Sosyal medyada bir gönderiyi beğenmek, bazı durumlarda iş sözleşmesinin feshine gerekçe gösterilebilmektedir. Cezai sorumluluk ise beğenilen içeriğin niteliğine ve somut olayda uygulanabilecek kanun hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmesi gereken farklı bir hukuki sorundur. İş hukuku açısından belirleyici olan yalnızca beğeninin varlığı değil; işverenin fesih prosedürüne uyup uymadığı, içeriğin iş ilişkisine etkisi ve uygulanan yaptırımın ölçülülüğüdür.
3713 sayılı TERÖRLE MÜCADELE KANUNU m. 7Kaynağı aç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217/AKaynağı aç
Fesihte Savunma Alma Zorunluluğu
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesi, işçinin davranışına veya verimine dayalı geçerli fesihlerde fesihten önce işçinin savunmasının alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu usul şartı karşılanmadan yapılan fesih, beğenilerin içeriğinden bağımsız olarak salt bu nedenle geçersiz sayılmaktadır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/14129, K. 2024/7880Kaynağı aç
Savunma alma yükümlülüğü yalnızca fesih aşamasını kapsamaktadır; işçiye ihtar verilirken savunma alınmaması ihtarın geçerliliğini etkilemez. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, m. 25/II kapsamındaki hallerde işverenin haklı fesih hakkı saklıdır; bu hallerde savunma alma zorunluluğu uygulanmaz. Söz konusu istisnanın uygulanabilmesi, m. 25/II şartlarının somut olayda gerçekten karşılanmış olmasına bağlıdır. Öte yandan 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin son fıkrası, işçinin feshin o maddenin bentlerinde öngörülen sebeplere uymadığı iddiasıyla m. 18, 20 ve 21 çerçevesinde yargı yoluna başvurabilmesine olanak tanıyan ayrı ve bağımsız bir hükümdür.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/12170, K. 2024/6483Kaynağı aç
Savunmaya davet yazısının da belirli koşulları taşıması gerekmektedir: işten çıkarma sebebi açık ve kesin biçimde belirtilmeli; yer, gün ve saat makul süre önceden bildirilmeli; gelmeme hâlinde yazılı savunma verilebileceği ve buna rağmen savunma verilmezse vazgeçilmiş sayılacağı açıkça hatırlatılmalıdır. Bunun yanı sıra, fesih bildiriminin savunma alınmadan önce yapılması ya da ihbar önel süreleri içinde savunma istenmesi de feshi geçersiz kılmaktadır.
Yargıtay Kararlarında Beğeni Gerekçeli Fesih
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, sosyal medya beğenileri gerekçesiyle yapılan iki ayrı fesih davasında savunma alınmaması gerekçesiyle bozma kararı vermiştir. E. 2017/24063, K. 2018/8966 sayılı kararda bozma oyçokluğuyla gerçekleşmiştir; E. 2017/24530, K. 2018/7670 sayılı kararda ise oybirliğiyle fesih geçersiz bulunarak işçinin işe iadesine hükmedilmiştir. Her iki kararda da bozma gerekçesi yalnızca savunma alınmamasına dayanmaktadır; sosyal medya beğenilerinin geçerli fesih nedeni oluşturup oluşturmadığı Yargıtay çoğunluğunca esastan karara bağlanmamıştır.
İki davanın alt derece mahkemelerinde farklı gerekçeler ve farklı sonuçlar ortaya çıkmıştır. E. 2017/24063 sayılı davada ilk derece mahkemesi feshi geçersiz bulmuş; Bölge Adliye Mahkemesi ise beğenilerin içeriğinin güven ilişkisini zedelediğini ve kamu kurumu niteliğindeki işverenle doğruluk ve bağlılık yükümlülüğüyle bağdaşmadığını kabul ederek feshi geçerli saymıştı. E. 2017/24530 sayılı davada ise hem ilk derece mahkemesi hem de Bölge Adliye Mahkemesi, paylaşımların eleştiri sınırlarında görülemeyecek nitelikte olduğunu ve bankanın iç mevzuatına aykırılık oluşturduğunu gerekçe göstererek davayı reddetmişti. Yargıtay çoğunluğu her iki davada da bu değerlendirmeleri benimsemeden bozma yapmıştır.
Bu tablo, beğenilerin tek başına geçerli fesih nedeni oluşturup oluşturamayacağının içtihatta henüz esastan çözüme kavuşturulmadığını ortaya koymaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca siyasi görüş farklılığının geçerli fesih nedeni sayılamayacağı ise Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/27773, K. 2018/14484 sayılı kararında kabul edilmiştir: hakaret, şiddet veya tehdit içermeyen, eleştiri niteliğindeki paylaşımlar bu kapsamda değerlendirilmiştir. Söz konusu kararın somut olayı 'paylaşım' eylemine ilişkindir; 'salt beğeni' olgusuna doğrudan uygulanıp uygulanamayacağı her davada ayrıca değerlendirilmelidir.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2022/9294, K. 2024/1826Kaynağı aç
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin E. 2017/35766, K. 2017/15705 sayılı kararı ise farklı bir değerlendirme içermektedir. Bu kararda, devlet ve hükümet aleyhine yazılı ve görsel paylaşımların yanı sıra beğenilerin de dosyada belgelenmesi ve işçinin bu beğenilerin kendisine ait olduğunu duruşmada doğrulaması üzerine güven ilişkisinin ağır biçimde zedelendiği saptanmış; feshin haklı nedene dayandığına hükmedilmiştir. Söz konusu karar, belirli dönem koşullarına ve paylaşımların dosyada belgelenmesi ile işçinin ikrarı olgusuna dayanmaktadır. Kararda şüphe feshinin geçerliliği için 'fesih anında mevcut belirli objektif vakıa ve emarelere' dayandırılması gerektiği de vurgulanmıştır.
Beğeninin İçeriği ve Ölçülülük: AİHM Değerlendirmesi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Melike/Türkiye davasında, beğenilen içerikler tek tek çözümlenmeden ve çalışma barışının bozulduğuna dair somut bir vakaya dayanılmadan yapılan tazminatsız feshi orantısız bulmuştur. Davada uzun süreli bir süreç boyunca ne öğretmenlerden ne velilerden herhangi bir şikâyet gelmemiş, okul düzeninin bozulduğuna dair somut bir vaka da ortaya çıkmamıştı. Bu karar, sözleşmeli temizlik görevlisine ilişkin olup farklı statü ve olgularda değerlendirme farklılaşabilmektedir.
AİHM, aynı davada sözleşmeli işçilerin memur sadakatiyle değerlendirilemeyeceğini ve çalışanın statüsünün yaptırımın ölçülülüğünün belirlenmesinde gözetilmesi gereken bir etken olduğunu tespit etmiştir.
AİHM içtihadında ifade özgürlüğüne müdahalenin meşru sayılabilmesi için beğenilen içeriğin niteliği belirleyici rol oynamaktadır. Mahkeme, silahlı şiddeti meşrulaştıran ve okuyucuyu buna yönlendirme kapasitesi taşıyan içeriklere yönelik devlet müdahalesini Sürek/Türkiye No. 3 davasında (Büyük Daire, 8 Temmuz 1999) Sözleşme'nin 10. maddesi kapsamında haklı bulmuştur. Bu çerçevede editoryal sorumluluğun yalnızca yazarı değil yayıncıyı da kapsadığı vurgulanmıştır.
Beğeni ve Cezai Sorumluluk
Cezai sorumluluk açısından beğenilen içeriğin hukuki niteliği belirleyicidir. TCK'nın 217. maddesinin birinci fıkrasına göre, halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması hâlinde altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıyla cezalandırılabilmektedir. Bir beğeni eyleminin bu hüküm kapsamına girip girmeyeceği, söz konusu içeriğin niteliğine ve somut olay koşullarına göre ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorundur.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin II. bendi, işçinin işverenin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesini veya şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunmasını haklı fesih nedeni olarak saymaktadır. Söz konusu bent kapsamında paylaşımın işverene ya da aile üyelerine yönelik olması şartı aranmaktadır. Aynı maddenin (f) bendi ise işçinin işyerinde yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesini haklı fesih nedeni saymaktadır; bu bendin sosyal medya kaynaklı suçlar bakımından nasıl uygulanacağı, özellikle 'işyerinde işlenen suç' koşulunun bu tür olgularda karşılanıp karşılanamayacağı her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gereken bir hukuki sorundur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin IV. bendi uyarınca, işçinin gözaltına alınması veya tutuklanması hâlinde devamsızlığın m. 17'deki bildirim süresini aşması da haklı fesih nedeni oluşturmaktadır. Bu bent, bir ceza davasının kesinleşmesini değil; gözaltı veya tutukluluk kaynaklı devamsızlık süresini esas almaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin son fıkrası uyarınca işçi, feshin kanunda öngörülen sebeplere uymadığı iddiasıyla m. 18, 20 ve 21 çerçevesinde yargı yoluna başvurabilir. Bu hüküm, m. 25/II kapsamında haklı nedenle fesih iddiasının işe iade yolunu kendiliğinden kapatan bir istisna niteliği taşımadığını açıkça ortaya koymaktadır; işçi, feshin koşullarını doldurduğunu tartışabilir.
İşe İade Güvencesinin Kapsamı ve İtiraz Süreci
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi kapsamındaki geçerli fesih güvencesinden yararlanabilmek için işçinin en az altı aylık kıdeme sahip olması ve işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalışması gerekmektedir. Bu koşulları taşımayan işçiler işe iade davası açamamakla birlikte, fesih hakkının kötüye kullanıldığını ileri sürebilirler. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında ise m. 18, 19 ve 21 hükümleri uygulanmaz.
Geçerli fesihlerde ispat yükü işverene aittir. İşveren hem feshin biçimsel koşullarına uyduğunu — yazılı fesih, savunma alınması ve gerekçenin somut biçimde gösterilmesi — hem de içerik yönünden fesih nedeninin geçerli ya da haklı olduğunu kanıtlamak zorundadır. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihlerde ayrıca söz konusu davranışın işyerinde olumsuzluklara yol açtığının ve iş ilişkisinin çekilmez hale geldiğinin de ispatlanması gerekmektedir.
Feshe itiraz etmek isteyen işçi, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculukta anlaşılamaması hâlinde son tutanaktan itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılabilir. Arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması hâlinde dava usulden reddedilir.
Sık Sorulan Sorular
Beğeni yaptım diye savunmam alınmadan işten çıkarılabilir miyim?
Davranışa dayalı geçerli fesihlerde 4857 sayılı İş Kanunu m. 19 uyarınca fesihten önce işçinin savunmasının alınması zorunludur; savunma alınmadan yapılan fesih bu nedenle geçersiz sayılmaktadır. Yalnızca m. 25/II kapsamındaki hallerde işverenin haklı fesih hakkı saklı olup bu hallerde savunma alma zorunluluğu uygulanmaz; bu istisnanın devreye girebilmesi için söz konusu bendin şartlarının somut olayda karşılanmış olması gerekir.
Savunma daveti nasıl yapılmalıdır?
Savunmaya davet yazısında işten çıkarma sebebinin açık ve kesin biçimde belirtilmesi, yer, gün ve saatin makul süre önceden bildirilmesi, gelmeme hâlinde yazılı savunma verilebileceğinin ve yine de savunma verilmezse vazgeçilmiş sayılacağının hatırlatılması gerekmektedir. Fesih bildirimiyle eş zamanlı ya da fesihten sonra savunma istenmesi, aynı şekilde ihbar önel süreleri içinde savunma alınması da feshi geçersiz kılmaktadır.
Sosyal medya beğenisi tek başına işten çıkarılmak için yeterli neden midir?
Bu soruya kesin bir yanıt verilememektedir. İncelenen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararlarında beğenilerin geçerli fesih nedeni oluşturup oluşturmadığı esastan çözüme kavuşturulmamış; bozma yalnızca savunma alınmaması gerekçesiyle yapılmıştır. Alt derece mahkemeleri ise içeriğin ağırlığına ve güven ilişkisine etkisine göre farklı sonuçlara ulaşmıştır. Hakaret, şiddet veya tehdit içermeyen, eleştiri niteliğindeki paylaşımlar açısından Yargıtay 9. Hukuk Dairesi siyasi görüş farklılığının geçerli fesih nedeni sayılamayacağını kabul etmiştir; ancak bu değerlendirme 'paylaşım' eylemini esas alan bir kararda yapılmış olup 'salt beğeni' olgusuna doğrudan uygulanıp uygulanamayacağı her davada içeriğin niteliğine ve işçinin statüsüne göre ayrıca incelenmektedir.
Beğenilen içerik siyasi eleştiri ise yaptırım uygulanabilir mi?
AİHM, Melike/Türkiye davasında çalışma barışının bozulduğuna dair somut bir vaka bulunmadan ve beğenilen içerikler tek tek çözümlenmeden uygulanan tazminatsız feshi orantısız bulmuştur. Bu değerlendirme sözleşmeli işçi statüsüne ve o davanın olgularına özgüdür; farklı statü ve koşullarda sonuç değişebilmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 18 kapsamında ise siyasi görüş farklılığı, Yargıtay içtihadında geçerli fesih nedeni sayılamayan haller arasında yer almaktadır; bu ilke 'paylaşım' eylemini esas alan bir kararda benimsenmiş olup 'salt beğeni' için ayrıca değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Şiddet içeren paylaşımları beğenmek farklı değerlendiriliyor mu?
Evet. AİHM, silahlı şiddeti meşrulaştıran ve okuyucuyu buna yönlendirme kapasitesi taşıyan içeriklere yönelik devlet müdahalesini Sürek/Türkiye No. 3 davasında meşru bulmuştur. Beğenilen içeriğin şiddete çağrı niteliği taşıyıp taşımadığı her somut olayda içeriğin ayrıntılı biçimde incelenmesini gerektirmektedir.
Beğeni nedeniyle hapis cezası alınabilir mi?
Beğenilen içeriğin TCK m. 217 gibi ceza hükümleri kapsamına girdiğinin saptanması hâlinde yaptırım gündeme gelebilmektedir. Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik suçunda tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması aranmakta; bu eşik karşılandığında altı aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmektedir. Bir beğeninin bu veya başka bir ceza hükmü kapsamına girip girmeyeceği, somut içerik ve koşullara göre değerlendirilmesi gereken ayrı bir hukuki sorundur.
Tutuklanırsam işveren sözleşmemi feshedebilir mi?
4857 sayılı İş Kanunu m. 25/IV uyarınca, gözaltına alınma veya tutukluluk nedeniyle devamsızlığın m. 17'deki bildirim süresini aşması hâlinde işveren iş sözleşmesini feshedebilir. Bu hüküm bir ceza davasının kesinleşmesini değil devamsızlık süresini esas almaktadır. İşçinin yargı yoluna başvurma hakkı ise 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin son fıkrası uyarınca saklıdır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

