışından olmak üzere üç profesör veya doçent belirleyerek adaylar hakkında yazılı mütalaa ister. Adayların doktor öğretim üyeliğine atanabilmesi için doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanına ya da Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen sanat dallarından birinde yeterliğe sahip bulunması gerekir.

2547 sayılı YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU m. 23Kaynağı aç
Madde 23 – (Değişik: 22/2/2018-7100/4 md.) a) Yükseköğretim kurumlarında açık bulunan doktor öğretim üyesi kadroları rektörlükçe ilan edilir. İlan edilen bu kadrolara fakültelerde dekan; diğer birimlerde müdürler, biri o birimin yöneticisi biri de o yükseköğretim kurumunun dışından olmak üzere üç profesör veya doçent tespit ederek bunlardan adayların her biri hakkında yazılı mütalaa isterler. Dekan veya ilgili müdür yönetim kurullarının görüşünü aldıktan sonra önerilerini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır. Her atama süresinin sonunda görev kendiliğinden sona erer. Görev süresi sona erenler yeniden atanabilirler. b) Doktor öğretim üyeliğine atanabilmek için, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak gerekir. c) Yükseköğretim kurumları, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Doçentlik ve atama:[21]

Dekan veya birim müdürü, yönetim kurulunun görüşünü aldıktan sonra önerisini rektöre sunar. Atama rektör tarafından en çok dört yıl süreyle yapılır. Atama süresinin sona ermesiyle görev kendiliğinden son bulur; süresi biten kişiler yeniden atanabilir. Yükseköğretim kurumları, münhasıran bilimsel kaliteyi yükseltmek amacıyla, disiplin farklılıklarını gözeterek ve Yükseköğretim Kurulunun onayını alarak objektif ve denetlenebilir ek koşullar belirleyebilir.

Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 6. maddesi gereğince, açık kadroya birden çok adayın başvurması hâlinde yönetim kurulu gerekçeli tercihini belirtir; dekan veya müdür kanaat ve önerilerini rektöre iletir. Atamanın yapılıp yapılmayacağına rektör karar verir. Yönetmeliğin 7. maddesinde de doktor öğretim üyelerinin yönetim kurulu görüşü ve ilgili birim yöneticisinin önerisi üzerine rektörce en az bir, en çok dört yıl süreyle atanacağı yer almaktadır.

Yargısal Denetimde Bilirkişi İncelemesi

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesi uyarınca mahkeme, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren durumlarda taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişi görüşü alınmasına karar verir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi delillerin tespiti ve bilirkişi işlemlerinde usul hükümlerinin uygulanacağını, bilirkişi seçiminin ise idari yargı merciince resen yapılacağını hükme bağlamaktadır.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 266Kaynağı aç
MADDE 266- (1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez. Bilirkişi sayısının belirlenmesi

6100 sayılı Kanun'un 282. maddesi gereğince hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 282Kaynağı aç
MADDE 282- (1) Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir. Bilirkişi gider ve ücreti[32]

Akademik Puan ve Tecrübenin Değerlendirilmesi

Danıştay 8. Dairesinin 17/06/2025 tarihli ve E. 2025/823, K. 2025/5780 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, dosyada yer alan bilirkişi raporunda davacının toplam akademik puanı 542, kadroya atanan adayın puanı ise 345 olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi incelemesinde davacının yayınları, bu yayınlara yapılan atıfları, yabancı dil puanının yüksekliği, hafızlık durumu ve eğitim-öğretim tecrübesi ele alınmıştır.

İlk derece mahkemesince her iki adayın asgari koşulları taşıdığı ve birbirlerine bariz üstünlükleri bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, istinaf başvurusu da bölge idare mahkemesince reddedilmiştir. Temyiz incelemesinde Danıştay 8. Dairesi, davacının akademik puanının bariz şekilde yüksekliğini, eğitim ve öğretim tecrübesini, dil puanı farkını ve atanan kişinin yükseköğretim kurumlarında benzer bir tecrübesi bulunmamasını birlikte değerlendirerek atama işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varmış ve istinaf dairesi kararını bozmuştur.

Danıştay 8. Dairesinin bozma kararı oyçokluğuyla verilmiştir. Karşı oy gerekçesinde, bölge idare mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz isteminin reddiyle kararın onanması gerektiği belirtilmiştir. Dosyanın tekemmül etmiş olması nedeniyle yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin uyuşmazlığın esası karara bağlanmıştır.

İstinaf ve Temyiz Kanun Yolları

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idare mahkemesi kararlarına karşı, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabilir. Buna karşılık konusu otuz bir bin Türk lirasını aşmayan iptal davaları ile vergi ve tam yargı uyuşmazlıklarında ilk derece mahkemesince karara bağlanan hükümler kesin nitelik taşıdığından istinafa taşınamaz. İstinaf başvuruları temyizin şekil ve usullerine tabidir; dilekçedeki hitap veya talebe bakılmaksızın dosya yetkili bölge idare mahkemesine gönderilir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 45Kaynağı aç
Madde 45 – (Değişik: 18/6/2014-6545/19 md.) 1. İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. (Değişik cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Ancak, konusu otuz bir bin Türk lirasını geçmeyen; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. [31] 2. İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir. İstinaf başvurusuna konu olacak kararlara karşı yapılan kanun yolu başvurularında dilekçelerdeki hitap ve istekle bağlı kalınmaksızın dosyalar bölge idare mahkemesine gönderilir. (Ek cümle:28/7/2024-7524/52 md.) Bölge idare mahkemesinin 48 inci maddenin yedinci fıkrası uyarınca verdiği kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. [32] 3. Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 4. Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir. İnceleme sırasında ihtiyaç duyulması hâlinde kararı veren mahkeme veya başka bir yer idare ya da vergi mahkemesi istinabe olunabilir. İstinabe olunan mahkeme gerekli işlemleri öncelikle ve ivedilikle yerine getirir. 5. Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesinin bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir. 6. Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir. (Ek cümle: 20/7/2017-7035/6 md.) Bu kararlar, dosyayla birlikte kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilir ve bu mahkemelerce yedi gün içinde tebliğe çıkarılır.[33] 7. İstinaf başvurusuna konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim, aynı davanın istinaf yoluyla bölge idare mahkemesince incelenmesinde bulunamaz. 8. İvedi yargılama usulüne tabi olan davalarda istinaf yoluna başvurulamaz. Temyiz:

Bölge idare mahkemesi ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir; karardaki düzeltilebilir maddi yanlışlıkları gidererek de ret kararı verebilir. İlk derece kararı hukuka uygun bulunmadığı takdirde istinaf başvurusu kabul edilerek karar kaldırılır ve işin esası hakkında yeniden karar verilir. Kanunun ilk inceleme kararları ile görevsizlik, yetkisizlik veya yasaklı hâkim hâllerine ilişkin gönderme kararları kesindir. İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda ise istinaf yoluna başvurulamaz.

Danıştay, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesi gereğince temyiz incelemesi sonucunda kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçe doğru bulunmaz veya eksik bulunursa gerekçe değiştirilerek onanır; yeniden yargılama gerektirmeyen maddi hata ve eksikliklerde düzelterek onama kararı verilir. Görev ve yetki dışı işe bakılması, hukuka aykırı karar verilmesi veya kararı etkileyecek nitelikte usul hatası bulunması hâllerinde karar bozulur. Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları ise kesindir.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 49Kaynağı aç
Madde 49 – (Değişik: 18/6/2014-6545/22 md.) 1. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar. 2. Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozar. 3. Kararların kısmen onanması ve kısmen bozulması hâllerinde kesinleşen kısım Danıştay kararında belirtilir. 4. Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır. 5. Temyize konu edilen kararı veren ya da karara katılan hâkim aynı davanın temyiz incelemesinde görev alamaz. Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem:
Doktor öğretim üyesi ataması en çok kaç yıl için yapılır?

2547 sayılı Kanun'un 23. maddesi gereğince atama rektör tarafından en çok dört yıl süre ile yapılır; görev süresi sona erenler yeniden atanabilir.

Birden fazla aday başvurduğunda tercih yetkisi kimdedir?

Yönetmeliğin 6. maddesi uyarınca yönetim kurulu gerekçeli tercihini belirtir; dekan veya müdürün kanaat ve önerisi üzerine atama kararını rektör verir.

Bilirkişi raporu idari yargı yerini bağlar mı?

6100 sayılı Kanun'un 282. maddesi gereğince hâkim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir.

İdare mahkemesi kararına karşı istinaf süresi ne kadardır?

2577 sayılı Kanun'un 45. maddesine göre idare mahkemesi kararlarına karşı tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir.

Danıştay temyiz incelemesinde kararı hangi sebeplerle bozar?

2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine göre görev ve yetki dışı işe bakılması, hukuka aykırı karar verilmesi veya usul hükümlerinde kararı etkileyebilecek hata bulunması hâllerinde karar bozulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu