Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası ve Geriye Dönük Haklar

by Avukat Erdal Ersoy
Sigortasız İşçi Çalıştırma Cezası ve Geriye Dönük Haklar

Sigortasız Çalıştırmanın Hukuki Temeli

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 8. maddesi, işverenlere sigortalı sayılan çalışanları sigortalılığın başlayacağı tarihten önce SGK'ya bildirme yükümlülüğü getirmektedir. Bu bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi farklı düzeylerde idari yaptırımlara yol açmaktadır. Ayrıca idari para cezasına muhatap olmak, işvereni bildirge ve belge verme yükümlülüğünden kurtarmaz; 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza uygulanmış olması 8., 9., 11. ve 86. maddelerdeki belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 102Kaynağı aç
MADDE 102- (Değişik: 17/4/2008-5754/60 md.) Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddede belirtilen bildirgeyi, bu Kanunda belirtilen süre içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usȗle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu hâlde anılan ortamda göndermeyenler hakkında her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. 2) 8 inci maddenin birinci fıkrasında belirtilen bildirgenin verilmediğinin, mahkeme kararından veya Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden ya da diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden veya bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden anlaşılması halinde bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında her bir sigortalı için asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. 3) İşyeri esas alınmak suretiyle bildirgenin verilmediğine ilişkin; mahkemenin karar tarihinden, Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarının tespit tarihinden, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının denetim elemanlarının rapor tarihinden, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi veya belgelerin Kuruma intikal tarihinden itibaren bir yıl içinde bu bendin (2) numaralı alt bendinde sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediğinin anlaşılması halinde, bildirgeyi vermekle yükümlü olanlar hakkında bu defa her bir sigortalı için asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. b) 11 inci maddesinde belirtilen bildirgeyi, Kurumca belirlenen şekle ve usȗle uygun vermeyenler veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde, anılan ortamda göndermeyenler veya bu Kanunda belirtilen süre içinde Kuruma vermeyenlere; 1) Kamu idareleri ile bilânço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin üç katı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar için asgari ücretin iki katı tutarında, 3) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar için bir aylık asgari ücret tutarında, idari para cezası uygulanır. c) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca verilmesi gereken belgeleri, Kurumca belirlenen şekilde ve usȗlde vermeyenler ya da Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler veya belirlenen süre içinde vermeyenlere her bir fiil için; 1) Belgenin asıl olması halinde aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında, 2) Belgenin ek olması halinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında, 3) Ek belgenin 86 ncı maddenin beşinci fıkrasına istinaden Kurumca re’sen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek belgede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında, 4) Belgenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri veya kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması halinde, belgenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin iki katı tutarında, idari para cezası uygulanır. d) 59 uncu maddesi uyarınca Kurumun defter ve belge incelemeye yetkili denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurları tarafından veya 59 uncu maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen serbest muhasebeci malî müşavirler ile yeminli malî müşavirlerce düzenlenen raporlara istinaden, Kuruma bildirilmediği tespit edilen eksik işçilik tutarının mal edildiği her bir ay için, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. e) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülüğü Kurumca yapılan yazılı ihtara rağmen onbeş gün içinde mücbir sebep olmaksızın tam olarak yerine getirmeyenlere; 1) Bilânço esasına göre defter tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin oniki katı tutarında, 2) Diğer defterleri tutmakla yükümlü olanlar için, aylık asgari ücretin altı katı tutarında, 3) Defter tutmakla yükümlü değil iseler, asgari ücretin üç katı tutarında, 4) Tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla; defter ve belgelerin tümünü verilen süre içinde ibraz etmekle birlikte; kanunî tasdik süresi geçtikten sonra tasdik ettirilmiş olan defterlerin tasdik tarihinden önceki kısmı, işçilikle ilgili giderlerin işlenmemiş olduğu tespit edilen defterler, sigorta primleri hesabına esas tutulan kazançların kesin olarak tespitine imkân vermeyecek şekilde usulsüz veya noksan tutulmuş defterler, herhangi bir ay için sigorta primleri hesabına esas tutulması gereken kazançların ve kazançlarla ilgili ödemelerin (sigorta primine esas kazancın ödemeye bağlı olduğu durumlar dahil) o ayın dahil bulunduğu hesap dönemine ait defterlere işlenmemiş olması halinde, o aya ait defter kayıtları geçerli sayılmaz ve bu geçersizlik hallerinin gerçekleştiği her bir takvim ayı için, aylık asgari ücretin yarısı tutarında; kullanılmaya başlanmadan önce tasdik ettirilmesi zorunlu olduğu halde tasdiksiz tutulmuş olan defterler geçerli sayılmaz ve tutmakla yükümlü bulunulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1) ve (2) numaralı alt bentlerine göre; Vergi Usûl Kanunu gereğince bilanço esasına göre defter tutulması gerekirken işletme hesabı esasına göre tutulmuş defterler geçerli sayılmaz ve bu bendin (1) numaralı alt bendine göre, 5) İşverenler tarafından ibraz edilen aylık ücret tediye bordrosunda; işyerinin sicil numarası, bordronun ilişkin olduğu ay, sigortalının adı, soyadı, sigortalının sosyal güvenlik sicil numarası, ücret ödenen gün sayısı, sigortalının ücreti, ödenen ücret tutarı ve ücretin alındığına dair sigortalının imzasının bulunması zorunludur. Belirtilen unsurlardan herhangi birini ihtiva etmeyen (imza şartı yönünden makbuz mukabilinde veya banka kanalıyla yapılan ödemeler hariç) ücret tediye bordroları geçerli sayılmaz ve her bir geçersiz ücret tediye bordrosu için aylık asgari ücretin yarısı tutarında, idari para cezası uygulanır. İbraz süresi geçirildikten sonra incelemeye sunulan ve tümünün veya bir bölümünün geçersiz olduğu tespit edilen defter ve belgeler yönünden, ayrıca geçersizlik fiilleri için idari para cezası uygulanmaz, sadece tutulan defter türü dikkate alınarak bu bendin (1), (2) ve (3) numaralı alt bentlerine göre idari para cezası uygulanır. f) 85 inci maddesinin beşinci fıkrasında (…)[181] belirtilen yükümlülükleri belirtilen sürede yerine getirmeyenlere, aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. g) 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasında, 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde belirtilenler için aynı maddenin üçüncü fıkrasında, 47 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 90 ıncı maddenin birinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlar ile tüzel kişilere, aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. 8 inci maddesinin yedinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen kamu idareleri ile bankalara sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır. h) 11 inci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirim yükümlülüğünü yasal süresi içinde yerine getirmeyen ticaret sicili memurlukları ile aynı maddenin altıncı fıkrasında belirtilen yükümlülüğü yasal süresi içinde yerine getirmeyen kurum ve kuruluşlara yerine getirilmeyen her bir bildirim yükümlülüğü için aylık asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. I) Kurumun denetim ve kontrolle görevlendirilmiş memurlarının; l) Bu Kanunun uygulanmasından doğan inceleme ve soruşturma görevlerini yerine getirmeleri sırasında işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler görevlerini yapmasına engel olamazlar; engel olanlar hakkında eylemleri başka bir suç oluştursa dahi, asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. 2) Görevlerini yapmasını engellemek amacıyla cebir ve tehdit kullanan işverenler, sigortalılar, işyeri sahipleri ve bu işle ilgili diğer kişiler fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde Türk Ceza Kanununun 265 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre cezalandırılır. Bu suçu işleyenler hakkında ayrıca asgari ücretin on katı tutarında idari para cezası uygulanır. i) Kurum tarafından bu Kanunun 100 üncü maddesi kapsamında Kurum tarafından istenen bilgi ve belgeleri belirlenen süre içinde mücbir sebep olmaksızın vermeyen kamu idareleri, bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulmuş kurum ve kuruluşlar ile diğer gerçek ve tüzel kişiler hakkında, aylık asgari ücretin beş katı tutarında, geç verilmesi halinde ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında idari para cezası uygulanır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/45 md.) Ancak 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılara geçici iş göremezlik ödeneği ödemelerinde 100 üncü maddeye istinaden Kurumca işverenlerden istenilen bildirimlerin belirlenen süre içerisinde ve elektronik ortamda yapılmaması halinde sigortalı başına aylık asgari ücretin onda biri, hiç yapılmaması halinde ise sigortalı başına aylık asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır. (Ek paragraf: 4/4/2015-6645/48 md.) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bulunan sigortalıların hizmet bilgilerinin 100 üncü madde kapsamında Kurumca oluşturulan yazılım programına bilgi girişi yapması gereken işyerlerince, Kurumca belirlenen süre içinde elektronik ortamda Kuruma hiç gönderilmemesi hâlinde sigortalı başına aylık brüt asgari ücretin beşte biri, geç gönderilmesi hâlinde ise sigortalı başına aylık brüt asgari ücretin onda biri tutarında, idari para cezası uygulanır. Ancak, idari para cezası ilgili yılın aralık ayında geçerli olan brüt asgari ücretin yirmi dört katını geçemez. j) (Ek: 18/2/2009-5838/4 md.; Değişik: 1/3/2012-6283/3 md.) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre sigortalılığı sona erenlere ilişkin bildirim ile 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesinde yer alan sandıklara, sandık iştirakçiliğinin başlama veya sona ermesine ilişkin bildirimi, süresi içinde ya da Kurumca belirlenen şekle ve usule uygun olarak yapmayanlar veya Kurumca internet, elektronik veya benzeri ortamda göndermekle zorunlu tutulduğu halde anılan ortamda göndermeyenler hakkında, bir takvim ayında işlenen bu fiillerden dolayı tutmakla yükümlü bulunulan defter ve belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle verilmesi gereken ceza tutarını aşmamak kaydıyla her bir sigortalı veya sandık iştirakçisi için asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır. k) (Ek: 25/6/2009-5917/42 md.) 100 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre genel sağlık sigortalılarının bakmakla yükümlü oldukları kişilere ait bilgi girişlerini süresinde yapmayanlar ile bakmakla yükümlü olunan kişi olmayanlara ait bilgi girişi yapanlara asgari ücretin yarısı tutarında idari para cezası uygulanır. l) (Ek: 13/2/2011-6111/45 md.) Ek 6 ncı maddesine göre yapılması gereken bildirim veya kontrol yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde, her bir fiil için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. m) (Ek: 15/7/2016-6728/51 md.) Kurumun prim tahakkukuna ve sigortalıların sosyal güvenlik haklarına dayanak teşkil eden bu Kanunun 86 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası uyarınca verilmesi gereken beyannamedeki sigortalıların, prime esas kazançlarının veya hizmetlerinin bildirilmediği, eksik ya da geç bildirildiği anlaşılan her bir işyeri için; 1) Beyannamenin asıl olması hâlinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla beyannamede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin beşte biri tutarında, 2) Beyannamenin ek olması hâlinde, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek beyannamede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin sekizde biri tutarında, 3) Ek beyannamenin, 86 ncı maddenin beşinci fıkrasına istinaden Kurumca resen düzenlenmesi durumunda, aylık asgari ücretin iki katını geçmemek kaydıyla her bir ek beyannamede kayıtlı sigortalı sayısı başına, aylık asgari ücretin yarısı tutarında, 4) Beyannamenin mahkeme kararı, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar, kamu idareleri ile kanunla kurulan kurum ve kuruluşlardan alınan bilgi ve belgelerden, hizmetleri ve kazançları Kuruma bildirilmediği veya eksik bildirildiği ya da sadece hizmetlerinin Kuruma eksik bildirildiği anlaşılan sigortalılarla ilgili olması hâlinde, beyannamenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık beyannamedeki her bir işyeri için, a) Kamu idareleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca bilanço esasına göre defter tutmak zorunda olanlar hakkında asgari ücretin üç katını geçmemek üzere sigortalı başına aylık asgari ücret tutarında, b) Diğer defterleri tutmak zorunda olanlar hakkında asgari ücretin iki katını geçmemek üzere sigortalı başına yarım asgari ücret tutarında, c) Defter tutmakla yükümlü olmayanlar hakkında aylık asgari ücreti geçmemek üzere sigortalı başına asgari ücretin üçte biri tutarında, ç) Beyannamedeki her bir işyerinden bildirilen sigortalıların sadece prime esas kazançlarının eksik bildirildiğinin anlaşılması hâlinde ise beyannamenin asıl veya ek nitelikte olup olmadığı, işverence düzenlenip düzenlenmediği dikkate alınmaksızın, aylık asgari ücretin onda birinden az, iki katından fazla olmamak üzere tespit edilen prime esas kazanç tutarında, idari para cezası uygulanır. n) (Ek: 15/7/2016-6728/51 md.) Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde, sigortalıların işyerlerinde fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunu, gerçeğe aykırı bildiren her bir işyeri için aylık asgari ücreti geçmemek üzere meslek adı ve kodu gerçeğe aykırı bildirilen sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası uygulanır. (Değişik ikinci fıkra: 17/1/2012-6270/11 md.) Mahkeme kararına, Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca yapılan tespitler veya diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatları gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelere ya da kamu idarelerinden alınan belgelere istinaden düzenlenenler hariç olmak üzere, bildirgenin veya belgenin yasal süresi geçtikten sonra ilgililerce kendiliğinden 30 gün içinde verilmesi ve söz konusu cezaların ilgililerce, yapılacak tebligat tarihini takip eden günden itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, bu maddenin birinci fıkrasının (a), (b), (g), (h) ve (j) bentlerinde öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden uygulanır. (Ek üç cümle: 16/5/2018-7144/16 md.) Kurumca, birinci fıkrada belirtilen bildirge, beyanname, belge veya defterlere istinaden sigortalıların ve çalışma gün sayılarının eksiksiz bildirilmesi şartıyla bildirilen prime esas kazanç tutarında, fiilin işlendiği tarihteki brüt asgari ücretin üçte birini geçmeyecek ve %1’ini aşmayacak şekilde eksiklik tespit edilmesi durumunda, eksikliğin on beş gün içinde düzeltilmesi için ilgiliye yazılı ihtar verilir. Bu süre sonunda tespit edilen eksik tutarın Kuruma bildirilmemesi halinde birinci fıkranın ilgili hükümlerine göre idari para cezası verilir. Eksikliğin işverence tespit edilmesi durumunda bu süre; bildirge, beyanname, belge veya defterlerin Kuruma verilmesinden itibaren on beş gündür. İdarî para cezası uygulanması 8 inci, 9 uncu, 11 inci ve 86 ncı maddelerde belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi yükümlülüğünü kaldırmaz.[182] İdarî para cezaları ilgiliye tebliğ ile tahakkuk eder. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde Kuruma ya da Kurumun ilgili hesaplarına yatırılır veya aynı süre içinde Kuruma itiraz edilebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenler, kararın kendilerine tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurabilirler. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde, idari para cezası kesinleşir. İdarî para cezalarının, Kuruma itiraz edilmeden veya yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde peşin ödenmesi halinde, bunun dörtte üçü tahsil edilir. Peşin ödeme idari para cezasına karşı yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez. (İptal üçüncü cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 28/11/2013 tarihli ve E.: 2013/40, K.: 2013/139 sayılı Kararı ile.) (…) Mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ödenmeyen idari para cezaları, 89 uncu madde hükmü gereğince hesaplanacak gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir. İdarî para cezaları on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Zamanaşımı süresi, fiilin işlendiği tarihten itibaren başlar. İdarî para cezaları hakkında, bu Kanun ve 16/5/2006 tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununda hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır. İdarî yaptırımlar ve fesih

İdari Para Cezaları: İhlalin Türüne Göre Değişen Miktarlar

Sigortasız çalıştırmaya bağlı idari para cezası tek bir rakamdan oluşmaz; ihlalin nasıl ortaya çıktığı ceza miktarını doğrudan etkiler. İşe giriş bildirgesinin kanunda öngörülen sürede ya da Kurumun belirlediği şekle ve usule uygun verilmemesi halinde her bir sigortalı için asgari ücret tutarında ceza uygulanır. Bildirgenin hiç verilmediği mahkeme kararından, SGK denetim ve kontrolle görevli memurlarınca yapılan tespitlerden, diğer kamu idarelerinin denetim elemanlarının kendi mevzuatları çerçevesindeki soruşturmalarından ya da bankalar, döner sermayeli kuruluşlar ve kamu idarelerinden alınan belgelerden anlaşılması halinde ise ceza her bir sigortalı için asgari ücretin iki katına yükselmektedir.

Bildirgenin verilmediğinin yukarıda sayılan yollardan biriyle anlaşılmasından itibaren bir yıl içinde, yine aynı bentte sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediği tespit edilirse her bir sigortalı için asgari ücretin beş katı tutarında idari para cezası uygulanır. Bu artırılmış yaptırım, tekrar ihlal ile bir yıllık süre koşulunun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır.

Aylık prim ve hizmet belgesinin (APHB) asıl belge olarak gereği gibi verilmemesi halinde her bir fiil için sigortalı başına aylık asgari ücretin beşte biri tutarında ceza uygulanır; bu ceza toplamda aylık asgari ücretin iki katını aşamaz. Buna karşın APHB kapsamındaki hizmetlerin mahkeme kararı, SGK denetimi veya kamu idaresi denetimiyle bildirilmediği ya da eksik bildirildiği ortaya çıkarsa, belgenin asıl mı ek mi olduğuna ya da işverence düzenlenip düzenlenmediğine bakılmaksızın aylık asgari ücretin iki katı tutarında ceza uygulanır.

Ceza miktarını belirleyen etkenler ihlalin türüyle sınırlı değildir: tespit edilen sigortalı sayısı ve bildirilmeyen dönemler de yükümlülüğün büyüklüğünü doğrudan etkiler. Tek günlük sigortasız çalışma bile işe giriş bildirgesinin verilmemesi bakımından ayrı bir ihlal oluşturabilir; kısa süreli çalışmalarda yaptırım riski ortadan kalkmaz.

Prim Borcu, Gecikme Cezası ve Gecikme Zammı

İdari para cezasının yanı sıra sigortasız çalıştırma tespitinde prim asılları da tahakkuk ettirilir. SGK'nın prim ve diğer alacakları süresinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmemiş kısım için sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık dönemde her ay yüzde üç oranında gecikme cezası uygulanır. Bu tutarlara ek olarak, ödeme süresinin bittiği tarihten borç ödeninceye kadar Hazine tarafından açıklanan Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda gecikme zammı olarak hesaplanır; ödemenin yapıldığı ay için ise gecikme zammı günlük hesaplanır. Dava ya da icra takibi açılmış olması gecikme cezası ve zammının tahsilini durdurmaz.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 89Kaynağı aç
MADDE 89- (Değişik birinci fıkra: 17/4/2008-5754/53 md.) Sigortalının çalıştırıldığı işyeri aktif veya pasifi ile birlikte devralınır veya intikal ederse ya da başka bir işyerine katılır veya birleşirse eski işverenin Kuruma olan prim ile gecikme cezası, gecikme zammı ve diğer ferilerinden oluşan borçlarından, aynı zamanda yeni işveren de müştereken ve müteselsilen sorumludur. Bu hükme aykırı sözleşme hükümleri Kuruma karşı geçersizdir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usûl ve esasları belirlemeye Kurum yetkilidir. Kurumun prim ve diğer alacakları süresi içinde ve tam olarak ödenmezse, ödenmeyen kısmı sürenin bittiği tarihten itibaren ilk üç aylık sürede her bir ay için %3 oranında gecikme cezası uygulanarak artırılır. Ayrıca, her ay için bulunan tutarlara ödeme süresinin bittiği tarihten başlamak üzere borç ödeninceye kadar her ay için ayrı ayrı Hazine Müsteşarlığınca açıklanacak bir önceki aya ait Yeni Türk Lirası cinsinden iskontolu ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda uygulanarak gecikme zammı hesaplanır. Ancak, ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Cumhurbaşkanı, ilk üç ay için uygulanan gecikme cezası oranını iki katına kadar artırmaya veya bu oranı %1 oranına kadar indirmeye, yeniden kanunî oranına getirmeye ve uygulama tarihini belirlemeye yetkilidir. Dava ve icra takibi açılmış olsa bile, prim ve diğer Kurum alacaklarının ödenmemiş kısmı için gecikme cezası ve gecikme zammı tahsil edilir.[165][166] Yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Ancak Borçlar Kanununun 65 inci maddesi hükmü saklıdır. Prim iadesi nedeniyle sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların, genel sağlık sigortalılarının aylık, gelir, ödenek ve sağlık hizmetlerinden yararlanma şartlarını yitirmeleri durumunda, bu Kanuna göre ödenen aylık, gelir ve ödenekler ile sağlanan sağlık hizmetleri durdurulur. Yanlış veya yersiz yapılan masraflar 96 ncı madde hükümlerine göre ilgililerden geri alınır. Prim ve idari para cezası borçlarının hakedişlerden mahsubu, ödenmesi ve ilişiksizlik belgesinin aranması[167][168]

5510 sayılı Kanunun 89. maddesi uyarınca ilk üç ay için uygulanan yüzde üç gecikme cezası oranını Cumhurbaşkanı iki katına kadar artırmaya veya yüzde bire kadar indirmeye yetkilidir; dolayısıyla fiili oran değişmiş olabilir.

Defter ve Belge İbraz Yükümlülüğü

SGK, denetim sürecinde işverenin defter ve belgelerini ibraz etmesini yazılı olarak isteyebilir. Yazılı ihtara rağmen on beş gün içinde mücbir sebep olmaksızın belgeler tam olarak ibraz edilmezse 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca bilanço esasına göre defter tutanlar için aylık asgari ücretin on iki katı, diğer defterleri tutanlar için altı katı, defter tutmakla yükümlü olmayanlar için ise üç katı tutarında ayrı bir idari para cezası uygulanır. Ayrıca işveren, sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren on beş gün içinde bu durumu Kuruma bildirmekle yükümlüdür.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 86Kaynağı aç
MADDE 86- (Değişik birinci fıkra: 15/7/2016-6728/48 md.) Bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır. İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin birinci fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden, işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. (Değişik dördüncü fıkra: 21/3/2018-7103/67 md.) Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve eksik gün sayısı, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan edilir. Sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını gösteren eksik gün nedenleri ile bu nedenleri ispatlayan belgelerin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, saklanması ve diğer hususlar Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (Değişik beşinci fıkra: 21/3/2018-7103/67 md.) Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kurumca istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi veya ibraz edilen bilgi ve belgelerin geçerli sayılmaması halinde otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi, yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. (Mülga altıncı fıkra: 13/2/2011-6111/40 md.) (Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır. Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.[154] Sigortalının çalıştığı bir veya birden fazla işte, bu Kanunda yazılı şartları yerine getirmiş olmasına rağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin işveren tarafından verilmediği veya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemeler yapılır.[155] Bu maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 nci maddeye göre işlem yapılır. Kamu idarelerinde işyerinin özelliği nedeniyle prim belgelerinin farklı sürelerde verilme zamanını belirlemeye, Kurum yetkilidir. (Mülga ikinci cümle: 15/7/2016-6728/48 md.) (Ek fıkra: 15/7/2016-6728/48 md.) Muhtasar beyanname ile bu Kanun uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi durumunda beyannamenin; şekil, içerik, ekleri, ilgili olduğu dönem, verilme süresi ve diğer hususlar Bakanlık ile Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan müşterek tebliğ ile belirlenir. İşveren sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren on beş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Prim ödeme yükümlüsü

Cezada İndirim Olanakları ve İtiraz Yolu

İşverenin ihlali kendiliğinden düzeltmesi belirli cezalarda indirime yol açabilir. 5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mahkeme kararına, SGK denetimine, kamu idaresi denetimine ya da kamu idarelerinden alınan belgelere dayanılarak düzenlenen cezalar hariç olmak üzere, yasal süre geçtikten sonra bildirge ya da belgeyi otuz gün içinde kendiliğinden veren ve cezayı tebliğ tarihini izleyen on beş gün içinde ödeyen işverenler, kanunun 102. maddesinin (a), (b), (g), (h) ve (j) bentlerinde öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden yaptırıma muhatap olur.

İdari para cezasına itiraz etmek isteyen işveren tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde Kuruma itiraz edebilir; itiraz takibi durdurur. Kurumca itirazı reddedilenlerin ise ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurma hakkı bulunmaktadır. Öte yandan mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. İtiraz ya da yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde peşin ödeme yapılırsa cezanın dörtte üçü tahsil edilir; peşin ödeme yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.

Zamanaşımı: İşverenin On Yıllık Riski

5510 sayılı Kanunun 102. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca idari para cezaları, fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu durum, geçmişte kısa süre sigortasız çalıştıran işverenler açısından da önemli bir risk barındırır; ihlalin tespit tarihi değil, fiilin gerçekleştiği tarih zamanaşımının başlangıç noktasıdır.

Sigortasız Çalıştırmanın İhbar Yolları

Sigortasız işçi çalıştırıldığına ilişkin şikayet ALO 170 hattı, CİMER, SGK sosyal güvenlik il müdürlüğü veya merkezi ve e-Devlet kanallarından yapılabilir. Bu başvuru yalnızca çalışan ya da eski çalışan tarafından yapılmak zorunda değildir; ilgisiz üçüncü kişiler de ihbarda bulunabilir. Başvuruda işverenin kimliği ve unvanı, işyeri adresi, çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, yürütülen iş ve çalışma düzeni, ücretin nasıl ödendiği, varsa tanıklar ile mevcut belgeler açıkça belirtilmelidir.

İhbarcının kimliğinin korunması uygulamada önem taşımakla birlikte, idari inceleme veya yargılama sürecinde dosyanın niteliğine bağlı olarak bazı bilgilerin resmi makamlarca görülmesi mümkündür; her olayda mutlak gizlilik güvencesi veren bir sistem bulunmamaktadır. Standart bir ihbar ödülü uygulaması ise genel başvuru düzeninde olağan bir hak olarak yer almamaktadır.

İşçinin Geriye Dönük Hakları: Hizmet Tespiti ve Süre

Aylık prim ve hizmet belgesi ya da muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmemişse veya çalışma Kurumca tespit edilememişse, 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca işçi, çalıştığı yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeden alınacak ilamla sigortalılık süresi ve aylık kazanç toplamları ispat edilebilir. Bu beş yıllık sürenin hak düşürücü mü yoksa zamanaşımı niteliğinde mi olduğu kanun metninde açıkça belirlenmemiştir; bu ayrım dava hakkı üzerinde farklı sonuçlar doğurabileceğinden ihtiyatla değerlendirilmesi gerekir.

SGK denetim memurları veya kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından kayıt ve belgelere dayanmaksızın, yani fiili tespitle çalışma belirlenen kişilerin geriye dönük hizmetlerinde önemli bir sınır söz konusudur: bu yolla tespit edilen sigortasız çalışmanın yalnızca tespit tarihinden geriye dönük en fazla bir yıllık kısmı dikkate alınır. 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinin sekizinci fıkrasında öngörülen bu bir yıllık sınır yalnızca kayıt ve belgeye dayanmayan fiili tespitler için geçerlidir.

İspat: Hizmet Tespiti Davasında Tanıklık

Hizmet tespiti davasında sigortasız çalışmanın ispatında uygulamada en sık başvurulan yol tanık gösterilmesidir. İşçi, aynı dönemde çalışan kişileri tanık olarak gösterebilir. Tanıklık, bu tür davalarda kullanılan tek ispat yolu değildir.

Sigortasız Çalışanın Tazminat ve Sosyal Hakları

Kıdem tazminatına hak kazanmak için sigortalı çalışılmış olması şartı aranmamaktadır. Sigortasız geçen süreyi ispatlayan işçi, en az bir yıllık çalışma ve kıdem tazminatına hak kazandıran biçimde iş sözleşmesinin sona ermesi koşullarının da birlikte gerçekleşmesi halinde kıdem tazminatı talep edebilir. Hizmet tespiti davasını kazanan ve diğer yasal koşulları sağlayan işçi işsizlik ödeneğine de başvurabilir. Ücret ve diğer işçilik alacakları için ise zorunlu arabuluculuk süreci gündeme gelir; uzlaşı sağlanamazsa iş mahkemesinde dava açılabilir.

İdari para cezaları kural olarak bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeyen işverene yönelir; sigortasız çalıştırılmış olmak, işçi bakımından idari ceza nedeni sayılmaz. İşçi, sosyal güvenlik korumasına alınması gereken ve hak arama yollarına başvurabilecek taraftır. Gerçeğe aykırı belge düzenlenmesi gibi ilave hukuka aykırılıklar söz konusu olduğunda bu değerlendirme farklılaşabilir.

5510 sayılı Kanunun 86. maddesi uyarınca, çalışma koşullarını yerine getirmiş olmasına karşın aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen ya da kazançları veya prim ödeme gün sayıları eksik gösterilen sigortalılar için, durumun Kurumca tespit edilmesi halinde hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemeler yapılır.

İş Güvencesi Dışındaki İşçilerde Kötü Niyet Tazminatı

4857 sayılı İş Kanununun 17. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, iş güvencesi hükümlerinin (m. 18-21) uygulama alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirilmesi halinde işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması durumunda bu tazminata ek olarak ihbar tazminatı da ayrıca talep edilebilir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 17Kaynağı aç
Madde 17 – Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; a) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, b) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, c) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, d) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra, feshedilmiş sayılır. Bu süreler asgari olup sözleşmeler ile artırılabilir. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminat ödemek zorundadır. İşveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşverenin bildirim şartına uymaması veya bildirim süresine ait ücreti peşin ödeyerek sözleşmeyi feshetmesi, bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddesi hükümlerinin uygulanmasına engel olmaz. 18 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca bu Kanunun 18, 19, 20 ve 21 inci maddelerinin uygulanma alanı dışında kalan işçilerin iş sözleşmesinin, fesih hakkının kötüye kullanılarak sona erdirildiği durumlarda işçiye bildirim süresinin üç katı tutarında tazminat ödenir. Fesih için bildirim şartına da uyulmaması ayrıca dördüncü fıkra uyarınca tazminat ödenmesini gerektirir. Bu maddeye göre ödenecek tazminatlar ile bildirim sürelerine ait peşin ödenecek ücretin hesabında 32 nci maddenin birinci fıkrasında yazılan ücrete ek olarak işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülmesi mümkün sözleşme ve Kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Feshin geçerli sebebe dayandırılması
Sigortasız işçi çalıştırmanın cezası nasıl belirlenir?

Ceza miktarı ihlalin nasıl tespit edildiğine ve belgenin niteliğine göre değişir. İşe giriş bildirgesinin süresinde ya da usulüne uygun verilmemesi halinde her bir sigortalı için asgari ücret tutarında idari para cezası uygulanır. Bildirgenin hiç verilmediği denetim ya da mahkeme kararıyla ortaya çıkarsa ceza her bir sigortalı için asgari ücretin iki katına yükselir. Bildirgenin verilmediğinin anlaşılmasından itibaren bir yıl içinde, yine aynı bentte sayılan durumlardan biriyle tekrar bildirge verilmediği tespit edilirse her sigortalı için asgari ücretin beş katı tutarında ceza uygulanır. Aylık prim ve hizmet belgesi eksikliklerinde ise asıl belge için sigortalı başına aylık asgari ücretin beşte biri tutarında ceza öngörülmüş olup bu tutar toplamda aylık asgari ücretin iki katını aşamaz; denetimle ortaya çıkan eksiklikte ise aylık asgari ücretin iki katı tutarında ceza uygulanır. Sigortalı sayısı ve bildirilmeyen dönemler birikimli yükümlülüğü artırır.

Sigortasız çalıştırma kaç yıl geriye gider?

İdari para cezaları açısından zamanaşımı fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır; bu nedenle on yıl öncesine kadar olan ihlaller ceza kapsamına girebilir. SGK denetim memurları veya kamu idarelerinin denetim elemanları tarafından kayıt ve belgelere dayanmaksızın yapılan fiili tespitlerde ise geriye dönük dönem en fazla tespit tarihinden önceki bir yıllık süreyle sınırlıdır. İşçinin hizmet tespiti davası açabilmesi için 5510 sayılı Kanunun 86. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca çalıştığı yılın sonundan itibaren beş yıl içinde iş mahkemesine başvurması gerekmektedir.

Sigortasız çalıştırma nasıl ihbar edilir?

ALO 170 hattı, CİMER, SGK sosyal güvenlik il müdürlükleri veya e-Devlet üzerinden başvuru yapılabilir; ihbarcının mağdur ya da eski çalışan olması zorunlu değildir. Başvuruda işverenin kimliği, işyeri adresi, çalışma tarihleri, yürütülen iş, ücretin ödeniş şekli, tanıklar ve belgeler açıkça belirtilmelidir. İhbarcının kimliğinin korunması uygulamada önem taşımakla birlikte idari inceleme veya yargılama aşamasında bazı bilgilerin resmi makamlarca görülmesi mümkün olup her olayda mutlak gizlilik güvencesi veren bir sistem bulunmamaktadır.

Sigortasız çalışanın kıdem tazminatı hakkı var mı?

Kıdem tazminatına hak kazanmak için sigortalı olarak çalışılmış olması şartı aranmaz. Sigortasız geçen çalışma süresini ispatlayan işçi, en az bir yıl çalışmış olmak ve kıdem tazminatını hak ettiren biçimde iş sözleşmesini sona erdirmiş ya da sona erdirilmiş olmak koşuluyla bu haktan yararlanabilir.

Prim borcuna gecikme yaptırımı uygulanır mı?

Evet. 5510 sayılı Kanunun 89. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ödenmemiş prim ve SGK alacakları için sürenin bitişinden itibaren ilk üç ay her ay yüzde üç oranında gecikme cezası uygulanır; bunun üzerine Devlet iç borçlanma senetlerinin aylık ortalama faizi bileşik bazda gecikme zammı olarak hesaplanır. Ödemenin yapıldığı ay için gecikme zammı günlük hesaplanır. Bu yaptırımlar dava veya icra takibi açılmış olsa bile işlemeye devam eder. İlk üç ay için uygulanan yüzde üç oranı Cumhurbaşkanlığı kararıyla değiştirilebileceğinden fiili oran farklı olabilir.

İdari para cezasına itiraz veya indirim imkânı var mı?

5510 sayılı Kanunun 102. maddesi uyarınca ceza tebliğinden itibaren on beş gün içinde Kuruma itiraz edilebilir; itiraz takibi durdurur. Kurumca itiraz reddedilirse ret kararının tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulabilir; ancak mahkemeye başvurulması idari para cezasının takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkeme kararına, SGK denetimine, kamu idaresi denetimine ya da kamu idarelerinden alınan belgelere dayanılarak düzenlenen cezalar hariç olmak üzere, yasal süre geçtikten sonra bildirge ya da belgeyi otuz gün içinde kendiliğinden veren ve cezayı tebliğden itibaren on beş gün içinde ödeyen işverenler, kanunun 102. maddesinin (a), (b), (g), (h) ve (j) bentlerinde öngörülen cezalar dörtte bir oranına karşılık gelen tutar üzerinden yaptırıma muhatap olur. İtiraz ya da yargı yoluna başvurulmadan önce tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde peşin ödeme yapılırsa toplam cezanın dörtte üçü tahsil edilir ve bu ödeme yargı yoluna başvurma hakkını etkilemez.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu