Takibi şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar gören kişinin şikayetinden vazgeçmesi, kanunda aksi öngörülmedikçe 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kamu davasını düşürür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesi gereğince düşme kararı bir hüküm türüdür ve kanuni düşme sebeplerinin varlığı halinde verilir. Bu süreç soruşturma aşamasında dosyanın kapanması, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesi sonucunu doğurabilir. Buna karşılık kamu düzenini ilgilendiren ve re'sen takip edilen suçlarda mağdurun şikayetinden vazgeçmesi kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez; cumhuriyet savcılığı ile mahkeme mevcut delil durumuna göre soruşturma ve kovuşturmayı sürdürebilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 223Kaynağı aç
verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine
hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.
(2) Beraat kararı;
a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması,
b) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması,
c) Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması,
d) Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda bir hukuka
uygunluk nedeninin bulunması,
e) Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması,
Hallerinde verilir.
(3) Sanık hakkında;
a) Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya
sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması,
b) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/30
md.) Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi
suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi,
c) Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması,
d) Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi,
Hallerinde, kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(4) İşlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen;
a) Etkin pişmanlık,
b) Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı,
c) Karşılıklı hakaret,
d) İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı,
Dolayısıyla, faile ceza verilmemesi hallerinde, ceza verilmesine yer
olmadığı kararı verilir.
(5) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, sanık hakkında
mahkûmiyet kararı verilir.
(6) Yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde, belli bir cezaya
mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra güvenlik tedbirine hükmolunur.
(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya
açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.
(8) Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da
soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması
hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya
kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz
gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı
verilir. Bu karara itiraz edilebilir.
(9) Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza
verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
(10) Adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararı
kanun yolu bakımından hüküm sayılır.
Karar ve hükümlerde gerekli oy sayısı
Şikayet Hakkının Niteliği ve Başvuru Usulü
Şikayet hakkı, takibi şikayete tabi suçlarda yetkili mercilere başvurarak ceza muhakemesinin işletilmesini sağlayan kişiye sıkı sıkıya bağlı bir haktır. Bu hak kural gereği bizzat sahibi tarafından kullanılır ve miras yoluyla devredilemez; ancak hak sahibi sağlığında şikayet hakkını kullandıktan sonra vefat ederse mirasçılar açılan davaya katılan sıfatıyla iştirak edebilir.
Yaş küçüklüğü ve tüzel kişilik durumlarında hakkın kullanım şekli özellik arz eder. On beş yaşından küçük çocukların şikayet hakkı kanuni temsilcileri vasıtasıyla yerine getirilirken, tüzel kişilere yönelen fiillerde bu yetki kurumun yetkili organları aracılığıyla kullanılır.
Şikayet ve şikayetten vazgeçme iradesi; Cumhuriyet Başsavcılığına, mahkemelere, kolluk birimlerine, valilik veya kaymakamlıklara, yurt dışında ise konsolosluk ve elçiliklere yahut ilgili kurum idaresine yazılı veya sözlü beyanla sunulabilir.
Kanuni Şikayet Süreleri ve Hak Düşürücü Nitelik
Takibi şikayete bağlı suçlarda yetkili kişinin fiili ve faili bildiği veya öğrendiği günden itibaren altı ay içinde başvuruda bulunmaması halinde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Bu altı aylık hak düşürücü süre, genel dava zamanaşımı süresini geçmemek kaydıyla işlemeye başlar. Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, şikayete bağlı hakaret suçu yönünden şikayet süresi fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren her halükarda iki yılı aşamaz.
Suçtan zarar gören birden fazla hak sahibinin bulunması durumunda, ilgililerden birinin altı aylık kanuni süreyi geçirmiş olması diğer hak sahiplerinin şikayette bulunma hakkını ortadan kaldırmaz.
Şikayetten Vazgeçmenin Şartları ve Hükümleri
Şikayetten vazgeçmenin hukuki sonuç doğurabilmesi için irade beyanının hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde açık ve kesin olarak ifade edilmesi gerekir; koşula bağlanan veya muğlak ifadeler geçerli kabul edilmeyebilir. Usulüne uygun olarak açıklanan vazgeçme beyanından kural olarak sonradan dönülemez ve beyan geri alınamaz. Ancak iradenin baskı altında açıklandığının tespiti halinde vazgeçme mahkemece geçersiz sayılabilir.
Şikayetten vazgeçme kural olarak hüküm kesinleşene kadar yapılabilir. Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel teşkil etmez ve ceza yaptırımını sona erdirmez.
Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin altıncı fıkrasına göre kanunda aksi yazılı olmadıkça vazgeçme, onu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemez.
Birden fazla failin iştirak halinde suç işlemesi durumunda, sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin beşinci fıkrası gereğince diğer sanıkları da kapsar.
Kamu davasının vazgeçme sebebiyle düşmesi tazminat taleplerini de etkileyebilir. Suçtan zarar gören kimse şikayetten vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıkça bildirmişse, aynı fiil sebebiyle hukuk mahkemesinde yeniden dava açamaz.
Duruşmaya Katılmamanın Hukuki Değerlendirmesi
Şikayetçinin duruşmaya katılmaması tek başına şikayetten vazgeçme anlamına gelmez. Mahkeme, gerekli görürse müştekinin dinlenmesi için zorla getirme dahil çeşitli usul araçlarına başvurabilir.
Şikayetten vazgeçildiğinde ceza davası kesin olarak düşer mi?
Takibi şikayete bağlı suçlarda suçtan zarar görenin vazgeçmesi kanunda aksi yazılı olmadıkça kamu davasını düşürür; ancak vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı etkilemez ve derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde düşme kararı verilemez. Re'sen takip edilen suçlarda ise vazgeçme kamu davasını kendiliğinden sona erdirmez.
Sanık şikayetten vazgeçmeyi kabul etmek zorunda mıdır?
Sanık vazgeçmeyi kabul etmek zorunda değildir; kanunda aksi belirtilmedikçe şikayetten vazgeçme beyanı bunu kabul etmeyen sanık yönünden sonuç doğurmaz ve yargılama devam eder.
Şikayetten vazgeçme beyanından sonradan dönülebilir mi?
Usulüne uygun biçimde açıklanan vazgeçme iradesinden kural olarak geri dönülemez ve sonradan fikir değişikliği davayı yeniden canlandırmaz; ancak baskı altında yapılan vazgeçmeler mahkemece geçersiz sayılabilir.
Mahkumiyet kararı kesinleştikten sonra şikayetten vazgeçilirse ceza kalkar mı?
Hükmün kesinleşmesinden sonra yapılan şikayetten vazgeçme ceza yaptırımını ortadan kaldırmaz ve kesinleşen cezanın infazına kanunen engel olmaz.
Birden fazla sanıktan yalnızca biri yönünden şikayetten vazgeçilebilir mi?
İştirak halinde işlenen suçlarda faillerden biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi gereğince diğer sanıkları da kapsar ve ayrı tutulamaz.
Şikayetçinin mahkemeye gitmemesi şikayetten vazgeçme sayılır mı?
Şikayetçinin duruşmaya katılmaması tek başına vazgeçme anlamına gelmez; mahkeme gerekli görmesi halinde müştekinin dinlenmesi için zorla getirme dahil çeşitli usul araçlarına başvurabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

