Skype ve İnternet Üzerinden Şantaj Suçunun Unsurları

by Avukat Erdal Ersoy
Skype ve İnternet Üzerinden Şantaj Suçunun Unsurları

Skype veya başka bir internet aracının kullanılması, şantajı ayrı bir suç tipine dönüştürmez. Fiil, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 107’deki şartları karşılıyorsa şantaj suçu kapsamında kalır. Birinci fıkradaki zorlama ile ikinci fıkradaki yarar amaçlı tehdit aynı cezaya bağlıdır: bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 107Kaynağı aç
Madde 107- (1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu
bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı
veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar
sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14
md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref
veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat
edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya
hükmolunur.
Cebir
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/30966, K. 2022/23942Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2021/30966 E.  ,  2022/23942 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Tehdit, şantaj
KARAR
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya görüşüldü:
1- Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün temyizinde;
5271 sayılı CMK'nın 286/2-d maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adli para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararlarının temyizi mümkün olmadığından, anılan Kanun'un 298. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, katılan … Bakanlığı vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2- Şantaj suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nın 288 ve 294. maddeleri kapsamında katılan vekilinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile CMK’nın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek, yapılan değerlendirmede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Şantaj TCK'nın 107.maddesinde; "(1) Hakkı olan ya da yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır."
"(2) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur." şeklinde düzenlenmiştir.
İkinci fıkrada yer alan suçun öğelerinden olan "yarar" kavramı sadece maddi çıkarları değil, fail veya 3. kişinin yararına olan her durumu kapsamaktadır.
Somut olayda, mesaj tespit tutanağı ve katılanın beyanları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mağdur ile olan arkadaşlığını sürdürmek amacıyla şantajda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin TCK'nın 107/2. maddesi kapsamında kaldığı ve şantaj suçunun unsurlarının oluştuğu gözetilmeksizin yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan … Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayıp sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın 7165 sayılı Kanun’un 8. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 304/2. maddesi gereğince … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 30/11/2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Şantaj suçu Türk Ceza Kanunu’nun Özel Hükümler başlıklı ikinci kitabının Kişilere Karşı Suçları düzenleyen ikinci kısmının yedinci bölümünde Hürriyete Karşı Suçlar içinde. TCK 107. maddede;
(1) Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) (Ek: 29/6/2005 – 5377/14 md.) Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Şeklinde düzenlenmiştir.
Genel Olarak Şantaj Suçu
Şantaj kelimesini TDK “ Herhangi bir çıkar sağlamak amacıyla bir kimseyi, kendisiyle ilgili lekeleyici, gözden düşürücü bir haberi yayma veya açığa çıkarma tehdidiyle korkutma” şeklinde tanımlamıştır.
Şantaj suçu içinde tehdidi barındırmakla birlikte fail mağdurun bazı değerlerine yönelen tehdit ile mağduru hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapmaya veya yapmamaya zorlamakta ya da fail şeref, haysiyet gibi değerlere zarar vereceğine ilişkin hususları açıklama tehdidiyle yarar sağlama amacı gütmektedir.
TCK'nın 107. maddesi iki fıkra şeklinde düzenlenmiş,
Birinci fıkrada bir kimsenin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle diğer bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı birşeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlaması cezalandırılırken;
İkinci fıkrada şeref veya saygınlığa zarar verecek hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi yaptırım altına alınmaktadır.
Somut olayımız TCK 107/2 madde ile ilgili olması nedeniyle sadece 107/2 madde yönünden değerlendirme yapılmıştır.
II. Suçla Korunan Hukuki Değer
Şantaj suçunun düzenlendiği yer gözönüne alındığında öncelikle bireyin özgürce hareket etme, dış etkenlerden uzak kendi iradesi ile karar alma özgürlüğünü koruduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında bireyin maddi ve manevi değerlerine haksız saldırının da korunduğunu söylemek gerekir.
TCK m.107/2 yönünden bakınca bir “yarar sağlama”dan bahsedilmektedir ve bu yarar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir.
III. TCK’ya Göre Suçun Maddi-Manevi Unsurları
A. Suçun Maddi Unsuru
1. Fail
TCK m. 37/2’nin ifadesine göre, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren kişi faildir. Şantaj suçunun Faili kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir başkasının şeref veya saygınlığını ihlal edebilecek hususları açıklama tehdidinde bulunan herkes bu suçun faili olabilir. Faillik burada özel bir durum arz etmez.
2. Mağdur
Tüzel kişiler suçun mağduru olamayacağından tehdit eyleminin yöneldiği tüzel kişi temsilcisi suçun mağduru sayılması gerekir. Tehdit eyleminin yöneldiği gerçek kişi suçun mağduru sayılacaktır.
3. Fiil
TCK m. 107/2 de düzenlenen şantaj suçunu oluşturan fiil “ bir kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği yönündeki tehdit”tir .Şeref ve saygınlığa zarar verebilecek herhangi bir hususun açıklanacağı tehdidi yalnız başına şantaj suçunu oluşturmaz. Fail, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar vermeye yönelik fiillerde bulunarak yarar kullanılmıştır. Bu iki hareketin seçimlik olduğunu söyleyebiliriz.
B. Suçun Manevi Unsuru
TCK m. 107/2 de, fail gerek kendisine gerek başkasına yarar sağlamak maksadıyla, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği tehdidinde bulunmaktır. Bu nedenle TCK m. 107/2 deki şantaj suçunun oluşabilmesi için, yarar sağlama maksadıyla hareket edilmesi gereklidir. Yarar sağlama maksadı burada saiktir. Saik faile suç işleme kararını verdiren etken olup iradenin oluşum aşamasını ilgilendirir. Yani kazanç sağlama maksadı TCK m. 107/2 de ki şantaj suçu bakımından özel kastı değil, suçun manevi unsurunu oluşturmaktadır. Saik kastın ön aşaması olup faili suç işlemeye iten nedendir. Fail bu suç yönünden maddi veya manevi bir yarar elde etme amacıyla mağduru tehdit etmektedir. Bu suçu tehdit suçundan ayıran en önemli unsur saiktir.
Somut olayımızda; müşteki ve şüphelinin internetten tanıştıkları, birlikte yaşadıktan sonra aralarındaki sorunlar nedeniyle ayrıldıktan sonra şüphelinin müştekiye mesaj gönderdiği mesaj içeriklerinde sinkaflı ve tehdit içeren sözlerin yazılı olduğu elinde bulunan müştekiye ait resimleri herkesin göreceğini, herkese rezil edeceğini, kendisini sürprizlerin beklediğini, herkesin müştekiye kötü bakmasını sağlayacağının yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Sanığın mesaj içeriği incelendiğinde bir bütün halinde müştekiyi tehdit niteliğinde olduğu bu eyleminden dolayı TCK 106/1 madde uyarınca cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.
TCK 107/2 madde de düzenlenen şantaj suçunun manevi unsuru tehdit fiilinin araç olarak kullanılarak kendisine veya bir başkasına maddi veya manevi yarar sağlama amacının bulunması gerekir. Oysa somut olayda sanığın müştekiden yarar sağlamak yönünde herhangi bir iradesinin bulunmadığı bu nedenle eyleminin tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin şantaj suçundan vermiş olduğu beraat hükmünün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Hak veya yükümlülük bahsiyle zorlama

TCK m. 107/1, kişinin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağını ya da yapmayacağını ileri sürerek başkasını zorlamasını cezalandırır. Zorlanan davranış, kanuna aykırı bir şeyi yapmak veya yapmamak olabileceği gibi kişinin yükümlü olmadığı bir şeyi yapmak ya da yapmamak da olabilir. Haksız çıkar sağlama da bu fıkradaki sonuçlar arasındadır.

Cezanın alt sınırı bir yıl, üst sınırı üç yıl hapistir. Hapis cezasıyla birlikte beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Bu sınırlar, fiilin Skype veya başka bir internet aracıyla işlenmesine göre ayrıca değiştirilmemiştir.

Yarar amacıyla şeref veya saygınlığa yönelik tehdit

TCK m. 107/2, failin kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla, bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı ya da isnat edileceği yönünde tehditte bulunmasını birinci fıkradaki cezaya bağlar. Açıklanacağı sözü ile isnat edileceği sözü bu fıkrada birlikte yer alır.

Buradaki yarar yalnız maddi çıkar anlamına gelmez. Yarar, failin veya üçüncü kişinin yararına olan her durumu kapsar. Buna karşılık yarar sağlama maksadı ve kanunda belirtilen açıklama ya da isnat tehdidi bulunmadan, her çevrim içi rahatsız edici iletişimin bu fıkra kapsamında kaldığı sonucuna varılamaz.

Çevrim içi iletişimin hukuki yeri

E-posta, sosyal medya, Skype veya benzeri bir mesajlaşma aracının seçilmesi, iletinin suç niteliğini kendiliğinden belirlemez. İkinci fıkra yönünden iletide, fail ya da bir başkası lehine yarar sağlama maksadı ile şeref veya saygınlığa zarar verecek bir hususun açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidi aranır.

Yarar unsurunun somut olayda ele alınması

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin E. 2021/30966, K. 2022/23942 sayılı kararında, sanığın mağdurla arkadaşlığını sürdürmek amacıyla hareket ettiği kabul edilmiştir. Karar, bu olaydaki eylemin TCK m. 107/2 kapsamında kaldığını ve şantaj suçunun unsurlarının oluştuğunu belirterek beraat kararını kanuna aykırı bulmuştur. Bu değerlendirme, o olayda arkadaşlığın sürdürülmesini yarar kapsamında ele alır; bütün arkadaşlık ilişkilerini veya bütün çevrim içi yazışmaları şantaj suçu haline getirmez.

Montaj imasının tehdit kapsamında bırakılması

Yargıtay 4. Ceza Dairesinin E. 2014/50185, K. 2019/5282 sayılı ve 26/03/2019 tarihli kararında internet ortamında tanışan kişiler arasındaki sözler bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Sanığın elinde gerçek bir görüntü bulunmadığı, yalnızca fotoğraf montajı yapacağına imada bulunduğu ve daha sonra bunu yapmayacağını söylediği olayda, sözlerin müştekiden istenen gerçekleşmezse yapılacak bir eylemi hedeflemediği kabul edilmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2014/50185, K. 2019/5282Kaynağı aç
4. Ceza Dairesi         2014/50185 E.  ,  2019/5282 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-TCK’nın 107/1. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun maddi unsuru, sanığın yapmaya hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından söz ederek, bu durumları mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıp mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlamaktır.
Somut olayda, tarafların internet ortamında tanışarak arkadaş oldukları, dosyada mevcut yazışma içeriklerine göre, karşılıklı konuşmalar sırasında sanığın müşteki ile birlikte olma niteliğinde talebinin bulunduğu ancak müştekiye ait elinde bir kaset ya da görüntü olmadan sadece müştekinin fotoğrafını başka görüntülere montajlayacağı şeklinde imada bulunduğu, daha sonra böyle bir şey yapmayacağını ve görüşmelerinin devam etmemesi talebini de konuşma sırasında müştekiye belirttiği, müştekinin ise benzer nitelikteki konuşmalara rağmen sanıkla bizzat iletişime geçmeye devam ettiği olayda, konuşmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın söylediği sözlerin, müştekiden istediği durumun gerçekleşmemesi halinde yapacağı bir eylemi kasteder nitelikte bulunmayıp, konuşma ve karşılıklı tartışma sırasında söylenen sözler olduğu gözetildiğinde, şantaj suçunun yukarıda açıklanan unsurunun gerçekleşmediği ve eylemin tehdit suçu kapsamında değerlendirilebileceği anlaşıldığında, dosya ile uyumlu olmayan gerekçe ile şantaj suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi'nin karar tarihinden sonra 24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı TCK'nin 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar, bu sözleri karşılıklı konuşma ve tartışma sırasında söylenen sözler olarak nitelendirmiştir. Bu nedenle şantaj suçunun maddi unsurunun gerçekleşmediği, eylemin ise tehdit suçu kapsamında değerlendirilebileceği sonucuna varılmış ve mahkûmiyet hükmü bozulmuştur. Dosyanın, bozma öncesi aşamadan itibaren yargılamaya devam edilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Bu sonuç, gerçek görüntünün bulunmaması ve sözlerin tartışma bağlamı gibi olaya özgü koşullara bağlıdır.

Beyan, ikrar ve ekran görüntüsü

Yargıtay 6. Ceza Dairesinin E. 2023/2064, K. 2023/10917 sayılı kararında katılanın beyanı, sanığın ikrar içeren savunması ve ekran görüntüleri birlikte değerlendirilmiştir. Bu deliller karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmiş ve hükümde bu yönden hukuka aykırılık görülmemiştir. Karar, ekran görüntüsünün hangi koşullarda hukuken kabul edileceğine ilişkin genel bir kural kurmaz.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/2064, K. 2023/10917Kaynağı aç
6. Ceza Dairesi         2023/2064 E.  ,  2023/10917 K.
"İçtihat Metni"
İSTİNAF SONRASI TEMYİZ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3515 E., 2021/2498 K.
SUÇ : Şantaj
HÜKÜM : Hükmün kaldırılarak yeni hüküm kurulması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince şantaj suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/2844 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında şantaj suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 107 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
B. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli ve 2019/713 Esas, 2020/912 Karar sayılı kararıyla; sanık hakkında şantaj suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 9. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli ve 2020/3515 Esas, 2021/2498 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında ilk Derece Mahkemesince şantaj suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk Derece Mahkemesinin beraat kararının kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2023 tarihli 2022/11252 numaralı tebliğname ile sanığa 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanma ihtimali uyarınca ek savunma hakkı verilmediği gerekçesi ile bozulması talebiyle dosya dairemize tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Ek savunma hakkı tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanamayacağına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın müştekiye gönderdiği "… senin bende çıplak resimlerin var, seninle konuşmam lazım" şeklindeki mesajda yarar sağlamak maksadına ilişkin ibare olmadığı gibi çıplak resimlerin başkalarına gönderileceği vb. bir ifade de bulunmadığı, bu haliyle atılı şantaj suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın katılanı üst üste, devamlı arama kaydına ve "… senin bende hala çıplak resimlerin bende yemin ederim, … seninle konuşmam lazım" içerikli gönderdiği mesajlara ilişkin ekran görüntüleri dava dosyasında mevcuttur.
4. Katılanın arandığı ve katılana mesaj atılan hattın sanığa ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
5. Sanığın "mesajdaki yazıları ben yazdım.." diyerek isnat edilen suçu ikrar ettiği 01.06.2021 tarihli celsedeki beyanı dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın bir şekilde telefon numarasını temin ettiği katılanı telefonla aradığı ancak katılanın "seni tanımıyorum" diyerek telefonu kapatmasının ardından katılanı defalarca tekrar aradığı, katılanın telefonlara cevap vermemesi üzerine ise sanığın, "… senin bende hala çıplak resimlerin bende yemin ederim" " … seninle konuşmam lazım", şeklinde mesajlar yollayarak katılanı kendisinin aramalarına yada mesajlarına cevap vermeye zorladığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi Uyarınca Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Katılanın beyanı, sanığın ikrar içeren savunması, Olay ve Olgular bölümü (A) paragrafı (3) numaralı bendinde bilgilerine yer verilen ekran görüntüleri karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tebliğname Yönünden ve Ek Savunma Hakkı Tanınmadan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci Maddesinin Uygulanamayacağına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanığın SEGBİS aracılığı ile 01.06.2021 tarihli celse duruşmaya bağlanarak savunması ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanma ihtimali bulunduğundan 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verildiği anlaşılmakla tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.11.2021 tarihli ve 2020/3515 Esas, 2021/2498 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Bilindiği gibi şantaj suçu tehdit suçunun değişik ve şarta bağlanmış halidir.
Kapatılan Yargıtay 23. Ceza Dairesi ve 6. Ceza Dairesinin emsal niteliğindeki iki kararında da bu duruma açıklık getirmişlerdir.
23. Ceza Dairesinin 2015/10073 Esas ve 2016/8792 Karar ;"…
2) Sanık hakkında şantaj suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde,
a) 5237 sayılı TCK’nın 107/2. maddesinde düzenlenen şantaj suçunun maddi unsuru, mağdurun şeref veya saygınlığına zarar verebilecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidini mağdur üzerinde baskı aracı olarak kullanıp kendisine veya bir başkasına yarar sağlanmasıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanık hakkında açılan iddianame de sanığa isnat edilen ve mahkemenin gerekçeli kararında hükme esas alınan, sanığın mağdura gönderdiği “benden kurtuldun ben de senden bak bir b..k talep etmiyorum senden nişanlımla aramı el birliği yok etmeniz size ne lan benim özel hayatımdan ben sizin gibi çıplak videolar çekmiyorum. Yada birileri ile çırıl çıplak seks yaparken, ben de çok şey var bak bunları düşmanların yada ailenin eline geçmesi iyi olur mu, bence olmaz ben bunları sana vermeyi düşünürken bu söylediklerin sana hiç yakışmadı … hiç” şeklinde ki mesaj ile, şantaj suçunun unsurunu oluşturan bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olduğu bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlama eyleminin ne surette gerçekleştiği tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi …"
Ve 6. Ceza Dairesinin 2013/29676 Esas ve 2016/1547 Karar: "… Şantaj suçu 5237 sayılı TCK'nın 107. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında “Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenip 08.07.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Yasa ile “Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.” şeklinde 1. fıkraya eklenmiştir.
5237 sayılı TCK'nın 106. maddesinin 1. fıkrasında “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikayeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.” şeklinde düzenlenmiştir. TCK'nın 106. maddesinin 2. fıkrasında ise, (a) bendinde silahla, (b) bendinde kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle, (c ) bendinde birden fazla kişi ile birlikte, (d) bendinde var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” şeklinde nitelikli hallerine yer verilmiştir.
Tehdit ve şantaj suçundaki tehdit arasında bir ilişki düşünülse bile, şantaj suçunda tehdit edilen ile zarar verileceği bildirilen farklı olabilir. Ancak zarar verilecek kişinin mağdurun önem verdiği biri olmalı, tehdit yarar eldesine yönelik olmalı ve tehdit ile yarar arasında bağ bulunmalıdır. Mağdura belli bir hususu açıklayacağını bildirme ile yani açıklama tehdidi ile suç oluşur.
Açıklanacak bir belge olsa bile, bu belgenin objektif ölçüler çerçevesinde hukuki hükme haiz olması aranır, Şantajı yağmadan ayıran açıklama tehdididir. Sanık açıklayacağını, bunu istemiyorsa para veya çıkar sağlamasını mağdura bildirir.
Yağmada açıklama tehdidinde bulunmaz.
Açıklama tehdidinde konu, husus çok net ve belirli olmayabilir. Açıklama tehdidi ile suç tamamlanır. Kural olarak hareket ve neticeye bağlı suçtur. Ancak hareket bölünebilir halde teşebbüsten bahsedilir.
Bu bağlamda; şantaj suçu tehdit suçunun özel bir görünümü olup, anılan yasal koşullar varsa TCK 107. maddenin uygulanması gerekir.
Yukarıda açıklanan yasa normları çerçevesinde, somut olaya gelince;
1- Sanıklardan T.G.'nin internet üzerinden tanıştığı yakınanla olay günü yanında diğer sanık H.G. olduğu halde Boğazlıyan'da buluşarak, yakınanın sanıkların aracına bindiği, sanıklardan T.'nin yakınanla, sanık H. aracılığıyla çektirdiğini düşündüğü samimi içerikli resimlerin, sanıklar tarafından çevreye yayılacağı hususundaki tehditleri üzerine yakınandan bono imzalamasını istemeleri üzerine yakınanın kendini araçtan atarak bonoyu imzalamadan sanıklardan uzaklaştığı şeklinde gelişen olayda, sanıkların kendilerine maddi yarar sağlamak maksadıyla yakınanın şeref veya saygınlığına zarar vereceklerini düşündükleri nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunarak şantaj suçunu işledikleri gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
…" şeklinde durumu özetlemişlerdir.
Tehdit gelecekte yapılacak bir kötülüğün gösterilmesidir. Şantajda ise bir şey yapma veya yapmama halinde şeref ve haysiyete yönelik görüntüleri yayma ve iftira atacağını iletmelidir.
Bir işin yapılması veya yapılmaması halinde yapılacak olan kötülüğün açıkça gösterilmesi gerekir.
Sanık, mağdura yapacağı kötülüğü açıkça göstermesi gerekir. Bunun sözlü, yazılı, davranışla, ima yoluyla olması önemli değildir. Ancak sanığın hareketinin orta seviyedeki herkes tarafından rahatlıkla yapacağı kötülüğü anlaması gerekir. Tahmin yoluyla vs. bir sonuca ulaşmak eylemi tehdit haline sokmaz.
Somut olayda, sanığın tanımadığı mağdurla tanışmak için rastgele aradığı, sonrada "… senin bende hala çıplak resimlerin var, seninle konuşmam lazım" şeklinde mesajlar attığı söz konusu mesajda müştekiye "buluşmazsan yayarım", "başkalarına gösteririm" vs gibi bir kötülük yapacağına ilişkin herhangi bir ibare içermediği, tehdit sayılacak herhangi söz içermediği, kendisiyle buluşmaz ise ne yapacağına dair en ufak bir imada da bulunmadığı dolayısıyla ortada bir tehdit bulunmadığı, tehdit olmadığı için şarta bağlı olan şantaj suçunda yasal unsurlar itibariyle oluşmadığı, sanığın eyleminin cinsel taciz TCK. 105 ve huzur ve sükunu bozma TCK. 123 açısından değerlendirilmesi gerektiği Kanatindeyim. Bu nedenle eylemin santaj suçunu oluşturduğu gerekçesi ile onama kararı veren çoğunluk görüşüne katılmıyorum karar bozulmalı idi.

Hak yoksunluğuna ilişkin bozma gerekçesi

E. 2014/50185, K. 2019/5282 sayılı kararda mahkûmiyetin bozulmasının ayrı gerekçesi, TCK m. 53’ün bazı bölümlerinin iptaline ilişkin ve 24/11/2015 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi kararının hüküm kurulurken gözetilmemesidir. Bozma gerekçesi bu kararın gözetilmesine dayanır; iptal edilen bölümler hükümde ayrıca sıralanmaz.

Sık sorulan sorular

Skype üzerinden şantaj ayrı suç mudur?

Hayır. Skype veya başka bir internet aracının kullanılması fiili ayrı bir suç tipine bağlamaz. TCK m. 107’deki zorlama veya yarar amaçlı tehdit şartları varsa aynı ceza uygulanır.

Şantaj suçunun cezası nedir?

TCK m. 107/1 ve aynı cezayı öngören m. 107/2 bakımından ceza, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır. İnternetten işlenme için farklı bir ceza sınırı belirlenmemiştir.

Yarar yalnız maddi kazancı mı kapsar?

Hayır. TCK m. 107/2’deki yarar yalnız maddi çıkarlarla sınırlı değildir; fail veya üçüncü kişi yararına olan her durumu kapsar. Arkadaşlığın sürdürülmesi, anılan olayda yarar kapsamında değerlendirilmiştir.

Montaj yapılacağı sözü her zaman şantaj mıdır?

Hayır. Anılan kararda gerçek görüntü bulunmaksızın söylenen montaj iması, istenen sonuç gerçekleşmezse yapılacak bir hareketi hedeflemediği için şantajın maddi unsurunu oluşturmamıştır. Eylem, o olayda tehdit suçu kapsamında değerlendirilebilecek sözler olarak ele alınmıştır.

Ekran görüntüsü kararda nasıl kullanılmıştır?

Anılan kararda ekran görüntüsü, katılanın beyanı ve sanığın ikrar içeren savunmasıyla birlikte değerlendirilmiş ve eylemin sabit olduğu kabul edilmiştir. Bu sonuç, bütün olaylara uygulanacak genel bir ispat kuralı değildir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu