Skolyoz Nedeniyle Polislik ve Askerlikten Eleme Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Skolyoz Nedeniyle Polislik ve Askerlikten Eleme Davası

Skolyoz davası; POMEM, PAEM, PMYO gibi polislik alımlarında, bekçilik alımlarında veya Milli Savunma Üniversitesi ile diğer askerî alımlarda omurga eğriliği gerekçesiyle sağlık şartlarını taşımadığı kabul edilerek elenen ya da ilişiği kesilen adayların açtığı bir idari iptal davasıdır. Tüm meslek gruplarında ortak ölçüm yöntemi Cobb açısıdır; ayakta çekilen ön-arka omurga grafisinde eğriliğin başladığı ve bittiği en uçtaki omurlar belirlenerek bu iki omur arasındaki açı hesaplanır.

Askerî ve Emniyet Alımlarında Skolyoz Derece Sınırları

Milli Savunma Üniversitesi askerî öğrenci adayları bakımından Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 63/A-1 hükmü uygulanır. Hava Harp Okulu hariç olmak üzere Kara ve Deniz Harp Okulları ile ASEM ve SUEM öğrenci alımlarında 5 dereceye kadar (5 derece dâhil) skolyoz sağlam kabul edilir; sağlık raporuna 1 ila 5 derece arasında ilgili madde işlense dahi sağlık kurulunca Askerî Öğrenci Olur kararı verilebilir. Buna karşılık Hava Harp Okulu adaylarında havacılık fizyolojisi ve yüksek G kuvveti riski sebebiyle skolyoz derecesinin sıfır olması şartı aranmaktadır.

Milli Savunma Üniversitesi namına tıp, eczacılık ve hemşirelik fakültelerinde eğitim görecek adaylar ile Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu adaylarında görev koşullarının muharip nitelik taşımaması gerekçesiyle skolyoz üst sınırı 9 derece dâhil, 10 derece hariç olarak daha geniş uygulanır. Uzman erbaş adaylarında ve sözleşmeli erlikten uzman erbaşlığa geçiş sürecinde de aynı kural geçerli olup skolyoz derecesi 9 derece dâhil (10 derece hariç) olduğu sürece adaylar sağlam kabul edilir; 10 derece ve üzerindeki omurga eğrilikleri ise elenme sebebidir.

Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 66/A-1 hükmü omurga eğriliğini değil, düztabanlığı ve ayakların yürüyüşü güçleştirmeyecek derecedeki şekil bozuklukları ile 10 ila 19 derece (10 ve 19 dâhil) kalkaneal yükseklik açısını düzenlemektedir; skolyoz değerlendirmelerinde esas alınması gereken norm 63/A-1 maddesidir. Polislik alımlarında ise cerrahi müdahaleye ilişkin katı bir ilke öngörülmüştür. Skolyoz sebebiyle omurga ameliyatı geçirilmiş olması, cerrahi yöntemle eğrilik düzeltilmiş bulunsa dahi polislik alımında kural olarak kesin engel sayılmaktadır.

Olumsuz Sağlık Raporuna İtiraz ve Hakem Hastane Süreci

Sağlık kurulunca verilen olumsuz rapora adayın itirazı neticesinde gerçekleştirilen ikinci muayene sonucunda, ilk rapor ile ikinci rapor arasında çelişki bulunması hâlinde aday hakem hastaneye sevk edilir. Raporlardan birinin sağlam diğerinin ise elenme yönünde olması durumunda hakem hastanenin vereceği sağlık kurulu raporu kesindir ve idari süreç bakımından nihai nitelik taşır.

İdare Mahkemesinde İptal Davası ve Bilirkişi İncelemesi

Sağlık raporuna dayalı olarak tesis edilen adaylıktan eleme veya öğrencilikten ilişik kesme işlemleri birer idari işlem niteliğindedir. Bu işlemler yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurları bakımından yargısal denetime tabidir. İşlemin dayanağını teşkil eden sağlık kurulu raporunun eksik, çelişkili veya hatalı bir Cobb açısı ölçümüne dayanması hâlinde tesis edilen işlem sebep unsuru yönünden hukuka aykırı hâle gelebilir.

Yeniden muayene ve hakem hastane aşamalarını içeren idari itiraz yolu tüketildikten sonra, en son verilen heyet veya hakem hastane raporunun tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 7 uyarınca genel dava açma süresi idare mahkemelerinde altmış gün olup idari uyuşmazlıklarda bu süre yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar ve hak düşürücü niteliktedir. Dava, işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesinde açılır.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – 1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. 2. Bu süreler; a) İdari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı, b) Vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarından doğan uyuşmazlıklarda: Tahakkuku tahsile bağlı olan vergilerde tahsilatın; tebliğ yapılan hallerde veya tebliğ yerine geçen işlemlerde tebliğin; tevkif yoluyla alınan vergilerde istihkak sahiplerine ödemenin; tescile bağlı vergilerde tescilin yapıldığı ve idarenin dava açması gereken konularda ise ilgili merci veya komisyon kararının idareye geldiği; Tarihi izleyen günden başlar. 3. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlarındaki hükümlere göre ilan yoluyla bildirim yapılan hallerde, özel kanununda aksine bir hüküm bulunmadıkça süre, son ilan tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün sonra işlemeye başlar. 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz. Sürelerle ilgili genel esaslar

2577 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 4 üncü fıkrası uyarınca ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi ilan tarihini izleyen günden başlar; ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer düzenleyici işlem, uygulanan işlem veya her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş bulunması, bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlemin iptaline engel oluşturmaz.

Dava sürecinde idare mahkemesi adayı belirlediği bir sağlık kuruluna sevk ederek skolyoz derecesini yeniden ölçtürür. Bağımsız ortopedi uzmanlarından oluşan bilirkişi heyeti; duruş pozisyonu ve cihaz kalibrasyonu gibi teknik unsurlar dâhil olmak üzere ölçüm koşullarını, Cobb açısı hesaplamasının doğruluğunu ve skolyozun adayın fonksiyonel yeterliliğine gerçek etkisini inceler.

Yürütmenin Durdurulması ve Tam Yargı İstemi

2577 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca idare mahkemelerinde dava açılmış olması, dava konusu edilen idari işlemin icrasını kendiliğinden durdurmaz. Adayın öğrencilik statüsünün veya görevinin sürdürülebilmesi için mahkemeden ayrıca yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, kural olarak davalı idarenin savunması alındıktan ya da savunma süresi geçtikten sonra gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Uygulanmakla etkisi tükenecek nitelikteki işlemlerin yürütülmesi idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir; ancak kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, nakil, görev veya unvan değişiklikleri ile görevlendirme işlemleri uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 27Kaynağı aç
Madde 27 – (Değişik: 10/6/1994-4001/12 md.) 1. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz. 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/57 md.) Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. (Ek cümle: 21/2/2014-6526/17 md.) Ancak, kamu görevlileri hakkında tesis edilen atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği, geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerden sayılmaz. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez.[20] 3. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir. 4. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur. Ancak, 26 ncı maddenin 3 üncü fıkrasına göre işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder. Bu şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerle tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar, tahsil işlemini durdurmaz. Bunlar hakkında yürütmenin durdurulması istenebilir. (Ek cümle: 19/1/2022-7351/2 md.) (İptal cümle:Anayasa Mahkemesi’nin 1/6/2022 tarihli ve E.: 2022/14, K.: 2022/70 sayılı Kararı ile.) 5. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16 ncı maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi, tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir. 6. Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak, durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. Taraflar arasında teminata ilişkin olarak çıkan anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hakim tarafından çözümlenir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. 7. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar; Danıştay dava dairelerince verilmişse konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine, idare ve vergi mahkemeleri ile tek hakim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine (…)[21] kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. 8. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. 9. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Yürütmenin durdurulmasına dair verilen kararlar onbeş gün içinde yazılır ve imzalanır. 10. (Ek: 2/7/2012-6352/57 md.) Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz. Kararların sonuçları:[22]

Yürütmenin durdurulması kararlarında işlemin hangi nedenlerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğu belirtilmek zorundadır; yalnızca kanun veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükmünün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle bu karar verilemez. Dava dilekçesi ve eklerinden istemin yerinde olmadığı anlaşılırsa idarenin savunması alınmaksızın talep reddedilebilir. Yürütmenin durdurulması istemli davalarda savunma süreleri kısaltılabileceği gibi tebligatın memur eliyle yapılmasına karar verilebilir. Kararlar kural olarak teminat karşılığında verilir; durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir, idareden ve adli yardımdan faydalananlardan ise teminat alınmaz. Verilen kararlara karşı tebliğin yapıldığı günü izleyen günden itibaren yedi gün içinde; Danıştay dava daireleri kararlarında konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarına, bölge idare mahkemesi kararlarında en yakın bölge idare mahkemesine, idare mahkemeleri ile tek hâkim kararlarında ise bölge idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz mercileri dosyanın gelişinden itibaren yedi gün içinde kesin karar verir. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir, kararlar on beş gün içinde yazılıp imzalanır ve aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talep edilemez.

Eleme veya ilişik kesme işleminin yargı mercilerince hukuka aykırı bulunması hâlinde aday, bu işlem nedeniyle uğradığı zararlar için iptal davasıyla birlikte veya ayrıca tam yargı davası açabilir. Bu çerçevede değerlendirilebilecek zarar kalemleri arasında eğitim sürecinin veya göreve başlama aşamasının kesintiye uğramasından kaynaklanan kayıplar ile somut biçimde kanıtlanabilen diğer maddi zararlar yer alabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Skolyoz sebebiyle elenen aday kaç gün içinde iptal davası açmalıdır?

İdari itiraz yolu tüketildikten sonra, en son verilen heyet veya hakem hastane raporunun tebliğ tarihini izleyen günden itibaren altmış günlük hak düşürücü süre içinde işlemi tesis eden idarenin bulunduğu yer idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.

Askerî alımlarda skolyoz için uygulanan derece sınırları nelerdir?

Hava Harp Okulunda sıfır derece şartı aranırken; Kara ve Deniz Harp Okulları ile ASEM ve SUEM alımlarında 5 dereceye kadar (dâhil), MSÜ tıp, eczacılık ve hemşirelik fakülteleri, Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu ve uzman erbaş alımlarında ise 9 derece dâhil (10 derece hariç) skolyoz sağlam kabul edilir.

Skolyoz ameliyatı geçiren bir aday polislik sınavlarına başvurabilir mi?

Skolyoz sebebiyle omurga ameliyatı geçirilmiş olması, cerrahi yöntemle omurgadaki eğrilik düzeltilmiş olsa dahi polislik alımlarında kural olarak kesin sağlık engeli kabul edilmektedir.

İdare mahkemesinde dava açıldığında ilişik kesme işlemi kendiliğinden durur mu?

2577 sayılı Kanun gereğince dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmaz; işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç veya imkânsız zararlar doğurması şartlarının birlikte gerçekleştiği gerekçesiyle mahkemeden ayrıca yürütmenin durdurulması kararı alınması gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu