Sigortasız Çalışma Durumunda Tazminat Hakları

by Avukat Erdal Ersoy
Sigortasız Çalışma Durumunda Tazminat Hakları

Sigortasız Çalışan İşçinin Yasal Hakları ve Delil Durumu

Sigortasız çalıştırılan işçiler, kanunlar önünde sigortalı çalışanlarla aynı işçilik haklarına sahiptir. Bir iş sözleşmesine dayanarak fiilen çalışan bir işçinin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmemiş olması, yasal koruma ve alacak haklarını ortadan kaldırmaz. Bu kapsamda sigortasız çalışan işçiler; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili alacaklarını talep edebilirler. Sigortalılık bildirimi işe başlanan ilk günden itibaren zorunlu olup sözleşmede deneme süresi öngörülmüş olsa dahi işçinin sigortasız çalıştırılması hukuken geçersizdir.

İşçinin fiilen çalıştığı süreyi ve hak edişe esas çalışma koşullarını ispat yükümlülüğü bulunmaktadır. Sigortasız çalışmanın ve çalışma süresinin ispatında işyerine giriş-çıkış kayıtları, yazılı belgeler, tanık beyanları, fotoğraf veya güvenlik kamerası kayıtları, kısa mesajlar ve e-posta yazışmaları dahil her türlü delil mahkemeye sunulabilir.

Kıdem ve İhbar Tazminatının Hukuki Şartları

En az bir yıl süreyle çalışan sigortasız işçi, işveren tarafından haksız bir gerekçeyle işten çıkarıldığında ya da sigortasız çalıştırıldığı için iş sözleşmesini haklı nedenle bizzat feshettiğinde kıdem tazminatına hak kazanır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca sigorta primlerinin hiç yatırılmaması veya Kuruma eksik bildirilmesi, işçinin ücretinin kanun hükümlerine ya da sözleşme şartlarına uygun ödenmemesi ve çalışma şartlarının uygulanmaması kapsamında yer alır. Bu durum işçiye iş sözleşmesini süresi belirli olsun veya olmasın derhal haklı nedenle feshetme ve kıdem tazminatını talep etme yetkisi verir.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Madde 24 – Süresi belirli olsun veya olmasın işçi, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I. Sağlık sebepleri: a) İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olursa. b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan buluşup görüştüğü işveren yahut başka bir işçi bulaşıcı veya işçinin işi ile bağdaşmayan bir hastalığa tutulursa. II. Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a) İşveren iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri hakkında yanlış vasıflar veya şartlar göstermek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler vermek veya sözler söylemek suretiyle işçiyi yanıltırsa. b) İşveren işçinin veya ailesi üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak şekilde sözler söyler, davranışlarda bulunursa veya işçiye cinsel tacizde bulunursa. c) İşveren işçiye veya ailesi üyelerinden birine karşı sataşmada bulunur veya gözdağı verirse, yahut işçiyi veya ailesi üyelerinden birini kanuna karşı davranışa özendirir, kışkırtır, sürükler, yahut işçiye ve ailesi üyelerinden birine karşı hapsi gerektiren bir suç işlerse yahut işçi hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ağır isnad veya ithamlarda bulunursa. d) İşçinin diğer bir işçi veya üçüncü kişiler tarafından işyerinde cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemler alınmazsa. e) İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, f) Ücretin parça başına veya iş tutarı üzerinden ödenmesi kararlaştırılıp da işveren tarafından işçiye yapabileceği sayı ve tutardan az iş verildiği hallerde, aradaki ücret farkı zaman esasına göre ödenerek işçinin eksik aldığı ücret karşılanmazsa, yahut çalışma şartları uygulanmazsa. III. Zorlayıcı sebepler: İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıkarsa. İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı

İşçinin fiili ücretinin asgari ücretin üzerinde olmasına karşın sigorta primlerinin asgari ücretten bildirilmesi de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi gereğince haklı fesih sebebi teşkil ederek kıdem tazminatı hakkı doğurur. Örneğin asgari ücret ve sefer priminden oluşan gerçek ücrete rağmen bildirimin yalnızca asgari ücret matrahı üzerinden yapılması haklı fesih imkanı tanır; haklı fesihten sonraki bir tarihte işverene istifa dilekçesi verilmiş olması fesih sonucunu geçersiz kılmaz. Kararlaştırılan ücretin ve primin eksik ödenmesine işçinin bir süre itiraz etmemiş olması aleyhe esaslı değişiklik meydana getirmez. 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince çalışma koşullarında esaslı değişiklik ancak işçiye yazılı bildirimle yapılabilir ve altı iş günü içinde işçi tarafından yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Madde 22 – İşveren, iş sözleşmesiyle veya iş sözleşmesinin eki niteliğindeki personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklar ya da işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı işgünü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşçi değişiklik önerisini bu süre içinde kabul etmezse, işveren değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir geçerli nedenin bulunduğunu yazılı olarak açıklamak ve bildirim süresine uymak suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. İşçi bu durumda 17 ila 21 inci madde hükümlerine göre dava açabilir. Taraflar aralarında anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir. Çalışma koşullarında değişiklik geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz. Yeni işverenin sorumluluğu

Sigortasız çalıştırıldığı için iş sözleşmesini haklı nedenle fesheden işçi, fesih iradesini kendisi kullandığı için istifa etmiş sayılır ve ihbar tazminatı talep edemez. İhbar tazminatı yalnızca işverenin fesih bildirim sürelerine uymaksızın iş sözleşmesini sonlandırdığı hallerde gündeme gelir. İşverenin kanuni ihbar sürelerine uymaması halinde sigortasız işçiye çalışma süresine göre ihbar tazminatı ödenir. Bu süreler; 6 aydan az süren çalışmalarda 2 hafta, 6 ay ile 1,5 yıl arasındaki çalışmalarda 4 hafta, 1,5 yıl ile 3 yıl arasındaki çalışmalarda 6 hafta ve 3 yıldan fazla süren çalışmalarda 8 haftalık ücret tutarındadır.

İşe İade ve Kötü Niyet Tazminatı Uygulaması

İşyerinde en az 30 işçi çalışması ve işçinin o işyerinde en az 6 aylık kıdeme sahip olması halinde, haksız feshe uğrayan sigortasız işçi işe iade davası açabilir. Sigorta kaydının bulunmaması bu davanın açılmasına engel teşkil etmez; mahkemece fiili çalışma tespit edildiğinde işe iade kararı verilebilir. Karara rağmen işverenin işçiyi işe başlatmaması durumunda, işçiye en az 4 ve en fazla 8 aylık ücreti tutarında iş güvencesi tazminatı ödenmesi gerekir.

İşyerinde 30'dan az işçi çalışması veya işçinin iş güvencesi şartlarını taşımaması durumunda, feshe karşı kötü niyet tazminatı talep edilebilir. Özellikle işçinin Sosyal Güvenlik Kurumuna şikayette bulunması veya yasal haklarını araması sebebiyle işten çıkarılması hali kötü niyetli fesih kabul edilir. Kötü niyet tazminatı, işçinin normal ihbar tazminatının üç katı tutarında ödenir.

İş Kazası Sorumluluğu ve Hizmet Tespiti Süreci

Sigortasız çalışan işçinin iş kazası geçirmesi halinde tedavi giderleri, çalışamadığı geçici iş göremezlik dönemindeki ücret kayıpları ve sürekli bir sakatlık meydana gelmesi halinde bağlanacak gelir dahil tüm iş kazası masraf ve tazminat yükümlülükleri işverene aittir. İşçi ayrıca uğradığı zararlar sebebiyle işveren aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir.

Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilemeyen sigortalılar, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesinin 9. fıkrası uyarınca hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde iş mahkemesine başvurup alacakları ilam ile çalışmalarını ispatlayabilirler. Kurumun denetim elemanlarınca kayıt ve belgelere dayanmaksızın yapılan fiili tespitlerde ise bildirilmemiş veya eksik bildirilmiş çalışmaların en fazla tespit tarihinden geriye yönelik bir yıllık kısmı dikkate alınır. Hizmet tespit davası tamamen sigorta bildirimlerinin tesciline ilişkindir; bu davada doğrudan işçilik alacağı veya tazminat tahsili talep edilemez, yalnızca geçen çalışma sürelerinin Kuruma tescil edilmesi sağlanır. İşçilik alacakları ve tazminat talepleri için iş mahkemesinde dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulması gerekmektedir.

5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 86Kaynağı aç
MADDE 86- (Değişik birinci fıkra: 15/7/2016-6728/48 md.) Bu Kanunun 4 üncü ve 5 inci maddesine tabi sigortalılar ile sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalılar için işverenlerce Kuruma verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, verilme süresi ve diğer hususlar Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir. İşveren, işyeri sahipleri; işyeri defter, kayıt ve belgelerini ilgili olduğu yılı takip eden yıl başından başlamak üzere on yıl süreyle, kamu idareleri otuz yıl süreyle, tasfiye ve iflâs idaresi memurları ise görevleri süresince, saklamak ve Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilen memurlarınca istenilmesi halinde onbeş gün içinde ibraz etmek zorundadır. İşverenin, sigortalıyı, 4857 sayılı İş Kanununun 7 nci maddesine göre başka bir işverene iş görme edimini yerine getirmek üzere geçici olarak devretmesi halinde, sigortalıyı devir alan, geçici iş ilişkisi süresine ilişkin birinci fıkrada belirtilen belgelerin aynı süre içinde işverene ait işyerinden Kuruma verilmesinden, işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. (Değişik dördüncü fıkra: 21/3/2018-7103/67 md.) Ay içinde bazı iş günlerinde çalıştırılmayan ve ücret ödenmeyen sigortalıların eksik gün nedeni ve eksik gün sayısı, işverence ilgili aya ait aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesiyle beyan edilir. Sigortalıların otuz günden az çalıştıklarını gösteren eksik gün nedenleri ile bu nedenleri ispatlayan belgelerin şekli, içeriği, ekleri, ilgili olduğu dönemi, saklanması ve diğer hususlar Kurumca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. (Değişik beşinci fıkra: 21/3/2018-7103/67 md.) Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kurumca istenilmesine rağmen ibraz edilmemesi veya ibraz edilen bilgi ve belgelerin geçerli sayılmaması halinde otuz günden az bildirilen sürelere ait aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi, yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı primler, bu Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. (Mülga altıncı fıkra: 13/2/2011-6111/40 md.) (Değişik yedinci fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarınca, fiilen yapılan denetimler sonucunda veya işyeri kayıtlarından yapılan tespitlerden ya da kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler neticesinde veya kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden çalıştığı anlaşılan sigortalılara ait olup, bu Kanun uyarınca Kuruma verilmesi gereken belgelerin yapılan tebligata rağmen bir ay içinde verilmemesi veya noksan verilmesi halinde, bu belgeler Kurumca re’sen düzenlenir ve muhteviyatı sigorta primleri Kurumca tespit edilerek işverene tebliğ edilir. İşveren, bu maddeye göre tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde, ilgili Kurum ünitesine itiraz edebilir. İtiraz, takibi durdurur. İtirazın reddi halinde, işveren kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içerisinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Yetkili mahkemeye başvurulması, prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz. Mahkemenin Kurum lehine karar vermesi halinde, 88 inci ve 89 uncu maddelerin prim borcuna ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek fıkra: 17/4/2008-5754/50 md.) Kurumun denetim ve kontrolle görevli memurlarınca işyerinde fiilen yapılan tespitlerden ve kamu idarelerinin denetim elemanlarınca kendi mevzuatı gereğince yapacakları soruşturma, denetim ve incelemelerden kayıt ve belgelere dayanmaksızın çalıştığı belirlendiği halde, hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının Kuruma bildirilmediği anlaşılan veya eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların geriye yönelik hizmetlerinin veya prime esas kazançlarının, en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık süreye ilişkin kısmı dikkate alınır. Aylık prim ve hizmet belgesi veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.[154] Sigortalının çalıştığı bir veya birden fazla işte, bu Kanunda yazılı şartları yerine getirmiş olmasına rağmen, kendisi için verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin işveren tarafından verilmediği veya verilen aylık prim ve hizmet belgesinde veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde kazançların veya prim ödeme gün sayılarının eksik gösterildiği Kurumca tespit edilirse, hastalık ve analık sigortalarından gerekli ödemeler yapılır.[155] Bu maddede belirtilen yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, 102 nci maddeye göre işlem yapılır. Kamu idarelerinde işyerinin özelliği nedeniyle prim belgelerinin farklı sürelerde verilme zamanını belirlemeye, Kurum yetkilidir. (Mülga ikinci cümle: 15/7/2016-6728/48 md.) (Ek fıkra: 15/7/2016-6728/48 md.) Muhtasar beyanname ile bu Kanun uyarınca verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgesinin birleştirilerek verilmesi durumunda beyannamenin; şekil, içerik, ekleri, ilgili olduğu dönem, verilme süresi ve diğer hususlar Bakanlık ile Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan müşterek tebliğ ile belirlenir. İşveren sigortalı çalıştırmadığı takdirde, bu hususu sigortalı çalıştırmaya son verdiği tarihten itibaren on beş gün içinde Kuruma bildirmekle yükümlüdür. Prim ödeme yükümlüsü
Deneme süresinde işçi sigortasız çalıştırılabilir mi?

Hayır, sigortalılık işe başlanan ilk günden itibaren zorunludur ve deneme süresinde işçinin sigortasız çalıştırılması hukuken geçersizdir.

Sigortasız çalıştırıldığı için işi bırakan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?

Hayır, sigortasızlık sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle kendisi fesheden işçi istifa etmiş sayıldığından ihbar tazminatı talep edemez; ihbar tazminatı yalnızca işverenin sürelere uymadığı fesihlerde talep edilebilir.

Sigorta primlerinin eksik bildirilmesi işçiye haklı fesih hakkı verir mi?

Evet, sigorta primlerinin fiili ücret yerine eksik veya asgari ücretten yatırılması 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-e maddesi uyarınca işçiye derhal haklı fesih ve kıdem tazminatı talep etme hakkı tanır.

Hizmet tespit davasında kıdem ve ihbar tazminatı talep edilebilir mi?

Hayır, hizmet tespit davasında doğrudan tazminat veya işçilik alacağı talep edilemez; davanın konusu yalnızca sigortasız geçen çalışma sürelerinin Sosyal Güvenlik Kurumuna tescil edilmesidir.

Hizmet tespit davası açma süresi ne kadardır?

Hizmet tespit davasının, çalışılan hizmetin geçtiği takvim yılının sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu