Sigortasız Çalışan İşçinin Yasal Hakları ve Delil Durumu
Sigortasız çalıştırılan işçiler, kanunlar önünde sigortalı çalışanlarla aynı işçilik haklarına sahiptir. Bir iş sözleşmesine dayanarak fiilen çalışan bir işçinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olması, yasal koruma ve alacak haklarını ortadan kaldırmaz. Bu kapsamda sigortasız çalışan işçiler; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili alacaklarını talep edebilirler. Sigortalılık bildirimi işe başlanan ilk günden itibaren zorunlu olup sözleşmede deneme süresi öngörülmüş olsa dahi işçinin sigortasız çalıştırılması hukuken geçersizdir.
İşçinin fiilen çalıştığı süreyi ve hak edişe esas çalışma koşullarını ispat yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigortasız çalışmanın ve çalışma süresinin ispatında işyerine giriş-çıkış kayıtları, yazılı belgeler, tanık beyanları, fotoğraf veya güvenlik kamerası kayıtları, kısa mesajlar ve e-posta yazışmaları dahil her türlü delil mahkemeye sunulabilir.
Kıdem ve İhbar Tazminatının Hukuki Şartları
En az bir yıl süreyle çalışan sigortasız işçi, işveren tarafından haksız bir gerekçeyle işten çıkarıldığında ya da sigortasız çalıştırıldığı için iş sözleşmesini haklı nedenle bizzat feshettiğinde kıdem tazminatına hak kazanır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya Kuruma eksik bildirilmesi, işçinin ücretinin kanun hükümlerine ya da sözleşme şartlarına uygun ödenmemesi ve çalışma şartlarının uygulanmaması kapsamında yer alır. Bu durum işçiye iş sözleşmesini süresi belirli olsun veya olmasın derhal haklı nedenle feshetme ve kıdem tazminatını talep etme yetkisi verir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
İşçinin fiili ücretinin asgari ücretin üzerinde olmasına karşın sigorta primlerinin asgari ücretten bildirilmesi de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi gereğince haklı fesih sebebi teşkil ederek kıdem tazminatı hakkı doğurur. Örneğin asgari ücret ve sefer priminden oluşan gerçek ücrete rağmen bildirimin yalnızca asgari ücret matrahı üzerinden yapılması haklı fesih imkanı tanır; haklı fesihten sonraki bir tarihte işverene istifa dilekçesi verilmiş olması fesih sonucunu geçersiz kılmaz. Kararlaştırılan ücretin ve primin eksik ödenmesine işçinin bir süre itiraz etmemiş olması aleyhe esaslı değişiklik meydana getirmez. 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince çalışma koşullarında esaslı değişiklik ancak işçiye yazılı bildirimle yapılabilir ve altı iş günü içinde işçi tarafından yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Sigortasız çalıştırıldığı için iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, fesih iradesini kendisi kullandığı için istifa etmiş sayılır ve ihbar tazminatı talep edemez. İhbar tazminatı yalnızca işverenin fesih bildirim sürelerine uymaksızın iş sözleşmesini sonlandırdığı hallerde gündeme gelir. İşverenin kanuni ihbar sürelerine uymaması halinde sigortasız işçiye çalışma süresine göre ihbar tazminatı ödenir. Bu süreler; 6 aydan az süren çalışmalarda 2 hafta, 6 ay ile 1,5 yıl arasındaki çalışmalarda 4 hafta, 1,5 yıl ile 3 yıl arasındaki çalışmalarda 6 hafta ve 3 yıldan fazla süren çalışmalarda 8 haftalık ücret tutarındadır.
İşe İade ve Kötü Niyet Tazminatı Uygulaması
İşyerinde en az 30 işçi çalışması ve işçinin o işyerinde en az 6 aylık kıdeme sahip olması halinde, haksız feshe uğrayan sigortasız işçi işe iade davası açabilir. Sigorta kaydının bulunmaması bu davanın açılmasına engel teşkil etmez; mahkemece fiili çalışma tespit edildiğinde işe iade kararı verilebilir. Karara rağmen işverenin işçiyi işe başlatmaması durumunda, işçiye en az 4 ve en fazla 8 aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ödenmesi gerekir.
İşyerinde 30'dan az işçi çalışması veya işçinin iş güvencesi şartlarını taşımaması durumunda, feshe karşı kötü niyet tazminatı talep edilebilir. Özellikle işçinin Sosyal Güvenlik Kurumuna şikayette bulunması veya yasal haklarını araması sebebiyle işten çıkarılması hali kötü niyetli fesih kabul edilir. Kötü niyet tazminatı, işçinin normal ihbar tazminatının üç katı tutarında ödenir.
İş Kazası Sorumluluğu ve Hizmet Tespiti Süreci
Sigortasız çalışan işçinin iş kazası geçirmesi halinde tedavi giderleri, çalışamadığı geçici iş göremezlik dönemindeki ücret kayıpları ve sürekli bir sakatlık meydana gelmesi halinde bağlanacak gelir dahil tüm iş kazası masraf ve tazminat yükümlülükleri işverene aittir. İşçi ayrıca uğradığı zararlar sebebiyle işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.
Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilemeyen sigortalılar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinin 9. fıkrası uyarınca hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde iş mahkemesine başvurup alacakları ilam ile çalışmalarını ispatlayabilirler. Kurumun denetim elemanlarınca kayıt ve belgelere dayanmaksızın yapılan fiili tespitlerde ise bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş çalışmaların en fazla tespit tarihinden geriye yönelik bir yıllık kısmı dikkate alınır. Hizmet tespit davası tamamen sigorta bildirimlerinin tesciline ilişkindir; bu davada doğrudan işçilik alacağı veya tazminat tahsili talep edilemez, yalnızca geçen çalışma sürelerinin Kuruma tescil edilmesi sağlanır. İşçilik alacakları ve tazminat talepleri için iş mahkemesinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekmektedir.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 86Kaynağı aç
Deneme süresinde işçi sigortasız çalıştırılabilir mi?
Hayır, sigortalılık işe başlanan ilk günden itibaren zorunludur ve deneme süresinde işçinin sigortasız çalıştırılması hukuken geçersizdir.
Sigortasız çalıştırıldığı için işi bırakan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
Hayır, sigortasızlık sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle kendisi fesheden işçi istifa etmiş sayıldığından ihbar tazminatı talep edemez; ihbar tazminatı yalnızca işverenin sürelere uymadığı fesihlerde talep edilebilir.
Sigorta primlerinin eksik bildirilmesi işçiye haklı fesih hakkı verir mi?
Evet, sigorta primlerinin fiili ücret yerine eksik veya asgari ücretten yatırılması 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi uyarınca işçiye derhal haklı fesih ve kıdem tazminatı talep etme hakkı tanır.
Hizmet tespit davasında kıdem ve ihbar tazminatı talep edilebilir mi?
Hayır, hizmet tespit davasında doğrudan tazminat veya işçilik alacağı talep edilemez; davanın konusu yalnızca sigortasız geçen çalışma sürelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna tescil edilmesidir.
Hizmet tespit davası açma süresi ne kadardır?
Hizmet tespit davasının, çalışılan hizmetin geçtiği takvim yılının sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

