Şirket Feshi ve Tasfiyesinde Ticaret Mahkemesinin Rolü

by Avukat Erdal Ersoy
Şirket Feshi ve Tasfiyesinde Ticaret Mahkemesinin Rolü

Fesih Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkemenin Tespiti

Anonim ve limited şirketlerde organ eksikliği ile haklı nedenle fesih davaları şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde açılır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 14/2 uyarınca, özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla bir ortağına veya üyesine karşı ya da bir ortağın veya üyenin bu sıfatla diğerlerine yönelttiği davalarda, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
MADDE 14- (1) Bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. (2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Sigorta sözleşmelerinden doğan davalarda yetki

Tüzel kişinin merkez mahkemesinin kesin yetkili kılındığı bu durumların dışında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 14/1 uyarınca bir şubenin işlemlerinden kaynaklanan davalarda o şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkili kabul edilir.

Organ Eksikliği Hâlinde Mahkemenin Yetki ve Görevleri

Anonim şirketlerde uzun süredir kanunen zorunlu organlardan birinin bulunmaması ya da genel kurulun toplanamaması durumunda; pay sahipleri, alacaklılar veya ilgili idarenin başvurusu üzerine ticaret mahkemesi yönetimi dinleyerek durumun kanuna uygun hâle getirilmesi amacıyla süre tanır. Tanınan süre içinde durum düzeltilmezse mahkemece şirketin feshine karar verilir. Organ eksikliğine dayalı dava açıldığında ticaret mahkemesi, taraflardan birinin talebi üzerine süreç boyunca lüzumlu önlemleri alma yetkisine sahiptir.

Limited şirketlerde ise kanunen aranan zorunlu organlardan biri uzun süreden beri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan ya da şirket alacaklılarından birinin başvurusuyla süreç başlar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 636/2 uyarınca şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinledikten sonra durumun kanuna uygun kılınması için bir süre belirler; eksiklik bu sürede giderilmezse şirketin feshine hükmeder. Ayrıca aynı Kanun m. 636/4 gereğince fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin talebiyle gerekli önlemleri alabilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 636Kaynağı aç
MADDE 636- (1) Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. d) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. (3) Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. (4) Fesih davası açıldığında mahkeme taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir. (5) Sona ermenin sonuçlarına anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır. B) Tescil ve ilan

Haklı Sebeple Fesih İstemi ve Mahkemenin Çözüm Seçenekleri

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 531 uyarınca anonim şirketlerde haklı sebeplerin varlığı hâlinde, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden pay sahipleri şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshini talep edebilirler. Mahkeme fesih talebi yerine, davacı pay sahiplerine paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenerek şirketten çıkarılmalarına ya da duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 531Kaynağı aç
MADDE 531- (1) Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. II – Hükümleri 1. Tescil ve ilan

Limited şirketlerde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 636/1 uyarınca şirket sözleşmesinde öngörülen bir sebebin gerçekleşmesi, genel kurul kararı, iflasın açılması veya kanundaki diğer hâllerle sona erme gerçekleşebilir. Haklı sebepler bulunduğunda ise 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 636/3 çerçevesinde her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme fesih istemi yerine davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Şirketin sona ermesinin sonuçlarına 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 636/5 gereğince anonim şirketlere ilişkin hükümler uygulanır.

Tasfiye Döneminde Şirketin Durumu ve Yargısal Denetim

Sona eren şirket kural olarak tasfiye hâline girer ve tasfiye süreci sonuçlanana kadar tüzel kişiliğini ticaret unvanına eklenen 'tasfiye hâlinde' ibaresiyle korur. Tasfiye evresinde şirket organlarının yetkileri tasfiyenin yürütülmesi amacıyla sınırlı kalır. Bu aşamada şirket taraf sıfatını sürdürür; şirket adına dava açılabileceği gibi şirkete karşı da dava ikame edilebilir.

Anonim şirketlerde esas sözleşme veya genel kurul kararıyla tasfiye memuru atanmamışsa tasfiye görevi kural olarak yönetim kurulunca üstlenilir. Ancak şirketin feshi mahkeme kararıyla gerçekleşmişse tasfiye memuru mahkeme tarafından atanır. Tasfiye sürecinde alacaklılara çağrı yapılması zorunludur; bu çağrı bilinen alacaklılara taahhütlü mektupla, diğer alacaklılara ise Ticaret Sicili Gazetesi'nde ve şirketin internet sitesinde birer hafta arayla üç kez ilan suretiyle yerine getirilir. Kalan şirket malvarlığı alacaklılara yapılan üçüncü çağrı tarihinden itibaren üç ay geçmeden dağıtılamaz; fakat alacaklılar yönünden bir tehlike bulunmadığı takdirde mahkeme bu üç aylık süre dolmadan dağıtıma izin verebilir.

Tasfiye aşamasında pay sahipleri ile tasfiye memurları arasında çıkabilecek uyuşmazlıklar basit yargılama usulüne tabidir. Ticaret mahkemesi lüzum gördüğü takdirde tarafları dinleyerek söz konusu uyuşmazlık hakkında otuz gün içinde karar verir.

Tasfiye Sonrasında Ek Tasfiye ve Yeniden Tescil

Tasfiyenin kapanmasının ardından ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ortaya çıkarsa; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 547/1 uyarınca son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 547Kaynağı aç
MADDE 547- (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. D) Tasfiyeden dönülmesi

Asliye ticaret mahkemesi istemi yerinde bulduğu takdirde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 547/2 gereğince şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir; ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere son tasfiye memurlarını veya yeni bir ya da birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak bu durumu tescil ve ilan ettirir.

Ortaklık ilişkisinden kaynaklanan fesih davasında yetkili mahkeme neresidir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 14/2 gereğince özel hukuk tüzel kişilerinin ortaklık veya üyelik ilişkilerinden kaynaklanan davalarında şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir; anonim ve limited şirketlerde fesih davaları şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde açılır.

Haklı sebeple fesih davasında mahkeme fesih yerine başka bir karara hükmedebilir mi?

Mahkeme fesih talebi yerine davacı pay sahibine veya ortağa payının gerçek değerinin ödenerek şirketten çıkarılmasına ya da duruma uygun düşen kabul edilebilir başka bir çözüme karar verebilir.

Tasfiye aşamasındaki bir şirket aleyhine dava açılabilir mi?

Tasfiye işlemleri sonuçlanana kadar tüzel kişiliğini ve taraf sıfatını tasfiye hâlinde ibaresiyle koruyan şirkete karşı dava açılabileceği gibi şirket tarafından da dava açılabilir.

Tasfiyesi tamamlanıp kapanan şirketin yeniden tescili nasıl sağlanır?

Ek işlemlerin yapılması zorunlu hâle geldiğinde son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar asliye ticaret mahkemesinden şirketin yeniden tescilini talep edebilir; mahkeme istemi yerinde görürse şirketi ek tasfiye için yeniden tescil ettirip tasfiye memuru atar.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu