Şikâyetten Vazgeçme ve Etkin Pişmanlığın Muhakemeye Etkisi

by Avukat Erdal Ersoy
Şikâyetten Vazgeçme ve Etkin Pişmanlığın Muhakemeye Etkisi

Şikâyet Hakkı ve Süresine İlişkin Kanuni Esaslar

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında takibi şikâyete bağlı kılınan suçlarda soruşturma ve kovuşturma yürütülebilmesi yetkili kimsenin süresi içinde başvuruda bulunmasına bağlıdır ve bu başvuru bir muhakeme şartı niteliğindedir. 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince, yetkili kişinin altı ay içinde şikâyette bulunmaması durumunda soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Maddenin ikinci fıkrası uyarınca altı aylık bu süre, zamanaşımı süresi aşılmamak kaydıyla şikâyet hakkına sahip kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Ancak soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu yönünden kanun koyucu özel bir sınır belirlemiş olup şikâyet süresi her ne suretle olursa olsun eylemin gerçekleştiği günden itibaren iki yılı geçemez. Şikâyet hakkına sahip birden fazla mağdurun varlığı durumunda ise hak sahiplerinden birinin altı aylık süreyi kullanmaksızın geçirmesi diğer kişilerin şikâyet hakkını düşürmez.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi

Şikâyet hakkı niteliği itibarıyla kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar arasında yer almaktadır. Hak sahibi bu hakkı kendisi kullanabileceği gibi vekili vasıtasıyla da ileri sürebilir. Bununla birlikte vekil aracılığıyla şikâyetten vazgeçilebilmesi amacıyla düzenlenen vekâletnamede bu yetkinin özel olarak belirtilmesi aranabilmektedir.

Şikâyetten Vazgeçmenin Hukuki Sonuçları ve Sınırları

Şikâyetten vazgeçme, ceza muhakemesi sürecinde düşme sebebi oluşturan bir usuli işlemdir. Şikâyete bağlı bir suçta vazgeçme iradesi soruşturma evresinde açıklandığında Cumhuriyet savcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir; kovuşturma evresinde bildirildiğinde ise kamu davasının düşmesi kararı tesis edilir. 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça suçtan zarar görenin vazgeçmesi davayı düşürür. Bu irade kural olarak hükmün kesinleşmesine kadar hukuki sonuç doğurmaktadır; bu doğrultuda ilk derece mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünden sonra kanun yolu aşamasında şikâyetten vazgeçilmesi halinde de üst derece mahkemesi düşme kararı vererek mahkûmiyeti kaldırabilir. Hükmün kesinleşmesinden sonra vuku bulan vazgeçme beyanı ise cezanın infazına engel teşkil etmez ve kural olarak ceza davasını ortadan kaldırmaz.

İştirak halinde işlenen suçlarda failler bakımından şikâyet iradesi bölünemez. 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin beşinci fıkrası doğrultusunda, iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkında şikâyetten vazgeçilmesi durumunda bu vazgeçme diğer sanıkları da kapsar; mağdur yalnızca belirli failleri ayırarak vazgeçme yoluna gidemez. Öte yandan aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca, kanunda aksine bir kural yer almadıkça şikâyetten vazgeçme, bu vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık yönünden sonuç doğurmaz.

Şikâyetten vazgeçme kamu davasını düşürse dahi suçtan zarar görenin özel hukuk kapsamındaki maddi ve manevi tazminat ile şahsi haklarını kendiliğinden sona erdirmez. Mağdurun tazminat taleplerinden açıkça feragat etmesi ya da tarafların şahsi hakları da içeren sulh sözleşmesi bağıtlaması halinde özel hukuktaki haklar son bulur. Nitekim 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince kamu davasının düşmesi mağdurun şikâyetten vazgeçmesine dayanıyor ve mağdur vazgeçme anında şahsi haklarından da feragat ettiğini ayrıca belirtmiş bulunuyorsa, artık hukuk mahkemelerinde aynı fiile dayalı tazminat davası açılamaz.

Etkin Pişmanlığın Muhakemedeki Karar Türlerine ve Cezaya Etkisi

Hâkim, suç vasfını belirledikten sonra etkin pişmanlık şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini resen gözetir. Etkin pişmanlık şartları gerçekleştiğinde kanunda öngörülen indirimin uygulanması gerekmekle birlikte, kanunun indirim üst sınırı belirlediği hallerde ceza sabit bir oranda değil, bu sınıra kadar indirilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca, işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen etkin pişmanlık dolayısıyla faile ceza verilmemesi gereken hallerde ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde davanın düşmesine; soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa gerçekleşmesini beklemek üzere durma kararı verilir. Aynı maddenin dokuzuncu fıkrası uyarınca derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
Madde 223 – (1) Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm
verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine
hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.
(2) Beraat kararı;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka
uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,
Hallerinde verilir.
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya
sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30
md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında
mahkûmiyet kararı verilir.
(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya
mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya
açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da
soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması
hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya
kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı
verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı
kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.)
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Malvarlığına Karşı Suçlarda Etkin Pişmanlık Hükümleri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168 inci maddesi kapsamındaki hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflas ve taksirli iflas suçları tamamlandıktan sonra fakat kamu davası açılmadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık duyarak mağdurun uğradığı zararı aynen iade ya da tazmin yoluyla tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak mahkemece hüküm kurulmadan önce sergilenmesi durumunda ise verilecek cezada yarısına kadarı indirim yapılır. Zararın aynen iade veya tazmin suretiyle yalnızca kısmen karşılanması durumunda etkin pişmanlık hükmünün tatbik edilebilmesi için ayrıca suçtan zarar gören mağdurun rızası aranmaktadır.

Yağma suçunda etkin pişmanlık gösteren kişi bakımından uygulanacak indirim oranları özel olarak düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce gerçekleşmesi halinde verilecek ceza yarısına kadar, kovuşturma başladıktan sonra ve hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi halinde ise üçte birine kadar indirilir. Karşılıksız yararlanma suçunda ise failin, azmettirenin veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin zararını soruşturma tamamlanmadan tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm anına kadar tamamen tazmini halinde ise verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Kanun, karşılıksız yararlanma suçundaki bu düzenlemeden iki defadan fazla yararlanılamayacağını hükme bağlamıştır.

Uyuşturucu ve Suç Örgütü Kapsamında Etkin Pişmanlık

5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinde düzenlenen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına katılan kişi, resmi makamlarca durum haber alınmadan önce diğer suç ortaklarını ve bu maddelerin imal edildiği ya da saklandığı yerleri bildirip ortakların yakalanmasını veya maddelerin bulunmasını sağlarsa hakkında cezaya hükmolunmaz. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden ya da bulunduran kişi de resmi makamlar haber almadan önce maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini yetkili mercilere aktararak faillerin yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırdığı takdirde cezalandırılmaz. Aynı suçlar yetkili mercilerce haber alındıktan sonra failin gönüllü şekilde suçun ortaya çıkmasına ve ortakların yakalanmasına yardım etmesi halinde verilecek cezada yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirim yapılır. Kullanmak amacıyla uyuşturucu bulunduran veya kullanan fail, hakkında bu eylemden ötürü soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kurumlarına başvurup tedavi talebinde bulunursa cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 192Kaynağı aç
Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı
veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan
dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu
görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler
uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87]
Zehirli madde imal ve ticareti

Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bağlamında, soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç işlenmeden önce örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesi uyarınca cezaya hükmolunmaz. Suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Bu bilgilerin yakalandıktan sonra verilmesi halinde ise bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır. Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur; kanuni sınırlar içinde bu süre üç yıla kadar uzatılabilir ve kişi anılan fıkra hükümlerinden birden fazla yararlanamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 221Kaynağı aç
Madde 221- (1) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu
nedeniyle soruşturmaya başlanmadan ve örgütün amacı doğrultusunda suç
işlenmeden önce, örgütü dağıtan veya verdiği bilgilerle örgütün dağılmasını
sağlayan kurucu veya yöneticiler hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Örgüt üyesinin, örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun
işlenişine iştirak etmeksizin, gönüllü olarak örgütten ayrıldığını ilgili
makamlara bildirmesi halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Örgütün faaliyeti çerçevesinde herhangi bir suçun işlenişine iştirak
etmeden yakalanan örgüt üyesinin, pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya
mensuplarının yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde, hakkında
cezaya hükmolunmaz.
(4) Suç işlemek amacıyla örgüt kuran,
yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç
işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak
teslim olup, örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili
bilgi vermesi halinde, hakkında örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak
suçundan dolayı cezaya hükmolunmaz. Kişinin bu bilgileri yakalandıktan sonra
vermesi halinde, hakkında bu suçtan dolayı verilecek cezada üçte birden dörtte
üçe kadar indirim yapılır.[92]
(5) Etkin pişmanlıktan yararlanan kişiler hakkında bir yıl süreyle
denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. Denetimli serbestlik tedbirinin süresi
üç yıla kadar uzatılabilir.
(6) (Ek: 6/12/2006 – 5560/8 md.) Kişi hakkında, bu maddedeki etkin
pişmanlık hükümleri birden fazla uygulanmaz.
Şapka ve Türk harfleri
Şikâyet süresi ne zaman işlemeye başlar?

Şikâyet süresi, zamanaşımı süresini geçmemek kaydıyla hak sahibinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği tarihten itibaren başlar; ancak hakaret suçunda eylem tarihinden itibaren iki yılı geçemez.

Faillerden biri hakkındaki şikâyetten vazgeçme diğerlerini kapsar mı?

İştirak halinde işlenen suçlarda faillerden biri hakkında yapılan şikâyetten vazgeçme diğer failleri de kapsar; ancak vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bakımından davanın düşmesi sonucu doğmaz.

Şikâyetten vazgeçildiğinde tazminat davası açılabilir mi?

Şikâyetten vazgeçme kamu davasını düşürse de tazminat hakkını otomatik olarak sona erdirmez; ancak mağdur vazgeçme esnasında şahsi haklarından da feragat ettiğini bildirmişse artık tazminat davası açamaz.

Etkin pişmanlıkta ceza indirimi yapılması zorunlu mudur?

Etkin pişmanlık şartlarının gerçekleşmesi halinde kanunda öngörülen oranda indirim uygulanması gerekmekle birlikte; kanunda indirim üst sınırı öngörülen hallerde indirim miktarı sabit olmayıp belirlenen sınıra kadar uygulanır.

TCK m. 168 kapsamındaki suçlarda kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık nasıl uygulanır?

5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinde sayılan suçlarda etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde verilecek cezanın yarısına kadarı, yağma suçunda ise üçte birine kadarı indirilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu