Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması ve Sosyal Şiddet
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Eşin giyim tarzı ile günlük yaşam biçiminin baskıyla değiştirilmek istenmesi ve aşağılayıcı tutumların süreklilik göstermesi durumunda, taraflar arasında evlilik birliğini temelinden sarsacak nitelikte bir geçimsizliğin gerçekleştiği kabul edilerek boşanmaya karar verilebilmektedir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6602, K. 2019/2319).
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/6602, K. 2019/2319Kaynağı aç
Yargıtay Kararlarında Sosyal Şiddet Örnekleri
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2015/15333, K. 2016/6975 sayılı kararında, eşe aile toplantısı ve düğün gibi özel günlerde eşlik edilmeyerek sosyal ortamlarda yalnız bırakılması duygusal ve sosyal şiddet olarak nitelendirilmiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2013/21537, K. 2014/4160 sayılı kararında ise eşe hakaret edilmesi, giyim tarzıyla sürekli alay edilmesi, müşterek evden kovulması ve güven sarsıcı tutum sergilenmesi, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların kusur durumunun belirlenmesinde kusurlu davranışlar kapsamında değerlendirilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/21537, K. 2014/4160Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15333, K. 2016/6975Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2020/1277, K. 2020/2521 sayılı kararına konu somut olayda; eşiyle ilgilenmeyen, hamilelik ve doğum sırasında eşinin yanında bulunmayan, vaktinin çoğunu ev dışında geçiren ve özel günlerde dahi eşinin yanında yer almayan taraf boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu bulunmuş ve bu davranışların diğer eşin kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1277, K. 2020/2521Kaynağı aç
Kusur Dengesi ve Boşanma Davasına İtiraz Hakkı
Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin ikinci fıkrasına göre boşanma davasında davacının kusuru daha ağır ise davalının davaya itiraz hakkı bulunmaktadır. Bununla beraber bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2012/11557, K. 2013/12758 sayılı kararında; az kusurlu eşin de karşı dava açarak boşanmayı talep ettiği durumda, ağır kusurlu eşin kendi davasına itirazının hakkın kötüye kullanılması sayılabileceği ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/2. maddesi koşulları oluştuğundan her iki davanın da kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/11557, K. 2013/12758Kaynağı aç
Sosyal Şiddetin Maddi ve Manevi Tazminata Etkisi
Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Kanunun 174. maddesinin ikinci fıkrası gereğince ise boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminata karar verilebilmesi için tazminat isteyen eşin kusursuz ya da diğer eşe göre daha az kusurlu olması ve eylemlerin kişilik haklarını zedelemiş bulunması şarttır; ödenecek miktar belirlenirken kusurun ağırlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ölçütleri dikkate alınır (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/15333, K. 2016/6975; E. 2020/1277, K. 2020/2521).
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2012/18077, K. 2013/2900 sayılı kararında, eşine sürekli fiziksel ve sosyal şiddet uygulayan eşin tamamen kusurlu olduğu ve diğer eşin ağır ya da eşit kusurunun bulunmadığı durumda, maddi desteği yitiren ve kişilik hakları saldırıya uğrayan eş yararına Türk Medeni Kanunu m. 174 uyarınca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Ancak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2013/21537, K. 2014/4160 sayılı kararında vurgulandığı üzere, eşlerin evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşit kusurlu kabul edilmesi halinde eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilemez.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2012/18077, K. 2013/2900Kaynağı aç
Sosyal Şiddet İddialarının Davada İleri Sürülmesi
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 137 ve 141. maddeleri kapsamında mahkemece usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen vakıalar hükme esas alınamaz; dayanılmayan bir vakıa yalnızca tanık beyanında geçmesi sebebiyle kusur olarak yüklenemez. Bununla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141 gereğince, ön inceleme duruşmasına taraflardan birinin mazeretsiz gelmemesi halinde gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir veya değiştirebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin E. 2020/1135, K. 2020/2210 sayılı kararında, dava dilekçesinde baskın karaktere dayanılması ve mazeretsiz katılınmayan ön inceleme duruşmasında somut vakıaların bildirilmesi halinde giyim tarzına, toplantılara ve görüşülecek kişilere müdahale edilerek uygulanan sosyal şiddet vakıalarının hükme esas alınabileceği kabul edilmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2020/1135, K. 2020/2210Kaynağı aç
Sosyal şiddete maruz kalan eş her durumda manevi tazminat alabilir mi?
Hayır, Türk Medeni Kanunu m. 174/2 uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için tazminat talep eden tarafın kusursuz veya diğer eşe göre daha az kusurlu olması ve boşanmaya sebep olan olayların kişilik haklarını zedelemiş bulunması gereklidir.
Eşlerin eşit kusurlu bulunması halinde tazminata hükmedilir mi?
Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında eşlerin eşit kusurlu kabul edilmesi halinde, Türk Medeni Kanunu'nun 174. maddesi uyarınca eşit kusurlu eş lehine maddi ve manevi tazminata karar verilemez.
Dilekçede yer almayan sosyal şiddet iddiası duruşmada genişletilebilir mi?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 141 uyarınca ön inceleme duruşmasına karşı tarafın mazeretsiz katılmaması halinde gelen taraf rıza aranmaksızın iddia ve savunmasını genişletebilir. Yargıtay uygulamasında, dava dilekçesinde baskın karaktere dayanılması ve mazeretsiz katılınmayan ön inceleme duruşmasında somut vakıaların bildirilmesi koşuluyla giyim tarzına, toplantılara ve görüşülecek kişilere müdahale gibi sosyal şiddet vakıaları hükme esas alınabilmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

