Sözleşmeli Astsubay ve Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih

by Avukat Erdal Ersoy
Sözleşmeli Astsubay ve Subay Sözleşme Yenilememe ve Fesih

Türk Silahlı Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan sözleşmeli astsubay ve subayların sözleşmelerinin yenilenip yenilenmeyeceği ya da süresinden önce feshedilip edilemeyeceği, 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun ile Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği çerçevesinde belirlenmektedir. İdare bu konuda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte söz konusu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlıdır; yenilememe kararları yargı denetimine tabidir.

Danıştay 12. Daire, E. 2020/4135, K. 2023/6019Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/4135 E.  ,  2023/6019 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4135 Karar No : 2023/6019 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin 17/06/2020 tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Malkara ilçesi, … Zırhlı Tugay Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle 30/08/2018 tarihinde sona erecek sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; her ne kadar davalı idare tarafından, davacının FETÖ/PDY'ye müzahir bankadaki hesabında hareket olmayanlar listesinde yer alması sebebiyle sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmiş ise de; söz konusu hesabın açılmasında davacının herhangi bir müdahilliğinin ve iradesinin bulunmaması, söz konusu hesabın tamamen davacının bilgisi ve rızası dışında açılması karşısında ve anılan hesabın davacı tarafından kullanılmadığı da dikkate alındığında, yürüttüğü göreviyle ilgili başkaca bir olumsuzluğu tesbit edilmeksizin, sırf davacının kendi iradesi dışında kendi adına açılan ve hiçbir bankacılık işlemi gerçekleştirilmeyen banka hesabının bulunması sebebiyle davacının sözleşmesinin yenilenmemesine dair işlemde idarece kullanılan takdir yetkisinin, dolayısıyla da işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; ilgili mevzuatta sözleşmeli statüde görev yapan subay ve astsubayların sözleşme sürelerinin sona ermesine altı ay kala hizmet süresini uzatma talebinde bulunmaları durumunda "sözleşmenin uzatılmasına" dair esaslar belirlenmiş olmakla birlikte, davalı idarece personelin nitelik belgesi, sicili, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde mesleki safahatları dikkate alınarak belirleme yapılırken, ilgili hakkında olağanüstü hal uygulamaları kapsamında yürütülen adli ve idari tahkikatlar neticesinde elde edilen bilgi ve belgeler ile sözleşmesinin uzatılma koşullarını taşıyıp taşımadığı yönünden ilgili Komutanlık bünyesinde oluşturulan Komisyon marifetiyle yapılan araştırma sonucuna göre de yetki kullanımında bulunulabileceği, somut olayda davalı idarece oluşturulan Komisyon marifetiyle yapılan güvenlik araştırması neticesinde davacının FETÖ/PDY'ye müzahir bankadaki hesabında hareket olmayanlar listesinde yer aldığının tespit edildiği, ayrıca 2015 yılı sözleşmeli subayların temin faaliyetini gerçekleştiren ve alıma karar veren mülakat ve sağlık kurullarındaki personelin tamamına yakını hakkında terör örgütü üyeliğiyle alakalı olarak kamu görevinden çıkarma, görevden uzaklaştırma, göz altı ve tutukluluk işlemlerinin yapıldığı, söz konusu emirlerin ıslak imzalı suretlerinin Tayin Daire Başkanlığında görevli FETÖ/PDY mensupları tarafından imha edildiği, ayrıca 2018 yılında sözleşme yenileme değerlendirmesine tabi tutulan 58 sözleşmeli subayın tamamı hakkında "sözleşme yenilememe" kararı alındığı, bu durumun da Komisyon tarafından davacıya yönelik öznel değerlendirmelere dayalı bir ayrım yapılmadığını ortaya koyduğu, ayrıca yapılan güncel UYAP-entegrasyon sorgulaması neticesinde davacı hakkında Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığında "(FETÖ/PDY) terör örgütü-şüpheli" sıfatıyla soruşturma kaydı bulunduğu, "terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla davacının adli soruşturmasının tutuksuz olarak devam ettiğinin anlaşıldığı, her ne kadar davacı hakkında terör örgütü üyeliği suçlamasından kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmasa da, dava konusu sözleşme yenilememe işleminin cezai bir müeyyide niteliğinde olmayıp, ülke genelinde olağanüstü hal ilanına neden olan darbe girişimi sonrasında FETÖ/PDY terör örgütünün oluşturduğu tehdit dikkate alınarak idarece haiz olunan takdir yetkisinin süresi sona eren subay sözleşmesinin uzatılmaması yönünde kullanımına ilişkin olduğu, bu yönde bir işlem tesisi için anılan suçlamalarla alakalı bir mahkumiyet hükmünün bulunmasına gerek olmadığı, davacının süresi sona eren sözleşmesinin uzatılmamasına sebep olan ve yukarıda aktarılan süreç ve faaliyetler göz önünde bulundurulduğunda, idarece sözü edilen takdir yetkisinin etkili bir şekilde kullanılmasının, ölçülülük ilkesini ihlal edecek genişlikte ve hakkın özünü zedeleyecek bir uygulama şeklinde değerlendirilemeyeceğinin açık olduğu, davalı idarece 30/08/2018 tarihinden geçerli olarak sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yönde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İstinaf aşamasında hakkındaki ceza soruşturmasının sonucu bekletici mesele yapılmadan karar verildiği, kendisinin 2015 yılı sözleşmeli subayların temin faaliyetini gerçekleştiren ve alıma karar veren komisyon döneminde değil, 2014 yılı personel alımları ile ilgili sözleşmeli subaylığı kazandığı, sınıf okuluna da 22/02/2015 tarihinde katıldığı, alım komisyonunda görev alan 15 subaydan 14’ü hakında FETÖ soruşturması sebebiyle işlem yapıldığı için alımının şüpheli olduğunun belirtildiği, halbuki kendisinin yazılı sınav sonrasında FYT ve mülakat sınavlarının 28 Nisan- 05 Mayıs 2014 tarihleri arasında yapıldığı, hakkında Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş.'de hesap açılmasına ilişkin bilginin doğru ancak eksik olduğu, Fırat Üniversitesinde öğrenci olduğu dönemde 2010 yılında Üniversite ile Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. arasında imzalanan protokol gereğince tüm öğrencilerin bilgileri Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş.'ye verilmek suretiyle hareketsiz bir hesap açıldığı ancak kendisine kart dahi çıkartılmadığı, bu hesabın açılmasında kendisinin hiçbir iradesinin olmadığı ve hesabı hiç kullanmadığı, bunun güvenlik soruşturmasına delil yönünde kullanılamayacağı, idarenin de bu hususta takdir yetkisini sözleşmenin yenilenmemesi olarak kullandığı, ancak bu takdir yetkisinin idareye mutlak ve sınırsız şekilde tanınamayacağı, hakkında isimsiz eposta bilgisi ve istihbari bilgilerle açılan ceza davasında somut delil olmadığından beraatine karar verildiği, idarenin haklı gerekçe göstermek zorunda olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 4678 sayılı TSK'da İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun, Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği ve KKY 51-9 Kara Kuvvetleri Sözleşmeli Subay Astsubay Yönergesi hükümleri kapsamında davacının sözleşmesinin bağlı yetki gereğince yenilenmediği, mevzuatın amir hükmü olduğu, her sözleşme döneminin ve şartlarının ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiği, dava konusu işlemin, idarenin sorunsuz personel arama ve istihdam etme arzusu ve hizmette verimliliğin artırılması ilkesi ile kamu yararına da uygun olduğu, hukuka aykırı bir yönü bulunmadığı, idarenin artık verim alınması imkanı kalmayan, aksine idare mekanizmasına ve kamu hizmetinin yürütülmesine zararlı olacak personelini sözleşme süresi içerisinde veya sözleşme süresi sonunda bünyesi dışına çıkarmasının doğal olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 30/08/2015 tarihinde nasbı yapılarak Kara Kuvvetleri Komutanlığında 3 yıl süreyle sözleşmeli subay olarak görev yapan davacı hakkında başlatılan güvenlik soruşturması neticesinde, FETÖ/PDY'ye müzahir bankadaki hesabında hareket olmayanlar listesinde yer aldığı tespit edilmiş, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Değerlendirme Komisyonu tarafından, davacının banka pasif hesap temininde FETÖ'den kaynaklanan şüphe nedeniyle güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle, süresi sona eren sözleşmesinin yenilenmemesi uygun görülmüş, … tarih ve … sayılı Milli Savunma Bakanı oluru ile aralarında davacının da bulunduğu 114 sözleşmeli subayın 30/08/2018 tarihinden geçerli olacak şekilde sözleşmelerinin yenilenmemesine karar verilmiş, 29/08/2018 tarihli KARANET duyurusu ile sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. Öte yandan … Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında başlatılan … nolu soruşturma sonucunda açılan ceza davasında … Ağır Ceza Mahkemesince verilen … tarih ve E;…, K:… sayılı kararla “sanığın üzerine yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, soyut iddia dışında şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş, … Bölge Adliye Mahkemesi … Ceza Dairesinin … tarih ve E;…, K;… kararı ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, bu karar taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 28/11/2021 tarihinde kesinleşmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay Ve Astsubaylar Hakkında Kanun'un 3. maddesinde sözleşmeli subay, bu Kanunda öngörülen esaslara göre, kendileri ile sözleşme yapılarak subay nasbedilen teğmen, üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerini haiz subaylar olarak tanımlanmıştır. Anılan Kanun'un 4. maddesinde sözleşmeli subaylık için genel olarak aranan nitelikler arasında güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak şartına yer verilmiştir. Yine aynı Kanun'un 6. maddesinde; sözleşmeli subay adaylarının ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınacağı, bu eğitimi başarı ile tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılacağı ve bu kişilerin teğmen rütbesine nasbedileceği, sözleşme süreleri üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirleneceği, yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların talepleri halinde sözleşmelerinin yenilenebileceği, sözleşme sürelerinin, terörle mücadele sırasında veya bu görevlerden dolayı alıkonulma ya da kaybolma hâli ve sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hal ile savaş hallerinde Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince ilgisine göre Milli Savunma Bakanlığı veya İçişleri Bakanlığının onayı ile talebe bakılmaksızın uzatılabileceği hükmü; 12. maddesinin ikinci fıkrasında ise, her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce taraflar sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşmenin kendiliğinden sona ereceği hükmü yer almaktadır. 4678 sayılı Kanun'a dayanılarak hazırlanan ve 27/04/2002 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Subay Ve Astsubay Yönetmeliği'nin sözleşmenin yenilenmesi ve uzatılması hakkındaki esas ve usullerin yer aldığı 14. maddesinde, sözleşmeli subay ve astsubaylardan, sözleşmesini yenilemek isteyenlerin sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ay önceden başlamak suretiyle dilekçe ile ilk amirine müracaat edeceği, bu dilekçelerin, EK-C'de belirtilen nitelik belgesi ile beraber silsileler yolu ile Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderileceği, sözleşmesi yenilenecek personelin, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde kurulacak komisyonlar tarafından personelin nitelik belgesi, sicili, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde mesleki safahatları dikkate alınarak ilgili komutanlığın personel ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceği, Değerlendirme Komisyonunun kimlerden oluşacağının, görev, yetki ve sorumlulukları Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca çıkarılacak yönergeler ile tespit edileceği, sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusundaki nihai kararın Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verileceği, uygun görülenlerin sözleşmesinin yenileneceğinin, sözleşmenin bitiminden önce bildirileceği, sözleşmenin, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın talebinin İdarece kabul edildiğinin bildirilmesi ile yenileneceği hükümlerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda metnine yer verilen mevzuat uyarınca, sözleşmeli subay çalıştırma, subayın sözleşmesini yenilememe konusunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu, idarenin bu konuda yargı kararı ile zorlanamayacağı, diğer bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği açık olmakla birlikte, idarelerin bu takdir yetkisinin de mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu ve takdire dayanan işlemlerin de yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindedir. Davacı hakkında açılan ceza davasında …Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E;…, K:… sayılı kararıyla “sanığın üzerine yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, soyut iddia dışında şüpheden uzak, mahkumiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine” karar verildiği ve kararın 28/11/2021 tarihinde kesinleştiğinin görüldüğü, İdare Mahkemesinin 09/05/2019 tarihli ara kararına … Üniversitesi ve Müflis Bank Asya A.Ş. İflas İdaresi tarafından verilen cevaplardan, … Üniversitesi ile Müflis Asya Katılım Bankası A.Ş. arasında 2010 yılında yapılan protokol kapsamında yemekhane ve kafeteryalarda kullanılmak üzere hazırlanan kampüs kartın öğrencilere dağıtıldığı, bu kapsamda davacı adına 25/01/2011 tarihinde kampüs kart hesabı açıldığı ve anılan kartın mutlak surette bir cari hesaba bağlı olması zorunlu olduğundan davacı adına otomatik olarak 01/02/2011 tarihinde cari hesap açıldığı, davacıya ait hesapta herhangi bir bankacılık işlemi gerçekleştirilmediği bilgisi verildiğinden, anılan banka nezdinde davacının herhangi bir hesap açma iradesinin olmadığı, üniversite ile anılan banka arasında yapılan protokol kapsamında davacı adına anılan bankada hesap açıldığının anlaşıldığı; bu durumda, her ne kadar davacı idare tarafından, davacının FETÖ/PDY'ye müzahir bankadaki hesabında hareket olmayanlar listesinde yer alması sebebiyle sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmiş ise de; söz konusu hesabın açılmasında davacının herhangi bir talebinin ve iradesinin bulunmaması, söz konusu hesabın tamamen davacının bilgisi ve rızası dışında açılması karşısında ve anılan hesabın davacı tarafından kullanılmadığı da dikkate alındığında, yürüttüğü göreviyle ilgili başkaca bir olumsuzluğu tesbit edilmeksizin, sırf davacının kendi iradesi dışında kendi adına açılan ve hiçbir bankacılık işlemi gerçekleştirilmeyen banka hesabının bulunması sebebiyle davacının sözleşmesinin yenilenmemesine dair işlemin tesisinde takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı sonucuna ulaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı usul ve hukuka uygun olduğundan, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği görüşüyle, karara katılmıyorum.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/2941, K. 2023/6877Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/2941 E.  ,  2023/6877 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2020/2941 Karar No : 2023/6877 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … Üs Komutanlığında sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacının; sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 13/08/2018 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Hava Kuvvetleri Komutanlığında sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacı hakkında yapılan güvenlik ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen bilgilerden Emniyet Genel Müdürlüğünün … tarihli yazısı ekindeki belgelerde, "kendisinin 2016 yılında FETÖ/PDY terör örgütü ile müzahir evlerde kaldığı yönünde istihbari bilgi bulunduğu, kardeşi P.Y.'nin 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden ihraç edildiği ve 2014 yılından sonra Bank Asya'da hesap açanlar arasında bulunduğu" bilgisinin yer aldığı; elde edilen bu bilgilerin usulüne uygun oluşturulmuş Değerlendirme Komisyonunca değerlendirildiği, davacının 2018 yılında süresi dolacak olan sözleşmesinin yenilenmesinin uygun olmadığı yönünde karar alındığı ve 13/08/2018 tarihli dava konusu işlemle de sözleşmenin yenilenmediğinin anlaşıldığı; bu durumda, davacının yaptığı görevin önem ve özelliği ile ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, sözleşme süresinin bitiminden sonra sözleşmenin yenilenmesi hususunda idarenin takdir yetkisinin bulunduğu hususu dikkate alındığında; davalı idare tarafından yapılan değerlendirme sonucu, davacının süresi sona eren sözleşmesinin yenilenmemesine yönelik tesis edilen işlemde, idarenin takdir yetkisini soyut nedenlerle ve keyfi olarak kullandığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Eşi, kardeşi veya diğer yakınları kamu görevinden ihraç edildiği halde Devlet kademelerinde görevlerine devam etmekte olan birçok kişinin bulunduğu; akrabalarının durumlarının, sözleşmenin yenilenmemesi işlemine gerekçe gösterilmesinin suç ve cezaların şahsiliği ilkesi ile masumiyet karinesine aykırılık teşkil ettiği; kız kardeşinin OHAL Komisyonunun 13/01/2020 tarihli kararıyla görevine iade edildiği, somut bilgi ve belgeye dayanmaksızın sözleşmesinin yenilenmediği, dava konusu işlemin mevzuata ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı, … Üs Komutanlığında sözleşmeli astsubay olarak görev yapmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğünün 20/04/2018 tarihli yazısı ekindeki belgelerde, "kendisinin 2016 yılında mahallinden yapılan çalışmalarda FETÖ/PDY’ye müzahir evlerde kaldığı şeklinde iddialarda bulunulduğu (bilginin teyidi ve güncel olarak geçerli olup olmadığı konusunda tespit yapılamadığı) şeklinde istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği; kardeşi P.Y.'nin 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden ihraç edildiği ve 2014 yılından sonra Bank Asya'da hesap açanlar arasında bulunduğu" bilgisi yer aldığından bahisle, Sözleşmeli Subay ve Astsubay Değerlendirme Komisyonunca davacının 2018 yılında süresi dolacak olan sözleşmesinin yenilenmesinin uygun olmadığı yönünde karar alınması ve 13/08/2018 tarihli dava konusu işlemle de sözleşmesinin yenilenmemesi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. Öte yandan, UYAP sisteminden yapılan sorgulamada, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla beraatine karar verildiği ve bu kararın istinaf edilmeksizin 14/07/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıca, davacının kız kardeşi P.Y., 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılmış ise de; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun … tarih ve … sayılı "kabul" kararıyla görevine iade edilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun'un "Kaynak" başlıklı 8. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Sözleşmeli astsubaylık için genel olarak aşağıdaki nitelikler aranır: …f) Güvenlik soruşturması olumlu sonuçlanmış olmak…" kuralı; "Sözleşme süreleri" başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, "Sözleşmeli astsubay adayları, ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı ile tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılır ve bu kişiler astsubay çavuş rütbesine nasbedilirler. Sözleşme süreleri; üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların talepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir…." kuralı; üçüncü fıkrasında, "Sözleşme işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yapılır" kuralı; 'Rütbe bekleme süreleri ve sözleşmenin yenilenmesi' başlıklı 12. maddesinin ikinci fıkrasında, "Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce taraflar sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşme kendiliğinden sona erer." kuralı yer almıştır. 27/04/2002 tarih ve 24738 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği'nin "Sözleşmenin Yenilenmesi ve Uzatılması" başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, "Sözleşmeli subay ve astsubaylardan, sözleşmesini yenilemek isteyenler sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ay önceden başlamak suretiyle dilekçe ile ilk amirine müracaat eder. Bu dilekçeler, EK-C'de belirtilen nitelik belgesi ile beraber silsileler yolu ile Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderilir. Sözleşmesi yenilenecek personel; Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde kurulacak komisyonlar tarafından personelin nitelik belgesi, sicili, takdir/ceza durumu, amir kanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde mesleki safahatları dikkate alınarak ilgili komutanlık personel ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir. Değerlendirme komisyonunun kimlerden oluşacağı, görev, yetki ve sorumlulukları Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca çıkarılacak yönergeler ile tespit edilir. Sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusundaki nihai karar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilir. Uygun görülenlerin sözleşmesinin yenileneceği, sözleşmenin bitiminden önce bildirilir. Sözleşme, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın talebinin İdarece kabul edildiğinin bildirilmesi ile yenilenir." kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun kapsamında istihdam edilen personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda idarenin takdir yetkisi bulunmakta ise de, bu takdir yetkisi mutlak ve sınırsız olmayıp kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olduğu, takdire dayanan işlemlerin de sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabi bulunduğu hususları idare hukukunun bilinen ilkelerindendir. Uyuşmazlık konusu olayda, 4678 sayılı Kanun kapsamında sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacı ile davalı idare arasında imzalanan ve 2018 yılında sona erecek hizmet sözleşmesinin, davacının kendisi ve kız kardeşi hakkında elde edilen istihbari bilgilere istinaden davalı idare tarafından yenilenmemesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu işleme dayanak alınan istihbari bilgi notunda, davacının "kendisinin 2016 yılında mahallinden yapılan çalışmalarda FETÖ/PDY’ye müzahir evlerde kaldığı şeklinde iddialarda bulunulduğu (bilginin teyidi ve güncel olarak geçerli olup olmadığı konusunda tespit yapılamadığı) şeklinde istihbari mahiyette bilgiler elde edildiği" belirtilmiş ise de; iddia niteliğindeki bu istihbari bilginin teyit edilemediğinin ve güncel olarak geçerli olup olmadığı konusunda tespit yapılamadığının aynı istihbarat notunda açıkça ifade edildiği; davacıya isnat edilen bu fiillerin iddia boyutunda kaldığı, somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı davada da beraatine karar verildiği dikkate alındığında; istihbari bilgi notunda davacının kendisine ilişkin bilgilerin hukuken geçerli ve itibar edilebilir nitelikte olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan, söz konusu istihbari bilgi notunda, davacının kız kardeşi "P.Y.'nin 672 sayılı KHK kapsamında kamu görevinden ihraç edildiği ve 2014 yılından sonra Bank Asya'da hesap açanlar arasında bulunduğu" belirtilmiş ise de; Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun … tarih ve … sayılı "kabul" kararı ile görevine iade edildiği dikkate alındığında, davacının kız kardeşine ilişkin istihbari bilgi notundaki bilgilerin de hukuken geçersiz kaldığı açıktır. Bu durumda; sözleşmenin yenilenmemesine dayanak alınan istihbari bilgi notunda, davacının kendisi ile kardeşi hakkında yer alan tespitlerin; hukuken geçerli ve itibar edilebilir mahiyette olmadığı, başka somut bilgi ve belgelerle desteklenmeksizin tek başına sözleşme yenilenmemesi işlemine dayanak alınamayacağı; bir başka ifadeyle, davacının hizmet sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı ve hukuken kabul edilebilir geçerli bir nedene dayanmadığı; 4678 sayılı Kanun'la sözleşme yenileme hususunda, idareye tanınan takdir yetkisinin, kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 19/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Sözleşme Süreleri ve Yenileme Usulü

4678 sayılı Kanun uyarınca sözleşme süreleri üç yıldan az, dokuz yıldan fazla olmamak üzere hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetleri dikkate alınarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenmektedir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyan personelin talebinin kabulü hâlinde sözleşme yenilenebilmektedir.

Sözleşmesini yenilemek isteyen personel, Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca sözleşme süresinin sona erme tarihinden altı ay öncesinden itibaren dilekçeyle ilk amirine müracaat eder. Dilekçeler nitelik belgesiyle birlikte silsileler yoluyla Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığına iletilir.

4678 sayılı Kanun'un 12. maddesinin ikinci fıkrası, sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce taraflarca yenileme iradesinin yazılı olarak bildirilmemesi hâlinde sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini öngörmektedir.

Sözleşme Yenilenip Yenilenmemesinin Belirlenmesi

Sözleşmenin yenilenip yenilenmeyeceği, ilgili Komutanlık bünyesinde kurulan komisyonlar tarafından değerlendirilir. Komisyonlar bu değerlendirmede personelin nitelik belgesi, sicili, takdir ve ceza durumu, amir kanaatleri ile aldığı eğitimler gibi unsurları dikkate alarak mesleki safahatını inceler; ilgili komutanlığın personel ihtiyaçları da belirleyici etkenler arasında yer alır.

Nihai karar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilir. Sözleşmesi yenilenecek personele bu karar sözleşmenin bitiminden önce bildirilir.

İdarenin Takdir Yetkisi ve Yargısal Denetim

4678 sayılı Kanun kapsamında idareye tanınan sözleşme yenileyip yenilememe takdiri mutlak ve sınırsız değildir. Bu yetki kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup takdire dayalı işlemler sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabidir; bu husus idare hukukunun yerleşik ilkeleri arasında yer almaktadır. Öte yandan idarenin sözleşmeli subay çalıştırma ve sözleşmeyi yenilememe konusundaki takdir yetkisi nedeniyle yargı kararıyla bu yönde zorlanamayacağı, başka bir ifadeyle idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemeyeceği de Danıştay 12. Dairesi'nin E. 2020/4135, K. 2023/6019 sayılı kararında belirtilmektedir.

Danıştay 12. Dairesi, E. 2020/4135, K. 2023/6019 sayılı kararında takdir yetkisinin sınırlarını somut bir olayda ele almıştır. Söz konusu davada personelin bilgisi ve rızası dışında açılan ve hiçbir bankacılık işlemi gerçekleştirilmeyen bir banka hesabı ile birlikte terör örgütü üyeliğinden kesinleşmiş beraat kararı bir arada değerlendirilmiştir. Yürütülen görevle ilgili başkaca bir olumsuzluk tespit edilmemişken yalnızca bu hesap gerekçesiyle kurulan yenilememe işleminde takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanılmadığı sonucuna oyçokluğuyla ulaşılmıştır. Dosya yeniden karar verilmek üzere ilgili Bölge İdare Mahkemesine gönderilmiş olup bu kararla nihai bir sonuç kesinleşmemiştir.

Danıştay 12. Dairesi, E. 2020/2941, K. 2023/6877 sayılı kararında ise aynı istihbarat notunda teyit edilemediği ve güncel geçerliliğinin tespit edilemediği açıkça belirtilen, üstelik somut bilgi ve belgeyle desteklenmeyen istihbari bilgi notunun tek başına sözleşme yenilememe işlemine dayanak alınamayacağına oybirliğiyle karar vermiştir. Aynı kararda, davacı hakkındaki silahlı terör örgütü üyeliği davasında beraatine karar verilmiş olması da söz konusu istihbari bilginin hukuken geçerli ve itibar edilebilir nitelikte olmadığı sonucunu destekleyen bir unsur olarak değerlendirilmiştir.

Aynı kararda, KHK ile kamu görevinden ihraç edilen ve sonradan OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla görevine iade edilen kardeşe ilişkin istihbari bilginin, bu iade kararı nedeniyle hukuken geçersiz kaldığı da açıkça belirtilmiştir.

Sözleşme Yenilememe ile Fesih Arasındaki Fark

Sözleşme yenilememe ile fesih birbirinden ayrı kavramlardır. Sözleşme yenilememe durumunda idare, mevcut sözleşme süresinin sonunu bekler ve yenileme kararı vermez. Fesih ise sözleşme süresi dolmadan belirli bir olgunun ortaya çıkmasıyla birlikte personelin ilişiğinin kesilmesi anlamına gelir.

Sözleşmenin Süresinden Önce Feshi: Temel Hâller

4678 sayılı Kanun'un 13. maddesi, sözleşmenin süresinden önce feshedilebileceği hâlleri düzenlemektedir. Bu hâller arasında taksirli suçlar hariç olmak üzere adli veya askeri mahkemelerce bir ay ve daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkumiyet yer almaktadır.

4678 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE İSTİHDAM EDİLECEK SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLAR HAKKINDA KANUN m. 13Kaynağı aç
Madde 13 – (Değişik: 16/6/2009-5907/7 md.) Sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubay adaylarının ön sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle süresinin bitiminden önce feshedilebilir: a) Askeri eğitim esnasında yetkili kurullarca başarısız veya disiplinsiz olduğuna karar verilmek. b) Yetkili sağlık kurullarınca askeri eğitime ve/veya göreve devam edemez kararı verilmiş olmak. c) Sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubay adayı olma şartlarından herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılmak veya sözleşme süresi içinde bu şartlardan herhangi birini kaybetmek. d) Askeri eğitimin üçte birine çeşitli nedenlerle katılmamak. Bunlardan; görevlerini icra ederken veya görevleri dolayısıyla bir saldırıya veya kazaya uğrayan ya da bir meslek hastalığına yakalanma neticesinde askeri eğitimin üçte birine devam etmeyerek başarısız kabul edilenler, bir kez olmak üzere sonraki dönemde açılacak askeri eğitime planlanırlar. Sonraki dönemde istekli olmaları, aranan sağlık ve diğer niteliklerini korumaları halinde yeniden ön sözleşme yapılarak eğitime alınırlar. Sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubayların sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilebilir: a) Türk Silahlı Kuvvetleri Sınıf Okulları/Eğitim Merkezi Komutanlıkları Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince, sınıf okullarındaki eğitim ve öğretimde başarısız olmak. b) Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacağı, sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil ve kanaat raporu ile anlaşılmak. c) Yetersizlik nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği, sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil belgesi ile anlaşılmak. d) Cezaları ertelenmiş, seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmiş, genel ya da özel af kanunları kapsamına girmiş veya haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olsa dahi; 1) Devletin güvenliğine karşı işlenen suçlar, halkı askerlikten soğutmak, Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama ile zimmet, irtikap, iftira, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, yalan tanıklık, yalan yere yemin, suç uydurma, cinsel saldırı, cinsel taciz, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, fuhuş, gayri tabii mukarenet, hileli iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyet kırıcı suçlar ile kaçakçılık, ihaleye fesat karıştırma, devlet sırlarını açığa vurma suçlarından birisinden, 2) Firar, amir veya üste fiilen taarruz, emre itaatsizlikte ısrar, üste hakaret, mukavemet, fesat ve isyan suçlarından, 3) 22/5/1930 tarihli ve 1632 sayılı Kanunun 148 inci maddesinde belirtilen suçlardan birisinden, mahkum olmak. e) Taksirli suçlar hariç olmak üzere adli veya askeri mahkemeler tarafından bir ay ve daha fazla süreli hürriyeti bağlayıcı bir cezaya mahkum olmak. f) (Değişik: 31/1/2013-6413/45 md.) Son olarak verilen de dahil olmak üzere, kararın kesinleştiği tarihten itibaren geriye doğru son bir yıl içinde toplamda otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkum olmak veya en son aldığı disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz defa veya daha fazla disiplin cezası almak. g) Yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü, irticai faaliyetlerde bulunmak, tutum ve davranışlarıyla bu görüşleri benimsediği tespit edilmek. h) Sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubay olmak için gerekli nitelik ve şartlardan herhangi birini taşımadığı sonradan anlaşılmak veya sözleşme süresi içinde bu niteliklerinden herhangi birini kaybetmek. ı) Yabancı uyruklu kişilerle yapılan evliliklerde, evlilikleri ilgili mevzuatta belirtilen esaslar dahilinde Milli Savunma Bakanlığınca uygun görülmemek ve çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybetmek veya Türk vatandaşlığından çıkarılmak.[16] i) Yetkili sağlık kurullarınca verilen kararlara göre sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubay olarak göreve devamı mümkün olmamak. j) İstihdam edildikleri sınıflarda görev yapamayacaklarına dair yetkili sağlık kurullarınca karar verilenlerden, idarece başka bir sınıfta istihdamına gerek duyulmamak. k) (Değişik: 31/1/2013-6413/45 md.) Sözleşmenin yapılmasını müteakip; 1) Barışta ve savaşta, görevini icra ederken veya görevi dolayısıyla bir saldırıya, kazaya uğrayan ya da bir meslek hastalığına yakalananlar, 2) Kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği ile ruh ve sinir hastalıkları gibi sağlık kurulları raporlarında uzun süreli bir tedaviye ihtiyaç gösterdiği belirtilen bir hastalığa yakalananlardan, toplam olarak ve fiilen üç yılı geçmemek şartıyla tedavi, istirahat veya hava değişimine tabi tutulanlar, 3) Tedavi kurumlarında yatarak tedavi olanlar ile aylıklı veya aylıksız doğum izni alanlar, hariç olmak kaydıyla, bir sözleşme yılı içinde alınan hava değişimi, istirahat ve benzeri sıhhi izin süresi toplamı doksan günü geçmek. (Ek fıkra: 20/11/2017-KHK-696/75 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7079/70 md.) Sözleşmeli subay ve astsubaylardan 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul olan isteklilerin sözleşmeleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı/branşı için faydalı olması, fiziki noksanlıklarını kapatabilmeleri, mensup olduğu Kuvvet Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca uygun görülmeleri ve istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerini taşımaları şartıyla uzatılabilir. BEŞİNCİ KISIM Özlük Hakları ve Sosyal Haklar Ön sözleşme aylığı

Disiplin boyutuyla ise iki ayrı ölçüt öngörülmüştür: son kararın kesinleştiği tarihten geriye doğru son bir yıl içinde toplam otuz gün ve daha fazla oda hapsi veya hizmet yerini terk etmeme cezasına mahkumiyet; ya da en son alınan disiplin cezasından geriye doğru son bir yıl içinde en az iki disiplin amirinden toplam sekiz veya daha fazla disiplin cezası alma. Bu hüküm 31/1/2013 tarih ve 6413 sayılı Kanun'un 45. maddesiyle değiştirilmiştir.

Yasadışı siyasi, yıkıcı, bölücü veya irticai faaliyetlerde bulunmak ya da tutum ve davranışlarıyla bu görüşleri benimsediğinin tespit edilmesi de fesih gerekçeleri arasında sayılmaktadır.

Bunların yanı sıra sözleşmeli subay veya astsubay olmak için aranan nitelik ve şartlardan herhangi birinin sonradan taşınmadığının anlaşılması ya da sözleşme süresi içinde kaybedilmesi de feshe yol açabilir. Yabancı uyruklu bir kişiyle yapılan evliliğin ilgili mevzuat esasları dahilinde Milli Savunma Bakanlığınca uygun görülmemesi ile Türk vatandaşlığının çeşitli nedenlerle kaybedilmesi veya Türk vatandaşlığından çıkarılma da aynı kapsamda değerlendirilmektedir.

Sağlık gerekçesiyle fesih açısından iki ayrı durum öngörülmüştür. Birincisi, yetkili sağlık kurulunca sözleşmeli subay veya astsubay olarak görevine devamının mümkün olmadığına karar verilmesidir. İkincisi ise istihdam edilen sınıfta görev yapamayacağına dair yetkili sağlık kurulu kararı verilmesi ve idarece başka bir sınıfta istihdam edilmesine gerek duyulmamasıdır.

Kanun'un 13. maddesinin (k) bendi uyarınca, bir sözleşme yılı içinde alınan hava değişimi, istirahat ve benzeri sıhhi izin süresi toplamının doksanı aşması da fesih gerekçesi oluşturabilir. Kanun bu ölçüye belirli hâlleri dahil etmemektedir: görev sırasında ya da görev nedeniyle saldırıya veya kazaya uğranılması ya da meslek hastalığına yakalanılması; kanser, tüberküloz, kronik böbrek yetmezliği, ruh ve sinir hastalıkları gibi uzun süreli tedaviyi gerektiren rahatsızlıklar nedeniyle yatarak tedavi —toplam ve fiilen üç yılı geçmemek koşuluyla—; ve doğum izni. Bu hüküm 6413 sayılı Kanun'un 45. maddesiyle değiştirilmiştir.

Aynı madde kapsamında, sınıf okullarındaki eğitim ve öğretimde başarısızlık da sözleşmenin süresinden önce feshine gerekçe oluşturabilecek hâller arasında sayılmaktadır. Bunlara ek olarak disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle TSK'da görev yapılamayacağının sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil ve kanaat raporuyla anlaşılması ile yetersizlik nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceğinin sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil belgesiyle ortaya çıkması da aynı çerçevede fesih gerekçesi olabilir.

Ön Sözleşme Feshi: Adaylara Özgü Hâller

Sözleşmeli subay veya astsubay adaylarının ön sözleşmeleri, askeri eğitim sırasında yetkili kurullarca başarısız veya disiplinsiz olunması; yetkili sağlık kurulunca eğitime ya da göreve devam edemez kararı verilmesi; adaylık şartlarından birinin sonradan taşınmadığının anlaşılması ya da kaybedilmesi; ya da askeri eğitimin üçte birine çeşitli nedenlerle katılınmaması hâllerinde süresinden önce feshedilebilir.

Görevini icra ederken veya görevi dolayısıyla saldırıya ya da kazaya uğrayan ya da meslek hastalığına yakalanan adaylar, eğitimin üçte birine devam edemedikleri için başarısız kabul edilmeleri hâlinde bir kez olmak üzere sonraki dönemde açılacak askeri eğitime planlanır. Bu adayların istekli olmaları ve aranan sağlık ile diğer niteliklerini korumaları hâlinde yeniden ön sözleşme yapılarak eğitime alınmaları mümkündür.

Terörle Mücadelede Malul Olan Personelin Sözleşmesi

4678 sayılı Kanun'un 13. maddesine KHK-696'nın 75. maddesiyle eklenen ve 7079 sayılı Kanun'un 70. maddesiyle yasalaşan fıkra uyarınca, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul olan sözleşmeli subay ve astsubayların sözleşmeleri belirli koşulların birlikte sağlanması hâlinde uzatılabilir. Bu koşullar şunlardır: bilgi ve tecrübelerinin sınıf veya branşı için faydalı olması, fiziki noksanlıklarını kapatabilmeleri, mensup oldukları Kuvvet Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığınca uygun görülmeleri, istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerini taşımaları ve bu uzatmayı istemeleri.

Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması

4678 sayılı Kanun sözleşmeli subay ve astsubay olabilmek için güvenlik soruşturmasının olumlu sonuçlanmış olmasını istihdam şartları arasında saymaktadır. 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bakılmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete ya da kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır.

7315 sayılı GÜVENLİK SORUŞTURMASI VE ARŞİV ARAŞTIRMASI KANUNU m. 3Kaynağı aç
MADDE 3- (1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. (2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır. Arşiv araştırması

Tazminat Hakları

4678 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca kendi kusurları olmaksızın hizmet süreleri uzatılmayan ya da sözleşme süresini bitirerek ayrılan personele tazminat ödenir. Aynı madde, sağlık gerekçesiyle görevine devam edemeyeceğine ya da istihdam edildiği sınıfta görev yapamayacağına karar verilenler ile sıhhi izin süresini aşanları da bu kapsamda değerlendirmektedir. Tazminata esas alınacak azami hizmet yılı dokuzdur; bir tam yıldan eksik kalan süreler ise 18. maddenin (a) bendi uyarınca kıst olarak ödenir. Tazminat hakkının doğup doğmadığı somut olayın koşullarına bağlıdır.

4678 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE İSTİHDAM EDİLECEK SÖZLEŞMELİ SUBAY VE ASTSUBAYLAR HAKKINDA KANUN m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – (Değişik birinci fıkra: 16/6/2009-5907/11 md.) Sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubaylardan kendi kusurları olmaksızın hizmet sürelerinin uzatılmaması sebebiyle veya sözleşme süresini bitirip ayrılanlar ile durumları 13 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (i), (j) ve (k) bentleri kapsamına girenlere aşağıda yazılı esaslara göre tazminat verilir: a) Herhangi bir sözleşme dönemi sonunda veya içerisinde sözleşmesi sona erenlere veya feshedilenlere son olarak aldıkları net maaşın iki katının hizmet yılı ile çarpımı tutarında tazminat verilir. (Ek cümle: 11/2/2014-6519/ 59 md.) Bir tam yıldan eksik kalan hizmet sürelerinin tazminatları kıst olarak ödenir. (Ek cümle: 11/2/2014-6519/ 59 md.) Tazminattan damga vergisi hariç vergi kesilmez. Ancak, hizmet yılı olarak en fazla dokuz yıl esas alınır. b) Bu tazminatın hesabında, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede belirtilen ek tazminatlar ve 14/7/1964 tarihli ve 500 sayılı Kanuna göre ödenen tazminat hariç olmak üzere, bütün ödemeler dikkate alınır. Sözleşmeli subay ve astsubaylardan emeklilik hakkını kazananlar ile muvazzaf subay veya astsubaylığa geçirilenlere tazminat ödenmez. Bunlar hakkında 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Emeklilik hakkını kazanmadan Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ayrılanların başka sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak geçen hizmetleri, 24.5.1983 tarihli ve 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre birleştirilir. Emekli maaşı bağlanması için gerekli hizmet sürelerini tamamlayanlara 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun esaslarına göre ikramiye verilir ve aylık bağlanır. Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince ödenen tazminata ilişkin süreler, emekli ikramiyesinin hesaplanmasında esas alınan süreden düşülür. Hizmet sürelerinin hesabında 8.6.1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanunun 32 nci ve 36 ncı madde hükümleri de dikkate alınır. Sözleşmeli subay ve astsubaylardan ilk sözleşme süresi içinde; a) (Değişik: 16/6/2009-5907/11 md.) Yabancı uyruklu kişilerle evlenenlerden, bu evlilikleri yönetmelikte belirtilen esaslar dahilinde Milli Savunma Bakanlığınca uygun görülmeyenler ile çeşitli nedenlerle Türk vatandaşlığını kaybedenler veya Türk vatandaşlığından çıkarılanlar, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkum olanlar ile disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenler, sözleşme sürelerinin eksik kısmı ile orantılı olarak kendilerine yapılmış olan öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını tazminat olarak öderler. Söz konusu masrafların hesaplanmasında, 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Kanunda belirtilen esaslar uygulanır.[18] b) Yabancı memleketlere öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak amacıyla gitmiş olanlardan, durumları bu fıkranın (a) ve (b) bentleri hükümlerine uyanlar hakkında, ilgili bent hükümleri uygulanmakla birlikte orada bulundukları süre içerisinde aldıkları aylık ve Devletçe yapılan masrafların dört katı ayrıca tazminat olarak alınır. Askerî eğitim esnasında sağlık sebebi veya sınıf ve ihtisaslarının gerektirdiği özel nitelikleri taşımama veya kaybetme halleri hariç olmak üzere, ilişikleri kesilenlere Devletçe yapılan masraf, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Kanuna göre tahakkuk ettirilerek, faizi ile birlikte ödettirilir. Askerlik yükümlülüğü bulunanların Devlete olan borçları, askerlikleri süresince ertelenir. ALTINCI KISIM Çeşitli Hükümler Giyim, kuşam ve istihkaklar

Emeklilik hakkını kazanan sözleşmeli subay ve astsubaylar ile muvazzaf subay veya astsubaylığa geçirilenlere bu madde kapsamında tazminat ödenmez; bu kişiler hakkında 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır.

Öte yandan TSK'dan çıkarmayı gerektiren bir suçtan mahkumiyet, disiplinsizlik veya ahlaki durum sebebiyle ilk sözleşme süresi içinde ilişiği kesilenler ile yabancı uyruklu biriyle evlenip bu evliliği Milli Savunma Bakanlığınca uygun görülmeyenler ya da Türk vatandaşlığını kaybedenler, sözleşme sürelerinin eksik kalan kısmıyla orantılı olarak kendilerine yapılmış öğrenim, eğitim ve yetiştirme masraflarını tazminat olarak ödemek zorundadır. Bu masrafların hesaplanmasında 926 sayılı Kanun esasları uygulanır.

Hukuki Yollara Başvuru

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 1. fıkrası, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde idare mahkemelerinde dava açma süresini altmış gün olarak belirlemektedir. Sözleşme yenilememe veya fesih işlemine karşı açılacak iptal davalarında bu genel süre uygulanmakla birlikte, sözleşmeli personele ilişkin özel mevzuatta farklı bir süre öngörülüp öngörülmediğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Yazılı bildirime dayanan uyuşmazlıklarda dava süresi, 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

İptal davası açılırken yürütmeyi durdurma talebinin dava dilekçesiyle birlikte sunulması mümkündür. Yürütmeyi durdurma kararı alınması hâlinde personel dava süresince görevini sürdürebilir; ön sözleşmesi feshedilen adaylar için de yürütmenin durdurulması hâlinde eğitime devam edilebilir.

Yetkili idare mahkemesinin belirlenmesi bakımından, sözleşmeli subayın son görev yaptığı yer idare mahkemesinin yetkili olduğu belirtilmektedir. Bu kuralın astsubaylar için de geçerli olup olmadığı ilgili kanun metinlerinden doğrulanamadığından, yetkili mahkemenin somut olaya göre ayrıca değerlendirilmesi önem taşır.

Sık Sorulan Sorular

Sözleşme yenilememe ile fesih arasındaki temel fark nedir?

Sözleşme yenilememe durumunda idare mevcut sözleşme süresinin sonunu bekler ve yenileme kararı vermez. Fesih ise sözleşme süresi dolmadan, kanunda öngörülen belirli bir olgunun ortaya çıkmasıyla birlikte personelin ilişiğinin kesilmesidir.

İdare sözleşmeyi yenilememe kararını serbestçe verebilir mi?

4678 sayılı Kanun kapsamında idare sözleşme yenileyip yenilememe konusunda takdir yetkisine sahip olmakla birlikte bu yetki mutlak ve sınırsız değildir; kamu yararı ve hizmet gerekleriyle sınırlı olup sebep ve maksat yönünden yargı denetimine tabidir. Öte yandan bu denetim, mahkemenin idareyi sözleşmeyi yenilemeye zorlayacağı anlamına gelmez; idari işlem niteliğinde yargı kararı verilemez.

Teyit edilemeyen bir istihbari bilgiyle sözleşme yenilenmeyebilir mi?

Danıştay 12. Dairesi, E. 2020/2941, K. 2023/6877 sayılı kararında; aynı istihbarat notunda teyit edilemediği açıkça belirtilen, güncel geçerliliği tespit edilemeyen ve somut bilgi ile belgeyle desteklenmeyen istihbari bilgi notunun tek başına sözleşme yenilememe işlemine dayanak alınamayacağına oybirliğiyle karar vermiştir. Bu değerlendirme söz konusu davanın somut koşullarına ilişkindir.

Beraat kararı sözleşme yenilenmeme kararını etkiler mi?

Danıştay 12. Dairesi, E. 2020/2941, K. 2023/6877 sayılı kararında, silahlı terör örgütü üyeliğine ilişkin ceza davasında beraatine karar verilmiş olmasını, sözleşme yenilememe gerekçesi olarak gösterilen istihbari bilginin hukuken geçerli ve itibar edilebilir nitelikte olmadığı sonucunu destekleyen bir unsur olarak değerlendirmiştir. Bu değerlendirme somut davanın koşullarına aittir; her olayda aynı sonucun çıkacağı genel bir kural olarak kurulamaz.

Kendi kusuru olmaksızın sözleşmesi yenilenmeyen personele tazminat ödenir mi?

Evet. 4678 sayılı Kanun'un 18. maddesi uyarınca kendi kusurları olmaksızın hizmet süreleri uzatılmayan ya da sözleşme süresini bitirerek ayrılan personele tazminat ödenir. Tazminata esas alınacak azami hizmet yılı dokuzdur; bir tam yıldan eksik kalan süreler kıst olarak hesaplanır. Emeklilik hakkını kazananlar ile muvazzaflığa geçirilenlere bu madde kapsamında tazminat ödenmez; onlar hakkında 5434 sayılı Kanun uygulanır. Tazminat hakkının doğup doğmadığı somut olayın koşullarına bağlıdır.

Terörle mücadelede malul olan sözleşmeli personelin sözleşmesi uzatılabilir mi?

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında malul olan sözleşmeli subay ve astsubayların sözleşmeleri, şu koşulların birlikte sağlanması hâlinde uzatılabilir: bilgi ve tecrübelerinin sınıf veya branşı için faydalı olması, fiziki noksanlıklarını kapatabilmeleri, mensup oldukları Komutanlıkça uygun görülmeleri, istihdam edilecekleri kadronun sağlık niteliklerini taşımaları ve bu uzatmayı istemeleri.

Sözleşme yenilememe işlemine karşı ne zaman dava açılabilir?

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca özel kanunlarda ayrı süre öngörülmeyen hâllerde idare mahkemelerinde dava açma süresi altmış gündür. Bu süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden işlemeye başlar. Sözleşmeli personele ilişkin özel mevzuatta bu genel süreden farklı bir düzenleme bulunup bulunmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu