Sigorta Primlerinin Gerçek Ücret Yerine Bildirilmesi
İşveren, işçinin sosyal güvenlik primlerini fiilen ödenen gerçek ücret üzerinden bildirmekle kanunen yükümlüdür. İşçinin fiilen daha yüksek ücret almasına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilen prime esas kazancının asgari ücretten gösterilmesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamındaki sigorta yükümlülüklerine aykırılık teşkil eder.
Haklı Nedenle Fesih ve Kıdem Tazminatı
Sosyal güvenlik primlerinin prime esas kazanç tutarından eksik bildirilmesi veya hiç yatırılmaması, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi kapsamında işçiye haklı nedenle derhal fesih yetkisi verir. İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse işçi, süresi belirli olsun veya olmasın iş sözleşmesini ihbar süresine uyma zorunluluğu bulunmaksızın derhal feshedebilir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2011/43613 Esas ve 2012/40431 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, sigorta primlerinin hiç yatırılmaması, eksik yatırılması veya düşük ücretten yatırılması hallerinde işçinin haklı fesih imkânı bulunmaktadır. Kararda, 4857 sayılı Kanun'un 24/II-(e) bendinde düzenlenen ücretin geniş anlamda değerlendirilmesi gerektiği; ikramiye, prim, yakacak yardımı, giyecek yardımı, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil gibi alacakların ödenmemesi durumunda da işçinin haklı fesih imkânının mevcut olduğu ifade edilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/43613, K. 2012/40431Kaynağı aç
İş sözleşmesini primlerin eksik bildirilmesi sebebiyle haklı nedenle fesheden işçi, en az bir yıllık kıdeme sahip olması koşuluyla kıdem tazminatına hak kazanır. Sözleşmeyi fesheden taraf işçinin kendisi olduğundan ihbar tazminatı talep etme hakkı doğmaz.
Ücret Bordrolarının Niteliği ve Gerçek Ücretin İspatı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/1838 Esas ve 2018/59 Karar sayılı ilamı doğrultusunda, işçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir ve sahteliği kanıtlanmadıkça bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde ise işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1838, K. 2018/59Kaynağı aç
Hizmet tespiti davalarında ve kıdem tazminatı taleplerinde fiilen alınan gerçek ücret ile çalışma süresini ispat yükü işçiye aittir. İspat faaliyeti yazılı belgeler, aynı çalışma döneminde yer alan bordro tanıkları, komşu işyeri çalışanlarının beyanları ve bilirkişi incelemesi aracılığıyla yürütülür. İşçinin gerçek ücretinin saptanmasında unvanı, mesleki kıdemi, işyerinin büyüklüğü, sektörel şartlar ve emsal işçilere ödenen ücretler dikkate alınarak uzman bilirkişiden hesap raporu temin edilir.
4857 sayılı İş Kanunu kapsamındaki uygulamada aynı işyerinde 5 ve daha fazla işçi istihdam edilmesi halinde ücret ödemelerinin banka aracılığıyla yapılması zorunludur. Gerçek ücretin resmi kayıtlarda asgari ücretten gösterilerek aradaki farkın elden nakit verilmesi bu zorunluluğun ihlali anlamına gelir.
Hizmet Tespit Davası ve Hak Düşürücü Süre
Eksik bildirilen sigorta hizmetlerinin tescili için açılan hizmet tespit davası iş mahkemesinde işverene karşı açılır ve Sosyal Güvenlik Kurumu davaya fer'i müdahil olarak katılır. Bu dava kural olarak işçinin işten ayrıldığı yılı takip eden yılbaşından itibaren 5 yıllık hak düşürücü süreye tabidir. Hak düşürücü süre dolmadan önce işçinin vefat etmesi halinde yasal mirasçıları kendi adlarına hizmet tespit davası açabilirler.
Hizmet tespit davalarında öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre kamu düzeninden sayılmakla birlikte, Sosyal Güvenlik Kurumu müfettiş raporuyla çalışmanın tespit edilmesi veya işverenin prim borcunu icra takibi kanalıyla ödemiş olması hallerinde bu yasal sürenin aşılması mümkün olabilmektedir.
İşverene Yönelik İdari ve Cezai Yaptırımlar
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesinin birinci fıkrasının (m) bendinin (4-ç) alt bendi gereğince, muhtasar ve prim hizmet beyannamesinde sigortalıların sadece prime esas kazançlarının eksik bildirildiğinin anlaşılması halinde işverene aylık asgari ücretin onda birinden az, iki katından fazla olmamak üzere tespit edilen prime esas kazanç tutarında idari para cezası uygulanır. Sigortalıların ve çalışma gün sayılarının eksiksiz bildirilmesi şartıyla bildirilen prime esas kazanç tutarında brüt asgari ücretin üçte birini geçmeyecek ve yüzde birini aşmayacak şekilde eksiklik tespit edilmesi durumunda eksikliğin on beş gün içinde düzeltilmesi için ilgiliye yazılı ihtar verilir; eksiklik giderilmezse idari para cezası uygulanır.
5510 sayılı SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU m. 102Kaynağı aç
5510 sayılı Kanun'un 102. maddesinin birinci fıkrasının (n) bendi uyarınca, beyannamede sigortalıların fiilen yaptıkları işe uygun meslek adı ve kodunun gerçeğe aykırı bildirilmesi halinde aylık asgari ücreti aşmamak üzere bildirimi aykırı her bir sigortalı başına asgari ücretin onda biri tutarında idari para cezası kesilir. Kanunen zorunlu unsurları barındırmayan ücret tediye bordroları geçerli kabul edilmez ve aynı maddenin (e) bendinin (5) numaralı alt bendi gereğince her bir geçersiz bordro için aylık asgari ücretin yarısı oranında idari para cezası tatbik edilir.
5510 sayılı Kanun kapsamında uygulanan idari para cezaları fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Tebliğ edilen idari para cezaları on beş gün içinde Kuruma ödenebilir ya da Kuruma itiraz edilebilir. İtirazın reddi halinde kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine dava açılması gerekir. Tebliğden itibaren on beş gün içinde peşin ödeme yapılması durumunda cezanın dörtte üçü tahsil edilir.
İşçiye fiilen ödenenden daha düşük bedelli ücret bordrosu düzenlenmesi eylemi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinin (a) fıkrasının (2) numaralı bendi kapsamında yanıltıcı belge düzenleme suçu oluşturabilir ve 18 aydan 5 yıla kadar hapis cezası sorumluluğu doğurabilir. Ayrıca sosyal güvenlik primlerini eksik bildiren işverenler hakkında belirli süreyle kamu ihalelerinden men kararı verilebilir.
İşsizlik Ödeneği ve İdari Başvuru Kanalları
İşsizlik ödeneği, işçinin son 4 aylık brüt kazanç ortalamasının yüzde 40'ı olarak hesaplanır ve kanunen aylık işsizlik ödeneği brüt asgari ücretin yüzde 80'ini geçemez. Prime esas kazancın asgari ücretten gösterilmesi bağlanacak işsizlik ödeneği miktarının düşmesine sebebiyet verir. İşsizlik ödeneğinden yalnızca damga vergisi kesintisi yapılır; bunun dışında herhangi bir vergi veya kesinti uygulanmaz.
İşçi, sigorta primlerinin eksik yatırılmasını veya ücretin elden ödenmesi durumunu bağlı bulunduğu il veya ilçedeki Sosyal Güvenlik Kurumu Müdürlüğüne yazılı dilekçe vererek ihbar edebilir. Bunun yanı sıra ALO 170 iletişim hattı üzerinden de idari şikayette bulunulabilir. Bu başvuru üzerine görevlendirilen denetmen ve müfettişler tarafından yürütülen idari incelemeler en fazla geriye dönük bir yıllık dönemi kapsamaktadır.
Sigortası asgari ücretten gösterilen işçi haklı nedenle istifa edebilir mi?
Evet, sigorta primlerinin gerçek ücretten bildirilmemesi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) bendi uyarınca haklı fesih hakkı verir ve en az bir yıllık kıdemi olan işçi kıdem tazminatına hak kazanır.
Hizmet tespit davası açmak için hak düşürücü süre ne kadardır?
Hizmet tespit davası, iş sözleşmesinin sona erdiği yılı takip eden yılbaşından itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmalıdır.
Sosyal Güvenlik Kurumu idari para cezalarına karşı itiraz süresi nedir?
İdari para cezasına karşı tebliğden itibaren on beş gün içinde Kuruma itiraz edilebilir; itirazın reddi halinde tebliğden itibaren otuz gün içinde yetkili idare mahkemesine başvurulmalıdır.
Eksik prim bildirimi işsizlik maaşını düşürür mü?
Evet, işsizlik ödeneği son 4 aylık brüt kazanç ortalamasının yüzde 40'ı üzerinden hesaplandığı için primlerin asgari ücretten gösterilmesi ödenecek işsizlik maaşını düşürür.
İşçinin imzaladığı bordro tatil günleri çalışmasının ispatında kesin delil sayılır mı?
İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir; ancak bordroda ilgili bölümün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispatlayabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

