Şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemler kural olarak ticari sayılır ve ticari iş niteliğindeki uyuşmazlıklarda ticari kurallar tatbik edilir. Şirketlerin taraf olduğu alacak ve borç ilişkileri de çoğunlukla ticari nitelik taşımaktadır. Bu uyuşmazlıklarda ilk değerlendirme noktalarından biri alacağın talep edilebilir hâle gelmesini ifade eden muacceliyet unsurudur; zira bir alacak muaccel olmadan dava konusu yapılamaz.
Taraf Ehliyeti ve Şirketin Mahkemede Temsili
Tüzel kişiliğe sahip şirketler, doğrudan dava açma ve dava edilme ehliyetini haizdir. Alacak ve borç davalarında şirket bizzat taraf sıfatıyla yer alırken, mahkeme önündeki temsil yetkili organlar aracılığıyla gerçekleştirilir. Yargılamada davanın esasına girilebilmesi için taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve hukuki yarar gibi dava şartlarının sağlanması zorunludur; bu unsurların eksik olması hâlinde dava usulden reddedilebilir.
Şirket Türlerine Göre Borç Sorumluluğu
Alacak ve borç uyuşmazlıklarında sorumluluğun kapsamı şirket türüne göre belirlenir. Sermaye şirketlerinde doğan borçlardan kural olarak şirket tüzel kişiliği sorumludur. Şahıs şirketlerinde ise ortakların kişisel sorumluluğu da gündeme gelebilmekte olup bu hukuki ayrım davanın taraflarını ve kapsamını doğrudan etkiler.
Alacak Davalarında İspat Araçları ve Fer'i Talepler
Şirketlerin alacak davalarında usulüne uygun ve düzenli tutulan ticari defterler, alacağın varlığını ispatlamada güçlü bir araç olabilmekte ve önemli bir delil niteliği taşımaktadır. Davacı şirket, alacağını talep ederken borcun zamanında ödenmemesinden kaynaklanan gecikme faizini ve sözleşmede kararlaştırılmış cezai şartları da dava konusu yapabilir.
Borç Davalarında İspat Yükü ve Savunma İmkânları
Kendisine karşı borç davası yöneltilen bir şirketin borcun ifa edildiğini ileri sürmesi durumunda ispat yükü, kural olarak borcun yerine getirildiğini iddia eden şirkete aittir. Ödeme belgeleri, banka kayıtları ve yazılı deliller bu süreçte belirleyici rol oynar. Yapılan ifa savunmasının mahkemece kabul edilmesi hâlinde borç ortadan kalkar ve dava reddedilir.
Borç davalarında şirket; takas, ibra ve ifa imkânsızlığı gibi def'ileri ileri sürerek sorumluluktan kurtulabilir. Bu nitelikteki durumlar borcu sona erdirebilir veya ortadan kaldırabilir. Bununla birlikte belirli bir süre içinde talep edilmeyen alacaklar dava yoluyla ileri sürülemez hâle gelebilir ve zamanaşımı süresi alacağın türüne göre değişiklik gösterebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Şirket işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların önemli bir bölümü ticari sayıldığından bu alacak ve borç davalarında kural olarak ticaret mahkemeleri görevlidir. Yetki konusunda ağırlıklı olarak davalı tarafın yerleşim yeri mahkemesi devreye girerken, sözleşmeye dayalı uyuşmazlıklarda edimin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılabilmesi mümkündür.
Borcun muaccel olması dava açılabilmesi için şart mıdır?
Evet, muacceliyet alacağın talep edilebilir hâle gelmesini ifade eder ve bir alacak muaccel olmadan mahkemede dava konusu yapılamaz.
Şirket borçlarından kimler sorumlu tutulur?
Sermaye şirketlerinde borçlardan kural olarak şirket tüzel kişiliği sorumlu tutulur; şahıs şirketlerinde ise ortakların kişisel sorumluluğu da gündeme gelebilir.
Şirketlerin ticari alacak ve borç davalarında hangi mahkeme görevlidir?
Şirket faaliyetlerinden doğan ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda görevli mahkeme kural olarak ticaret mahkemesidir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

