Sırf Askeri Suç Kavramı ve Hukuki Niteliği
Sırf askeri suç, yalnızca asker kişiler tarafından ve askerlik hizmetiyle bağlantılı olarak işlenebilen, genel ceza kanunlarında karşılığı bulunmayan ve sadece askeri ceza mevzuatında düzenlenen suç türüdür. Askeri Ceza Kanunu sistematiğinde doğrudan doğruya askeri menfaatlerin korunması hedeflenir; askeri disiplin, itaat ve inkıyadı bozan fiiller bu suç grubunun temelini oluşturur. Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen suçlar ile asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlar genel anlamda askeri suç sayılmakla birlikte, sırf askeri suçlar yalnızca asker kişilerce işlenebilen özel bir alanı ifade eder.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. Ek Madde 11Kaynağı aç
Bu Kanunda düzenlenen suçlar ile
asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri
suçlar, askerî suçtur.
Bu Kanunda
düzenlenen ve asker kişiler tarafından işlenen 60 ıncı, 62 nci,
65 inci, 66 ncı, 67 nci, 68 inci, 70 inci, 79 uncu, 81 inci, 82 nci, 85 inci, 87 nci,
88 inci, 89 uncu, 90 ıncı, 91 inci, 97 nci,
98 inci, 100 üncü, 101 inci, 102 nci ve
136 ncı maddelerinde düzenlenen suçlar,
sırf askerî suçtur.
Amir-maiyet veya üst-ast
ilişkisi:
Kanunda Sayılan Sırf Askeri Suçlar
1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na 7329 sayılı Kanun ile eklenen Ek Madde 11 uyarınca, sırf askeri suçlar kanun maddeleri tek tek belirtilerek açıkça sayılmıştır. İlgili hükme göre Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen ve asker kişiler tarafından işlenen 60, 62, 65, 66, 67, 68, 70, 79, 81, 82, 85, 87, 88, 89, 90, 91, 97, 98, 100, 101, 102 ve 136'ncı maddelerindeki eylemler kanunen sırf askeri suç niteliğindedir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/339, K. 2024/11304Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/99 E., 2023/179 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık
KARAR : Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2023/99 Esas, 2023/179 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yoklama kaçağı suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53, 58 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3 maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 19.12.2023 tarihli ve 94660652-105-45-17980-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB – 2023/137749 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2024 tarihli ve KYB – 2023/137749 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 01/07/2019 tarihli ve 2019/1484 esas, 2019/10301 karar sayılı ilâmında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Kanun’un 58/4. maddesinde yer alan, "Kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askerî suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz…" şeklindeki düzenleme karşısında, somut olayda sanığın mükerrir olduğu kabul edilerek cezasının, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesi gereğince ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de; incelemeye konu suçun sırf askeri suç, tekerrüre esas kabul edilen Manisa 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2021 tarihli ve 2021/121 esas, 2021/372 sayılı kararına ilişkin alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanmak suçunun sırf askeri suç olmaması nedeniyle, tekerrür hükümlerinin uygulanmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde şartları oluşmadığı hâlde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Daha önce, sırf askerî suçun herhangi bir mevzuatta tanımı yapılmamış olmakla birlikte, 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile Askeri Ceza Kanunu'na eklenen Ek 11. maddede; "Bu Kanunda düzenlenen suçlar ile asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçlar, askerî suçtur. Bu Kanunda düzenlenen ve asker kişiler tarafından işlenen 60 ıncı, 62 nci, 65 inci, 66 ncı, 67 nci, 68 inci, 70 inci, 79 uncu, 81 inci, 82 nci, 85 inci, 87 nci, 88 inci, 89 uncu, 90 ıncı, 91 inci, 97 nci, 98 inci, 100 üncü, 101 inci, 102 nci ve 136 ncı maddelerinde düzenlenen suçlar, sırf askerî suçtur." şeklinde bir düzenleme yapılarak sırf askeri suçların hangileri olduğu Kanun'da açıkça sayılmıştır.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında yoklama kaçağı suçunun, “sırf askerî suçlar” kategorisinde olmayıp, 1632 sayılı Kanun'da düzenlenen askeri bir suç olması karşısında; tekerrür hükümlerinin uygulanmasında Kanuni bir engel bulunmaması sebebiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.
Uygulamada Sık Karşılaşılan Sırf Askeri Suç Tipleri ve Yaptırımları
Askeri Ceza Kanunu'nun 70. maddesinde düzenlenen sözleşerek firar suçu, ikiden fazla askeri şahsın önceden kararlaştırarak toplu kaçmaları ile oluşur. Kanun koyucu bu suçu işleyen failler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörmüştür.
Amir veya üste yönelik eylemler kanunda ayrı yaptırımlara bağlanmıştır. Askeri Ceza Kanunu'nun 82. maddesi gereğince amir veya üstünü herhangi bir suretle tehdit eden kişiye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir; fiilin toplu asker karşısında, silahlı olarak veya hizmet esnasında işlenmesi halinde hapis cezası bir yıldan az olamaz. Kanunun 85. maddesi uyarınca amire veya üste hakaret eden asker kişi üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; hakaret hizmet esnasında ya da hizmete ilişkin bir muameleden ötürü gerçekleşmişse verilecek hapis cezası altı aydan üç yıla kadar tayin edilir. Sivil bir kişinin askeri personele yönelik hakaretinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi uygulanırken, asker kişinin amir veya üstüne hakaretinde Askeri Ceza Kanunu'nun 85. maddesi işletilir. Bu ayrım ceza takibatının yanı sıra disiplin cezaları, meslekten ihraç ve güvenlik soruşturması süreçlerinde belirleyicidir.
Askeri Ceza Kanunu'nun 87. maddesinde tanımlanan emre itaatsizlik suçunda, hizmete ilişkin emri hiç yapmayan asker kişiler bir aydan bir yıla kadar, emrin yerine getirilmesini söz veya fiili ile açıkça reddeden ya da emir tekrar edildiği halde yerine getirmeyenler üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Emre itaatsizliğin toplu asker karşısında, hizmetten savuşmak için veya silahlı iken yapılması kanunun 88. maddesinde, eylemin büyük zararlar meydana getirmesi hali ise 89. maddesinde nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
Kanunun 90. maddesine göre bir amiri veya üstü zorla ve tehditle hizmet emrini ifadan men etmeye ya da hizmete ilişkin bir muameleyi yapmak veya yapmamak için zorlamaya kalkışmak mukavemet suçunu oluşturur. Bu suçun cezası altı aydan on yıla kadar, az vahim hallerde üç aydan az olmamak üzere hapis, seferberlikte ise iki yıldan, az vahim hallerde altı aydan aşağı olmamak üzere hapistir. Askeri Ceza Kanunu'nun 91. maddesi uyarınca amire veya üste fiilen taarruz eden veya fiilen taarruza teşebbüs eden kişiye ise üç yıldan, az vahim hallerde altı aydan aşağı olmamak üzere hapis cezası verilir.
Soruşturma Usulü ve Yargılama Yetkisi
2017 anayasa değişikliği ile askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından askeri suçların yargılaması adli yargı ceza mahkemelerinde görülmektedir. Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, askeri suçlarla ilgili olarak subay ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesi bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınır. Cumhuriyet savcısının işe el koymasına kadar geçen süreçte askerî amirler delillerin kaybolmasını önleyecek tedbirleri almakla yükümlüdür. Suçun yurt dışı sınırlarında işlenmesi halinde ise adli kolluk süreçlerinin Millî Savunma Bakanlığınca görevlendirilen hukuk sınıfı subaylar aracılığıyla yürütülmesi Cumhuriyet savcısınca istenebilir.
1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. Ek Madde 14Kaynağı aç
Askerî suçlarla ilgili olarak
aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Subay
ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesi bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından
alınır.
b) Askerî amirler Cumhuriyet
savcısının işe el koymasına kadar delillerin kaybolmasını önleyecek tedbirleri
alır.
c) Ülke sınırları dışında işlenen
suçlar bakımından Cumhuriyet savcısı, adli kolluk görevlileri tarafından
yapılacak işlemlerin Millî Savunma Bakanlığınca yurt dışında görevlendirilen
hukuk sınıfı subaylar tarafından yapılmasını isteyebilir.
d) Kuvvetli suç şüphesinin
varlığını gösteren somut delillerin bulunması ve sırf askerî suç nedeniyle
askerî disiplinin ağır şekilde ihlal edilmesi hâlinde de asker kişi hakkında
tutuklama kararı verilebilir.
e) Sırf askerî suçlarda, tutuklama
yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz.
Asker kişilerin işlediği askerî suçlarla
ilgili olarak kabul edilen iddianamenin bir örneğini mahkeme, kovuşturmaya yer
olmadığına karar verilmesi durumunda ise kararın bir örneğini savcılık
soruşturma iznini veren komutanlığa veya askerî kurum amirliğine gönderir.
Askerî birlik komutanı veya askerî
kurum amiri, emir komutasındaki asker kişilerin, ifadelerinin alınması veya
sorgularının yapılması için hazır bulundurulmasını sağlar.
Soruşturma izni ve izin vermeye
yetkili merciler:
Asker kişilerin işlediği askeri suçlarla ilgili kabul edilen iddianamenin bir örneği mahkemece, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda ise kararın bir örneği savcılıkça soruşturma iznini veren komutanlığa veya askeri kurum amirliğine gönderilir. Askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri, emir komutasındaki asker kişilerin ifade ve sorguları için hazır bulundurulmasını temin eder. Ayrıca sırf askeri suç oluşturan aynı eylem hem adli ceza yargılamasına hem de idare nezdinde disiplin soruşturmasına konu olabilir.
Tutuklama, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Tekerrür Rejimi
Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 14. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sırf askeri suçlarda tutuklama yasağına ilişkin genel hükümler uygulanmaz. Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması ve sırf askeri suç nedeniyle askeri disiplinin ağır şekilde ihlal edilmesi halinde asker kişi hakkında tutuklama kararı verilebilir.
Sırf askeri suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu kanuni sınırlamaya tabidir. 353 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi doğrultusunda, sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/4294, K. 2018/10482Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Firar suçundan sanık …'ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, atılı suçun sırf askeri suçlardan olması ve cezanın da 6 ay veya daha fazla süreli hapis cezası olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli ve 2017/90 Esas, 2017/156 Karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 30/05/2018 ve 94660652-105-12-2840-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/06/2018 gün ve 2018/49636 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Dosya kapsamına göre;
1- 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun ek 10. maddesinin ikinci fıkrasına 01/03/2008 tarihli 5739 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 1. maddesi ile eklenen "Bu Kanunda yazılı suçlarla ilgili olarak 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin beş ilâ ondördüncü fıkraları uygulanmaz" şeklindeki düzenleme sonrasında 1632 sayılı Kanun'da yazılı suçlara ilişkin kararlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemediği ancak bu düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin 17/01/2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine karar tarihinden itibaren anılan Kanun uyarınca ceza verilmiş olsa da, hükmün açıklanmasına karar verilmesine yasal olarak engel kalmadığı; ancak bu kez de 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'na 23/06/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile eklenen ek 4. maddede yer alan "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: a) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi…" şeklindeki düzenleme uyarınca mahkemesince altı ay ve daha fazla ceza verilen sırf askeri suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilemeyeceği nazara alındığında; somut olayda, sanığın Bingöl İli Adaklı İlçe Jandarma Komutanlığı, Jandarma Asayiş Bölük Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini ifa etmekte iken, sevk edildiği Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesindeki işlemleri bittiğinden dolayı bir günlük yol süresi de dahil olmak üzere en geç 10/05/2014 günü bitiminde birliğine katılım yapması gerekirken yapmayarak firar ettiği ve atılı firar suçunun da sırf askeri suçlardan olduğu, ancak Askeri Ceza Kanunu’nun 66. maddesinde düzenlenen firar suçunun temadi eden suçlardan olduğu ve askeri birliğe dönülmesi gereken tarihten itibaren 6 gün sonrasında tamamlandığına ilişkin Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına gözetilerek yapılan değerlendirmede, atılı suçun 17/05/2014 tarihinde işlendiğinin kabul edildiği, bu durumda suç tarihi itibariyle Anayasa Mahkemesinin anılan kararının yürürlükte olduğu ancak 353 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddenin ise henüz yürürlükte olmadığı, bu durumda somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir hal bulunmadığı, sonradan yapılan yasal değişikliğin sanık aleyhine yorumlanamayacağı cihetle, yerinde olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasına yer olmadığına dair karar verilmesinde,
2- Kabule göre de; Kiğı Asliye Ceza Mahkemesince verilen kararda suç tarihinin 17/05/2014 olarak tayini gerekirken 11/05/2014 tarihi olarak belirtilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’ın, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231.maddesinin uygulanma koşulları oluşmuş ise de; atılı suçun sırf askeri suçlardan olması ve sırf askeri suçlarda 6 ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanamayacağı şeklinde düzenleme bulunduğundan sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek hüküm kurulduğu ve kararın istinaf edilmeden 22/01/2018 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'na 23/06/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile eklenen ek 4. maddede yer alan "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: a) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi…" şeklindeki düzenleme uyarınca mahkemesince altı ay ve daha fazla ceza verilen sırf askeri suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilemeyeceği ve suç tarihinin 17/05/2014- 13/03/2016 olduğu nazara alındığında;
Mevcut düzenlemenin 353 sayılı Kanuna eklendiği tarihin 23/06/2016 olduğu, sanığa atılı firar suçunun işlendiği tarihin 17/05/2014-13/03/2016 tarih aralığında bulunduğu, söz konusu tarih aralığının 353 sayılı kanuna ek-4.maddenin eklendiği tarihten daha önceki bir zaman dilimine denk geldiği, bu nedenle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanabileceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu nedenlerle yerinde görüldüğünden, Kiğı Asliye Ceza Mahkemesinin 28/12/2017 tarihli ve Esas 2017/90, Karar 2017/156 sayılı kararının CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 17/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Sırf askeri suçlar, genel suçlarla tekerrür ilişkisi bakımından da kanunda özel olarak ayrılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kasıtlı suçlarla taksirli suçlar ve sırf askeri suçlarla diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz. Nitekim Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 2024/339 Esas ve 2024/11304 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, Askeri Ceza Kanunu'nda yer alsa bile Ek Madde 11'deki sırf askeri suç sayımında bulunmayan yoklama kaçağı gibi suçlar sırf askeri suç niteliğinde sayılmadığından, bu mahkûmiyetler bakımından tekerrür hükümlerinin uygulanmasında kanuni bir engel bulunmamaktadır.
Sırf askeri suç sivil kişiler tarafından işlenebilir mi?
Hayır, sırf askeri suçlar yalnızca asker kişiler tarafından ve askerlik hizmetiyle bağlantılı olarak işlenebilen, genel ceza kanunlarında karşılığı bulunmayan suçlardır. Sivil kişilerin benzer fiilleri genel ceza kanunları kapsamında değerlendirilir.
Sırf askeri suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir mi?
Sırf askeri bir suçtan ötürü altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanamaz.
Sırf askeri suçlarda tutuklama yasağı uygulanır mı?
Hayır, Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 14. maddesi gereğince sırf askeri suçlarda tutuklama yasağına ilişkin hükümler uygulanmaz; kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve disiplinin ağır ihlali halinde tutuklama kararı verilebilir.
Sırf askeri suç ile genel suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanır mı?
Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sırf askeri suçlar ile diğer suçlar arasında tekerrür hükümleri uygulanmaz.
Subay ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesini kim alır?
Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 14. maddesi gereğince askeri suçlarla ilgili olarak subay ve astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesi bizzat Cumhuriyet savcısı tarafından alınır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

